14. bölüm · Korku okulu
13 . Bölüm Bela Geliyorum Demez
UYARI: BU BÖLÜMDE , CESET , KAN , ÖLÜ , 14 + VB. UNUSURLAR YER ALMAKTADIR , BUNU GÖZE ALARAK OKUYUNUZ . !!!!
En sevdiğim günlerden birisine uyandım . İlki Charlotte ' ile buluştuğunuz gün , diğeri tatil günü . Bu gün bir tatil gününe uyandım . Çok yorulmuştum . Bu gün hem dinlenicem hemde Alexander ' ile dışarıya çıkıcam . Bu gün işler çok yoğun . Andy hoca Alexander ve bana bir görev verdi . Okuldaki ölülerin cesetlerini torbalara koymak . Bu işi neden bize layık görüldü anlamadım , ama bu iş bizim işimiz .
Uyanır uyanmaz elimi yüzümü yıkamadan bile hemen Alexander aradı . Açtım ....
- " Hanry ordamısın . " Diye bağırağırdı . Alexander telefonu açtığıma göre buradayım diyecektim ama demedim .
- " Buradayımda daha yeni uyandım ben . " Dedim . Alexander heyecanlı bir ses tonuyla :
- " Tamam . Hızlı ol seni bekliyorum. " Dedi bende " tamam" dedim ve kapattım . Hemen elimi yüzümü yıkayıp dişlerimi fırçaladım . Bir hışımla odama girdim . Hemen dolaptan kıyafetlerimi çıkarttım . Giyindim . Hızla saraydan çıktım . Fırtına krallığının önünde Alexander bekliyordu . Alexander ' a yönelip mutlu ve kaygılı bir ses tonuyla :
- " Alexander şimdi biz nasıl yapıcaz bu işi ." Dedim . Alexander sanki herşeyi biliyormuş gibi .
- " Merak etme . Sen o işi bana bırak ." Dedi sanki bütün cesetleri kendisi toplayacakmış gibi sen o işi bana bırak dedi . Gülüp geçiştirdim .
Alexander ile okula doğru yürüdük ...... Bir süre yürüyüp konuştuk. Okula vardık . Alexander hızla kapıyı açmaya çalıştı . Ama açılmadı . Alexander bana tedirgin bir sesle :
- " Şimdi biz ne yapıcaz . " Dedi . Alexander ' a bakarak .
- " Bilmiyorum . " Dedim . Alexander hemen bana yönelip sanki aklına bir fikir gelmiş gibi hızla ve mutlulukla :
- " Bende Andy hocanın posta kutu nosu var ama ne yazıcaz . " Dedi bende mutlulukla :
-" Tamam . Peki şimdi posta kutu nosundan hangi krallıkta yaşadığını bulabiliriz . " Dedim tam posta kutu nosunun yazılı olduğu kağıt için Alexander ' ın sarayına gidecekken arkadan bir güvenlik gibi birşey bize :
-" Gençler . Burada ne işiniz var . " Dedi bizde yaşadıklarımızı anlattık ... Güvenliğe benzeyen adam bize kilidi verdi . Sonunda dedim içimden . Alexander gür bir sesle :
-" Hey , orada kimse varmı ." Dedi . Zifiri karanlık ve sıfır ses vardı. Alexander bana dönerek
-" Burası çok karanlık ." Dedi bende .
- " Evet , hemde sesiz ." Dedim tam o sıra sanki yere tabak düşmüş gibi bir ses çıktı . Alexander korkulu bir sesle :
- " Tanrı aşkına bi sus ! . Açma şu şom ağzını . " Dedi . İkimizde az kalsın ki altımıza yapıyorduk . Korkumuza yenilik düşüp içeriye girdik . İlk karşımıza simsiyak kapkaranlık bir yer çıktı . Alexander'ın nerede olduğunu bulmak için yakınlarımdaki yerlerde elimi gezdirdim . Elim bir şeye değdi . O cesetti . Çığlık attım . Alexander merak etmiş olacakki hızla yanıma gelip ne olduğunu sordu
-" Hanry ne oldu ." Dedi meraklı ve korkulu bir ses tonuyla . Bende korkmaklı bir ses tonuyla:
-" Az önce senin nerede olduğunu bulmak için elimi yakınımdaki bölgelerde gezdirdim ve Elim bir şeye değdi , o da cesetti . " Dedim korkmalı bir ses tonuyla . Alexander gülerek :
- " Sen bizim bu işi yapıcağımızı bile bile kabul ettin . Madem korkucaktın o zaman kabul etmeseydin . " Dedi bende onun söylediğini kabul etmiş bir sesle :
-" Doğru ama insan ne olursa olsun korkuyo . Neyse haydi kendimizi topluyoruz korkmuyoruz ve güçlü oluyoruz . " Dedim Alexander ' da :
-" Tamam haydi ammada uzattın . " Dedi ve ben hemen siyah torbayı çıkartıp açtım . Ceset iğrenç kokuyordu . Sanki bir eti beş gün boyunca dışarıda tutmuşuz gibi . Alexander ceseti kollarıyla kavrayıp benim açtığım torbanın içerisine yerleştirdi .
