Bölümler 4Şu an: SEÇİMLER VE MECBURİYETLER
- 1 SEÇİMLER VE MECBURİYETLER1.596 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 SEZGİLER VE GERÇEKLER1.112 kelime
- 3 İSTEKLER VE ZORLAMALAR1.043 kelime
- 4 Aptallar ve Zekiler1.575 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hayat neydi ki?Bize biçilen ömür mü, yoksa seçimlerimizin sonucu mu?
Aklın yaptığı seçimler daha doğru gelir her zaman.Ama bu sadece bir yanılsamadır.Çünkü insan sadece aklıyla karar veremez.
Bir düşünce insanoğlunun aklına düştüğü ilk an duygular onun üstüne çullanır.Onu bırakmazlar.İnsanı kandırmaya çalışırlar.Yoldan çıktığını fark etmez insan.Aklıyla karar verdiğini zanneder,kendiyle gurur duyar.
Ya da her şeyin farkındadır.Fark etmesine rağmen ses etmez.Çünkü o seçimini kalbinden yana kullanmıştır.
Ben yoldan çıkanlardandım.Mecbur olanlardan.Seçim yapamayanlardan.Seçme şansım olsaydı seçimim ne olurdu bilmiyorum.Kalbimin sesini unutalı çok oldu.Annemin sesini unuttuğumu fark ettiğim o gün benim kalbim sessiz atmaya başladı. Daha anne karnındayken duymaya başlardı sesleri bebekler.Ben ondan bile mahrumdum.
"Bengü Arven?"
Hoca bana sesleniyordu.Neden seslendiğini anlamamıştım.
"Bengü 'Burda.' desene!"
Doğru ya. Yoklama alınıyor olmalıydı.
"Burdayım hocam."
Hoca bana bakıp yoklamaya devam etmişti.Pera sağolsun beni
kurtarmıştı.Zaten o olmasa ne halde olurdum bilmiyordum.
Okuduğumuz okul bizi degiştiriyordu.Arven Koleji insanın içini çürütüyordu.Sinsi sinsi başlıyordu ilk çürümeler kalplerde.Yok oluyordu hisler.
Pera'yla 4 yıldır arkadaştık. Okulun ilk gününden beri.O benim tek arkadaşımdı. En değer verdiklerimdendi.
Zil çalınca tekli sıramdan kalkıp Pera'nın yanına gittim. O bana sırıtarak imalı imalı bakıyordu.
"Ooo Bengü hanım hiç zahmet etmeseydiniz.Daldığınız düşüncelerden devam etseydiniz.Özlettiniz bizi valla."
Gülerek omzuna vurdum.O da gülmeye başladı. Alışmıştı benim bu hallerime.Overthinkin alasını yapıyordum sonuçta.
"Hadi Pera kalkta bahçeye çıkalım.Hava alalım biraz.Sıktı sınıf."
Pera eteğini düzeltip ayağa kalktı.Beraber asansöre doğru yürümeye başladık.
Okulumuz 4 katlıydı. Biz son sınıf olduğumuz için en üst kattaydık.Amcam bana kıyamadığı için bana asansör kartını vermişti.Bu sayede kolayca aşağıya inip çıkabiliyorduk.
Asansöre bindik,en alt katın numarasına bastık.Tam kapılar kapanacakken içeriye el uzandı.Bu kim diye düşünürken gördüğüm kişiyle gözlerimi devirdim. Berktuğ sırıtarak bana bakıyordu.Tabi arkasında onun deyimine göre yaverleri bana göreyse köpekleri duruyordu.Karşımızda mal mal durdukları için asansör hareket edemiyordu.Daha fazla dayanamadan konuştum.
"Ne dikiliyorsun orda Berktuğ?Sadece adım atman gerekiyor.Senin için zor olmamalı."
Pera gülüşünü öksürüğüyle gizlemişti.Her ne kadar saçma olduğunu düşünsem bile Berktuğ'dan çekiniyordu.Onu tanımasam ben de çekinirdim.Çünkü neye nasıl tepki verceğini kestirmek zordu.Dengesizin tekiydi.
Berktuğ kahkaha atarak asansöre girdi.Arkasından da İlhan ve Bora girmişti.Berktuğ gülünce onlar da gülmeye başlamıştı.Köpek diye boşuna demiyordum.
"Sabahımı şenlendirdin kuzenciğim."
Berktuğ'la kuzen olmamızı kendimi bildim bileli kabullenemezken bunu yüzüme vurması beni daha da delirtiyordu.Zaten kolay sinirlenen bir yapım vardı.Bunu Berktuğ'la geçen hayatıma yoruyordum.
Bora hemen lafa atladı.
"Abi valla benim de sabahım şenlendi." diyerek Pera'ya göz kırptı.
