2. bölüm / 2
Kullanıcı AdıGiriş-2
Bölümler 2Şu an: Giriş-2
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Giriş yapmaktan nefret ettiğimi daha önce söylemiş miydim?
Ders neredeyse bitmek üzereydi. Mira ile arka bahçeden gelince kantine gittik ve havadan sudan konuşup durduk.
Mira kendisinden bahsetti. Biraz sosyal biriymiş, insanların geneli ile iyi anlaşabilirmiş. Ve daha bir sürü şey söyledi. Ardından benim kendimden bahsetmemi istedi. “Yani, çok bahsedilecek bir şeyim yok. Sosyal biri değilim, insanlarla çok anlaşamam. -Bazıları hariç.- Onun dışında… Başka bir şey yok sanırım.” dedim ve hafifçe gülümsedim.
Biraz daha sohbet ettik. Kantinden çıkmamız ile birlikte zil çaldı. Mira, spor salonuna yürürken telefonundaki bildirimlere bakıyordu. Ben de telefonumu çıkardım ve yabancı kullanıcıya girdim, hala çevrim dışıydı. Nedenini bilmediğim bir şekilde, yarım saattir aktif olmamasının nedenini merak etmiştim.
Hala ekrana bakarken ‘görüldü.’ yazısını görür görmez instagramdan çıktım ve telefonu cebime atıp Mira’ya döndüm. Nedenini bilmediğim bir şekilde gerilmiştim. Mira ile göz göze gelince gülümsedim, karşılık verdi.
“İyi misin?” Mira’nın sorusuna kafamı salladım.
“Neden?” Mira omuz silkti: “Sordum sadece.” Anladım anlamında kafamı salladım. Cebimin titremesi ile telefonumu aldım ve gelen bildirime tıkladım.
@Kalpsızbırkalp_21: İyi olmana sevindim. ‘Zamanı gelince öğrenirsin.’ demiştim. Ne çabuk unuttun?
@Kalpsızbırkalp_21: Bir de bütün konuşmalarımız, senin beni sorgulaman ile mi geçecek?
Nefesimi verdim.: “Ne gizemli ama…”
@DryaKya_09: Konuştuğum kişinin kim olduğunu bilmeden nasıl rahat bir şekilde konuşayım?
@DryaKya_09: Ayrıca daha bir gün bile olmadan nasıl ‘bütün konuşmalarımız’ diyebiliyorsun?
@Kalpsızbırkalp: Sadece konuştuğun bir arkadaş gibi düşün, bunun için de kimliğimi bilmene gerek yok ‘bence’
@Kalpsızbırkalp: Seni tanıdığımı söylemiştim. Yani bütün konuşmalarımız demeye hakkım var :)
Mesajları okuyunca istemsizce kaşlarımı çattım. Mira’nın bana baktığını hissederek ona döndüm: “Kimle konuşuyorsun? Bir şey mi oldu, neden yavaşladın ve neden kaşların çatık?”
Bu kadar soru sormasına öncelikle şaşırdım ardından telefonu kapatıp ona gülümsedim: “Önemli bir şey değil ya…” Mira pek inanmış gibi durmuyordu ama yine de bir şey demedi. Teneffüsün bittiğini anlatan zil çalmıştı. (‘Beden eğitimi’ dersinin ikinci dersi başladı.)
“Voleybol oynayalım mı?” dedi, sesi baya hevesli çıkmıştı. İçten bir şekilde gülümsedim: “Olur.” Ardından adımlarımızı hızlandırdık ve spor salonuna girdik. Mira geleceğini söyleyerek gitti ve bir iki dakika sonra elinde bir voleybol topu ile geri geldi. Köşede bir yere geçtik ve oynamaya başladık. İkimiz de çok kötü oynuyorduk. İki de bir top kaçırıyor, peşinden koşmak zorunda kalıyorduk.
Bir süre sonra yanımıza Deniz’in gelmesi ile Mira’yla kısa bakıştık.
“İkiniz de berbat oynuyorsunuz, bence oynamayın.” dedi alaycı bir şekilde sırıtarak. Ardından masum bir yüz ifadesi takındı: “Yanlış anlamayın, lütfen. Ben sizin için söylüyorum, boşuna yoruluyorsunuz.”
