98. bölüm · Mafya aşkı
96 bölüm
Adam elinde pusetle geliyordu.... yanlış gördüğümü düşünüp tekrar tekrar bakmaya başladım ....
Çocuğu öylece elinde pusetle tutuyordu ve bu çocuk kimindi
"Bu ne dedim"
"Bu çocuğa senin bakmanı istiyorum " dedi şaşkınlıkla ona baktım
"Ne dedim"
"Bu çocuk Sıla'nın esin murattan şuan altı aylık oldu murat öldükten sonra Sıla çocuğa bakmayı bıraktı ve delirmiş gibi davranıyordu bende onun elinden aldım "
Dedi
"Sıla öldü dedim"kendimin bile zor duyacağı ses tonuyla
"Evet öldü"dedi onun yüzüne baktım
"Ben bakamam dedim"
"Senden başka kimse yok bakacak esin eğer bakarsan Sıla'nın Selçuk için bıraktığı katilleri yok ederim sende sevdiğin adamla evlenir bu çocuğa bakarsın onun senden benden başka kimsesi yok şuanda" dedi
"Sen nesisin"dedim
"Ben amcasıyım "dedi hala şok geçiriyordum
"Murat'ın yıllardır bahsettiği abisi sen misin dedim"
"Evet Miran ben dedi " elini uzattı karşılık vermedim
"Her neyse esin bu çocuğu sana bırakıyorum benim iş için yurt dışında olmam lazım bir kaç saate uçağım kalkacak burda bütün bilgiler var numaram da birşeye ihtiyacın olursa ara" dedi
Bişey demeye fırsat vermeden çekti gitti çocukla öylece kalmıştım tekrardan banka oturdum çocuğa baktım uyuyordu öylece oturup ne yapacağımı düşünürken
Adımın çağırılması ile o tarafa döndüm
Abimler gelmişti ve yanlarında selçukta vardı
"Esin ne yapıyorsun burda "diyen Çağatay abimle öylece baka kaldım
Yanıma geldiler karşımda dikilmiş bana ve bebeğe bakıyorlardı
"Bu kimin çocuğu esin "diyen arda abimle cevap vermedim
Elimdeki kağıtları Kenan abime verdim açıp bakmaya başladı selçukta onunla birlikte bakıyordu bir kaç dakika sonra ikisi birden bana baktı
"Bu Sıla'nın esin neden sende " dedi kenan abim
" Ben burda oturuyordum bir adam geldi ama geldiğini görmedim başıma dayadığı silahla kalkacakken tekrardan oturttu ...." Dedim
"Ne bide sakin sakin anlatıyor kim o adam esin niye bizi aramadın"diyen Çağatay abimle cevap vermedim çocuğa bakarak konuştum
"Bu çocuğa bakmamı istediğini bu çocuğun benden ve ondan başka kimsesi olmadığını söyledi bana bıraktı ve gitti dedim"
"Senden başkası nasıl yok senin onunla kan bağın bile yok"dedi Çağatay abim
Uraz abime baktım oda bana bakıyordu
" Çiçekle konuşmam gerek dedim"
"Konuş güzelim dedi"
"Telefonum yok abi"dedim
"Haaa öyle desene dedi " telefonunu istedim ve çiçeği aradım
Çiçek çok geçmeden açmıştı
"Efendim aşkım dedi " abim sanmıştı galiba
"Çiçek benim dedim "
"Esin aşkım bişey mi oldu uraz nerde sen niye nurdan aradın " soru yağmuruna tuttu
"Çiçek soru sormayı bırak şu Caneri arayıp bize çağırsana acil gelsin dedim "
Caner yıllardır arkadaşımızdı ve böyle zor bilgilere onun sayesinde ulaşıyorduk
Ve bu çocuğun gerçekten Sıla'nın olup olmadığını ancak o netleştirip söylerdi çünkü o doktordu ve ekstra yaptığı şeylerde vardı
"Caner mi bişey mi oldu nerdesin sen bekle yanına geleyim "dedi çiçek oda biliyordu Caneri zor durumda kaldığımizda aradığımı
"Çiçek eve geçicem sende bize gel Caneri aramayı unutma "dedim kapattım telefonu abime verdim çocuğa döndüm
"Bu küçük prensesin adı ne abi dedim "kenan abime bakarak kağıtlarda bilgilerinin yazdığını söylemişti adam
"Şirin" dedi
"Şirin mi "dedim.... gülümsedim ona bakarak
"Caner kim asıl bırak şimdi çocuğu"diyen uraz abimle ona döndüm
Sonra Selçuga doğru bakıp cevap verdim
"Sevgilim " dedim
"Nee yalan söyleme yalan söylüyorsun"dedi Çağatay abim
"Yoo sevgilim "dedim ciddi bir şekilde
Selçugun sinirlenip elini yumruk yaptığını gördüm
"Esin güzelim "diyen kenan abimle ona baktım
"Efendim abi dedim "
"İsterseniz Selçukla biraz konuşun dedi " Selçuk bana bakıyordu bende ona
"Tamam abi eve geçince konuşuruz dedim" .....
Nasıl konuşacağımi düşünmek zorundaydım.....