-" Birinci ceset hazır . " Diyip okulun dış kapısının yakınına yerleştirdim . İkinci ceseti bulmak için biraz daha yürüdük ..... Karşımıza iki tane ceset çıktı . Alexander ' a doğru sesli bir şekilde :
-" Alexander , buradamısın . ? " Dedim Alexander sâkin ve rahat bir sesle :
-" Evet burdayım. İki ceset var . Torbayı çıkart . " Dedi tedirgin bir sesle :
-" Tamam ." Dedim hızla bir tane torba çıkarttım . Alexander ceseti tuttu . Elleriyle belini kavradı .
-" Amma da ağırmış bu ." Dedi . Karşılık vermedim . Hemen torbayı açtım . Alexander tam yerleştirecekken yere düşündü .
-" Senin yapıcağın iş iş değil . " Diye inledim . Alexander ceseti tam yerden alıcakken bir ses geldi .
-" BİR DAHA BENİM MEVKİİME GELMEYİN . " Diye bir ses , tam o anda altımıza yapmış olucaz ki okulda kimse yoktu . Buda kim olabilirdi . ? Biz umursamayıp ceseti torbaya yerleştirdik .
-" İkinci ceset hazır ." Dedim . Sanki fırından tap taze yeni ekmek çıkıyormuş gibi . İkinci ceseti okulun dış kapısına yerleştirdim . Alexander üçüncü ceseti elleriyle kavrayarak .
-" Hanry hızlı ol . Yeni bir torba çıkart . " Dedi hızla çıkartıp yerleştirdik . (...) .....
Son iki ceset kalmıştı yürüdük yürüdük bir süre sonra iki ceset daha karşımıza çıktı . Hızla yeni bir torba çıkartıp cesetin önüne doğru tuttum . Alexander yirmi Üçüncü ceseti de yerleştirdi .
-" Yirmi üçüncü ceset hazır. " Dedim . Kapıya doğru yerleştirdim . Sona kalan ceset için hızla yeni bi torba çıkarttım. .... Ve son ceseti de yerleştirdik .
-" Yirmi dördüncü ve en sonuncu ceset . Hazır . " Dedim ..... Cesetleri dışarı çıkarttık . Alexander ' ın gözlerinin içine bakarak :
-" İyi iş çıkarttık . " Dedim . Alexander 'da
-" Evet ' de biz bu cesetleri ne yapıcaz . ? " Dedi . Anlamamış bir şekilde .
-" Ney.?" Dedim o ise :
-" Biz bu cesetleri ne yapıcaz . " Dedi. " Hee " dedim
-" Bilmemki ne yapabiliriz . " Dedim Alexander okulun bahçesindeki görevliye doğru yönelip :
-" Pardon . Biz bu cesetleri topladık ama şimdi ne yapıcaz ? " Dedi güvenlik görevlisi kendinden emin bir şekilde :
-" Siz bu cesetleri mezarlığa koyun onlari Andy hocanız yerleştirecek . " Dedi . Alexander:
-" Hee . Hani şu yıldız krallığının içindeki mezarlık dimi ?" Dedi güvenlik görevlisi kafasını sallayarak onayladı.
Hemen okulun bahçesinden çıkıp yıldız krallığa doğru yürümeye başladık ........ Bir süre daha yürüdükten sonra yıldız krallığına vardık . Hemen krallığa girip mezarlığa yerleştirdik .
-" Sonunda bitti . " Dedim . Daha sonra a omuzlarımı silktim . Alexander:
-" Haydi yarın görüşürüz. " Dedi bende ona " görüşürüz " dedim . Ve krallığa doğru yürümeye başladım..........
