1. bölüm · Kristal mirası
1.bölüm
Savaşın gürültüsü su evrenin'in sesizliğini paramparça etmişti.
On bir sene önce Bir zamanlar berraklığıyla huzur veren Su Krallığı,şimdi dalgaların öfkesiyle sarsılıyordu. Gökyüzü, çarpışan büyülerin mavi ve beyaz ışıklarıyla aydınlanıyor, kristal kulelerin arasından yükselen çığlıklar kılıç seslerine karışıyordu.
Küçük prenses nefes nefese koşuyordu elini sımsıkı tutan ablası, onu sarayın ardındaki dev kristale doğru götürdü. Küçük prensesin kalbi öyle hızlı atıyordu ki savaşın gürültüsü bile ona uzak gelmeye başlamıştı."Neredeyse geldik."dedi ablası,ablasının sesi sakindi.Sanki etraflarında bir savaş değil de birazdan dinecek bir fırtına vardı.
Kristalin arkasına geçtiklerinde ikisi de diz çöktü.Prenses titreyen sesiyle,"Abla... Annemle babam kazanacak değil mi?" diye fısıldadı.Sözleri boğazında düğümlendi Kristalin kenarından dikkatlice baktığında annesiyle babasının geri çekilmeye başladığını gördü. Düşmanlar gittikçe yaklaşıyordu Yüzündeki korku yerini kararlılığa bıraktı.
Tekrar kardeşine döndü, dizlerinin üzerine çöktü ve iki eliyle onun minicik yüzünü tuttu."Şimdi beni çok dikkatli dinle."Boynundaki ince zinciri çıkardı.Ucunda, su damlasını andıran berrak mavi bir kristal vardı.Kolyeyi kardeşinin avucuna bıraktı.Minik parmaklarını tek tek kapatarak kolyeyi sıkıca kavramasını sağladı."Bu artık sende kalsın."Küçük kız başını iki yana salladı."Hayır... Bu senin."Ablası hafifçe gülümsedi."Geri geldiğimde bana verirsin."Küçük prenses gözleri doldu."Sen gidiyor musun?"Ablası eğildi, kardeşinin alnına küçük bir öpücük kondurdu."Geri geleceğim."Sonra yüzünü iki elinin arasına aldı."bana söz ver burada kalıcaksın ve ne olursa olsun burdan çıkmıcaksın."Ama..." "Söz ver."Küçük prenses korkusunu yutkunarak başını salladı."Söz."Ablası son kez yüzünü okşadı."Cesur prensesim benim..."Arkasını döndü.
Kristalin ardından attığı ilk adımla birlikte savaşın uğultusu yeniden üzerine çöktü. Mavi büyüler etrafında parlıyodu.Küçük prenses ise kristale yaslandı. Avucundaki kolyeyi iki eliyle sımsıkı tuttu.Ablasının savaşın içinde yavaş yavaş gözden kayboluşunu sessizce izledi. Gözkapakları yavaş yavaş ağırlaştı.Savaşın sesleri yavaş yavaş uzaklaştı. Avucundaki kristal hafifçe ısındı, etrafını solgun mavi bir ışık sardı.Başını kristale yasladı.Ve uykunun vicudunu ele geçirmesine izin verdi..
