6. bölüm · Kudzir
6. Bölüm
Vezir Kudret'i deniz kenarında çok güzel, sakin bir balık lokantasına götürür. Hava hafiften kararmaya başlamıştır. Kudret vakit geç olduğu için Derya'yı arayıp eski bir arkadaşıyla yemeğe gideceğini söylemiştir. Derya Kudret'i biraz sıkıştırır, yalan söylediğinden şüphelenir ama çok uzatmaz. Akşam Zülfikar gelince Kudret'i sorar. "Kudret nerede, gelsin de yemeğe başlayalım hadi" der. Dışarıda olduğunu öğrenince ona biraz sinirlenir. "Bilmiyor musunuz bu evin adetini akşam sofrada herkes olacak demiyor muyum ben" diye söylenir durur.
Kudret gittikleri yeri çok beğenir. Bu hem Vezir'le ilk başbaşa akşam yemeğidir, hem de kendisinin konak dışında ailesinden ayrı ilk yemeğidir.
Kudret: Vezir ben ilk defa dışarda ailemden ayrı yemeğe çıkıyorum. Babam kesin çok sinirlenmiştir.
Vezir: Düşünmeyelim şimdi onları Kudret, artık biz de hayatımızı yaşayalım. Birbirimize çok geç kaldık zaten, daha da ertelemeyelim hayatımızı
Kudret: Haklısın
Vezir: Ne yiyelim, ne istersin
Kudret: Bilmiyorum ki sen seç buranın en güzel yemeği hangisiyse o olsun
Vezir: Tamam o zaman levrekleri çok güzel oluyor ondan söyleyelim
Garson gelir sipariş almak için;
Garson: Hoşgeldiniz efendim siparişinizi alayım mı
Vezir: Hoşbulduk kardeşim bize şöyle güzel ızgara levrek getir, yanında salata olsun, tüm mezelerden getir
Garson: Tabi efendim içecek olarak ne alırsınız?
Vezir: Rakı getir sen bize
Garson: Tabi efendim
Kudret: Vezir rakı söylemeseydin keşke ben pek alışık değilim
Vezir: Çok içmeyiz balığın yanında en iyi rakı gider.
Kudret: Ya sarhoş olursam
Vezir: Ben yanındayım hayatım biz zaten aşk sarhoşu değil miyiz (göz kırpar)
Kudret: Veziiir dalga geçme eve gideceğim babam anlarsa ne derim
Vezir: Bir kadeh içeceğiz sadece ya anlamaz merak etme
Kudret: İyi hadi içelim bakalım bu akşam böyle olsun
Vezir: İşte bu be, bize içelim
Kudret: Bize içelim
Yemekler gelir, yerler, içerler, bol bol gülüşüp sohbet ederler. Kudret'in gözleri hafiften kaymaya başlar. Hafiften başı dönmeye başlamıştır.
Vezir: Kudret iyi misin hayatım
Kudret: Ne güzel hayatım diyorsun Vezir bi daha söylesene
Onun bu hali çok tatlı ve komik gelir gülmesine engel olamaz, tekrar "hayatım" der
Kudret: Bi daha söyle
Vezir: Hayatııımm
Kudret: Bi dahaa
Vezir: Kudret hadi kalkalım hayatım sen pek iyi değilsin
Kudret: Yoooo ben çok iyiyim sen nasılsın
Vezir: Ben de iyiyim :) bir kadehten bi şey olmaz dedim ama senin hemen sarhoş olacağını nerden bileyim be gülüm
Garsona işaret edip hesabı ister, ödeyip yerinden kalkar ve Kudret'in yanına gelir.
Vezir: Hadi canım kalk gidiyoruz
Kudret: (Nazlanarak konuşur) Nereye yaa daha oturuyorduk, tatlı yemedik daha
Vezir: Onu da yarın yeriz canım hadi sarhoşsun sen, gidelim hadi
Kudret: Ben sarhoş değilim sensin sarhoş
Vezir: Tamam canım ben sarhoşum
Kudret: Neyse gidelim buradan burası çok kalabalık olmaya başladı zaten
Vezir: Evet canım hadi tutun bana da gidelim
Kudret: Ben kendim yürüyebilirim ya tutma beni
Vezir: Hayatım ben sarhoşum ya onun için diyorum
Kudret: Tamam tamam dur tutayım da düşme
Vezir: Aynen canım tut da düşmeyim :)
El ele kol kola mekandan çıkarlar ve arabaya doğru yürürler. Arabaya gelince Vezir, Kudret'in kapısını açar binmesini bekler. O sırada Kudret'in başı döner dengesini kaybeder, düşecek gibi olur. Vezir hemen belinden tutup düşmesini engeller.
