7.Bölüm-Pişmanlık

Yazar: Pamira Chan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: 7.Bölüm-Pişmanlık

Demir den Azel aradıktan sonra
- Demir bir an önce Sakura kafenin oradaki ara sokaklara gel yanına mutlaka birilerini de al acele et. Giray zarar görebilir dedi ve telefonu kapattı. Neler oluyordu hiçbir fikrim yoktu ama adımlarım hızla hareket etmeye başladı.
- Deniz, Kaner ve Ege çabuk benimle gelin diye bağırdım.
- Acele edin. Odalarından ne oluyor diye çıktılar.
- Ne olduğunu sormayın yolda anlatacağım. Melih ev sana emanet dedim ve arabaya koşmaya başladım. Diğerleri de benim peşimden koşuyordu.
Ön koltuğa oturdum diğerleri de binince ve sürmeye başladım.
- Demir ne oluyor diye sordu Deniz.
- Bende bilmiyorum Azel aradı Giray'ın başı dertteymiş kalabalık gelin dedi. Dedim Kaner
- Dedemlere haber verelim mi? Diye sordu.
- Dedemi karıştırmayalım ama Kenan'ı arayın en azından durumdan haberleri olsun dedi.
- Tamamdır ben arıyorum dedi. Hızla Kafenin oraya sürdüm 5 dk sonra oradaydık. Ara sokağa daldım.
- Abi dur Giray orada dedi Kaner. Arabayı durdurdum ve hızla Giray'ın yanına koşmaya başladım o da beni görünce bana döndü. Ağlıyordu ve berbat bir haldeydi ama başka bir şeyi yok gibiydi.
- Abi abi Azel Azele yardım edin. Ona bir şey olacak acele edin dedi. Onun geldiği öne doğru koşmaya başladım. Adamları ve yerdeki Azeli görünce daha da hızlandım.
- Uzak durun lan kardeşimden diye bağırdım. Ve en yakınımdaki kişiye yumruk attım yere serilince diğerine. Kaner ve Ege da aynısını yapıyordu. Deniz Girayla beraber arkadaydılar.
Çoğunu dövmüştük ve bazıları kaçmıştı. Son bir iki kişi vardı onları diğerlerine bıraktım ve Azel'in yanına koştum. Baygındı ama yarası yoktu. Ege yanıma geldi.
- Abi astımı var ve başka bir ilaç daha kullanıyor ama nesi var bilmiyorum hızlı ol hastaneye gitmeliyiz (işaret dili) dedi. Hızla Azel'i kucakladım. Çok zayıftı ve yüzü beyazlamıştı. Arabaya doğru koşmaya başladım. Kenan'ı görünce
- Kardeşlerim sana emanet kuzen dedim ve Azel'i arabaya yerleştirdim. Peşimden gelen Ege de binince hızla sürmeye başladım. En yakın hastaneye varınca doktorlar sedyeye aldılar. Doktor
-Nesi var?
- Astımı ve başka bir hastalığı daha var ama neden bayıldı bilmiyorum başka bir sebebi de olabilir dedim.
Hızla acil odasına girdiler. Hemşire
- Siz giremezsiniz. Kayıt açtırmanız lazım hastanın nesi oluyorsunuz dedi.
- Abisi, abisiyim dedim.
- Tamamdır dedi
- Ege sen burada dur ben kayıt açtırıp geliyorum hemen dedim.
10 dk sonra işim bitince yoğun bakımın oraya gittim. Bütün kardeşlerim ve Kenanla Sancak buradaydı. Giray hala ağlıyordu ve Güneş ona sarılmıştı. Ege yere çökmüş oturuyordu. Deniz ve Kaner kuzenlerimizle konuşuyordu. Melih ve Mertse kapıya bakıyorlardı. Deniz gilin yanına gittim.
- Neler olmuş öğrenebildiniz mi? diye sordum. Sancak
- Kuzen adamları yakaladık başındaki kişi Azel'in en küçük abisiymiş iddiasına göre sadece şaka yapıyormuş. Buraya getirdik şu an güvenlikle beraber babasının yanında dedi.
