8. bölüm · LENA VOLKOV-İKİ ÜLKE TEK HÜKÜM
BÖLÜM 4
Gecenin ilerleyen saatlerinde herkes sonunda bardan çıkmaya karar verdi.
Jessica ve Taisiya önden yürürken İrem onların arkasından geliyordu. Lena ise masadan kalktığı andan beri adımlarını gereğinden fazla dikkatli atıyordu.
Luca ona baktı.
"İyi misin?"
Lena son derece ciddi bir ifadeyle başını salladı.
"Çok iyiyim."
Volkan kaşını kaldırdı.
"Yürüyüşünden hiç öyle görünmüyor."
Lena ona döndü.
"Ben gayet düzgün yürüyorum."
Tam o sırada kaldırımdaki çizgiye takılıp bir adım yana savruldu.
Lena kaldırıma baktı.
"Merhaba."
Efe kahkahayı bastı.
"Evet. Olimpiyat yürüyüşü."
Lena ona ters ters baktı.
"Sen sus."
Luca gülerek Lena'nın yanına geldi.
"Tamam, yeter. Ben hallederim."
Lena itiraz etmeye çalıştı.
"Ben kendi başıma-"
Cümlesini tamamlayamadan Luca onu kucağına aldı.
Lena birkaç saniye şaşkın şaşkın ona baktı.
"Ben... neden uçuyorum?"
Efe arkasından seslendi.
"Çünkü yerçekimi senden istifa etti."
Lena başını çevirip ona baktı.
"Efe, sen çok kötü bir insansın."
Efe:
"Bunu ayıkken de söylüyordun."
Volkan kahkaha atarak yanlarına geldi.
"Lena, eve gidince direkt yatıyorsun."
Lena ciddi ciddi düşündü.
"Hayır."
Volkan:
"Neden?"
"Çünkü yatağım beni özledi."
Bir an sessizlik oldu.
Efe'nin kahkahası bütün sokağa yayıldı.
"Tamam, bitti. Bu gece Lena'dan mantıklı cümle beklemiyoruz."
Lena parmağını kaldırdı.
"Ben çok mantıklıyım."
Luca:
"Tabii."
Lena Luca'ya baktı.
"Sen kimsin?"
Luca durdu.
"Ne?"
"Beni neden taşıyorsun?"
"Çünkü yürüyemiyorsun."
Lena birkaç saniye düşündü.
"Hmm."
Sonra başını Luca'nın omzuna yasladı.
"İyi adamsın."
Volkan hemen laf attı.
"Az önce tanımıyordu."
Luca ona baktı.
"En azından beni kardeşini taşırken kıskanmıyor."
Volkan:
"Ben seni kıskanmıyorum."
Luca:
"Tabii. Sadece her beş dakikada bir bana laf sokuyorsun."
"Çünkü hak ediyorsun."
Luca sırıttı.
"Sen de beni seviyorsun."
Volkan:
"Rüyanda."
Lena araya girdi.
"Bence ikiniz evlenin."
Herkes bir anda sustu.
Efe:
"NE?"
Jessica kahkahayı patlattı.
Taisiya yüzünü ellerinin arasına aldı.
İrem ise başını öne eğip gülmeye başladı.
Volkan:
"Lena."
Lena gözlerini kapatmıştı.
"Efendim?"
"Bir daha konuşma."
Lena mırıldandı.
"Tamam baba."
Efe artık kendini tutamıyordu.
"VOLKAN, BABAN OLDUN."
Volkan:
"Efe, yemin ederim seni burada bırakırım."
Efe:
"Ben bir şey demedim ki!"
Luca da gülerek başını salladı.
"Bu geceyi unutmayacağım."
Volkan ona döndü.
"Sen de sus."
Luca:
"Bak yine bana laf soktun."
"Çünkü konuşuyorsun."
Luca:
"Demek ki beni önemsiyorsun."
Volkan:
"Sabır..."
Arkalarından Jessica'nın sesi geldi.
"Bence bu gece asıl eğlence bunların arasında."
Taisiya:
"Kesinlikle."
İrem gülerek başını salladı.
"Lena'nın yarın hiçbirini hatırlamaması daha komik olacak."
Lena gözlerini açmadan cevap verdi.
"Her şeyi duyuyorum."
Efe:
"Harika. O zaman bunu da duy."
Lena:
"Neyi?"
Efe sırıttı.
"Yarın sana bütün gece ne söylediğini anlatacağız."
Lena birkaç saniye düşündü.
"Ben yarın evden taşınırım."
Bu kez herkes aynı anda kahkaha attı.
Luca onu taşımaya devam ederken Volkan başını iki yana salladı.
