7. bölüm / 35
MAFYA AİLEM7. Bölüm
Bölümler 35Şu an: 7. Bölüm
- 1 1.bölüm533 kelime
- 2 2.bölüm612 kelime
- 3 3.bölüm1.264 kelime
- 4 4.bölüm595 kelime
- 5 5. Bölüm530 kelime
- 6 6.bölüm505 kelime
- 7 7. Bölüm941 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8. Bölüm500 kelime
- 9 9. Bölüm559 kelime
- 10 10. Bölüm989 kelime
- 11 11. Bölüm521 kelime
- 12 12. Bölüm454 kelime
- 13 13. Bölüm371 kelime
- 14 14. Bölüm398 kelime
- 15 15. Bölüm395 kelime
- 16 16. Bölüm423 kelime
- 17 17. Bölüm647 kelime
- 18 18. Bölüm789 kelime
- 19 19. Bölüm308 kelime
- 20 20. Bölüm393 kelime
- 21 21. Bölüm474 kelime
- 22 22. Bölüm508 kelime
- 23 23. Bölüm437 kelime
- 24 24. Bölüm480 kelime
- 25 25. Bölüm926 kelime
- 26 26. Bölüm1.081 kelime
- 27 27. Bölüm403 kelime
- 28 28. Bölüm479 kelime
- 29 29. Bölüm1.088 kelime
- 30 30. Bölüm781 kelime
- 31 31. Bölüm998 kelime
- 32 32. Bölüm485 kelime
- 33 33. Bölüm490 kelime
- 34 34. Bölüm811 kelime
- 35 35. Bölüm ( final)1.186 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bir daha dönmemek üzere bu evden ayrılıyordum şimdi ne yapacağım bundan sonra ne olacak bilmiyorum. Yiğit çıkmadan önce telefonunu verdi bana.
Yiğit; al bu telefonu sevdiğini aşık olduğun gönlünü kaptırdığın biri vardır belki ara onu haber ver başka biriyle evleneceğini
Siz; öyle biri keşke olsaydı ama yok kahretsin ki yok
Yiğit telefonunu geri aldı cebine koydu uzun uzun baktı bana.
Siz; evim ne olacak ev sahibine hiçbir şey demedim ya eşyalarım?
Yiğit; eğer istersen bütün eşyalarını toplatıp getirtirim ev sahibine de 2-3 aylık kira parası daha öderim.
Siz; sadece saksıdaki çiçeklerimi istiyorum geri kalan her şey kalsın
Yiğit; tamam çiçeklerini benim eve götürürüm hastaneden de senin adına bir haftalık izin aldım evlilik izni.
Artık duyduklarıma şaşırmıyorum. Evden çıkıp arabaya bindik ben arkaya bindim yol boyu kafamı cama yaslayıp ağladım. Yiğit ara ara dikiz aynısından bana bakıyordu o da çok mutsuzdu o da istemiyordu benimle evlenmeyi ama ablasının canını almayı da istemiyordu gözleri dolmuştu. Erkuran ların malikanesine geldik. Kapıyı hizmetçi açtı. Ayhan beni görünce ayağı fırladı bağırarak üstüme doğru yürüdü tam elini kaldırıp bana Tokat atıyordu ki Yiğit kolundan tuttu.
Yiğit; şşştt ağır ol sakın bir daha benim karıma el kaldırmaya kalkma
Ayhan; sen karışma evden kaçmak neymiş gösteririm ona
Yiğit; bak seni son kez uyarıyorum Ayhan eğer bir daha İrem'i rahatsız edecek bir şey yaparsa ona zarar verecek bir şey yaparsan hiç düşünmem çeker vururum seni anladın mı?
Ayhan; ben onun abisiyim istediğimi yapabilirim
Yiğit; İrem bundan sonra benim karım olacak herkese söylüyorum burada bulunan herkese İrem'in canını sıkacak tek bir kelime ederseniz onu alır götürürüm düğün gününe kadar benim evimde kalır ya da yurt dışına kaçırırım onu ben de giderim siz de burada birbirinizi yersiniz
Yiğit'in sert sözlerinden sonra kimse konuşmadı Yiğit elimden tut beni yukarı kattaki odaya götürdü normalde olsa kapıyı üstüme kilitlerlerdi ama bu sefer durum farklıydı ben artık bu evliliği kabullenmiştim yarın nişan yapılacaktı. Çok yorgunum uyumak istiyorum kafamı yastığa koyar koymaz uyudum.
Sabah aşağıdan gelen seslerle uyandım ben daha kafamı yastıktan kaldırmadan içeriye 3 tane yengem aynı anda girdi.
Yaren; oho İrem hala uyanmamışsın hadi kalk bir an önce kahvaltı yap
Siz; yaren rahat bırakın beni zaten çok kötü durumdayım Bir de sizinle uğraşmayayım
Zuhal; a olur mu öyle hiç bugün senin nişanın kalkıp erkenden hazırlanman lazım
Siz; bak zaten her yerim ağrıyor sizinle uğraşamayacağım
Melisa; Aa olmaz bak şimdi Ahmet gelir zaten sinirli biri biliyorsun olay çıkarmasın
Siz; gelirse gelsin umurumda değil çıkın siz de dışarı hadi
Barışmalarımızdan aşağıdakilere ses gitmişti Ahmet Suat ve Ayhan geldiler odama
Ayhan; ne oluyor burada?