- Ne şakasıymış bu dedim.
- Sanırım uyuşturucu ama çok detay bilmiyoruz Giray bizimle konuşmadı. Bir de sen dene istersen dedi. Duyduğum şeyle sinirlenirken ağlayan kardeşimi görünce ve içerideki kardeşimi hatırlayınca sakın olmam gerektiğini hatırladım. Giray'ın yanına gittim. Ve çöktüm.
- Kardeşim dedim. Ağlayan gözlerini bana dikti ve
- Abi dedi ağlaması şiddetlendi.
- Abi hepsi benim suçum. Benim yüzümden oldu. Ya ona bir şey olursa ben ben. Abi ona bir şey olmayacak değil mi? Dedi. Bende kendimi saldım ve ağlamaya başladım kardeşimi de kollarımın arasına aldım.
- Sakin ol sakin ol bebeğim. Bir şey olmayacak tamam mı ona. Bence o çok güçlü bize bir kere bile boyun eğmedi. Değil mi dedim.
- Abi biz ona hiç iyi davranmadık. Bize o çocuk gibi davranacak diye korktuk ama biz o çocuk gibi davrandık. Azel benim üçüzüm abi ve ben ben çok kötü davrandım ona canını yaktım. Ya bir şey olursa ona ya telafi edemezsem. Beni affetmesin, süründürsün hatta ama ona bir şey olmasın abi dedi Melih.
Hepimiz ağlıyorduk. Nasıl teselli edeceğimi bilmiyordum. Tek çaremiz Azel'in iyi olması için dua etmekti.
- Merak etmeyin her şey yoluna girecek dedim.
- Giray abicim biliyorum çok zor ama bana ne olduğunu anlatır mısın?
- Abi ben Azel'in diğer evdeki abilerinden birinden mesaj aldım. Azel'in kötü bir insan olduğu ve onlara çok çektirdiği ile alakalıydı hepsi. Kanıtlamak ister misin dedi. Allah beni kahretsin ki inandım ona. Bugün buluşmak için bir kafeye gittim. Yanında adamları da vardı ve kafe boştu beni sürüklediler ve ara sokağa götürdüler zorla. Sonra abisi cebinden bir iğne çıkarttı, uyuşturucu iğnesiydi. Ben ben çok korktum. Köşeye sindim hiçbir şey yapamadım. dedi.
Gözleri tekrardan dolmuştu zor konuşuyordu. Duyacaklarım karşısında korkuyordum. Derin bir nefes aldı ve tekrar konuşmaya başladı.
-Siren çalmaya başladı ama onların umurun da değildi bu. O çocuk bana yaklaştı tam o sırada Azel çıktı bir yerden. Beni takip ediyordu biliyordum. Telefonla konuşmamı duymuştu ve yolda giderken onu fark etmiştim. Ama ben kaçacağını düşünmüştüm olanları görünce. Kaçmadı elinde telefonu vardı ve kameraya alıyordu. Abisini tehdit etmeye başladı. Beni bırakmasını yoksa polise gideceğini söyledi. Ama o çocuk bundan etkilenmedi hatta gülmeye başladı sonra beni bıraktılar ve ona yaklaşmaya başladılar. Azel bir anda bana bağırdı koş diye bende koşmaya başladım. dedi.
Artık tamamen ağlıyordu bir yandan da anlatmaya çalışıyordu benimse her kelimesinde kanım daha da donuyordu.
-Yardım çağıracak, polisi arayacaktım ki sizi gördüm. Abi ben ben çok üzgünüm abi. Çok pişmanım. O çocuk bunun şaka olduğunu iddia ediyormuş abi değildi. Valla değildi billa değildi gözleri nefretle bakıyordu Azele, uyuşturucu verdiler ona. dedi.
Duyduğum şeyle kanım donarken elim ayağım titremeye başlamıştı. Kardeşlerimin bu halimi görmesini istemediğim için hızla uzaklaştım yanlarından. Nefes alamıyorum resmen. O çocuğu öldürmem gerekti.
- Hey hey nereye gidiyorsun diye önüme çıktı Deniz.
