Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 4 : Sözümün dışına çıkma!
Bazen üst üste beklenmedik şeyler yaşadığında ne yapacağını, neye inanacağını bilemez insan . Herşeyin bir kabus olmasını umar. Şuan o anlardan birindeydim. Kâbus olmadığını anlayabilmemin iki nedeni var.
1-Hiçbir kâbus bu kadar korkunç olamazdı.
2- Kabuslar fiziksel olarak canımı acıtamazdı.
Kaçmak için arka kapıyı açacağım zaman ayaklarımdan belime kadar dolanan tanık dokunaçlardan bahsediyorum . Xavier
Tenimi nefes almamı zorlayacak kadar sıkıyorlardı.Vantuzları tenime yapışıp vakumlar oluşturmuş, derimi içine doğru çekiyorlardı. Normalden kat kat daha fazla acıtıyordu.Tenime dokunduğu ilk an çığlık atmak istemiştim ama dokunaçlarından birisini dudaklarımın üstüne kapayarak bunu engellemişti.
"Sana bu gece odadan çıkmamanı söylemiştim!" diyen öfkeli sesi ile daha çok irkildiğimde hala daha altıma kaçırmadığım için kendim ile gurur duydum.
Dokunaçını ağzımdan çekerken bedenimi kendisine doğru çevirdi.Oyuncağın mıyım ben!?
"A-ama " diye bir şeyler söylemeye çalıştım ama ne diyeceğimi bilemedim Korkudan konuşmadığımdan değil.
Sinir ile gerilen yüzü , alayla gevşedi. Dudağının kenarı aynı alayla kıvrıldı. Zevk mi alıyorsun sadist adam!
Üzerime doğru adımladığında geriye doğru gitmeye çalıştım. Bu beyhude çabam onu eğledirmiş olucak ki gülümsemesini genişleterek beni dokunaçları ile kendine doğru yaklaştırdı.Burun burna gelesiye kadar durmadı.Sessizce yüzümdeki korkuyu inceledi. Gözlerinin yüzümün her santimin deki korkuyu gördüğünden emin olunca - neyse ki sonunda eli ile - saçımı kulağımın arkasına sıkıştırıp , çenemi kavradı, sanki burun buruna değilmişiz gibi daha çok yakın olmamızı sağladı.Ağızının içinede giriyimi mal herif!?
"Bir daha sözümü dinlemessen......" Dokunaçları nefes alamayacağım kadar çok sıktığında dudaklarım nefes almak için aralandı. " bunun bedelini sana ödetirim ve emin ol ki bu senin için dayanılmaz olur"
Tutuşu gevşedigi zaman öksürerek nefes almaya çalıştım. Sonunda dokunaçlarını çektiği için mutlu olucaktımki belimden tutarak tekrar dik durmamı sağladılar. Tepinerek hüngür hüngür ağlamama son bir kaç dakika kaldı!
"Şimdi söyle bakalım bir daha...."
"Yapmayacağım. Lütfen bırak artık beni " diyerek sözünü kestim . Ben ağlamamak için direnirken o keyifle gülüp "Güzel" diyerek beni -nihayet- bırakıp gitti. Göz yaşlarımı geri göndermek için gözlerimi kapatırken içime hınç ve kin dolduğunu hissettim.
Bölüm etkileşimi