Zuhal; kardeşim yataktan kalkmıyor Ayhan
Ayhan; kalksana yataktan herkes başına dikilmiş zaten daha çok işimiz var hadi kayınvaliden seni aşağıda bekliyor
Siz; sen var ya bir gün elimde kalacaksın haberin yok
Ayhan; kalk diyorum sana yoksa ben kaldırmasını bilirim
Ayhan üzerime doğru yürüdü tam o sırada Suat önüne geçip durdu
Suat; Ayhan sen dışarı çık siz de çıkın ben bir irem'le yalnız konuşayım
Ayhan; çıkmıyorum bu kız benim sinirlerimi çok bozuyor
Suat; Ayhan zaten bütün bunlar başımıza senin yüzünden geldi Bir de seninle uğraşmıyorum konuşturma şimdi beni aşağı dedim hepiniz
Suat'ın öfke ile bağırmasının ardından hepsi aşağı indi bir tek o kalmıştı. Yatağımın üstünde oturuyordum o da geldi yanıma oturdu.
Siz; ne var ne bakıyorsun?
Suat; elimde olsa seni böyle bir şeye mecbur etmezdim ama inan bana bu evlilik kan dökülmesinden iyidir bana bıraksalar bu işi herkes yurt dışına kaçırırım seni de ayhan'ı da Yaren de ama benim elimden gelen bir şey yok.
Siz ; madem beni kurtaramıyorsun bu Ayhan malını benden uzak tut ikide bir de üstüme saldırıp durmasın
Suat; ayhan'ı ben hallederim sen merak etme hadi aşağı in kayınvaliden seni bekliyor çoktan gelmişti kadın daha fazla beklemesin
Tamam anlamında başımı salladım Suat odadan çıktıktan sonra ben de saçlarımı topladım üstümü değiştirmeden indim aşağıya. Kayınvalidemin yüzünde beğenmez bir ifade vardı.
Nergis hanım; gelin hanım hala uyanamamış herhalde?
Siz; vallahi Nergis hanım 3 gündür itilip katılmaktan yere atılmaktan ve ağlamaktan yorgun düşmüşüm uyanamam normaldir
Nergis hanım; neyse bunları daha sonra konuşuruz alışverişe gidecek zamanımız yok nişan için bütün hazırlıklar başladı nişan akşamüstü dışarıda bahçede yapılacak o yüzden alışveriş senin ayağına getirdik üst kattaki odada kuaför makyöz ayakkabı elbise takı aklına ne gelirse her şeyi hazırladık bir an önce yukarı çık hazırlanmaya başla
Siz; nişan akşamüstü yapılacak dediniz benim hazırlanmama bu saatte ne gerek var hem kahvaltı yapmadım daha ben açım
Nergis hanım beni sevmediği her halinden belliydi Bir şey demeden üst kattaki odaya çıktı o sırada Eşref dedenin bana olan bakışlarını gördüm.
Eşref dede; damarlarında erkuran kanı aktığı çok belli sen de bizim gibi asi ve başına buyruksun seni ilk gördüğümde anlamıştım benim torunum olduğunu.
Siz; vallahi keşke sizin torunuz olmasaydım da bunları yaşamak zorunda kalmasaydın
Eşref dede gülerek baktı yüzüne ona böyle karşı çıkmam hoşuna gidiyor herhalde.
Eşref dede; kahvaltın hazır bir an önce kahvaltını yap sonra kayınvalidenin yanına çık Nergis hanım'la bizi papaz etme.
Tamam anlamında başımı salladım mutfağa gittim sevgili yengelerim ve çocukları birlikte kahvaltı yapıyorlardı ben de boş olan sandalyeye geçip oturdum.
Melisa; hayret Suat seni nasıl getirdi aşağıya
Siz; ne her şeyi merak ediyorsun sana ne
Melisa; vallahi turnayı gözünden vurdun Yiğit gibi boylu poslu yakışıklı zengin bir adam bulmak zordur
Siz; evet orası haklı sizin kocalarınız gibi dağ ayısı değil kendisi
Zuhal; böyle söyleme diğerlerinin yanında kızarlar sonra başına iş alırsın
Siz; sen herhalde dün akşam yiğit'in söylediklerini duymadın eğer benim canımı acıtırlarsa bana zarar verecek bir şey yaparlarsa direkt yiğit'in evine giderim
Sustular daha fazla konuşmadılar ben de kahvaltımı yaptım daha sonra da kayınvalidecimin benim için hazırladığı odaya gittim. Bu kadın ne yapmış böyle ya mağazayı getirmiş eve sanki mecbur onun seçtiği elbiselerden birini giyeceğim herhalde aman bana ne zaten isteyerek evlenmiyorum ne yapıyorlarsa yapsınlar umrumda değil.
Bölüm etkileşimi
