Kural İhlali kitap kapağı

2. bölüm / 4

SEZGİLER VE GERÇEKLER

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: SEZGİLER VE GERÇEKLER

Tehlikenin içine bile bile girmek ister miydi insan?Kaybedecek bir şeyi yoksa seve seve isterdi.

Bende kararımı vermiştim.Araba yarışına katılacaktım.

19 yaşında olduğum için uzun zamandır ehliyetim vardı.Amcam bana araba almayı teklif etmişti ama ben kabul etmemiştim.

Kimseye borçlu kalmak istemiyordum. Zaten 4 yaşımdan beri bana o bakıyordu.

Berktuğ'un annesi gidince ikimizle de kendisi uğraşmıştı.Evde bakıcılar ve hizmetliler olsa da o şirketten vakit buldukça bizimle ilgilenmişti.

Arven Holding'i ben doğmadan 4 yıl önce babam kurmuş. 8 yılda yerel bir şirketten uluslararası düzeye yükseltmiş. Kazada ölünce de babamın yerine amcam geçmiş.

Küçükken amcama annemi ve babamı sorarak onları tanımaya çalışırdım. Onlarla anılarım sınırlıydı. Şu an doğru düzgün hatırlayamıyordum bile.

Fotografları olmasa yüzlerini bile hatırlamakta zorlanırdım.Çok erken gitmişlerdi benden. Arkalarında kopyalarını bırakmışlardı. Amcam annemleri özleyip ağladığım zaman bana bunu söyleyip beni teselli ederdi.Haklıydı ama. Dalgalı kumral saçlarım babamdan mirastı bana.Ela gözlerim ise annemdendi.

Pera yüzümün önünde parmak şıklatıp daldığım düşüncelerden beni kurtardı.

"Yine nerelere gittin sen Allah aşkına.Hadi anlat planı meraktan çatladım burda."

"Dalmışım yine.Neyse.Bize acilen araba lazım Pera."

"İyi de arabayı ne yapacağız?"

"Yarışa katılacağız."

Pera inanamaz gözlerle bana bakmaya başladı.

"Biz kim araba yarışı kim.Kızım ilk dakikada kaza yaparız biz.Hem yarışa neden katılıyoruz?"

Berktuğ'lardan duyduklarımı ona anlattım. Ben konuştukça o "Ne!" deyip duruyordu.

"Bizim olan biteni görmemiz lazım Pera. Berktuğ sırf amcam duymasın diye ölmeyi göze alıyor.Hem biz kaza felan yapmayız.Ben araba sürüşüme güveniyorum.Tek sıkıntı araba bulmak."

"Ben hallederim araba işini.Babamın garajından alırız. O kadar araba içinden aldığımı fark etmez bile."

"Seni de sıkıntıya sokmak istemiyorum Pera.Benim yüzümden başına bir şey gelirs-"

Ellerimi tutup lafımı kesti.

"Saçmalama Bengü. Sen nereye ben oraya.Seni öyle bir ortamda tek başına bırakacağımı düşünüyorsan yanılıyorsun."

Gülümseyip birbirimize sarıldık.Hayatımın en büyük şansı Peray'dı.

Birbirimizden ayrılınca Pera konuşmaya başladı.

"Biz; yarış nerde,ne zaman bilmiyoruz ki nasıl katılacağız?"

"Eve gidince Berktuğ'un odasına bakarım belki bir yerlere yazmıştır.En kötü telefonla konuşurken dinlerim."

"Mantıklı.O adamlarla konuşacak her türlü.Laf arasında geçer."

Kafamı sallayıp onu onayladım.Bahçeye göz gezdirmeye başladım.Depodaki çocuk aklıma gelince Pera'ya dönüp konuştum.

"Okuldan başka kimler yarışlara gidiyordur sence?"

"Doğa ve Alara gidiyor mudur ki?"

Berktuğ nerdeyse Alara da orda olduğu için onların yarışa gittiğinden emindim.

"Bence kesin gidiyorlar."

Telefonumu çıkartıp saate baktım.Tüm bunlar olurken iki ders kaçırmıştık.Bir sonraki ders matematikti.Perayla ayağa kalkıp okula doğru yürüdük.