Saraya geldiğimde inanılmaz yorulmuştum. Bir an önce uyumak istiyordum. Hemen odama geçtim saat dokuz olmuştu . Hemen pijamalarımı giyinip yatağa yattım . Başımı yastığın üstüne elimi yastığın altına koyup uyudum ............
10 saat sonra ..............
Günün en sevmediğim zamanı . Bir an önce işlerimi bitirip uyumak için katil olabilecek kadar yorgunum .
Erkenden hazırlanıp çıktım . Bakalım bu gün başıma ne tür bi bela gelicek . Her gün olduğu gibi bu günde kaos dolu bi gün olucak . ( Eminim ki ) Fırtına krallığının önünde Thomas ile karşılaştım .
-" Sende sanki buranın başkanıymışsın gibi egolusun . " Dedi ve beni süzdü . Bu ne demişti . Belli ki ölmek istiyordu .
-" Sen sus .!! " Diye bağırdım . Biraz fazla klişeydi . İlk aklıma o cümle geldi .
-" Tek diyebileceğin cümle bu mu . Sıska . " Dedi . Bak ben bunu öldürürüm .
-" Senin ne haddine böyle bir şey demek . Belli ki ölmek istiyorsun. " Dedim . Sonra sannki kendisi üstünmüş gibi havalara girdi . Aslında yaptığı hiç bir şey yok . Doğru düzgün görevini bile yapmıyor .
Thomas sanki elinde bir koz varmış gibi :
-" Şiit " Dedi . İşaret parmağıyla dududağıma sus işareti yaptı .
-" Sevgilim olan Charlotte . Ne kadarda güzel ." Dedi . Sonra hırşın bir şekilde .
-" Bak gerçekten sabrımı sınıyosun . Senin sevgilime laf etme hakkın yok . " Dedim o ise
-" Yo var hatta onun yeni sevgilisi benim !! " Dedi .
-" Sen ne diyorsun lan gevşek . " Dedim ve şerefsizin üstüne atladım . Elimi yumruk yaptım . Thomas denilen şerefsizi yere yatırdım . Yumruk yaptığım elimi kafasına ve kulağının tam otasına yumruk atmaya başladım .
Kimse yoktu . Onu öldürebilirdim . Kafasından ve kaşından kanlar akmaya başladı .
-" Kimse sevgilime ve bana laf edemez . Yoksa sonu senin gibi olur . " Dedim . Onu dayak manyağı yaptım .
Nedense hiç ses çıkartmıyordu .
Arkamızdan birisi geliyordu . Ona bakacak zamanım bile yoktu . Tek işim Thomas ' ı öldürmekti .
-" Hanry napıyorsun . Hemen dur !!" Diye bir ses işittim . Beynimde o ses yankılanıyordu .
-" Artık yeter !!! " Diye bağırdı . Harbi yeterdi . Onu yumruklamayı bırakıp bana o cümleleri kuran kişinin kim olduğunu görmek için kafamı sola çevirdim . O kişi Ginny ' di .
-" Hanry napıyorsun . Hemen buradan kaçmamız lazım . " Dedi . Bende anlamamış bir şekilde :
-" Niye ki . " Dedim . O ise aceleci bir şekilde :
-" Sen bunun suçunun ne olduğunu bilmiyorsun dur . Anlatıyım . Eğerki bir kişiyi döversen yada öldürürsen görevden atıla bilirsin." Dedi . Korkuyla
-" Tamam ama illaki birisi bunu görücek . " Dedim Ginny
-" Doğru . Ama öldüyse kimin yaptığını bilmezler . " Dedi ve atan damarına baktı .
-" Ölmüş . Hadi kaçalım . " Dedi . neden öyle birşe yaptın dedi . Bende nedenini açıkladım .- Tabii okulun bahçesine yürüyerek anlattım - O ise hak verdi ama bir daha yapma dedi . Sanki çocuklar kavga ediyormuş gibi .
Okulun bahçesinde herkes vardı hoca da geldi . Sadece Thomas yoktu . Hoca konuşma yapmak için mikrafonu eline aldı ve başladı .
-" Bu gün bayağı kapsamlı bir gün olucak . Ama bir arkadaşımız yok . Neden olmadığını bilen ?" Dedi .
Hiç ses yok . . .