"Bu ailede normal bir gece geçirmek neden bu kadar zor?"
Luca:
"Çünkü sen varsın."
Volkan:
"Sen de varsın."
Luca:
"E tamam, sorun çözüldü."
Volkan:
"Keşke çözülse."
Arabaya doğru ilerlerlerken Lena hâlâ Luca'nın kucağındaydı.
Bir süre sessiz kaldıktan sonra gözlerini aralayıp Luca'ya baktı.
"Luca..."
Luca:
"Efendim?"
Lena ciddi bir ifadeyle yüzüne baktı.
"Sen aslında bayağı yakışıklısın."
Efe arkadan kahkahayı patlattı.
"Başladı."
Volkan hemen döndü.
"Lena, sus."
Lena kaşlarını çattı.
"Niye?"
"Çünkü sarhoşsun."
"Ben sarhoş değilim."
Luca:
"Beş dakika önce yatağın seni özlediğini söyledin Yavrum."
Lena:
"O başka."
Volkan Luca'ya baktı.
"Sen de cevap verme."
Luca sırıttı.
"Niye? Güzel bir iltifat aldım."
Volkan'ın yüzü anında düştü.
"Luca."
"Efendim?"
"Uzak dur."
Luca:
"Nasıl durayım? Kucağımda."
Efe gülmekten iki büklüm oldu.
"Abi, adam teknik olarak haklı."
Volkan:
"Sen hiç konuşma!"
Lena, Luca'nın yakasını hafifçe düzeltti.
"Senin gözlerin güzel."
Luca gülümseyerek ona baktı.
"Senin de yavrum."
Volkan bir anda önlerine geçti.
"Tamam. Bitti."
Luca:
"Ne bitti?"
"Konuşma."
Luca:
"Ben sadece karşılık verdim."
Volkan:
"Karşılık verme."
Luca:
"Niye?"
"Çünkü ben abisiyim."
Luca sırıttı.
"Biliyorum."
"E o zaman?"
"İnat olsun diye yapıyorum."
Volkan birkaç saniye Luca'ya baktı.
"Sen gerçekten dayak arıyorsun."
Luca kahkaha attı.
Lena ise ikisine şaşkın şaşkın bakıyordu.
"Niye kavga ediyorsunuz?"
Efe hemen cevap verdi.
"Senin yüzünden."
Lena:
"Ben ne yaptım?"
Efe:
"Luca'ya yakışıklı dedin."
Lena düşündü.
"Doğru."
Volkan:
"Lena!"
Lena omuz silkti.
"Ne var abi? Gözüm var."
Efe yine kahkaha attı.
Luca ise Volkan'a bakıp bilerek sırıttı.
"Bence kardeşin gayet mantıklı konuşuyor."
Volkan:
"Sen sus."
Luca:
"Hayır."
"Luca."
"Efendim Volkan?"
"Bir daha kardeşime böyle cevap verme."
Luca:
"Tamam."
Volkan rahatlayacakken Luca ekledi:
"Beş dakika sonra yine veririm."
Efe:
"ADAM ÖLMEK İSTİYOR."
Sarp uzaktan başını salladı.
"Ben bu ikisini aynı arabaya bindirmem."
Taisiya:
"Bence aynı arabaya bindirin. Yol boyunca eğleniriz."
İrem:
"Ben de katılıyorum."
Volkan derin bir nefes aldı.
Lena ise Luca'nın omzuna başını yaslayıp mırıldandı:
"Luca..."
"Efendim?"
"Bence Volkan seni kıskanıyor."
Volkan:
"BEN KİMİ KISKANIYORUM?"
Lena gözlerini kapattı.
"Bilmiyorum."
Efe kahkahayı bastı.
"Abi, kardeşin seni bitirdi."
Volkan ellerini yüzüne kapattı.
"Sabah olduğunda hiçbiriniz bu geceyi hatırlatmayın."
Luca gülerek Lena'ya baktı.
"Ben hatırlatırım."
Volkan:
"Luca!"
Luca:
"Tamam tamam."
Lena hafifçe gülümsedi.
"İyi ki varsın Luca."
Volkan hemen araya girdi.
"Tamam, yeter. Eve gidiyoruz."
Efe başını salladı.
"Abi kıskançlığı son seviyeye ulaştı."
Volkan:
"Efe, sen de arabaya bin."
"Emredersin komutanım."
Ve o gecenin en büyük kavgası daha başlamadan, Lena'nın tek bir cümlesiyle bütün ekip birbirine girmişti.Arabaların yanına geldiklerinde Luca hâlâ Lena'yı kucağında taşıyordu.
