KORUMA kitap kapağı

2. bölüm / 5

KORUMA

2. Bölüm/Bir taşla iki kuş

Vaveyla Yazarı: Yaren Taşkara

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 2. Bölüm/Bir taşla iki kuş

Yüzüme batan güneşin ışığı vuruyordu. Yattığım yerde gözlerimi açtım. Tam yatağımın karşısında boydan bir cam vardı. Güneşin cama yansımasını izledim biraz. Daha sonra yattığım yerde doğruldum. Başımın ağrısı geçmişti. Ama elimdeki derin kesik ağırmaya başlamıştı. Elimi yumruk yapamam da çok sinirimi bozuyordu.
Ama bu bana engel bir neden değildi. Bu elimin yaraları iyileşmeden bu aileyi yıkmak için geri gelecektim.
Yataktan kalktım ve banyoya girdim. Saçlarımı arkama doğru atıp yüzümü yıkadım. Ardından duşa girdim. Duştan çıkınca havluyu üzerime sarıp aynanın karşısına geçtim. Kızıla kaçan gözlerimde bu sefer hırs ateşi görüyordum. Banyodan çıktım ve şarkı listemden ilk şarkıya tıkladım.
Oda melodi ile dolunca yüzümde gülümseme oluştu.
Ne olursa olsun şarkıya kapılma denen bir gerçek vardı.
Çalan şarkının sözleri gelince ben de mırıldabmaya başladım.
"Böylesine tahmin etmemiştim, kafamda iki kişi hep çeliştim.
Yardımına gerek yok oldu işte, sanırım duygusuz bi canavara dönüştüm. " Şarkı devam etti. Ben de dolaptan giyinecek birşeyler baktım. Bir pijama takımı aldım. Herzaman ki gibi kahverengi bir pijamaydı. Saçlarımı kurutmayı hiç sevmediğim için sadece havlu ile sıktım.
Bu sırada şarkılarım çalmaya devam ediyordu, şuan birader çalıyordu. Bu şarkıyı ne zaman dinlesem değişik hissediyordum. Nedenini ben de bilmiyorum.
Bir anda telefonuma bir bildirim düştü. Hızlıca elime alıp kendimi yatağa bıraktım.
Gelen bildirimi okudum.

Kaan Korkut sizi arkadaş olarak ekledi.

"Ha bir sen eksiktin. Sidikli bok. Şu an sinirlerimi kimse bozamaz anladın mı beni! " Diye bağırdım. Evet kesinlikle sinirlenmedim. Çok sakinim şu an. "Hayır neden beni ekliyorsun ki. Götten bacak! "
Annesine dövmemi mi istiyordu. Neden beni ekliyordu bu akıl hastası. Ruh hastası.
Arkadaşlığı reddettim ve telefonu kapadım. Şarkılarımı huzurlu bir şekilde dinlemeye devam ettim.
Yada uyuya kaldım orası kesin değildi. Sinir krizlerinden sonra vurdukları ilaç yüzünden iki gün sarhoş gibi geziyordum. Ve bu bana bağımlılık yapmıştı. Vücudum durmadan bu ilacı istiyordu. Gözlerim yavaşça kapandı ve sonrası yine karanlık.

.......