Vezir: Kudrett iyi misin canım
Kudret: (ağlamaya başlar) midem bulanıyor, başım dönüyor, çok kötüyüm ben Vezir
Vezir: Tamam hayatım derin derin nefes almaya çalış geçecek merak etme, al şu sudan iç biraz
Kudret: Ben sana dedim içmeyelim diye dinlemedin beni
Vezir: Özür dilerim canım bi daha içmeyiz ama şimdi biraz nefes almaya çalış hadi
Kudret: Eve nasıl gireceğim ben bu halde ya
Vezir: Hallederiz onu canım şimdi onu düşünme, sen biraz kendine gel önce, elini yüzünü yıkayalım
Kudret sanki küçücük bir bebekmiş gibi onunla ilgilenir. Saçlarını geriye atar, avcuna su döküp yüzünü yıkar. Arabanın koltuğuna oturmasına yardım edip kapatır kapıyı, kendisi de arabaya biner. Kudret'e dönüp saçlarını, yüzünü okşar.
Vezir: İyi misin hayatım, toparlandın mı biraz, yola çıkalım mı?
Kudret: Midem hala bulanıyor, çok yorgunum, çok uykum var. Veziiir...
Vezir: Söyle canım
Kudret: Hemen gitmesek biraz sarılsak birbirimize, göğsüne başımı koyup dinlensem olur mu
Vezir: Olur tabi sevgilim gel buraya
Kollarını açıp Kudret'i sarıp sarmalar. Başına küçük küçük öpücükler kondurup saçlarını okşar. Bir süre sonra sakinleşince, sessizliğin ve sarhoşluğun da etkisiyle ikisi de kendinden geçerler ve uykunun kollarına teslim olurlar.
Sabahın ilk ışıkları arabanın camından yüzlerine vurmaya başlarken yavaş yavaş güneşe karşı gözlerini aralamaya çalışırlar. Kudret yavaşça kafasını Vezir'e doğru kaldırır, yüzüne kocaman bir gülümseme yayılır. Vezir, hafif açılan gözlerinin altından Kudret'e bakar, o da gülümser. Sonra sabaha kadar Kudret'in omzuna sarılı halde duran kolunun uyuştuğunu farkeder ve ağrıyla beraber esnemeye çalışır. İkisi de sabah mahmurluğundan ve akşamdan kalma hallerinden dolayı hala nerede olduklarının farkına varamamıştır. Birden Kudret'in gözleri açılır ve aklı başına gelmeye başlamıştır nihayet.
Kudret: Vezir biz nerdeyiz
Vezir: Nerdeyiz
Kudret: Aç şu gözlerini be adam bak etrafına arabada uyumuşuz sabah olmuş Veziirrr
Vezir: Dur hayatım tamam sakin ol bi kendimize gelelim
Kudret: Ya ne sakini saçmalama Vezir durumun farkında mısın eve gitmedik diyorum, sabaha kadar arabada uyumuşuz diyorum, babam diyorum
Vezir: Farkındayım Kudret dur bi tamam yapacak bi şey yok napalım olan oldu bi kere
Kudret: Ben ne diyeceğim babama Vezir sabaha kadar nerdeydin diye soracak
Vezir: Benimle olduğunu söylersin nolacak sanki (güler)
Kudret: Çok komiksin yaa dalga geçip durma. Ben ne diyorum sen ne diyorsun
Vezir: Tamam canım kızma dur Allah aşkına bir sakin ol. Bak olan oldu uyumuşuz burada yapacak bi şey yok. Şimdi hemen eve gideceğiz daha saat çok erken zaten, bu saatte kimse kalkmaz. Sessizce girersin eve anlamazlar bile
Kudret: Ya ne şahane bir plan ama bravo Vezir, akşam gelmediğimi bilmiyorlar mı sanki
O an aklına telefon gelir, hemen telefonuna bakar ve Derya'dan gelen 20 cevapsız aramayı görür.
Kudret: 20 kere aramış Derya napıcam ben ya ne yalan uyduracağım
Vezir: Canım bu belki de bir fırsattır, belki de açıklamamız gerekiyordur artık.