Lena gözlerini hafifçe açıp Luca'ya baktı.
"Veyran..."
Luca kaşını kaldırdı.
"Efendim?"
"Soyadın güzelmiş."
Efe arkadan bağırdı:
"Lena, adamın soyadını bile beğendin!"
Lena hiç oralı olmadı.
"Luca Veyran..."
Sonra ciddi ciddi düşündü.
"Yakışıyor."
Luca gülmeye başladı.
"Teşekkür ederim yavrum."
Volkan'ın yüzü düştü.
"Luca, sus."
Lena bu kez Luca'nın omzuna doğru eğildi.
"Bence sen çok iyi bir insansın."
Luca:
"Bence de."
Volkan:
"ÖZGÜVENİNE BAK."
Efe kahkahadan nefessiz kaldı.
Lena Luca'ya tekrar baktı.
"Beni bırakma."
Luca:
"Bırakmam."
Volkan'ın sabrı tam o anda tükendi.
"YETER."
Luca daha ne olduğunu anlayamadan Volkan Lena'yı onun kucağından aldı.
Lena şaşkınlıkla başını kaldırdı.
"Ne yapıyorsun?"
"Eve gidiyoruz."
"Ben Luca'yla gidecektim."
Volkan:
"Hayır."
Lena:
"Neden?"
"Çünkü ben abinim."
Lena birkaç saniye Volkan'a baktı.
"Bu çok kötü bir gerekçe."
Efe yere eğilip gülmeye başladı.
"Lena, abini mantıkla yenmeye çalışma. Adamın beyni şu an sadece 'kardeşim' kelimesinden ibaret."
Volkan Lena'yı sırtına aldı.
Lena bir süre sessiz kaldı.
Sonra Volkan'ın omzuna çenesini koydu.
"Volkan..."
"Ne?"
"Luca daha rahat taşıyordu."
Efe:
"BİTTİN ABİ."
Volkan:
"Efe, sus."
Lena devam etti:
"Bir de onun parfümü güzel."
Volkan:
"Lena."
"Efendim?"
"Bir kelime daha edersen seni eve kadar yürütürüm."
Lena birkaç saniye düşündü.
"Tamam."
Üç saniye sessizlik oldu.
"Luca..."
Volkan gözlerini kapattı.
"Yürüyorsun."
Lena hemen sustu.
Luca ise yanlarında yürürken kahkahayı tutamıyordu.
Volkan ona döndü.
"Sen de gülme."
Luca:
"Ben bir şey yapmadım."
"Senin yüzünden böyle oldu."
"Ben sadece cevap verdim."
Volkan:
"İnat olsun diye."
Luca sırıttı.
"Evet."
Volkan durdu.
"Bunu kabul etmen daha kötü."
Luca:
"Ne yapayım? Kardeşin bana iltifat ediyor."
Volkan:
"Benim kardeşim sarhoş."
Lena sırtından hemen itiraz etti.
"Ben sarhoş değilim."
Efe:
"Az önce kaldırımın üzerine 'merhaba' dedin."
Lena:
"O bana baktı."
Taisiya kahkahayı bastı.
Jessica:
"Lena'nın mantığı şu an ayrı bir evrende."
İrem:
"Bence hiç bozmayın."
Lena tekrar Luca'ya baktı.
"Luca Veyran..."
Luca:
"Efendim?"
"Sen gerçekten yakışıklısın."
Volkan:
"YETER ARTIK."
Lena başını Volkan'ın omzuna bıraktı.
"Tamam abi."
Bir saniye sonra mırıldandı:
"Luca yine de daha yakışıklı."
Volkan yürümeye devam ederken dişlerinin arasından konuştu.
"Bu gece seni kesinlikle eve bırakacağım."
Efe:
"Abi, tehdit mi ediyorsun kardeşini?"
"Hayır."
Lena:
"Bence tehdit."
Volkan:
"Lena!"
Luca kahkahayı patlattı.
"Vallahi bu geceyi unutmayacağım."
Volkan ona ters ters baktı.
"Sen unut. Özellikle benim yanımda."
Luca sırıttı.
"Geç kaldın."
Volkan başını gökyüzüne kaldırdı.
"Ben niye böyle bir ekiple arkadaş oldum?"
Efe:
"Çünkü yalnız kalınca sıkılıyorsun."
Volkan:
"Sen de çok konuşuyorsun."
Efe:
"Bunu herkes söylüyor."
Lena, Volkan'ın sırtında gözlerini kapatırken son bir kez mırıldandı:
"Luca..."
Luca:
"Efendim?"
"İyi geceler."
Volkan:
"DAHA EVE GİTMEDİK."
Lena:
"Tamam..."