-" Kimse Thomas 'ın nerede olduğunu bilmiyorsa en iyisi geçelim . " Dedi tam o anda yanındaki adam kulağına bir şey söyledi . Duyulmuyordu . . .
-" Arkadaşlar kötü bi haberim var . " Dedi . Aslında alışmıştık kötü haberlere . Andy hoca :
-" Maalesef ki Thomas arkadaşınızı fırtına krallığının önünde ölü bulnmuş . Kimin yaptığından haberimiz yok . Ama o kişiyi en kısa sürede bulucaz . Haydi iş başına . " Dedi . Şimdi ben katil mi olmuştum . O da hak etti ama . ( Arkadaşlar sorgulamayın burası whit things diyarı. ) Hızla Ginny 'nin yanına koştum .
-" Ginny . Lütfen kimseye bir şey söyleme . ? " Dedim yoksa atıla bilirdim . Ginny :
-" Kimseye bir şey söyleyeceğim ama bir şartla . " Dedi hangi şarttı acaba ?
-" Hangi şart ." Dedim .
-" Ben Thomas ' ı seviyordum . Bunu kimseye söyleme . " Dedi . Anlık şok olmuştum . Nasıl bu kadar kötü birisinden hoşlanıyor olabilir .
-" Tamam . " Dedim ve gittim .
Gölün yanındaki kayalara oturdum . Bir şeyin gelmesini bekledim . O sırada Alexander yanıma geldi .
-" Hanry sana Bir şey söyleyeceğim. Ama kimseye deme . " Dedi . Yine ne olmuştu . Gerçekten bela beni hemen buluyo .
-" Efendim . Yine ne oldu . Kimseye birşey demem . " Dedim sinirle .
-" Ben Ginny ' den hoşlanıyorum . " Dedi korkarak . . . Şok olmuştum .
-" Neyy ?" Diye inledim . Gerçekten neydi . Thomas denen pislik benim SEVGİLİMDEN . Ginny Thomas 'tan Alexander ' da Ginny 'den hoşlanıyordu . Kısa süreli bir döngü .
-" öff . Gerçekten öff . " Dedim . Alexander mahçup olmuş bir sesle
-" Ne yaa . İstediğimden hoşlanamazmıyım . " Dedi . Haklıydı .
-" Öff tamam haklısın . Görüşmek üzere. " Dedim zaten pisikolojim bozuktu . Alexander ' da :
-" Tamam . Bay bay . " Dedi . Gerçekten bela beni buluyo . . .
Gölün etrafında dönüp durdum hiç bir tık bile yoktu . . . . . . . . . . .
Okulun bahçesine gelmiştim . Ginny sevinçle zıpladı .
-" ANDY HOCAM . ANDY HOCAM. Ben bana vermekte olduğunuz ruhu buldum. ! " Diye bağırdı . Onun adına çok sevinmiştim .
-" NE mutlu sana. Gel sahneye gel . " Diye bağırdı Andy hoca. Ginny gururla sahneye çıktı . Andy hoca:
-" Evet arkadaşlar , Ginny arkadaşınız ilk kendisine verilmiş olan ruhu buldu . Arkadaşınız bir ilk ve bulan kişi oldu . Artık bizimle olmayacak . Arkadaşınızı alkışlayın . " Dedi . . . Büyük bir alkış tufanı koptu . Ginny :
-" Arkadaşlar sizleri çok seviyorum. Sizlere bol şans . Ben yaptım . " Dedi . Arkadaşım için çok gururlanmıştım . Yine bir alkış tufanı koptu . Ginny ruhun hapis olduğu kutuyu Andy hocaya verdi ve teşekkür ederim dedi . Duymuştum . Benim yanıma gelip .
-" Ben kazandım , sıra sende , bol şans diliyorum. " Dedi ve gitti .
Artık yirmi kişi kalmiştık ve yirmi üç ' de ruh kalmıştı .
Saraya gitmek için hızla yürüdüm . Ve sarayımdayım . Bakalım ruhu bulan bir sonraki kişi kim olucak .
🔥🩸🗡️❤️🩹🌹
Arkadaşlar bu bölümü nasıl buldunuz ? Yorumlarınızı bekliyorum. Bütün okurlarımı çok seviyorum . ( Okumayıp ama destek verenleri de . ) Bir sonraki bölümü dört gözle bekleyin .
GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE
Sevgilerimle ; Enes Demirci
