10. bölüm · Kraliyet büyücüsu
100 okunma şerefine
" Üç kişinin bildiği sır, sır olmazdı. Bu yüzden de diğer ikisi ölmeliydi. "
~
Liva bir iblis!
Tekrar tekrar zihnimde Zoey'nin dediklerini düşünüyordum. Adeta beynimden vurulmuşa dönmüştüm ancak buna rağmen ses çıkarmadan onu dinlemeye devam ettim.
" Hala nasıl olduğunu anlamış değilim, " Dedi Zoey. Onu göremesemde küçük bir tebessüm ettim. " Daha geçen gün Akademiden çıkmayı denedin, öyle değil mi? Ama koruyucular çok güçlü. İçeriden veya Dışarıdan gelebilecek her türlü büyüye karşı muazzam bir savunması var. Ama o İblis Kız, hiç uğraşmadan gizlice bunu yapabildi. Bu bile onun karanlık gücünün birinizi olmadığının göstergesi. Bir iblisi engelleyemezsin. Onları yalnızca öldürürsün. "
" Peki sen Efsa, sen nasıl bu kadar körü körüne ona inanıyorsun? Belki de tüm söyledikleri bir yalandan ibaret, ha? "
" Aptallık etme Zoey, " Diye yükseldi Efsa. " Nasıl şüphe edeyim ki? Kör müsün yoksa sağır mı? Tüm krallıklar, herkes, heryer Liva'yı konuşuyor. "
" O kızı Gnark'a bildireceğim. Belki seni onun iblis olduğuna inandırabilecek bir kanıt sunar bize. "
Artık bundan ilerisini duymak istemediğim için geldiğim yeri tekrardan sessizce dönüp ses çıkarmamaya özen göstererek geri Yemekhaneye ilerledim. Sesimi olabildiğince titretip Karanlığa seslendim.
" Zoey, Efsa, kimse yok mu? " Diye konuştum. Benim seslenmem ile Efsa koşar adım yanıma geldi, yüzünde korku ve endişe vardı.
" Liva iyi misin? Çok endişelendim. Bayan Crime gelmeme izin vermedi. Ay, benim salak aklım! Hadi otur ayakta durma. "
Efsa kolumdan tutarak beni bir sandalyeye oturtu koşar adım biryere giti ve aynı hızda yanıma geri geldi elinde bir bardak su vardı elindeki suyu dudaklarıma dayayıp içmem için yardımcı oldu
" daha iyisindir umarım li "
Kafamı evet anlamında saladım o ise dudaklarında küçük bir tebessüm ile bana baktı
" efsa yeter artık gel buraya birazdan yemekler gelicek gel ve bana yardım et birilerinin aksine ben aylaklık yapmayı sevmem " sesindeki tonlama iğneleyici bir sekildeydiki bana laf sokmaya çalıştığı kesindi sadece gözlerine bakmakla yetindin zoey ise gözlerini devirip içeri giti.
Efsa ise bana baktı özür dilerim dercesine ayaklanıp içeri giti onun gitmesi ile gözlerimin dolması bir olmustu
Ben iblismiydim yoksa bu sadece bir yanlış anlamamı yoksa beni ateş çıkardığı için mi böyle düşünüyorlardı belkide annem beni buyuzden öldürmeye çalışıyordu... iblis olduğum için. Beynimden geçen düşünceler gerçekten sinir krizi geçirmek üzereydim derin derin nefesler alıp sakinlesmeye çalıştım arkamdan gelen ses ile oraya döndüm yemekler gelmişti ayağa kalkıp mutfak kısmına geçip zoey ve efsayı aradım
Efsa ve Zoey yemek dağıtmak için hazırlanıyorlar yanlarına gidip uzun salık gri saçlarımı sıkı bir at kuyruğu yaptım elbimsemin köşesini daha çok sıkıp göğüslerimin daha toplu olmasını sağladım üstümdeki pelerini çıkarıp sağ taraf bıraktım elime eldiven giyip saçlarıma bone bağladım .
Benim için ayrılan yemeklerin başına geçtim kan paketleri ve meyve vardı yaklaşık beş dakika sonra öğrenciler gelmeye başlamışlardı ama hiçbiri yemek almıyordu hepsi sadec sırada bekliyordu sanki birinin onlara yemek alın demesini bekliyorlardı hata artık müdüre hanım bile gelmişti ama o bile yemek almamıştı yemek alan tek bir kişi vardı ada mair yanımda duran efsaya dönüp " neden kimse yemek almıyor " diye fısıldadım tam bana cevap verecekti ki Ateşi önümüzde belirtmesi ile susup ona yemek koydu ateşle beraber diğer öğrencilerde yemek almaya başlamıştı
Ne yani herkez Ateşimi bekliyordu hadi ama neden . Bir dakika bir dakika ateş buranın ogrencisimi hemde baş ogrwnci hasiktir
" daha iyimisin liva " dedi Ates benim için endiselenmismiydi?