Gözlerimi açtığımda odamda birilerinin dolaştığını hissettim. Elim yastığımın altındaki silaha doğru uzandı. Sonra bir anda Hilal'in sesini duydum.
"Bahar kalk hadi be. Sende ki de ne uyku. Hayır yani böyle bir günde nasıl uyursun sen? "Diyip banı dü etmeye başladı. Yatakta döndüm. Ona gözlerimi diktim.
" Sanki gerçekten evleniyorum ya. Satıyorlar beni,satıyorlar." Elimi havada sen nasıl dostsun dermiş gibi salladım.
"Ay sus gece boyunca ağladım zaten. " Deyince bakışlarım sertleşti.
"Kim ağlattı seni. İfadesini alalım hemen. " Dediğimde beni şaşırtan bir cevap verdi.
"Sana ağladım. " Dediğinde yatağıma oturup dizlerine vurmaya başladı. "Benim dostumu satıyorlar yetişin komşular. Kız elden satılıyor. " Dediğinde gülmeme engel olamadım. Tam bir deliydi.
Bir anda surat ifadesi değişti. Bana dönüp yüzünde hep oluşan o sırıtışı kuruldu. "Nekadara satmışlar seni? " Dediğinde ona sadece baktım. Bu nasıl soruydu be.
"Sana inanamıyorum bunu nasıl sorarsın! "
Dedim ve yanımdaki yaptığı ona fırlattım.
Bir anda kahkaha atmaya başladı.
"Dur ya. Ne kadara sattılarsa 5 katını verip ben alırım seni. " Dediğinde ben de güldüm.
O da güldü sonra birden durdu.
"Sen heralde beni baya düşük fiyatlı sandın. "
Dediğimde ise bana gözlerini belertti. "Sen ne demek istedin sen bana düşük bütçeli mi dedin! "Dedi kendini gösterip bir yandan da bağırarak.
Elimle onun elini indirdim, " Hayır sadece ben düşündüğünden daha fazlasıyım. Benim değerim yüz milyon dolar. Amerikan doları hemde. "Dediğimde kahkaha attı. Ben de güldüm.
Sonra odama baktı. Bağzı yerlerde yüzü buruştu. " Üff erkek misin sen be kızım. Bir tarafta box torbası bir tarafta simsiyah ve kahverengi eşyalar. "Dediğinde somuttum. Kendisi gökkuşağından düşmüş gibiydi. Korkarım bir cenazede giyinmeye siyah eşyası yoktu.
" Hayırlatırım bunlara birer renk. Ve erkek olmakla ne alakası var. Bazı erkeklerde kadın gibi pempe giyip dolaşıyor. "
Sinirle yüzüme baktı. "Bir kere o pempe değil pembe. "
"Hayır pempe! "
Bir anda benim sinir krizi olan bir vatandaş olduğumu anladığıniçin sustu. Sonra şu ânâ kadar hiç fark etmediğim beyaz elbiseyi gösterdi. Sonra kaşlarını kaldırarak yüzüme baktı.
"Ben bu elbiseyi hayatta giyinmem! "
"Damatlık mı giyineceksin Bahar! "
Nefes alıp verdim. Sadece birkaç saat sonrası herşeyin yeni başlangıcı.
Yataktan kalktım. Banyoya girip yüzümü yıkadım. Dişlerimi de fırçalayıp odaya geri döndüm.
"Hadi giyineyim şu kefeni. "Diyip elbiseye uzandım.
Giyinme odama girip ilk defa beyaz birşey giyindim. Giyinme odasından çıkınca Hilal'in sonuna kadar açılmış gözleri ile karşılaştım.
" Ben yeni bir hayata adım atacağım derken kefen giyip satılığa çıkacağım demek istediğimi düşünmüyorum şahsen. "Diye itirazda bulunurken o çoktan hayal aleminde kayık yüzdürmeye başlamıştı.
" Sen muhteşem olmuşsun. Nasıl desem? "
Hemen atılıp, "Ölü gibi. " Dediğimde güldü.
"Hayır adın gibi. Yani doğaya can veriyormuş gibi. Muhteşemsin ya. "
Tam gözleri doldu ki hemen toparladım.
"Aa hadi gidelim artık. Yoks ben cidden ölücem birazdan. "
Çantasını alıp odanın çıkışına ilerledi ben de odama son kez baktım. Bir köşede box torbasına attığım öfke yumrukları, krizlerim, ağlamam, gülmem, bağırmam ve diğer tüm geçmişim bu odadaydı.
Ve artık hepsi son bulmuştu. Elimdeki yaraya baktım. Hala kapanmamıştı ve bu ailenin sonu gelene kadar da kapanmasına izin vermeyecektim.

Odam evin en üstündeydi. Ve kattaki tek odaydı. Bu yüzden varmak için uzun ve dar bir koridoru almam gerekirdi.
Benden uzak olmak için beni bu odaya atmışlardı. Aslında benden uzak olmaya çalışırken farkında olmadan tepelerine kondurmuşlardı.
Odamın burada olması bir yandan da iyiydi.
Ben de onlardan uzak oluyordum.