Pera'nın benim aksime çok sakin bir yapısı olmasına rağmen sinirlenmişti.Bora'ya dik dik bakmaya başlamıştı.Bora ise ona piç gülüşü atıyordu.
Pera kendini tutamayıp Bora'ya doğru adım attı.Hemen kolunu tuttum.Bana baktı.Kafamı sağa sola salladım.Derin bir nefes alarak kendisini sakinleştirdi ve bana teşekkür edercesine gülümsedi.
Onu durdurmam gerekiyordu. Çünkü konuşmaya başlarsa bu asansörden kavga etmeden çıkamazdık.Sonradan söyledikleri için pişman olacağını biliyordum.
Asansör durmuştu.Kabinden çıkarken daha fazla dayanamayıp konuştum.
" Alın o sabahınızı bir taraflarınıza sokun."
İlhan kendisine laf gelince konuşmaya tenezzül etti.
"Bengü,benim ne suçum vardı ya?"
Ona dik dik baktım.Cevap vereceğimi düşünüyorsa çok yanılıyordu.Onlarla daha fazla muhattap olmak istemiyordum.Bu yüzden Pera'yı da yanıma alarak asansörden uzaklaşmaya başladım.
Aynı sınıfta olmamız yetmiyormuş gibi teneffüste de bulaşmadan duramıyorlardı.
Oflayarak Pera'yla bahçeye doğru yürümeye devam ettim.
Berktuğlar asansörün önünde konuşmaya devam ediyorlardı.Biz yürüdükçe sesleri uzaklaşıyordu.Dualarım kabul oluyordu.
Bahçeye çıkıp boş bir bank bulduk.Bacak bacak üstüne atarak oturdum.
"İlhan'ın Berktuğla arkadaş olmasını hala aşamıyorum.Senin Alara'yla arkadaş olman gibi Bengü."
Canım yengem Alara'yla okulun ilk gününden beri anlaşamıyorduk.Bana laf atmadan duramıyordu canım benim.Sevgilisi ayrı o ayrı günümü zehir etmeden duramıyorlardı.
Berktuğ duracağı yeri biliyordu ama Alara ağzına geleni söylüyordu.Berktuğ'a güvenerek konuşuyordu.Manitasının onu koruyacağını biliyordu.
Çoğu zaman sarı saçlarını yolmak istesem bile umrumda değilmiş gibi davranıyordum.Ama bazen dokunuyordu.Bir gün ona çok pis patlayacaktım.Araya çok güvendiği Bertuğsu da karışabilirdi.
"İsmini söyleme Pera ya.Şimdi birisi duyar söyler ona.Sonra cırlar tepemizde."
Pera gülmeye başladı.O da en az benim kadar ondan haz etmiyordu.
"Şu karşıdaki Yiğit değil mi ya?"
Yigit Alara'nın ikiziydi.Birbirlerinin aynısıydılar.Aynı sarı saçlar,mavi gözler.Ama Yiğit'in gözleri buz mavisiydi.Bakınca insanı donduran cinsten.Alara'nın aksine o iyi biriydi.
Benim ona baktığımı görünce gülümsedi.Ayağa kalkıp bize doğru yürümeye başladı.Yürüdükçe önündekiler ona yolu açıyordu.
Berktuğ gibi okulda sözü geçiyordu.Kendi grubu vardı ama onlar ortalıkta gözükmüyordu.
Bu okulda köpek olmayan yoktu nerdeyse.Herkes ya Berktuğ'un ya da Yiğit'in tarafında olmak istiyordu.Ortada düşmanlık yoktu.Arven Koleji'nde ne olacağı belli olmazdı tabi.
Okula ilk gelenlerin ilk önce taraf seçmesi zorunluydu.Seçmek istemeyenler, daha ilk günden dışlanmaya başlardı.
Ben hem kuzen kontenjanından hem de sınıf durumundan Berktuğ'un tarafındaydım.12/B sınıfı Berktuğ'un sınıfı olduğu için ondan yana oluyordu.
Yiğit 12/C'deydi.12/C sınıfı da ondan taraftı.12/A sınıfında da taraf seçmeyenler vardı.Alt sınıfları bu işe pek karıştırmasalar da yalaka olmak isteyen çoktu.
Ayakkabıları ayakkabıma değene kadar yürüdü.Kafamı kaldırıp ona baktım.Boyu zaten uzundu şimdi ben oturunca daha da uzun duruyordu.
"Günaydın Bengü,Pera."
Gülümsedim.Berktuğ hayvanının aksine kibardı.
"Günaydın Yiğit."
"Ne oldu sen yine sinirlenmişsin.Berktuğ bir şey mi dedi yoksa?"
Beni tanıyordu.Ben onu çok tanımasam da benim hakkımda her şeyi biliyormuş gibi davranıyordu.