Kudret: Sen hala işin eğlencesindesin Vezir
Vezir: Hayır canım yanlış anlama beni, ben seninle dalga geçer miyim. Ben ciddiyim Kudret babana açıklamak için bu bir fırsat olabilir
Kudret: Vezir korkuyorum ben, ya babam bize engel olmaya kalkarsa, ya ilişkimize izin vermezse
Vezir: Korkma hayatım bize bundan sonra kimse engel olamaz. Hem biz babandan izin istemeyeceğiz ki, eğer rızası olursa çok güzel olur ama engel olmaya çalışırsa o zaman seni kaçırırım. Ben senin için her şeye hazırım Kudret, sen de tamam dersen, bizim bundan sonra korkacak hiçbir şeyimiz yok
Kudret: Vezir olmaz ki öyle, babamı kardeşlerimi arkamda bırakamam ki
Vezir: Bırakmayacağız ki zaten canım ama başka çaremiz kalmazsa bir süre uzaklaşmak mecburiyetinde kalabiliriz
Kudret: Olmaz Vezir, bekleyelim biraz daha, çok erken şimdi babama söylersek kabul etmez uygun zamanı bekleyelim
Vezir:(Önüne bakar) Tamam hayatım öyle olsun
Kudret: Vezir kızdın mı bana
Vezir: Yok kızmadım
Kudret: Yalan söylüyorsun kızdın, kırıldın yüzünden belli
Vezir: Kızmadım ama kırıldım birazcık. Ben sana kavuşmak için can atarken senin saklamak için çabalamana kırıldım
Kudret: Öyle deme ama üzülüyorum
Vezir: Tamam üzülme sen ben hallederim
Kudret: Vezir ben de seninle aynı hayali kuruyorum ama zamana ihtiyacımız var, az daha sabret nolur
Vezir: Tamam öyle olsun
Yola çıkarlar hızlıca konağa giderler. Kudret arka taraftan dolanır ve mutfak kapısından içeri girer. Kapıyı kapatacakken uzaktaki Vezir'e bakar ve el sallayıp kapıyı kapatır. Sessizce odasına çıkmayı düşünürken Derya arkasından geliverir.
Derya: Ooo ablacığım hoşgeldin bu saatte nereden geliyorsun
Kudret: Derya sen ne zaman uyandın
Derya: Seni beklemekten uyudum mu diye sormalıydın ablacığım, çünkü aklım çıktı bi şey mi oldu diye
Kudret: Özür dilerim Derya, sizi telaşlandırdım. Babam naptı biliyor mu gelmediğimi
Derya: Merak etme haberi yok akşam erken yattı zaten idare ettim
Kudret: Oh çok şükür, teşekkür ederim Derya
Derya: O kadar kolay kurtuldum sanma Kudret Karslı her şeyi anlatacaksın bana. Geceyi kiminle geçirdiğini anlatacaksın.
Kudret: Tamam Derya ama bana müsaade et çok yorgunum biraz dinleneyim gündüz konuşalım olur mu
Derya: Tamam öyle olsun hadi git de dinlen birazcık
Kudret: Tamam sağol Derya...
Kudret gündüz Derya'ya her şeyi tek tek anlatır. Vezir'i öğrenen Derya kahkaha atarak "şunlara bak ya, siz ne saman altından su yürüten çıktınız ya. Demek senelerdir gizli gizli seviyordunuz da bi şey demediniz" der.
Kudret: Derya aman sakın babamın kulağına gitmesin. Elbette öğrenecek ama şimdilik gizli kalsın
Derya: Tamam tamam söylemem ama çok sevindim abla senin de bir hayatın olsun artık, bu ev için, bizim için ömrünü heba ettin. Çok mutlu olun
Kudret: Sağol Derya iyi ki varsın
Derya: Sen de iyi ki varsın abla
Kudret gece kaçamağını bu şekilde sorun çıkmadan gizleyebilmişti. Hemen Vezir'e mesaj atıp ona da haber verir.
"Vezir, Derya idare etmiş, babam gece gelmediğimi bilmiyor."
" Sevindim canım, sen de rahat bir nefes alırsın artık"
Vezir aslında söylemenin tam zamanı diye düşünüp artık gizlemek istemese de Kudret'i çok baskılamak istemediği için üstelemez. Mecburen bir süre daha gizli saklı devam ederler.
Otogarda otobüsleri kontrol ederken karşıdan Ali'nin geldiğini görür. "Yine nereden çıktı karşıma bu meymenetsiz herif" der içinden.