- O çocuğu öldürmeye dedim. Kolumdan tuttu.
- Saçmalama yapamazsın öyle bir şey. Dedi.
- Saçmalamıyorum. Asıl sen ne yapıyorsun duymadın mı kardeşimize uyuşturucu vermişler?
- Duydum gerizekalı duydum ve inan bende o çocuğu öldürmek istiyorum. Ama peki sonrası. Ne yapacaksın hapse girince, peki kardeşlerine ne olacak bana ne olacak, Azele ne olacak lan abisiz mi bırakacaksın onu. Haklıydı Allah kahretsin haklıydı ne yapıyordum ben.
- Peki ben ne yapacağım nasıl atacağım bu siniri üzerimden. Yerinde duramıyorum nefes alamıyorum lan. dedim ve önümdeki duvara yumruğumu geçirdim ve vurmaya devam ettim. Deniz yerinde sıçramıştı ve ağlamaya başlamıştı. Elimi tuttu.
- Yapma böyle kendine zarar verme korkutuyorsun beni gel çıkalım bahçeye, ilaçlarını iç sakinleş dedi. Ve bana sarıldı ağlıyordu. Ona karşılık verdim.
- Özür dilerim ikiz haklısın hadi gel gidelim. Dedim bahçeye çıktık ve ben ilaçlarımı içtim. 5 dk sonra Kenan geldi yanıma
- İyi misin? diye sordu.
- Ben iyiyim kardeşim nasıl var mı bir haber dedim. Kafasını salladı
- Yok durum stabil. Ama sana iki haberim var ama hiç mutlu olmayacaksın dedi.
- Söyle dedim.
- Azel'in babasını araştırırken- sözünü kestim.
- Babası deme şu adama
- O adamı araştırıyorduk ya hani aradım hızlandırın diye sonuçlar geldi. Haklıymışsınız adamlar hiç tekin değilmiş hatta mağ aile suç yuvası. Adam zaten mafya şirket yalnızca paravan diğer çocukları da bu işi yapıyor hatta kadın bile. Mafyanın dallarından biri de uyuşturucu o konuda içeriden biri bilgi sızdırmış ve istihbaratın öyle haberi olmuş bu aileden yoksa asla fark edilmeyecek şekilde işlerini hallediyorlarmış.
-Azel'i de araştırdık. Ailedeki suça bulaşmamış tek kişi oymuş zaten buna hiç uygun da değilmiş. Tam bir hayalet gibiymiş bu yüzden çok fazla bir bilgi bulamamışlar. Bir süre okula gitmiş ama sonrasında astım ve kalp hastası olduğu için çocuğu okuldan almışlar aslında iyi ve başarılı bir öğrenciymiş. Eskiden bir iki davette gözükse de hep sessizmiş son 3 yıldır falanda hiçbir davete katılmıyormuş. Hatta iddialara göre 2 yıldır evden hiç çıkmamış.
Duyduğum şeyleri hazmetmeye çalışıyordum. Hepsini öldürecektim. Sözlerine devam etti.
- Kuzen bir de dedem olayları duymuş ve Türkiye'ye geliyormuş. Bence iyi yapıyor çünkü uğraşacağımız adamları anca o haklar. Dedi
-Haklısın. Zaten bende onu arayacaktım. Hadi içeri girelim yalnız bırakmayalım kardeşlerimizi. Dedim ve içeri girdik. Hareketlenme vardı.
- Ne oluyor diye sordum.
- Merhaba dedi. O adam. Yüzüne yumruğu geçirmek istiyordum.
- Ne olduğunu soruyorum dedim.
- Bütün bu olaylar için özür dilemeye gelmiştim. Çocuğum sadece küçük bir şaka yapmak istemiş ama biraz abartmış. Zaten Azel'in de kanında hiçbir şey yoktu değil mi doktor bey dedi. Doktor başını salladı.
