7. bölüm · Lanetli Köy
Gün 6: Bağlantı
*Ertesi gün*
*İlker uyanır*
Of, sabah olmuş... Dün gece olanları aklım hayalim almıyor ya... O mezar neden açıktı, mezardaki kişinin ismi Samet'ti. Mezar taşında öyle yazıyordu. Ben en iyisi şu Samet'i biraz araştırayım, gidip babama sorayım. Şurdan silahımı ve telefonumu alayım ne olur ne olmaz.
Gidip bir babama sorayım, bakalım bu Samet kimmiş. Kimlerdenmiş öğreneyim.
...
*İlker'in babası kendi evinden çıkarken İlker ile karşılaşır*
"İlker evladım senin ne işin var burda, hayırdır?"
"Baba, bende tam senin yanına geliyordum. Sana sormam gereken önemli şeyler var. Baba dün mezarlığa doğru gittim birkaç araştırma yapmam gerekiyordu. Mezarliklari dolaşırken birde ne göreyim, açık bir mezarlık içinde iskelet var, adamın iskeleti kalmış. Mezar taşında da Samet yazıyordu. Kim bu Samet, baba?"
"İlker, Samet benim eski arkadaşım. Geçen sene vefat etti. Çok iyi birisiydi rahmetli, çok severdim onu."
"Baba, peki bu Samet'in kimsesi yok muydu yani tek mi yaşıyordu?"
"Yok evladım. Evliydi, çoluk çocuk sahibi idi. Ama Samet öldükten sonra, karısı onun acısına dayanamayıp o da öldü."
"Peki çocukları, çocuklarına ne oldu baba, kimsesi yok mu yani?"
"Şu an bir çocuğu bu köyde oturuyor. Adı Elif hemen şu ilerdeki evde oturuyor."
"Bana nerede bu ev, bana bu evi gösterebilir misin?"
"Hele İlker hemen şurda evi, gel göstereyim sana... Biz Samet'le beraber büyüdük ya. Beraber bu köyde oyunlar oynardık, çok severdim Samet'i..."
*Biraz yürürler*
"İşte, gel İlker... Elif'in oturduğu ev burası."
"Tamam baba sağol sen gidebilirsin."
"Tamam İlker."
"Bende şu evin zili çalayım."
{Ding-dong}
Acaba evde mi?... Çalıyorum ama ses yok... Elif hanım! Elif hanım evde misiniz?! Kapıyı da açmıyor ki, evde değil mi acaba?...
"Evladım, evladım buraya bak evladım!"
"...Buyur teyzecim, bir şey mi oldu?"
"Ben bu evin karşısında oturuyorum, dün gece bir çığlık sesi duydum ve bir baktım ki ne olsun... Buradaki evde oturan Elif kızımızı birisi kaçırıyordu, karanlıkta tam yüzünü göremedim ama Elif'in çığlıkları hala kulagimda unutamıyorum."
"Teyzecim, emin misiniz? Yani Elif hanımın kaçırıldığından enim misiniz?!"
"Evet evladım eminim. Elimde bir şeyde gelmedi ki, peşinden gittim ama yakalayamadım onu, gitti Elif kızım... Gitti. Yıllardır komşum kim bilir nereye götürdü o kaçıran kişi."
"Teyzecim merak etmeyin ben dedektifim, olayları çözmeye yardım edecem. Ama ilk önce Elif hanımın evini araştırmam lazım. Kaçıran kişi illa ki bir ipucu bırakmıştır. Tamam teyzecim sen evine git, haber verdiğin için teşekkür ederim."
"Önemli değil evladım, kolay gelsin. Umarım Elif kızımızı bulabilirsin."
Demek ki kaçırıldı. Şu evin kapısını kırıp içeri gireyim. İlla ki kaçıran kişi ipucu bırakmıştır.
*İlker kapıyı kırıp içeri girer*
Evet, şu evi bir inceleyelim. Bakalım etrafa bir ipucu var mı... Bir şey gözükmüyor, bahçede de bir şey yok gibi. Ama bir dakika burda ki... Evet... Bir kemik tozu bunu düşünmeliydim.
Elif hanımı kaçıran da aynı kişi. Olamaz, olamaz... Ne yapacağım ben şimdi. Bu işlerin arasında bir bağlantı olması lazım. Dün Samet'in mezarındaydım, Elif'te Samet'in kızı... Bugünde Elif kaçırıldı. Nasıl olur ya, kim yapıyor bunları kim! En iyisi ben bu mezarlığa doğru ilerliyeyim, orda elbet bir ipucu vardır, elbet bir ipucu bulurum... Kaçıran kişi Elif hanımın canına kıymadan onu bulmam lazım...
Dur silahımı çıkarayım da tehlikeli olabilir. Evet mezarlığa doğru ilerliyeyim. Bu olayı çözmem lazım, Elif hanımı bulmam lazım. Yoksa bu kaçıran kişi Elif hanımı da öldürecek.
...
Evet Samet'in mezarı şurasıydı, mezarlığın içerisine gireyim...
Evet, işte burası, kemik tozları da var burası evet. Ama bu kemik tozları fazlalaşmış hem de bir tarafa doğru gidiyorlar. Şuna baksana bir sürü kemik tozu...
Bu ne böyle! Kemik tozu ile birisi bir şey yazmış. Ne yazıyor; ECEL kim yapıyor bunu kim. Kemik tozu işaretleri buradan devam ediyor, işte böyle gidiyor şurda asılı bir meşale var bunu alıp yolumu aydınlatabilirim bulucam onu bulucam. İzler böyle düz gidiyor ağaçların arasından, kayalıkların olduğu yere doğru ilerliyor... Nereye gidiyor, nereye çıkıyor bu izler böyle ya, nereye çıkıyor... Evet hala ormanın içerisine doğru gidiyor. Tövbe tövbe... Bir dakika orada bir kapı var, ben şu ağacın arkasından bakayım şuraya tehlikeli olabilir. Evet işte bu kadar buldum seni katil. Kesin o evde kesin gel bakalım buraya, şimdi işini bitirecem.
*İlker kapıya yaklaşır ve kapıyı açar*
Olamaz!...
Devam edecek...