Yürürken izleniyormuş gibi hissetmiştim.Bakışlarımı etrafta gezdirdim.Hiç kimse bana bakmıyordu.Kafamda kuruyordum galiba.

Sınıfa girdiğimizde bizim dışımızda herkes sınıftaydı. Sıralarımıza oturup dersin başlamasını bekledik.

Berktuğ kafasını sıraya gömmüş oturuyordu.İlhan ve Bora ise telefonlarına bakıyorlardı.

Hoca gelince Berktuğ dışında herkes ayağa kalktı.İlhan Berktuğ'u dürtünce Berktuğ istemeye istemeye ayağa kalktı.Hoca onun bu halini görüp laf edecekken bunu fark eden Bora lafa atladı.

"Hocam çok şıksınız bugün."

Matematik hocamız Aysel Hanım,dersimize girdiği 4 yıl boyunca 5 kez boşanmış ve saçlarını mavi dışında sırasıyla tüm renklere boyatmıştı.En son hangisinin en çok yakıştığını karar vermiş olacak ki platin sarısı saçlarını uzun zamandır değiştirmemişti.

"Barancım teşekkür ederim çocuğum."

İsimlerimizi asla bilmiyordu.İlk başlarda onu düzeltiyorduk ama isimlerimizi hatırlamamasından bizi suçlayıp durmuştu.Bu yüzden artık kimse bozuntuya vermiyordu.

Hoca iltifatı duyunca Berktuğ'a laf etmeyi unutup oturun demişti. Ders boyunca Berktuğ'a kaçamak bakışlar atsa da görmezden gelip laf etmemişti.

Son ders olduğu için ders bitince çantamı alıp Pera'yla dışarı çıktık.

"Ben sana saati ve yeri öğrenince yazarım. Yarış yerinde buluşuruz."

"Tamam canım.Öpüyorum."

Ona öpücük atıp şoförün kapısını açtığı arabaya bindim.Berktuğ kendi arabasıyla okula gelip gittiği için beraber binmiyorduk.Bu yüzden araba malikaneye doğru gitmeye başladı.

Kulaklıklarımı çıkartıp müzik dinlemeye başladım.Aklıma bugün olanlar gelip duruyordu.Ama tüm düşüncelerim yeşil harelerde son buluyordu.

***************

Akşam yemeğini yine tek başıma yemiştim.Amcam bu sıralar çok yoğundu eve bile zor geliyordu.Berktuğ ise geldiğinden beri odasından hiç çıkmamıştı.

Masadan kalkıp merdivenlerden odamın olduğu kata çıktım. Berktuğ ile odalarımız aynı kattaydı.Onun odasından gelen sesle durup kulağımı kapıya yasladım.

"Abi anladım diyorum ya.Yeri değiştirmeniz iyi olmuş.Ben söylerim Yiğitgile."

Bir süre ses gelmedi.Sonra arama sesi duyuldu.

"Alo? Yiğit.Adamlar yeri değiştirmiş.Saros Tepesi'nde olacakmış yarış.Söylersin sen diğerlerine.Ben de çıkıyorum şimdi.Anca gelirim oraya."

Sonunda yarışın nerede olacağını öğrenmiştim.Koşar adım odama gidip Pera'ya mesaj attım. O sırada hazırlanmaya başladım.

Üstüme lacivert body giyip altıma da siyah kot şortumu giydim.Beyaz spor ayakkabılarımla güzel durmuşlardı.

Eylül ayında olmamıza rağmen hava İstanbul'da daha soğumaya başlamamıştı.Bu yüzden havaya güvenip şort giymiştim.

Saçlarımı kendi dalgasıyla bırakıp hafif makyaj yaptım.Siyah kol çantama telefonumu ve cüzdanımı koyup üstüme siyah ceketimi alıp aşağıya indim.

Berktuğ ben hazırlanırken evden çıkmış olmalıydı.Taksi çağırıp Pera'dan mesaj var mı diye baktım.Mesajı daha görmemişti.

Gelen taksiye binip konumu söyledim. Yol boyunca bir telefona bir dışarıya bakıyordum.Pera gelmezse tüm plan çöpe giderdi.

Taksici yaklaştığımızı söyleyince onu durdurup ödemeyi yaptım.Taksiyle alana gidersem dikkat çekerdim ve ben dikkat çekmek istemiyordum.