- Yani bu yüzden bizden şikayetçi olmamanızı rica ediyorum sonu biraz kötü bitse de bu yalnızca bir şakaydı. Hem Azel biraz hassas bir çocuktur çabucak etkilenir bazı şeylerden birazda abartmayı sever ilgi meraklısıdır dedi. Tam adama yumruk atacaktım ki Deniz ellerini omuzuma attı. Ve
- Tabi canım hiç sorun değil olur öyle en nihayetinde çocuklar dedi. Ve güldü. Ben araya dalacaktım ki omuzumu sıktı. Kulağıma yaklaştı
- Sakin ol bu adamla bu şekilde baş edemeyiz biliyorsun dedi. Kendimi zorla da olsa sakinleştirdim.
- Biz gidelim o zaman dedi ve gittiler. Doktor
- Kardeşiniz küçük bir kalp krizi geçirmiş önemli bir şey değil yani. Durumu iyi şimdi odaya alacağız uyanınca taburcu olabilir dedi ve gitti.
- Sancak kardeşimin gerçek durumunu öğren koçum çabuk ol ve iyi bir doktor bul.
- Tamam abi dedi ve gitti.
Acil odasından Azel çıktı. Bembeyazdı ve ölü gibi yatıyordu. Onu öyle gördükçe canım yanıyordu. Bir odaya götürdüler bizde onu takip ettik. En sonunda biz bize kalınca
- Abi neden adamın ve çocuğun gitmesine izin verdiniz. Nasıl kanında bir şey çıkmadı Azel'in ve kalp krizi ne alaka daha kaç yaşında benim üçüzüm.
- Anlatacağım sakin olun tamam mı? Sancak'ı görünce
- Bana iki dakika verin anlatacağım dedim ve Sancak'ın yanına gittim.
- Durum ne dedim.
- Kuzen ben nasıl diyeceğimi bilmiyorum. Dedi
- Hadi abicim uzatmada anlat. Dedim
- Abi Azel'in kanında yüksek doz uyuşturucu çıkmış ve sanırım daha önce de kullanıyormuş. Ama çocuk doğuştan astım ve kalp hastası bunlar biraz ileri seviyeymiş uyuşturucu ile de daha da ilerlemiş. Yani ne zaman uyuşturucu kullansa kalbini tetikliyor kalp krizi geçiriyormuş. Abi kimse bunu bilerek kendine yapmaz. Dedi
- Yani ne diyorsun benim aklım şu anda alengirli cümleleri algılamıyor dedim.
- Yani abi Azele zorla bir süre yüksek dozda uyuşturucu verdiklerini düşünüyorum, dedi. Duyduğum şeyle başım dönmeye başladı gözlerim kararıyordu.
- Abi abi iyi misin bembeyaz oldun.
- İyiyim ben sen devam et dedim. Sancak
- Abi şu anki durumu da hiç iyi değilmiş. Özellikle kalbi çok zarar görmüş. Uyuşturucu bildiğin bitirmiş çocuğu. Bu zamana kadar yaşaması bile mucize dediler. Bugün de resmen ölümden dönmüş. Kalbi kadar ciğerleri de kötüymüş. Bundan sonra adımına bile dikkat etmeli dediler. Duygusal şoklar yaşamamalıymış. Dedi. Ayaklarımın beni daha fazla taşıyamayacağını anlayınca çöktüm sandalyeye. Ellerim titriyordu nefes alamıyorum
- Sen ne diyorsun ya. Ne demek mucize. Ne demek ölümden döndü. Nefes alışverişim düzensizleşmişti.
- Abi abi sakinleş nefes al. Deniz abi çabuk gel diye bağıdı Sancak.
- Demir Demir bana bak nefes al tamam mı? Nefes al. Sakin ol. Sana iğne yapmak istemiyorum hiç sevmiyorsun, buna mecbur bırakma beni. Hem bak kardeşlerimizi korkutuyorsun sakinleş. Dedi Deniz.
Kapıdan bana bakan dolu gözleri görünce haklı olduğunu anladım.
Dönen başımı arkaya attım ve nefes almaya çalıştım, salamazdım kendimi bu kadar. Hele kardeşlerimin gözü önünde ve bir kardeşim içeride baygın ve ölümden dönmüşken. O güçlüyken ben kendimi salamazdım. Zorda olsa nefesimi toparladım.