Beyaz elbisenin bacağında büyük bir yırtmaç vardı. Açıkçası modeli güzeldi. Kolları omuzlarımdan sarkıyordu. Sırtı ve boynun bölgesi açıktı.
Üzerinde katmanlardan oluşan bölüm vardı.

Hilal ile koridorda ilerledik. O benden daha heyecanlıydı. Acaba satılmam hoşuna mı gidiyordu. Hala çözebilmiş değildim.
Koridoru bitirince merdivenleri inmaya başladık.
Attığım her adımda yırtmaçtan çıkan bacağım çok idaalı duruyordu.
Merdivenin ortasından inmeye başladım.
Hilal biraz da önümden gidiyordu.
Merdivenler bitince yine onlarla karşı kaşıyaydık.
Hepsinin gözlerinin içine baktıktan sonra sona kalan basamağı da indim.
Hilal kapıya yakın bir yerde onları ve beni izliyordu.
"Bu bu kadar güzel miymiş ya? " Dedi Han beni gösterip.
Başımı gülerek kenara çevirdim. "Ölüye kefen giymek yakışır." Dediğimde dudağındaki sırıtış kayboldu. "Artık beni satın alacakları yere gidebilir miyiz. Yaksa bu güzelim elbise kana bulansın istemem. "
Diye onlara sataştım. Şerefsizliklerini yüzülerine vurmak çok hoştu.
Haluk birşey diyecek oldu sonra sustu. Kapıya yöneldiler. Hepsi sanki beni satmayacakmış gibi güzel giyinmişlerdi.
Sema, kırmızı bir elbise. Haluk mavi takım elbise. Han ise babasının çakması olarak aynı takımı giyinmişti.
Kapıdan çıktılar. O sırada Hatice abla ile göz göze geldik. Yüzünden düşen bin parçaydı.
"Çok güzelsin herzamanki gibi. " Dediğinde gülümsedim. O bana daha çok aile olmuştu. En azından olmaya çalışmıştı. Hızlıca ona sarıldım. Onun kollarını da sırtımda hissettim. "Bir gün bunları bitirdikten sonra seni de kurtarıcam bu çukurdan. "
Ondan uzaklaştım.
"Sen ilk kendini bi kurtar. Sen kutul ben başka birşey istemem. "
Gözlerine baktıktan sonra Hilal'e batım.
Kapıya doğru ilerledim. Hilal de yanımdan geliyordu. Önümüzdeki siyah arabalara baktım. 8 tane araba vardı.
Arabaları gösterip, "Görüyormusun hepsi gösteriş. Birini satarken bile gösterişten kaçınma yok. "
Hilal bu söylediğime güldü o gülünce ben de güldüm. Bir yandan da arabalardan birine ilerledik. Kapıyı açıp arabaya bindim. Hilal de yanıma oturdu. Araçlar hareket etmeye başladı. Birkaç dakika boyunca kimseden ses çıkmadı. En sonunda şoför den ses geldi.
"Hayırlı olsun Bahar Hanım. "
Ben ona başımı sallarken. Hilal gülmeye başladı. "Bence de bol hayırlı bir düğün olacak. "
Şoför ne olduğu hakkında bilgisi olmadığı için tepki vermedi. Ben ise Hilal'in ağzını kapatmaya uğraşıyordum.
"Kız bi sus. Değişik espriler de yapma. "
Hızlıca toparlandı. "Tamam, tamam. Ay çok sıkıcı. Şoför bey bize şarkı açarmısın. "
Şoför hızlıca ekrana tıkladı. Radyodan tanıdık bir ses yükseldi.

Çökmüş akşam üstüme.
Yığılmışım yerlere, kalmışım.
Olur olmadık bir anda, gelir yakalar bu his seni, ah seni.
Yakmışım da ben de yanmışım.
Sararmış resmine dalmışım.
Yakmışım da ben de yanmışım.
Takılmış geçmişe kalmışım.
Hiç umrumda değil. Günlerden nedir.
Ben sende esir.
Hiç umrumda değil. Günlerden nedir.
Bu derdi bitir.