Ve bu kez gerçekten sustu.
Ekip birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra Efe fısıldadı:
"Bence beş saniye sonra yine konuşur."
Volkan:
"Bahse girme."
Beş saniye geçti.
Lena gözlerini açtı.
"Luca..."
Volkan derin bir nefes aldı.
"Ben artık hiçbir şeye şaşırmıyorum."
Eve doğru ilerlerlerken Lena'nın konuşmaları yavaş yavaş azalmıştı. Birkaç dakika önce Luca'ya söylediklerini hatırlamaya başladıkça yüzündeki ifade değişiyordu.
Luca yanından yürüyordu.
"İyi misin, Lena?"
Lena gözlerini kaçırdı.
"İyiyim."
Luca hafifçe gülümsedi.
"Emin misin?"
"Evet."
"Çünkü az önce bana oldukça fazla iltifat ettin."
Lena bir anda ona baktı.
"Ne?"
Efe arkadan kahkahayı bastı.
"Hatırlamıyor musun?"
Lena'nın yüzü kızardı.
"Hiçbir şey hatırlamıyorum."
Luca:
"Ben hatırlıyorum."
Lena hemen bakışlarını yere indirdi.
"Keşke hatırlamasaydım."
Luca gülümseyerek ona doğru biraz eğildi.
"Bence gayet eğlenceliydin."
Lena utangaç bir şekilde dudaklarını birbirine bastırdı.
"Luca, sus."
Volkan arkadan seslendi:
"İlk defa aynı fikirdeyim."
Luca dönüp ona baktı.
"Sen hâlâ mı varsın?"
Volkan:
"Maalesef."
Efe:
"Bu gece Volkan'ın en sevdiği kelime 'maalesef' oldu."
Jessica gülerek başını salladı.
"Ben eve gidince direkt yatacağım."
Taisiya:
"Ben de."
İrem:
"Bu gece yeterince olay yaşandı."
Kısa süre sonra evlerin önüne geldiler.
Herkes birbirine iyi geceler dileyip ayrılmaya başladı.
Lena kapısının önünde durduğunda Luca da birkaç adım gerisinde kaldı.
"İyi geceler, Lena."
Lena ona baktı.
Bu kez yüzünde o sarhoş gülümsemesinden eser yoktu.
"İyi geceler, Luca."
Bir an durdu.
Sonra utangaçça ekledi:
"Ve... bu gece söylediklerimi unut."
Luca gülümsedi.
"Düşüneceğim yavrum."
Lena gözlerini devirdi.
"Veyran."
Luca güldü.
"Tamam, tamam."
Lena kapıyı açıp içeri girdi.
Kapı kapanmadan önce son kez ona baktı.
Luca da arkasını dönüp uzaklaşmaya başladı.
Volkan arabasına binerken Luca'ya seslendi:
"Veyran!"
Luca döndü.
"Ne?"
Volkan kaşlarını kaldırdı.
"Kardeşimle uğraşma."
Luca gülerek başını salladı.
"Sen de biraz sakin ol, Volkan."
Volkan homurdandı.
"İmkânsız."
Kapılar kapandı.
Sokak sessizleşti.
O gece herkes kendi evine dönerken geriye yalnızca birkaç kahkaha, birkaç kıskanç bakış ve Lena'nın hatırlamak istemeyeceği kadar fazla cümle kalmıştı.
---
Ve böylece gece sona erdi.Sabahın ilk ışıkları perdelerin arasından içeri sızarken evin sessizliği, mutfaktan gelen yüksek seslerle paramparça oldu.
Cortes, kahvaltı masasının başında oturmuş kahvesini içerken Süha'nın elindeki ekmeğe baktı.
"Onu bırak."
Süha kaşlarını çattı.
"Neyi?"
"Son dilim ekmeği."
Efe sandalyesine yayılmış halde ikisini izliyordu.
"Daha sabahın yedisinde ekmek kavgası yapmanız gerçekten inanılmaz."
Süha ekmeği havaya kaldırdı.
"İlk ben gördüm."
Cortes:
"İlk görmek, senin hakkın olduğu anlamına gelmez."
Süha:
"Sen hukuk fakültesi mi bitirdin?"
Cortes:
"Hayır ama senden daha mantıklıyım."
Efe kahkaha attı.
"Bu tartışmanın sonunu merak ediyorum."
Tam o sırada Volkan mutfağa girdi.
"Sabah sabah neyin kavgası bu?"
Süha elindeki ekmeği gösterdi.
"Son dilim."
Volkan birkaç saniye ekmeğe baktı.
Sonra ekmeği aldı.
"Ben yiyorum."
Masada sessizlik oldu.