- Aferin benim ikizime sakinleş hadi yanındayım senin dedi. 1-2 dakika sonra kendime gelmiştim. Bana endişeyle bakan gözleri görünce.
- İyiyim ben hadi siz içeri girin dedim.
- Abi ne oldu sen kolay kolay kriz geçirmezsin dedi Güneş. Ne diyecektim şimdi onlara.
- Abi Azel ile alakalı değil mi? Çok mu kötü durumu. Abi üçüzüm o benim acısını hissetmiyorum ama içimde kötü bir his var. O iyi değil değil mi? Dedi Mert
- Hey hey abinizi yormayın zaten zor bir gündü hadi içeri girin siz. Azel orada ve durumu gayet iyi hadi. Bizde geleceğiz birazdan Dedi Kaner. Sözünü dinlediler ve içeri geçtiler. Deniz, Kaner ve Ege kalmıştı.
- Neler oluyor diye sordu Kaner.
- Neyi var Azel'in? (işaret dili) Dedi Ege.
- Hey hey kardeşlerinize deyip siz yoruyorsunuz abinizi. Yavaş olun biraz. İyi misin sen dedi.
- Değilim. Dedim hala başım dönüyordu ve kulaklarım uğulduyordu. Ayağa kalksam bayılacağıma emindim. Ama bu umurum da değildi.
- Değilim hiç iyi değilim. Ben neden bu kadar kötü bir abiyim dedim. Deniz kafama vurdu.
- Salak saçma konuşma gayet iyi bir abisin dedi.
- Değiliz dedim. Hiç iyi abiler değiliz. Kardeşimiz ölüyormuş az daha. Ve bu ilk bile değilmiş. Zorla uyuşturucu vermişler ona kalbi ve diğerleri çok zayıflamış. Doktorlar mucize demişler yaşamasına. Çok acı çekmiş bizim kardeşimiz. Daha erken bulamadık onu bulsaydık böyle olmazdı belki. Ya da bulmuşken salmasaydık onu korusaydık herkesten hatta kendimizden bile korusaydık böyle olmazdı. Dedim.
Kendimi salmıştım tamamen, ağlıyordum. Diğerleri de duyduklarıyla bir yere çökmüş onlarda ağlıyordu. Deniz ayaktaydı oturamazdı böyle yerlere. Kalbime küçük bir sancı girdi, direk Deniz'e baktım. İyi değildi yüzü beyazlamıştı. Ayağa kalktım. Hala başım dönüyordu ama bunu umursayamazdım. Deniz'i tuttum.
- Biz cidden çok kötü abileriz dedi. Titriyordu sarıldım ve kendime bastırdım. Ağlamaya başlayınca biraz rahatlamıştı. 1-2 dakika kadar öyle kaldık. Sonrasında kendimizi toparlayıp hastane odasına girdik. Azel hala uyanmamıştı. Kardeşlerime döndüğümde ağlıyorlardı ve yan yana oturuyorlardı.
Bende yanlarına çöktüm.
- Abi sen kötü bir abi değilsin hepsi benim suçum dedi Giray. Aptal ben bağıra bağıra konuşunca duymuşlardı hepsini.
- Senin bir suçun yok. Hiç birinizin bir suçu yok tamam mı öyle düşünmeyin.
- Nasıl yok çok üzdük biz onu. Ya kalbi bizim yüzümüzden kötüleştiyse. Dedi Güneş.
- Hepimiz hatalıydık. Ama bakın kardeşimiz, abiniz yaşıyor. Çok acı çekti ama o çok güçlü. Bizde güçlü olmalıyız ve kendimizi affettirmeliyiz. Onu hiç yormamamız hiç üzmememiz gerekiyor. Hep mutlu etmeliyiz tamam mı? Dedi Deniz.
Ona baktığımızda uyanmıştı.
Evettt bir bölüm daha bitti. Umarım beğenirsiniz. Yorum yapmayı unutmayınnnn.
Bölüm nasıldı?
Bizim çocuklar hatalarını anladı ve pişman oldular gibi?
Bakalım ileride neler olacak.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

13okunma 7beğeni 3yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…