Ali: Merhaba Vezir bey nasılsınız
Vezir: Merhaba Ali bey iyi iş güç işte uğraşıyoruz siz nasılsınız
Ali: Ben de iyiyim buralara alışmaya çalışıyorum
Vezir: Alışabildiniz mi bari
Ali: Yeni yeni alışıyorum
Vezir: İyi iyi ne güzel
Ali: Siz burada bayağı eskisiniz herhalde değil mi
Vezir: Evet öyle, geldiğimde daha çocuktum nerdeyse
Ali: Zülfikar bey ile o zaman mı tanıştınız
Vezir: Ben biliyordum onu tabi ama o beni 4-5 yıl sonra falan farketti o zamandan beri de yanından hiç ayrılmadım
Ali: Aileden biri gibi olmuşsunuzdur artık o zaman
Vezir: Eh yani biraz öyle oldu
Ali: Çocuklarıyla da kardeş gibi olmuşsunuzdur tabi
Vezir: (hafif şaşkınlıkla) yani evet öyle sayılır ama yine de saygımı korurum onlara karşı
Ali: Ne güzel. Vezir bey ben size bir şey sorsam, Karslı ailesine çok yakınsınız ya bir tek size sorabilirim çünkü
Vezir: Ne soracaksınız
Ali: Kudret hanım nasıl birisi, yani nelerle ilgilenir, nelerden hoşlanır, hiç mi dışarı çıkmaz
Vezir: (kaşları sinirden çatılır, Ali'yi dövmemek için zor tutuyordur kendini) Neden soruyorsunuz size ne Kudret hanım'dan Ali bey
Ali: Merak ettim, sadece iki kere görüşebildik ama biraz sessiz ve mesafeli birisi o yüzden çok tanıyamadım
Vezir: Merak etmeyin Ali bey, öyledir Kudret hanım mesafelidir, herkesle konuşmaz
Ali: Yanlış anlamayın beni, kötü bir niyetim yok, ben tanımak istiyorum kendisini, siz de yıllardır yanlarındasınız ya o yüzden yani
Vezir öfkeden patlayacak gibidir, gözlerini kapatır kafasını hafif yana çevirir, sonra gözlerini açıp Ali'ye ters ters bakar
Vezir: Ali bey burada tatsızlık çıkmasın siz sorduklarınızı da Kudret'i de unutun, ben de hiç duymamış olayım
Tam dönüp gidecekken Ali tekrar konuşur
Ali: Durun bi saniye Vezir bey neden böyle sert tepki verdiniz anlamıyorum. Ben yanlış bi şey demedim ki. Kudret hanımın numarasını verir misiniz ben kendisiyle konuşayım en iyisi
Vezir: Ulan sen kimsin de Kudret hanımın numarasını vereceğim ben sana
Ali: Bakın size hak vermeye çalışıyorum, beraber büyümüşsünüz koruma içgüdüsüyle böyle davranıyorsunuz ama sakin olun. Geçen akşam ben Kudret'e hanıma ona olan ilgimden bahsettim görüşmek istediğimi söyledim, numaramı vermiştim ama belki biraz çekingen davrandığı için aramadı. Siz numarasını verirseniz ben aramak istiyorum onu.
Duyduklarından sonra kan beynine sıçrar Vezir'in. Sinirlerine daha fazla hakim olamaz. Ali'nin yakasına yapışır. Bir eliyle gömleğinin boğaz kısmından yakalar, diğer eliyle de çenesinden tutup yüzünü sıkar. Ali de onu uzaklaştırmaya çalışır.
Ali: Bırakın beni ne yaptığınızı sanıyorsunuz bu kadarı da fazla
Vezir: Lan bana bak otogar demem, kalabalık demem, hocanın yeğeni demem senin ağzını burnunu kırarım. Uzak duracaksın Kudret hanımdan, bi daha sağda solda sorduğunu duymayacağım, anladın mı beni? Aklından bile geçirmeyeceksin, tamam mı lan
Yakasından tutarken iterek kenara fırlatır Ali'yi, hışımla döner arkasını ve gider. Ali de kendine yediremez bu durumu, arkasından söylenir.
" Sen kimsin lan asıl, seni adam yerine koyup soran da kabahat. Ben sana yapacağımı bilirim. Uzak duracakmışım, sen bekle bakalım kim uzak duracak göreceğiz"...