Efe:
"Dâhiyane çözüm."
Cortes:
"Volkan, o benim ekmeğimdi."
Volkan sakince oturdu.
"Artık benim."
Süha:
"Bu evde demokrasi yok."
Efe:
"Hiç olmadı."
Kısa süre sonra tartışma ekmekten yumurtaya, yumurtadan kahveye, kahveden de kimin daha erken kalktığına kadar uzandı.
Sesler üst kattaki odalara kadar çıkıyordu.
Lena yatağında gözlerini araladı.
Önce tavana baktı.
Sonra aşağıdan gelen sesleri duydu.
"Yeter artık!"
Gözlerini kapatıp yastığı başına çekti.
Üç saniye sonra aşağıdan Efe'nin sesi yükseldi.
"CORTES, TABAĞIMI ALMA!"
Lena yatağın içinde doğruldu.
"Ben bu evde neden yaşıyorum?"
Hızlıca hazırlanıp aşağı indiğinde herkes hâlâ masadaydı.
Lena kapının eşiğinde durdu.
"Sabah sabah ne yapıyorsunuz siz?"
Efe:
"Kahvaltı."
Lena masaya baktı.
"Bu kahvaltı değil. İç savaş."
Volkan gülerek başını salladı.
"Günaydın."
Lena:
"Günaydın değil. Uykumu geri istiyorum."
Süha önündeki tabağa baktı.
"İstersen benim yumurtamı al."
Cortes hemen araya girdi.
"Onun yumurtasını alma. Beş dakikadır onunla kavga ediyoruz."
Lena sandalyesine oturdu.
"Harika. Ben işe gitmeden önce delireceğim."
---
Kahvaltıdan sonra Volkan arabasının anahtarlarını aldı.
"Hazırlan. Seni ofise bırakacağım."
Lena ceketini alırken ona baktı.
"Bugün ne var?"
Volkan'ın yüzündeki ifade biraz ciddileşti.
"Bir operasyon hazırlığı var."
Lena'nın ilgisi arttı.
"Ne operasyonu?"
"Detayları ofiste konuşacağız. Öncesinde ekipteki korumaları değerlendireceğiz."
Lena arabaya bindi.
Volkan direksiyona geçip motoru çalıştırdı.
"Bugün birkaç korumayı eğitim alanında test edeceğiz. En uygun ekibi seçmemiz gerekiyor."
Lena başını salladı.
"Ben de izleyecek miyim?"
"Evet."
"Peki benim korumam?"
Volkan kısa bir süre sessiz kaldı.
"Sana ayrıca bir kadın koruma vereceğim."
Lena ona baktı.
"Neden?"
"Çünkü bu operasyonda yanında sürekli birinin bulunması gerekiyor."
Lena hafifçe başını salladı.
"Tamam. Ama seçimi ben de görmek istiyorum."
Volkan:
"Zaten göreceksin."
---
Lena ofise geldiğinde bilgisayarının başına geçip dosyaları incelemeye başladı.
Yaklaşık yarım saat sonra kapı açıldı.
Luca içeri girdi.
Ve elinde...
Kocaman bir kase patlamış mısır vardı.
Lena başını kaldırdı.
"Sen ciddi misin?"
Luca sandalyeye oturdu.
"Gayet."
"Ofise neden patlamış mısırla geldin?"
Luca bir tane alıp ağzına attı.
"Dün geceyi konuşmaya geldim."
Lena'nın yüzü anında değişti.
"Hayır."
Luca:
"Daha ne söyleyeceğimi bile bilmiyorsun."
"Biliyorum."
Luca gülümseyerek kaseyi masaya bıraktı.
"Mesela 'Luca Veyran...' diye başlayan cümleler vardı yavrum."
Lena gözlerini kapattı.
"Devam etme."
"'Sen çok yakışıklısın' da vardı yavrum."
Lena yüzünü ellerinin arasına aldı.
"Ben dün geceyi resmen sildim."
Luca bir tane daha mısır aldı.
"Ben silmedim yavrum."
Lena:
"Çok kötü bir insansın."
"Bunu dün gece de söyledin."
Tam o sırada kapı yeniden açıldı.
Cortes içeri girdi.
Luca'nın bakışları bir anda ona kaydı.
Cortes:
"Lena hanım, Volkan bey seni eğitim alanına bekliyor."
Lena ayağa kalktı.
"Tamam."
Cortes kapıyı açıp Lena'nın geçmesi için kenara çekildi.
"Ben de aşağı ineceğim. Yanında gelirim."
Luca sessizce onları izledi.
Cortes, özellikle Luca'nın bakışlarını fark etmiş gibi Lena'ya biraz daha yakın yürüdü.
