5. bölüm · "Kripton’un İki Güneşi"

Bölüm 4: Camdan Saraylar ve Çelik Gerçekler

Alex Micholsen

Ertesi gün "Linda", Clark işteyken Metropolis kütüphanesinde insanlık tarihini araştırmaya başladı. Savaşlar, kıtlıklar, bitmek bilmeyen güç kavgaları... Okudukça içindeki o "düzen kurma" dürtüsü daha da kabarıyordu. Tam o sırada, şık takım elbisesi ve sahte ama güven verici gülümsemesiyle Lex Luthor belirdi.
"Tarih can sıkıcıdır, değil mi Bayan Linda?" dedi Lex, yanındaki rafa bir kitap bırakarak. "Hep aynı döngü. Zayıflar acı çeker, güçlüler ise... izler."
Luthor’un Zehri
Lyra, karşısındaki adamın kalp atışlarını dinledi. Clark’ın bahsettiği o "tehlikeli dahi" buydu. Ama Lex’in sesi o kadar sakin, mantığı o kadar düzgündü ki:
"Kuzeniniz Clark harika bir adamdır, ama bir hayalperest. O, bu karıncaların kendi başlarına devasa yapılar inşa edebileceğine inanıyor. Ama bak..." Lex, cebinden küçük bir tablet çıkardı ve o anki canlı haberleri gösterdi. "Şehrin öteki ucunda bir grup insan, sadece farklı düşündükleri için birbirini darp ediyor. Clark orada değil. O, bir kediyi ağaçtan indirmekle meşgul."
Lyra kaşlarını çattı. "Bizim gücümüz bu nefretleri durdurabilir."
"Kesinlikle," dedi Lex, gözlerinin içine bakarak. "Clark sizi kısıtlıyor çünkü sizin parlamanızdan korkuyor. O, insanları çocuk gibi görüyor; ben ise sizin gibi bir gücün rehberliğine muhtaç bir medeniyet görüyorum. Ona söyleme, ama elimde senin Kripton teknolojini dünyaya entegre edebilecek projeler var. İnsanları açlıktan, hastalıktan kurtarabiliriz. Clark'ın 'etik' kuralları olmadan..."