5. bölüm / 25
Kör talihiTayin
Bölümler 25Şu an: Tayin
- 1 Başlangıç694 kelime
- 2 Uzun yolculuk775 kelime
- 3 Sessiz doğum482 kelime
- 4 Çoban çocuk660 kelime
- 5 Tayin577 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Tayin577 kelime
- 7 Torpil209 kelime
- 8 Otobüs976 kelime
- 9 Türkü436 kelime
- 10 Saklambaç518 kelime
- 11 Çat kapı489 kelime
- 12 Boş ders494 kelime
- 13 Müzayede972 kelime
- 14 Kütüphane375 kelime
- 15 Ayrılık506 kelime
- 16 Çocuk gelin342 kelime
- 17 Karakol529 kelime
- 18 Sarı araba284 kelime
- 19 Ayrılık258 kelime
- 20 Yeni okul246 kelime
- 21 Dersin ilk günü652 kelime
- 22 Okul499 kelime
- 23 Tayin ve kaza552 kelime
- 24 Sosyal hizmetler423 kelime
- 25 Final328 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ertesi sabah okulda geldiğimde yüz yüze gelmekten kaçınınız Hazar ve hayat yan yana koridorlarında birbirine yüzüne bakmadan sınıfa girecekti.
Hazar hoca “Hayat…”diye seslendi.
Hayat sırtını dönük bir şekilde
“konuşacak bir şey kaldı ha izninizle dersimi var.”dedi yüzü asıktı.
Hazar hoca sıkıntılı bir nefes aldı
….
Hayat hoca ders anlatmaya başlayacakken milli eğitim iki adam siyah takımları belirdi. “Hayat Güneş…”diyen bakışlarını çevirdi.
Gözlüklü zayıf bir adam “Bir şikayet üzerine kısa görüşme yapacağız.”dedi tüm ciddiyetini ile bakarak.
“Ben birazdan gelirim kimse yerinde kalkmasın.”dedi yumuşak bir sesle.
Hazar hoca tam yanında geçerken “Bu senin işin. ”dedi kaşları çatılı bir şekilde söyledi dişlerini sıktı.
“Beni kendinizle karıştırmayın. Önce disiplin.”dedi sırıttı.
O anda azad kapıda belirdi yavuracak çocuk aklıyla neler oluyor onu düşünüyordu “Öğretmenim.”diye
Seslendi.
İdealist bir hocanın mücadelesini devam edecektir. Bu yolda yürüyen asla kaybetmezler.
“Elimde geleni yapacağım sen dersine dön.”dedi gülümseyerek.
Hayat hoca riske atmak üzereydi. Hayatın dönümü nokta eksenin takılan binlerce sorular zihninde yankılanıyordu. Bir saniye beklerken içeri girdikten sonra derin bir nefes aldım “Hayat güneş.”diyebildim
Resmi bir şekilde “Hakkınızdan tutanak tutulmuş.”dedim dikkatle gözlükleri düzelttim
Hayat gözlerini kısarak “Sebep.”dedi şaşkınlıkla.
Karşımdaki adam’a dik dik bakarak “Bir öğrencini velisini onay olmâdân kâydâ alındığı iddiası..”dedi sesi titrekle.
Hayat hoca “Bu doğru değil.”dedi bağırarak bir sesle
“Yarın ifade vermeniz gerekiyor. Hayat hanım.”dedi iç çekti.
Telefonu konuşmasını bitirdikten sonra büyük bir iç çektim hayat sandalye otururken birdenbire kapı çaldı.
Hayat inatla. Sabırlı işini yolunda girer mi? Bir öğretmen mücadelesi öğrenci ona güvenden verdiklerini ve arkasından güçlü bir eylem bırakır.
Hazar sırıttım “Bu konuşma zaten bitti.”dedi.
Hayat “Kalpsiz.”dedi öfke dolu sesle.
Hayatını şoku ile zihnim Bulanık şekilde akıl ve kalbin hızlı atıyordu. Bir öğretmen çok zor olabilirdi. Güçlü bir öğretmen idealist bağlı. Ne diyebilirim ki bu durum ne yapmalıyım ki! Pes etmemek ve güçlü ol güçlü ol hayat annesini kızı olacak.
“Aradılar seni..”dedi güldü
Çünkü biliyordu. Anında belirdi. Zaten o yapmıştı. Gülmesin belli değil miydi? Bir öğretmen bu yapılır mı mesleğine adanmışlık vardı. Atama yeri seç okul alış.
Çocuklar dışarıdan oyun oynuyorlardı
Hayat hoca kahvesini içti.
Büyük bir kasırga kopuyordum yüreğimin en köşesinde mesleğin kaybetmekle karşı karşıya gelen nefret etmeye başladığı hazar bey birbirine tanımayam devam edecekler mi yoksa?
Öğleden sonra saat - 2
Milli eğitim müdürlüğü
Tam o sırada Ali Rıza bey içeri girdim siyah takım elbise üzerine kusursuz bir şekildeydi.. endamlı “Ben hayat Güneşin babasıyım.”dedi yükseldi. Ardından koltukta bu konuyu detaylı bir şekilde anlatılmıştım biçimleri ile masadaki memura anlatarak “Bir çocuğun eğitim hakkını ihlali işlemi burada var beyefendi.”dedi ters ters baktı.
Ali Rıza bey “Yoksa bir öğrencini eğitim hayatı için yargılanan öğretmen mi bunu demek.. “dedi ciddileşti
Memur “usul. meselesi.”dedi kaşları hafif çatıktı.
Ali Rıza bey “Usul hakkı ezmek değil o usul ölümsüzdür! ”dedi
Memurun memnun değil tavırları çileden çıkartacak kadar küstah birisiydi. Hayat hoca babası emekli bir öğretmendi.. onu anlıyordum
“Azad.”dedi kısık sesle
Ali Rıza bey “Nasıl yani on iki yaşında onlar gibi çocuklar okumalı anladın mı? ”dedi yüksek sesle
Ali Rıza bey “Ben hukukçu değilim eğitimciyim. Kırk yıl devletle çalıştım.”dedi konuşmaya devam etti. Yer içinde cebinde mendil ile sildi
Kendini bir şey sanan hazar Soyder belirdi. Hala sırıtıyordu.
“sen olmalısın kızım bir hatayı düzeltmek dönüştürdün utanmalısın bu yaşında öğrenmedin. ”dedi kaşları çatılı bir şekilde söyledi dişlerini sıktı
Memur araya girdi. “burası milli eğitim kurumu sözlerinize dikkat.”dedi sinirle
Ali Rıza bey üstüne bas bas “Ve kızım görevine devam edecek çünkü öğretmenler öğrenciler öğretmesi yegane bilinçli bireyler olmaları..”dedi masaya yumruğu vurdu.
Hazar hoca…“Kime çekti anlaşıldı..”dedi gülümsedi.
(Açıklama yorumlar gelene kadar yavaş yavaş gelecek zaten hikaye su gibi akıyor. Hayat öğretmen öğrenecek öğretecek...)
Bölüm etkileşimi