"Dosyalarını ben taşırım."
Lena şaşkınlıkla ona baktı.
"Gerek yok."
"Ben taşırım."
Luca arkasından seslendi.
"Ne kadar düşüncelisin, Cortes."
Cortes dönüp ona baktı.
"Teşekkürler."
Luca gülümsedi.
"Rica ederim."
Lena ikisinin arasındaki garip havaya baktı.
"Bir sorun mu var?"
İkisi aynı anda:
"Yok."
Lena:
"Kesin var."
---
Eğitim alanının yanındaki cam bölmeli odada Volkan ve Lena yan yana duruyordu.
Aşağıda birkaç koruma sırayla teste giriyordu.
Volkan kollarını göğsünde birleştirdi.
"Burada hız, refleks ve kontrol önemli."
Lena dikkatle aşağı baktı.
"Kimler var?"
"Birkaç aday. Birazdan kadın korumalar da çıkacak."
Lena başını salladı.
"Ben fiziksel olarak en güçlü olanı değil, en kontrollü olanı seçerdim."
Volkan ona baktı.
"Doğru."
Aşağıda iki koruma eğitim alanının ortasına çıktı.
Kısa bir karşılaşmanın ardından biri diğerinin hamlesinden sıyrılıp avantaj sağladı.
Lena gözlerini kısıp izledi.
"İyi."
Volkan:
"Hangisi?"
"Soldaki. Daha az gereksiz hareket yapıyor."
Volkan başını salladı.
"Ben de onu not aldım."
Bir sonraki eşleşmede kadın korumalardan biri alana çıktı.
Lena dikkatini tamamen ona verdi.
Kadın rakibinin hamlesinden hızla sıyrılıp mesafeyi korudu, ardından kontrollü bir karşılık verdi.
Lena hafifçe gülümsedi.
"İşte bu."
Volkan:
"Beğendin mi?"
"Evet. Hızlı ve soğukkanlı."
Volkan not aldı.
"Adını öğrenelim."
Lena tekrar aşağı baktı.
Tam o sırada camın diğer tarafında Luca belirdi.
Elinde hâlâ aynı patlamış mısır kasesi vardı.
Lena onu görünce başını iki yana salladı.
"Bu adam gerçekten peşimi bırakmayacak."
Volkan Luca'ya baktı.
"Ne işi var burada?"
Luca kapıyı açıp içeri girdi.
"Eğitimi izlemeye geldim."
Volkan:
"Patlamış mısırla mı?"
Luca kaseyi kaldırdı.
"Uzun sürecek."
Lena:
"Benimle dalga geçmeye devam edersen o kaseyi kafanda kırarım."
Luca gülümseyerek bir tane daha aldı.
"Dün geceki Lena olsa bunu daha ciddi söylerdi."
Lena:
"Luca."
"Tamam."
Cortes de cam odanın kapısında göründü.
"Bir sonraki eşleşme başlıyor."
Luca ona baktı.
Cortes de Luca'ya baktı.
İkisi birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemeden birbirlerini süzdü.
Volkan ikisinin arasına baktı.
"Ne yapıyorsunuz?"
Luca:
"Hiç."
Cortes:
"Hiç."
Volkan iç çekti.
"Bugün çok uzun bir gün olacak."
Lena kollarını birleştirip aşağıdaki eğitim alanına döndü.
"Bence de."
Ve aşağıda yeni eşleşme başlarken cam odadaki herkes dikkatini yeniden eğitime verdi.
Bu kez seçilecek koruma, Lena'nın yanında bulunacaktı.
Dolayısıyla yanlış seçim yapma lüksleri yoktu.Lena, cam odadan çıkıp yan taraftaki hazırlık odasına geçti.
Duvar boyunca sıralanmış kıyafetlere kısa bir bakış attı. Sonunda siyah, esnek bir dövüş pantolonu ve üzerine oturan koyu renkli, kolları dirseklere kadar uzanan bir antrenman üstü seçti. Saçlarını dağılmayacak şekilde topladı.
Aynada kendisine baktı.
"Son test."
Sonra kapıyı açıp eğitim alanına çıktı.
Aşağıda mavi saçlı bir kadın bekliyordu.
Karina Costa.
Yirmi beş yaşında, Berlin doğumlu Alman bir korumaydı. Mavi saçları omuzlarının biraz altında kalıyor, sakin yüz ifadesinin aksine bakışları fazlasıyla dikkatli görünüyordu.
Volkan cam odadan aşağı baktı.
"Karina Costa. Almanya'dan geldi. Yakın koruma ve savunma konusunda oldukça iyi."
