4. bölüm / 11
Mafyanın KurşunuBenim Adım Yalan Soy adım Oyun
Bölümler 11Şu an: Benim Adım Yalan Soy adım Oyun
- 1 Dikkat Patlayıcı Madde!1.144 kelime
- 2 Yaranın Sebebi Sensin1.014 kelime
- 3 Kim daha Zehirli?248 kelime
- 4 Benim Adım Yalan Soy adım Oyun334 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 Gecenin Tansiyonu1.159 kelime
- 6 Zehirin içindeki zehir1.487 kelime
- 7 Ateşin külleri de yakar411 kelime
- 8 Taht Kanla Kurulur,Aşkla Devredilir310 kelime
- 9 Duvarda ki Kalp368 kelime
- 10 Aynı Yatak Farklı Cehennemler506 kelime
- 11 Zırh Değil,Yara oldum.333 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Benim Adım Yalan, Soyadım Oyun”
Ares ile Göreve birlikte çıktık.
Ares önümde yürüyor, ben peşindeyim.
Aramızda bir sessizlik var ama kelimeler havada uçuşuyor gibi.
O bana bakmıyor.
Ben de onun bakmadığını izliyorum.
Ama içim rahat değildi.
Sokaklar fazla tenhaydı.
Ve içgüdülerim beni hiçbir zaman yanıltmaz.
Bir anda olan oldu.
Bir ses.
Bir gölge.
Bir uyuşturucu gazı.
Ve sonra karanlık.
---
Gözlerimi açtığımda beton bir zeminde uzanıyordum.
Kollarım kelepçeli değildi ama hareket edemiyordum.
Bir adam vardı karşımda.
Sakindi.
Çok sakindi.
> “Senin gibi bir kadını ilk kez gördüm,” dedi.
“Güçlü. Dik. Ama hâlâ kırılabilir.”
“Beni tanıyorsun Lidya. Uzun zamandır seni izliyorum. Ama bu son kez. Eğer benimle olursan, seni serbest bırakırım.”
Omuzlarımı silktim.
> “Hayır.”
Ama suratındaki o takıntılı gülümseme hiç gitmedi.
“O zaman ölene kadar buradasın.”
Yutkundum.
Bu oyunu başka türlü bozamazdım.
> “Peki.” dedim.
“Seninle birlikte olurum.”
“Ama kanıt istersin. Emin olmak istersin. Bir imza ister misin?”
Yüzü parladı.
Bir kağıt uzattı.
“Birlikte olduğumuza dair ilişki onayı.”
Adeta evlilik sözleşmesi gibi.
Ama ben…
ben Ares’in imzasını birebir taklit ettim.
> “Bu sana yeter mi?”
“Seni seviyorum yazmamı da ister misin?”
Adam inandı.
Ve beni bıraktı.
---
Karargâh – Akşam
Döndüğümde Ares masada oturuyordu.
Kahvesine dokunmamıştı.
Kapıdan girdiğimde sadece kaşlarını kaldırdı.
Sanki içinden
"Sen bu sefer ne halt ettin?"
der gibi.
Oturduğum an, delici sesi geldi:
> “Nereye kayboldun?”
“Kayıp değilim, sen fazla düz yürüyorsun.”
Sonra kavga başladı.
Sesler yükseldi.
Ben laf soktum, o sinirlenip duvara vurdu.
Yine klasik biz.
Ama işte o anda…
Kapı açıldı.
Ve o adam içeri girdi.
Elinde kâğıtla.
> “Lidya benim sevgilim!” dedi.
“Kanıtı da burada. Bu imza!”
Ares döndü.
Kâğıda baktı.
Dondu.
Gözlerini kaldırdı.
Bana baktı.
O bakış…
Resmen ruhumu sorguladı.
Ama ben?
Ben işte o an kafamı eğip... salak gibi kıkırdadım.
> “Ayy… Bu mu?
Valla ben bilmiyorum ama…
Sanırım Ares gay.
Çünkü bu benim imzam değil.”
Durmadım.
Kalktım, pantolonumu düzelttim.
> “Ben sizi baş başa bırakayım.
Seviyeli ilişkilerinizde başarılar.”
Kapıyı kapatırken Ares hâlâ bana bakıyordu.
Ama ben artık gülüyordum.
Çünkü bu sefer
yalanla değil,
zekâyla kazandım.
Bölüm etkileşimi