" Beni düşündüğünüz için teşekkürler efendim evet daha iyim "
" uz ekinde efendim ekinide sikecem şimdi "Ateş ağzının içinde homurdandıp gitmişti ne dediğini gram anlamamıştım hızla ilerleyen sırada benim işim daha kolaydı çünkü zaten benim önümdeki yemekten sadece vampirler besleniyordu ki buda muhatap olduğum kisis sayısını baya düşürüyor.
Yemek dağtımı bittikten sonra gelen yemek kaplarını geri teslim edip öğrencilerin yemeklerinin bitmesini beklemeye başladık
" efsa yani şey yemekten sonra ne yapıcaz"dedim ama hem kısık hemde çekingen bir sesle
" öğrenciler yemeklerini yesin onların tabilotlarını alıp oturdukları masaları silicez binevi garson gibi "
Anladım derecesine kafa saladım kafamı masaların olduğu tarafa çevirdiğimde 3 masanın yemeğini bitirmiş sohbet ettiğini gördüm efsaya dönüp kafa işareti ile boş olan masaları gösterince ayağa kalktı bende onunla beraber ayağa kalkıp onunbpesinden ilerlemeye başladım efsa sağ masayı alırken bende sol masayı aldım .
Öğrencilerin önünden tabloları alırken sürekli eğilmek zorunda kalıyordum ve buda karşı taraftaki bir kişinin içimi görmesine sebep oluyor ki bende bunu engellemek için sürekli elimi göğüslerinin üstüne koyuyordum ve tek ele iş yapmak çok zordu
Sonuncu tabilotu alıp el arabasına koyduktan sonra arabayı itip mutfak kısmına boşaltım ve tekrardan masalara göz gezdirdim artık herkez yemeğini bitirmiş ve kendi aralarında sohbet ediyordu . Tek tük masalrda tabilot kalmıştı onuda zoey halletmişti tabilot yıkama işini dış muhafızlar haledecekmis bu efsadan öğrenmiştim ve gerçekten sevindiğim bir durumdu tabilotlarin gitti ek arabasında en az 2 bin tabilot vardı .
Elimdeki son kan paketinde son gelen Vampir öğrenciye verip derin bir oh çektim gün boyu tabilot sil yerleştir masa sil derken çok yorulmuşum ve biran önce küçük kulübeme gidip şominenin başında uyumak istiyordum
Çıkacağımı haber vermek için etrafa bakarken zoey ve efsanin hararetli hararetli biri ile bir şey konuşuyor du o an aklıma zoeynin gnreke benim iblis olabilme olasılığını söyleyeceği geldi gerçekten iblis olduğumu düşünüyorlardı sadece kafa salamakla yetindim ve gelirken getirdigim çantayı alıp akademinin geniş kapıların orda durup ısız karanlık ve sesiz ormana bakıp iç çektim arkamda hisetigim enerji ile adım seslerinin dinlemeye başladım
" içeriden nasıl çıkabildin"
" yürüyerek " dedimbilmis bir eda içinde
" büyü kalkanını nasıl kırmayı becerdin "
" büyü kalkanımı neyse onu kırmadım yürüdüm ve çıktım "
Neden bunu bu kadar üs telemiştiki alt tarafı bir kapıdan çıktım .
" hadi gel seni evine bırakayım "
" gerek yok ben kendim giderim "
" inat etmede yürü burası o senin kralığına benzemez akademiye kabul edilmeyen diyer yartıklar akademidekj öğrencilere saldırırlar "
" akademide öğrenci olmadığıma göre sıkıntı yok " dedim ve merdivenlerden inip evime daha doğrusu küçük kulübeme giden orman yoluna girip sesiz ısız ve karanlık olan orman yolunda sadece benim ve Ateşin adım sesleri geliyordu ve bunu Ateşin hayat enerjisinden ve vücudundaki sinir kokusundan anlaya biliyordum .
Yolu kapatan dalın altından eğerek geçtim ve benim bu hareketi.e karşılıkla arkamdan bir fısıltı ardından gürültülü bir ses duydum burnuma gelen öfke kokusu ile bu sesin Ateşten geldiği geldiği anladım büyük ihtimalle beni eğilip geçtiğim dalı kırıp atmıştı. Küçük kulu emi görünce dudakları.da istemsiz bir tebessüm oldu arkadan gelen enerji ile Ateşin daha gitmediğini anladım arkama hiç bakmadan kendi Küçük evime doğru ilerledim
. Hisetigim enerjin azalması ile arkamı döndüm ,Ateş ağacın önünde durmuş bana bakıyordu ve net giremesmde galiba bana gülümsüyordu . Ona el sallayıp bende eve doğru ilerledim nede olsa bana burya kadar yoldaş olmuştu bence bunu hakkediyor evimin önünde durup çantamdan anahtar ile kapıyı açtım ve iceri geçtim elimdeki çantayı koltuğa koymak için ilerlemistim ki gördüm ile dona kaldım
"O" gelmişti hemde bana
&&&&
Ay ay hissediyorum hissediyorum yeni karakter geliyor sizce kim geldi yada kim gelmiş olabilir
Bir sonraki bölümde sizce Ateş ne yapacak sizi seviyorum bölüm hakinızdaki düşüncelerinizi yarım yapmayı unutmayın öpüldünüz
100 okunma olmuşuz