Lena gözlerini Karina'dan ayırmadı.
"Belli."
Cortes hafifçe gülümsedi.
"Bakışlarından bile belli oluyor. Lena'nın karşısına çıkabilecek birkaç kişiden biri."
Luca ona döndü.
"Sen bunu nereden çıkardın?"
Cortes omuz silkti.
"Gördüğümü söylüyorum."
Volkan ikisine baktı.
"Başlamadan birbirinizi yemeyin."
Luca:
"Ben gayet sakinim."
Volkan:
"Yüzün öyle demiyor."
Luca cevap vermedi.
Aşağıda Lena ve Karina karşı karşıya geldi.
Karina ellerini kaldırdı.
Lena da aynı şekilde pozisyon aldı.
İkisi birkaç saniye boyunca birbirlerini ölçtü.
Karina ilk hamleyi yapmadı.
Lena da yapmadı.
Volkan kaşlarını kaldırdı.
"İkisi de bekliyor."
Cortes:
"İkisi de karşısındakinin açığını arıyor."
Luca:
"Lena'nın açığını bulmak kolay değil."
Volkan Luca'ya yan gözle baktı.
"Bunu iltifat olarak mı söyledin?"
"Gerçek olarak."
Volkan hafifçe sırıttı.
"Senin de farkında olmadığın şeyler var."
Luca:
"Ne gibi?"
Volkan:
"Boş ver."
Tam o anda Lena öne çıktı.
Karina bekledi.
Lena bir tekmeyle mesafeyi kapatmaya çalıştı. Karina yana çekilerek hamleden sıyrıldı ve Lena'nın kolunu yakalamaya çalıştı.
Lena bileğini kurtarıp bir anda yön değiştirdi.
Karina'nın gözlerinde kısa bir şaşkınlık belirdi.
Lena bunu fark etmişti.
Ve gülümsedi.
Karina:
"Numara mı yapıyorsun?"
Lena:
"Belki."
Karina bir anda ileri atıldı.
Lena geri çekildi.
Karina'nın hamlesi boşta kalınca Lena ayağını rakibinin ayağının arkasına geçirip çelme takmaya çalıştı.
Karina son anda dengesini toparladı.
"Fena değil."
Lena:
"Daha yeni başladık."
Karina bu kez beklemedi.
Hızlı bir tekmeyle Lena'nın dengesini bozmayı denedi. Lena koluyla darbeyi savuşturup yana açıldı.
Karina tekrar saldırdı.
Lena eğildi.
Karina'nın kolu havayı kesti.
Lena onun kolunu yakalayıp kontrollü bir kilide geçirmeye çalıştı.
Karina hemen dirseğini bükerek kurtuldu.
İki kadın yeniden karşı karşıya geldi.
Cam odada herkes dikkat kesilmişti.
Efe:
"Bunlar gerçekten koruma seçiyor mu, yoksa birbirlerini sınamaya mı çalışıyor?"
Volkan:
"İkisi de."
Luca:
"Lena birazdan hızlanır."
Cortes:
"Kesinlikle. Rakibini birkaç hamle izledikten sonra çözmeye başlıyor."
Luca'nın bakışları Cortes'e kaydı.
"Sen Lena'yı bayağı iyi analiz etmişsin."
Cortes:
"İşimiz bu."
Volkan hafifçe gülümsedi.
İkisinin arasındaki şeyi anlayan tek kişi oydu.
Aşağıda Karina yeniden saldırıya geçti.
Bu kez Lena geri çekilmedi.
Karşılıklı hamleler hızlandı.
Bir tekme.
Bir sıyrılma.
Kol yakalama.
Kurtulma.
Çelme girişimi.
Dönüş.
Karina, Lena'nın omzuna doğru gelen hamlesini savuşturup arkasına geçmeye çalıştı.
Lena bunu önceden sezmişti.
Bir anda dönüp Karina'nın bileğini yakaladı.
Karina da diğer eliyle Lena'nın kolunu tuttu.
İkisi birkaç saniye boyunca birbirlerini kilitlemiş halde kaldı.
Karina:
"Pes edecek misin?"
Lena sırıttı.
"Sen?"
Karina da gülümsedi.
"Hayır."
Lena aniden ağırlığını değiştirdi.
Karina'nın dengesini bozdu.
Karina yere düşmeden önce yuvarlanarak uzaklaştı ve hemen ayağa kalktı.
Lena:
"Güzel."
Karina:
"Sen de."
İkisi yeniden birbirine doğru ilerledi.
Bu kez Karina bir anda havaya sıçrayarak dönüşlü bir tekme savurdu.
Lena son anda eğildi.