Mira Deniz’e ters bir şekilde baktı: “Bizi bu kadar düşünme. Yorulan biziz, sen değil. Ayrıca… Gayet de güzel oynuyoruz, burada kimse usta değil.” Deniz yüzü düşmüş bir şekilde yanımızdan ayrıldı. Mira: “Nefret ediyorum şu kızdan.” diye söylendi kendi kendine…
…… (&Gün Sonu)
Mira eve beraber gitmeyi teklif edince kıramadım, kabul ettim.
Yabancı kullanıcı ile anlaşmış sayılırız. Arkadaşımla konuşuyormuş gibi, kimliğini bilmeden konuşacaktım; en azından bir süre.
Otobüste nefes alacak yer yoktu, herkes neredeyse üst üsteydi. Mira benden önce inmişti. Maalesef bu kalabalığı biraz daha çekmek zorundaydım. Şoför de inat yapar gibi her durakta bir önceki durağın iki katı kadar alıyordu.
“Abi, nolursun yeter; alma.! Dip dibe gidiyoruz ya, yanımdaki abla ile bütün olduk.! ” diye söylendim ancak nafile. Abi bildiğini yapmaya devam etti. Yemin ederim, yanımdaki abla “Taciz ediyor!” diye bağırsa bir şey de diyemem…
Sonunda ineceğim durağa geldiğimde ceza süresi dolmuş mahkumun dışarı kaçışı gibi, attım kendimi otobüsten. Derin bir nefes alıp ‘Oh!’ ladım ve daireye doğru adımladım.
Tam daireye girecekken cebimin titremesi ile telefonumu çıkardım ve bildirime tıkladım.
@Kalpsızbırkalp_21: Abiye boşuna atarlandın, seni dinliyormuş gibi gelmedi.
@Kalpsızbırkalp_21: Ayrıca başkalarına yer vermek yerine otursaydın, aşırı rahat bir yolculuk çekerdin. -benim gibi:)-
Giden otobüsün arkasından bakakaldım. Aynı otobüsteydik ve görmemiştim. ‘Keşke daha iyi baksaydım otobüse’ diye söylendim içimden ve dairenin içine girdim.
@DryaKya_09: Ben -senin aksine- çok yardımsever bir vatandaş olduğum için anlamazsın. Ayrıca şoförün bir suçu yoktu, sinirle söylendim.
Merdivenleri mesaj yazarken çıktığım için ayağım takılmıştı. Yere kapaklanmam ile acıyla inledim. Telefon da elimden düşmüş ve aşağıya yuvarlanmıştı. Söylene söylene doğrulmaya çalıştım. Bir kaç basamak aşağıya düşen telefonumu aldım ve ufak bir kontrolden geçirdim, hâlâ sağlamdı. Ama dizimde kocaman bir açıklık vardı. ‘Onun yüzünden oldu, görür o!’ diye söylenerek eve ulaştım ve hemen odama çekildim.
@DryaKya_09: Senin yüzünden dizimi yardım, Allah belanı vermesin.
Bir süre görüldü oldu ardından ‘yazıyor…’ simgesi görüldü. O yazarken ben de birkaç malzeme ile bacağımı temizledim, evde yara bandı olmadığı için ‘Yarın alır takarım.’ diye düşündüm. Tekrar telefonu açtım.
@Kalpsızbırkalp_21: Ciddi misin, nasıl oldu, iyi misin? Özür dilerim. Niye dikkat etmiyorsun kızım ya…
@DryaKya_09: Sakin ya, önemli bir şey yok. Sana yazarken merdivenden düştüm, o kadar.
@Kalpsızbırkalp_21: Merdivenden çıkarken telefona mı bakılır, hiç öğretmediler mi sana? Temizle, bari mikrop kapmasın.
Okuduğum mesajla gözlerimi devirdim. ‘Sağ ol ya…’
@DryaKya_09: Gerçekten mi? Temizlemek hiç aklıma gelmemişti, iyi ki söyledin. Sen olmasan ne yapardık!
@Kalpsızbırkalp: Hem iyiliğini düşünüyoruz hem de kendisi için endişeleniyoruz yine de yaranamıyoruz… Neyse, zamanla yaranırız.
…..
Bölüm sonu 👋🏽. Umarım sevmişsinizdir. Öylesine yazıldığı için ciddiye almamanızı şiddetle tavsiye ediyorum, hatta uyarıyorum. Neyse, iyi okumalarrrr. 🫶🏽
Bölüm etkileşimi