"Günlük Berktuğ dozumu aldım.İkizinde gelirse yapılacaklar listemi tamamlayacağım."
Gülmeye başladı.Normalde sert davranırdı ama benim yanımda yumuşuyordu.Samimiyetimiz bunu gerektiriyordu.
Pera ofladı ve beni dürttü.Gözleriyle okul kapısını gösterdi. Alara dik dik bakarak bize doğru geliyordu.Yanında da Doğa vardı.
Yiğit bizim baktığımız yere bakıp kafasını iki yana salladı.
"Geliyor seninki."
Yigite dönüp ciddi misin dercesine baktım. Omuz silkip Alara'ya döndü.O dönünce ben de Alara'ya döndüm. Alara zaten bana bakıyordu.
Yiğit in koluna girip kafasını omzuna koydu.O sırada bana dik dik bakmaya devam ediyordu.
"Ne bakıyorsun Alara?Şaşı kaldın da bizim mi haberimiz yok.Gerçi Berktuğ'la sevgili olmandan şüphelenmeliydim."
"Yiğit'in peşinde koştuğun için senin şaşı olman imkansız Bengü haberin olsun."
"Merak etme birisinin peşinde koşsam ilk senin haberin olur.Taktik alırım senden."
Doğa hemen lafa atladı. Bana laf sokmayınca Alara'nın ona kızdığından adım kadar emindim.
"Pera, arkadaşını susturur musun baş ağrıttı."
Pera elini omzuma koydu ve Doğa'ya küçümsercesine baktı.
"Sana Alaray'ı sustur diyeceğim ama o seni arkadaşı olarak görmediği için yapamazsın.Tüh ya."
Doğa, Alara itiraz etsin diye ona baktı.Ama Alara'nın umrunda değildi.O bana bakışlarıyla rahatsızlık vermekle meşguldü.
Kafamı başka yöne çevirdim.Keşke çevirmeseydim demeye başlamıştım.Berktug,İlhan ve Bora bize doğru geliyordu.
Alara nereye baktığımı merak edip o tarafa baktı.Manitasını görünce Yiğit'in kolundan çıkıp saçını düzeltti.
Berktuğ bize yaklaşınca bağırdı.
"GÜLÜÜM"
Pera yanımda kusarmışcasına ses çıkardı.Berktuğ inanılmazdı.
Alara cilveli cilveli ona doğru yürüdü.
Gerçekten onlarla düşman olmaktan bile utanıyordum.
Berktuğ Alara'nın omzuna kolunu attı.Yigit'le selamlaştılar.Doğa hemen Bora'nın yanına gitti.Dibine girdi desem daha doğru olurdu.Ama Bora, Doğa'yı umursamayıp Pera'ya bakıyordu. Doğa,Bora'nın bakışlarını takip edip Pera'yı görünce kıskançlıktan kızardı.Duygularını sakladığını düşünüyorsa yanılıyordu.Pera ise hiçbir şey olmuyormuş gibi devam ediyordu.
Berktuğ Yigit'e doğru bakıp kaşlarını çattı.
"Seninkiler nerde Yiğit?"
"Kantine gitmişlerdi.Gelirler birazdan.Noldu önemli bir şey mi var?"
"Ara onları hızlı gelsinler.Konuşmamız lazım."
Berktuğ'u ilk defa bu kadar ciddi görüyordum.Ortada ciddi bir sorun olmalıydı.Yigit telefonunu kulağına yaslayıp uzaklaştı.Alara bana bakış atıp Berktuğ'a döndü.Beni şikayet edecekti.
"Aşk-"
Berktuğ kolunu ondan çekti.
"Şimdi olmaz Alara.Sonra."
Alara kafasını tamam dercesine sallayıp yerinde rahatsızca kıpırdandı.Durumun ciddi olduğunu o da anlamıştı.Berktuğ normalde ona böyle davranmazdı çünkü.
Yiğit elinde telefonuyla yanımıza geri geldi.
"Okul deposuna gidin dedim benimkilere. Biz de geçelim hadi."
Berktuğ kafasını sallayıp son kez bize baktı.Sonra yürümeye başladı.
Alara arkalarından bakıp iç çekti.Bana son kez bakıp Doğa'yı kolundan çekiştirerek boş bir banka yürümeye başladı.
Doğa arkadaşımız biraz mal olduğu için tüm bu olaylar olurken Pera'ya bakmaya devam etmişti.Alara onu çekiştirince saçını savurup onunla gitti.Dedim ya mallık vardı biraz.
Pera'ya döndüm o da benim gibi ne olduğunu anlamamıştı.
"Pera benim ne olduğunu öğrenmem lazım.Önemli bir şeyse Berktuğ amcama söylemez.Sonlar her şey daha kötü hale gelir."