Tekme boşluğu buldu.
Lena yere çömelmiş pozisyondan yükselirken Karina'nın bacağına kontrollü bir hamle yaptı.
Karina sendeledi.
Lena devam etmek yerine geri çekildi.
Karina bunu fark etti.
"Beni provoke etmeye çalışıyorsun."
Lena'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
"İşe yarıyor mu?"
Karina cevap vermedi.
Bir sonraki saniye tekrar saldırdı.
Lena bu kez geri çekiliyormuş gibi yaptı.
Karina peşinden geldi.
Tam beklediği anda Lena yön değiştirdi.
Karina'nın ayağı boşluğa geldi.
Lena çelme takıp onu yere indirdi.
Fakat Karina düşerken Lena'nın bileğini yakaladı ve kendisini de beraberinde çekti.
İkisi aynı anda yere düştü.
Cam odada Efe'nin sesi yükseldi.
"İşte bu!"
Volkan camın önüne biraz daha yaklaştı.
Luca da dikkatle izliyordu.
Karina yerde hızla dönüp Lena'nın kolunu kontrol etmeye çalıştı.
Lena kolunu kurtarıp ayağa kalktı.
Karina da aynı hızla kalktı.
İkisinin nefesi hızlanmıştı.
Ama ikisi de geri adım atmıyordu.
Cortes başını salladı.
"Lena'nın refleksleri inanılmaz."
Luca ona baktı.
"Bunu kaçıncı kez söyledin?"
Cortes:
"İyi olduğu için söylüyorum."
Luca'nın çenesi hafifçe gerildi.
Volkan bunu fark etti.
"Luca."
"Ne?"
"Hiç."
Luca kaşlarını çattı.
Volkan sadece sırıttı.
Aşağıda Lena son hamle için Karina'nın karşısında durdu.
Bu kez saldıran taraf Karina oldu.
Hızlı bir yumruk hamlesi.
Lena yana çekildi.
Karina ikinci hamleyi yaptı.
Lena kolunu kaldırarak savuşturdu.
Karina üçüncü kez ilerledi.
Lena geri çekiliyormuş gibi yaptı.
Karina bir anlık boşluk gördüğünü düşünüp ileri atıldı.
İşte Lena'nın beklediği an buydu.
Lena aniden yön değiştirdi, Karina'nın kolunu yakalayıp kendi momentumunu kullanarak onu dengesinden çıkardı.
Karina yere inerken Lena hareketi tamamlayıp onu kontrollü şekilde sabitledi.
Karina birkaç saniye kıpırdamadı.
Sonra gülümseyerek başını salladı.
"Tamam."
Lena:
"Pes mi?"
"Evet."
Lena elini uzattı.
Karina tuttu.
İkisi ayağa kalktı.
Cam odada Volkan başını salladı.
"Lena kazandı."
Efe:
"Ben bunu üçüncü dakikada söylemiştim."
Süha:
"Sen beşinci dakikada uyuyordun."
"Detay."
Lena yukarı baktı.
"Karina."
Karina ona döndü.
Lena hiç düşünmeden konuştu.
"Benim korumam olacaksın."
Karina birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra başını salladı.
"Memnuniyetle."
Cortes gülümsedi.
"İyi seçim."
Luca bu kez doğrudan Cortes'e baktı.
"Sen bugün fazla konuşuyorsun."
Cortes:
"Rahatsız mı oldun?"
Luca:
"Hayır."
Volkan kahkahayı bastı.
"Yalan."
Luca ona döndü.
"Sen de çok konuşuyorsun."
Volkan:
"Ben abi olduğum için hakkım var."
Luca:
"Bu evrende her şeyin bahanesi var."
Lena yukarı çıktığında üçünün konuşmasını duydu.
"Ne oluyor?"
Volkan hemen ciddi bir ifadeye büründü.
"Hiçbir şey."
Lena Luca'ya baktı.
"Sen niye böyle bakıyorsun?"
Luca:
"Nasıl bakıyorum?"
"Bilmiyorum. Garip."
Cortes araya girdi.
"Bugünkü performansın gerçekten iyiydi."
Luca'nın bakışları yeniden Cortes'e kaydı.
Volkan bunu görünce başını eğip gülümsemesini sakladı.
Lena ise hiçbir şey fark etmeden Karina'ya döndü.
"Yarın başlıyoruz."
Karina başını salladı.
"Hazırım."
Volkan dosyayı kapattı.
"Güzel. O zaman ekip belli."
Lena son kez eğitim alanına baktı.
Artık yanında yeni bir koruma vardı.
Ama cam odadaki asıl mücadele sanki çoktan başka bir yerde başlamıştı.