Taksiden inip kapüşonumu kafama taktım.Beni gizleyeceğini umuyordum.

Işıkların olduğu yere doğru yürüdükçe müzik sesi yükseliyordu.Etrafta her modelden arabalar vardı.

Hoparlörlerin olduğu tarafta insanlar dans ediyordu.Tam karşısında da büfe gibi bir yer vardı.Bazıları alkol alıp sarhoş olmaya başlamıştı bile.

Bir tarafta da uzun bir masa kurulmuştu.Elinde para olan insanlar önünde sıra olmuştu.Bahisler ordan alınıyordu.

Yerlere konulan puflardan bir tanesine oturup beklemeye başladım. Etrafta göz gezdirdikçe simalar tanıdık gelmeye başlamıştı.Yarışa okuldan gelen çok kişi vardı.

Duyduğum sesle ilerideki oturma yerlerine baktım.Alara üstünde siyah bodysi altında simli şortuyla Berktuğ ve Yigit'e bir şeyler anlatıyordu. Doğa da siyah elbisesiyle yanında oturuyordu.Zaten siyah saçlı beyaz tenli bir kız olduğu için siyah elbisesiyle gotik gibi olmuştu.

Beni görmesinler diye kafamı çevirip kapüşonumu yüzüme doğru çektim.
Yarışacak arabalar hemen ilerimde duruyordu.Benden tarafta olan gece mavisi spor araba çok güzel duruyordu. Tam benim tarzıma göreydi.

Yine izleniyormuş gibi hissetmeye başlamıştım.Rahatsızca yerimde kıpırdanıp kafamı çok çıkarmadan etrafa bakındım.Hiç kimseyi görememiştim.Ya deliriyordum ya da peşimde uzman bir seri katil vardı.

Müzik sesleri yükselmeye başlamıştı.Berktuğ ve Yiğit kalkıp arabalara doğru yürümeye başladı.Peşlerinden de Bora ve Cenk gidiyordu.

Tam karşımdaki yolda yan yana dizilmiş 5 araba vardı.Yiğit ve Berktuğ kendi arabalarına bindiler.Sarp ve Bora da yanlarına oturdular. Arabada iki kişi olmak zorunluydu galiba.Diğer iki arabaya da tanımadığım insanlar bindi.Benim tarafımda olan gece mavisi arabaya hiç kimse binmemişti.Gözlerimi kısıp arabanın içine doğru bakınca sürücü koltuğunda birisinin oldugunu fark ettim ama yanı boştu.

Yarışın başlamasına çok az kalmıştı ve Pera ortalıkta yoktu. Herkes arabaların yakınına gelip tezahürat yapıyordu.Tam karşılarında da kocaman projeksiyon vardı.Yarışı buradan yayınlayacaklardı.

Projeksiyonda geri sayım başlamıştı.30 saniyeden geri sayıyordu.

Buraya kadardı.Tüm plan patlamıştı.Geriye dönüp yürümeye başlayacakken birisinin arabalara doğru koştuğunu gördüm."Arabaya binmem lazım!"diyerek koşuyordu. En sağdaki arabanın yan koltuğu boştu normalde oraya binmesi gerekiyordu.

Düşünmeden gece mavisi arabaya doğru koştum.Kapısını açıp içeri oturdum.

Nefes nefese kalmıştım.Nefes aldıkça burnuma odun ve sigara kokusu geliyordu.

Projeksiyona bakınca yarışa 10 saniyenin kaldığını gördüm.Ucu ucuna yetişmiştim.

Yan tarafıma bakmaktan çekiniyordum.Hala neden konuşmadığını anlamamıştım ve bu beni çok geriyordu.Konuşmayı ertelemek için kemerimi takıp geri sayıma tekrar baktım.Süre bitmişti ama biz hala duruyorduk.Yanımızdaki arabalar son hızla bizden uzaklaşıyorlardı.Panik yapıp yanımdakine döndüm.

"Neden gitm-"

Bugün görüp görmediğime emin olamadığım yeşil hareler tüm gerçekliğiyle bana bakıyordu.

--------------------------------

BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUUZ??

Merak etmeyin yakında çok yakından tanıyacağız yeşil gözlümüzü.

xoxo

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

44okunma 5beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…