"Tamam sen depoya git ben Alaragili oyalarım.Dikkat et Bengü.Berktuğ onları dinlediğini görürse sıkıntı çıkartabilir."
"Tamam Pera.Hemen gelirim ben."
Ayağa kalkıp yürümeye başladım. Okula girince merdivenlerden bodrum kata indim.Burası kullanılmadığı için etraf karanlıktı sadece ilerideki kapıdan ışık sızıyordu.Oraya gitmiş olmalılardı.Telefonumun flaşını açıp kapıya doğru yürümeye başladım.Yaklaştıkça sesleri gelmeye başlamıştı.Kapının önüne gelince flaşı kapatıp duvara yaslandım.Kumral saçlarımı önümden çekip aralıktan içeriye baktım.
Berktuğ gergin bir şekilde çenesini sıvazlıyordu.Yigit kullanılmayan sandalyelerden bir tanesine oturmuş dirseklerini bacaklarına dayayıp ellerini yüzüne koymuştu.Cok gergin duruyorlardı.
İlhan ve Bora;Yiğit'in arkadaşları olan Cenk ve Sarp ile birlikte duvara yaslanmış, Berktuğ ve Yigit'e bakıyorlardı. Berktuğ sessizliği bozup konuşmaya başladı.
"Babam araba yarışlarına katıldığımı öğrenirse beni mahveder Yiğit.O haini bulmalıyız.Yakalanırsak babam beni içerden çıkarmak yerine çıkmamam için uğraşır."
"Okulda hain olduğuna neden bu kadar eminsin.Yarışlara bizden belli kişiler gidiyor.Dışardan biri şikayet etmiş olamaz mı?"
Berktuğ bağırmaya başlayınca durduğum yerde irkildim.
"Adamlar beni aradı!Sizden biri polise gitmiş,bulamazsanız ölürsünüz dediler.Bir şey yapmalıyız Yiğit!"
Yiğit,Berktuğ bağırınca birisi duyar mı diye kapıya doğru döndü.Hemen kendimi geri çekip duvara yaslanırken kolum bir şeye çarptı.Daha doğrusu birine.
Korkudan ölecektim.Yanıma ne zaman birisi gelmişti?Ne zamandır oradaydı?Ben nasıl fark etmemiştim?
Ne o hareket ediyordu ne de ben.Gitmem gerekirken anlık bir cesaretle kim olduğuna bakmak için kafamı çevirdim.
Etraf karanlık olduğu için sadece kapıdan sızan ışık görmeme yardımcı oluyordu.Onun da pek bir faydası yoktu.Buna rağmen yüzümü inceleyen yeşil harelerle göz göze geldim.
Yanımdaki benden çok uzundu.Boyum 1.70 olmasına rağmen 15-20 cm kadar benden uzundu.Cüssesinden erkek olduğunu anlamıştım.
Buraya ne için geldiğimi unutmuş onu inceliyordum.O sırada içeriden bir şeyi kırma sesi geldi.Sesten dolayı irkilip kapıdan birkaç adım uzaklaştım.Burnuma gelen odun kokusuyla kafamı kaldırdım.Kaçayım derken yanımdakinin dibine girmiştim.O ise gözlerini kısarak bana bakıyordu.
Kendime gelip ondan uzaklaştım. Kapıya doğru gidip içeri baktım.Yerde kırık tahtalar vardı.Tahtaların önünde ise Berktuğ nefes nefese kalmış şekilde duruyordu.Galiba konuşma bitmişti.Kafamı geri çekip yanıma baktım.Yoktu.Elimi o tarafa uzatıp var mı diye yokladım.Bomboştu.Cin miydi bu çocuk ya.Ben yine sesi nasıl duymamıştım?Yoksa hiç mi gelmemişti?
Kapıya yaklaşan sesleri duyunca düşünmeyi bırakıp koşar adım yukarı çıktım.Gözlerim karanlığa alıştığı için kamaşmıştı.
Gözlerimi kırpıştıra kırpıştıra bahçeye çıktım.Boş bir banka oturdum.Pera benim geldiğimi görünce Alaraların yanından ayrılıp benim yanıma geldi.
"Kızım bu halin ne? Ruh gibi olmuş suratın."
Pera'ya yanıma gelen çocuğu anlatmayacaktım.Daha ben gerçekten görüp görmediğimden emin değildim.
"Pera, araba lazım."
------------------------------------
İLK BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUZ?
Daha tüm karakterleri görmediniz ama ilerleyen bölümlerde göreceksiniz merak etmeyin.
Olaylar da kurgu da yavaş yavaş gelişecek ama çok yakında her şey oturacak.
Bengü hakkında düşünceleriniz neler??
Berktuğ nasıldıı??
Yiğit??
Pera??
Bölüm etkileşimi