Şarkının melodi kısmı girdi araya. Camı açıp dışarıya baktım. İçime derin bi oksijen çektim. Gözlerimi kapadım.
Aslında umursamamaya çalışıyordum. Herşeyi, bunca zamana kadar yaşanmış herşeyi. Beni sevmeyen bir topluluğun içinde büyümeyi ben de istemezdim. Ya da sinir hastası olup krizlere girmeyi istemezdim. Elimde,kolumda kesik izleri olsun istemezdim.
Elime baktım. Yara hala açıktı. Çünkü sürekli onunla uğraşıyordum. Verilmiş bir süre vardı. Bu yara tamamen iyileşene kadar ben onları bitirecektim.
Biraz daha gittikten sonra sonunda büyük bir alana vardık.
Arabadan inince koltukları ve diğer süslemeleri gördüm. Açık bir alandı. Arkada bi otopark vardı.
Hilal koluma girdi. Beni ilerletmeye başladı. Ona uyup sandalyelere doğru ilerledim. Konuklar vardı. Konuk dediğim mafyalar. Benim oturacağım yere doğru ilerledim. Masanın hemen önünde Ali Bakır vardı. Onun tam karşısında durdum. Bana sandalyeyi gösterdi. Hızlıca sandalyeye ilerledim. Oturdum o da diğer sandalyeye oturdu. Hilal de benim şahidim olacaktı.
Hopörlörden bir ses yükseldi.
"Hepiniz hoş geldiniz. " Bir alkış yükseldi.
"Bu gün burada Batak ve Bakır ailelerinin mutlu günlerine ortak olmaya geldik. "
Bir aklış daha yükseldi.
"Ve şimdi Nikah şahidi huzrunda bunu resmiyete dökeceğiz. "
Yanımda ki adama baktım. Kahve saçlı sakallı bir adamdı.
Nikah şahidi konuşmasını yaptı. Daha sonra bana döndü. "Sayın Bahar Batak, Ali Bakırı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz? "
Tüm bakışlar bana döndü. Tam şu an biri beni kurtarsın.
Bir anda silah sesleri duyuldu. Daha ne olduğunu anlamadan. Etraf toz duman olmuştu. Bu bir kaçıştı. Herkes kurşunların nereden geldiğini anlamaya çalışırken hızlıca masadan kalkıp koşmaya başladım.
İnsanlar masaların altına girmişti. Bağzıları vurulmuştu. Topluluğun arasından ilerlemeye başladım. Kurşunların etrafından dolandım. Zaten göz gözü görmüyordu.
Arabaların olduğu yöne ilerledim. Hızlıca birinin kapısını açtım. Hemen içine bindim. Kurşunlayan arabalar hızlıca gitmeye başladı.
Ben ise elimi kalbimin üstüne koydum. Derin derin nefes alıp verdim. Arabanın anahtarı üzerindeydi. Arabayı çalıştırıp sürmeye başladım. Plan batmışyı ama başka bir plan hemen devreye girmişti.
Arabayı hızlıca çıkışa doğru sürmeye başladım. Alandan uzaklaştım. Arkama bakmayı ihmal etmedim. Arkamda beni takip eden yoktu. Yanımda telefonum da yoktu. Zaten bir tek Hilal'in numarası vardı.
Arabayı sahil yoluna saptırdım. Ana yolda gidemezdim. Ehliyetim yoktu bi kere.

Öğlen olmuştu. Sahilde araba ile ilerlemeye devam ettim. Radyoyu açtım. Bir şarkı çalmaya başladı.

Ben duramam, buralar dar efendi
Fırtınalar boyum aştı da göğü deldi.
Ahımı al, sar sinene, senin olsun.
Bi umudum var onuda soldurmam be canım.

Şarkının sonuna yetişebilmişim. Arabayı bir kenara çektim. Şu ânâ kadar herşey çok iyi ilerlemişti. Ama ben şimdi nereye gidecektim. Başımı arka koltuğa çevirdim.
Siyah çantalar vardı. "Ya şimdi filimlerde siyah çantadan para çıkıyor. "
Hızlıca birine uzandım. Tuttuğum gibi çektim. Önüme koydum. Fermuarı açtım ve önümde para vardı. Amerikan doları halinde. Deste deste paralar. Bir dakika arkada bir çanta daha vardı. Yoksa bunlar benim karşılığımda aldıkları paralar mı? Sevinçle kahkaha attım. Bir taşla iki kuş vurmak bu olsa gerek.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

20okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18