12. bölüm · KÖPRÜ

KÖPRÜ

Alya Erdoğan

Kafam o kadar karışıktı ki insanların duyguları gün geçtikçe gidiyordu o gün gittiğim yere geri gidip bütün gizemleri gün yüzüne kavuşturmalıydım Fei konusunda aklımda soru işaretleri dönüyordu keşke hemen güvenip anlatmasaydım ama yapıcak hiç bir şey yoktu Noir’in konuşmaları neden bu kadar gizemli ne saklıyor bilmiyorum düşürdüğü kolye bile hala benimle dolabımın içinde saklıyorum şuan vermeye de hiç niyetim yoktu açıkçası bu düşüncelerle gözlerim uykuma yenik düştü

Nyra:
Sıkıldım!yeter
OF! Ne biçim olaylar dönüyor
Fei eskisi kadar güvenmiyorum
Ne olursa olsun o geçiti bulmalıydık bilyorum ama içimden bir ses bu işle Noir’in bağlantısı olduğunu seziyorum ama günahınıda almak istemem tabii!

Sabah derse girmeden önce Kaira ile buluşmalıydık her şeyi konuşmalıydık aklımdan bu düşünceler gezerken üzerime bir gölge düştü kafa kaldırıp baktığımda tabiki Kant namı diğer bay ego yemim ederim bu çocuk yürüyen ego!
“Naber kıvılcım?”
“Sal artık beni !”dedim çemkirerek
Kollarını esnermiş gibi gererek yavaşça konuşmaya başladı
“Yani canım isterse hem ne atarlılık?”
“Sanane be! Ayrıca kıvılcım nedir acaba ateş miyim ben!”
“ neden sana böyle söylediğimi şuan söylemicem-“
“Tahmin edeyim CANIN İSTEMİYOR!”
“Hıhı beni bu kader iyi tanımana şaşmamalı”
“Tamam rahat bırak beni “ bu sefer gözlerindeki ciddi bakışı gördüm
“Nyra noldu gerçekten?”
“Benimle ilgili hiç bir şey seni ilgilendirmez”dedim ve omzuna vurarak gittim benim çoğu zayıf noktamı biliyordu ama bunu bilmesine hiç bir zaman izim vermeyecektim
Veremezdim
7 yıl önce…
Yazarın anlatımından
“Meni bende gelebilir miyim?” Dedi umutlu gözlerle minik Nyra
Meni kibirli bakışlarla Nyra’yı baştan aşağı süzdü
“Peki Noa ama bir şartım var”
-Nyra’nın ikinci ismi Noa ama bunu kimseyle paylaşmadı-
“Peki ne bu şart?”dedi Nyra
“Elena’nın sana anlattıklarını bana anlat ki seni aranıza alalım”
“Ama buna sır denir anlatamam ki…”dedi umutsuzca Nyra
“Korkak demiştim size hadi gelin gidelim”dedi arkasına dönüp arkadaşlarıyla kendinden emin konuşurken
Nyra’nın gözleri dolmuştu ağlamamak için hızlıca ordan uzaklaşıp okulun bahçesine çıktı
Tam o an yanına biri geldi güneşten daha parlak sapsarı saçlarıyla Kant
“Nyra?noldu “
“Hiç…”
Küçük Kant banka oturdu çoğu kişi ona Noa derdi bir Kant bir de Anna teyzesi derdi ona Nyra diye
“Sen kafana onları takma “dedi Kant omzuna arkadaşça dokunarak Nura Kant’a döndü
“Biliyor musun? Sen benim en iyi arkadaşımsın”
“E tabii başka kim olcak “dedi Kant kendinden emin bir sesle

1 ay sonra…
Nyra sınıfa girmek için ayağını attığı an yere kapaklandı Meni ve arkadaşları gülmeye başlamıştı
“Hey! Napıyorsunuz rahat bırakın onu” diye bağırdı Kant küçük bedeniyle Nyra’ya doğru koştu ve yerden onu kaldırdı
Nyra ağlamadı
Tenefüste Elena’nın yanına gitti
“Hey Elena n-“
“Ben seninle konuşmak istemiyorum Noa hani anlatmicaktın sırlarını annen ve bababın boşanması ne kadar iğrenç sen bunun farkında değilsin herhalde arık arkadaşım değilsin!”
“Ama …” lafı daha bitmeden Elena ordan çekip gitti
“Neden böyle oluyo hep!”

5 yıl sonra…
Ders bittiğinde sırasında oturup birşeyler karalayıp duruyordu Nyra sonra üstünde bir ıslaklık sezdi başından aşağı su dökülmüştü anında ayağa kalktı
“Napıyorsunuz Mia!”
“Abartma sadece eğleniyoruz Noa amma korkak çıktın sende”üstündeki forma benbeyazdı ve zorba olan erkeklerin bakışları hiç normal gözükmüyordu çok rahatsız olmuştu
“Siz ne kadar iğrenç insanlarsınız”
“Bunu annesi ölmüş biri mi söylüyor?”işte tam o an Nyra’nın gözleri dolmaya başladı tam o an Kant çıkıp geldi 14 yaşında olmasına rağmen vücüdü Nyra’ya göre iriydi kollarını korunacı bir tavırla ikiye açtı ve Nyra’nın gözükmemesini sağladı
“Hey! O pis bakışlarımızı kendinize saklayın bir daha böyle bakarsınız gözlerinizi yerinden çıkarırım !”
Diye bağırsı sonra Nyra’ya dönüp üstünden çıkarmadığı ceketini Nyra’ya giydirdi sessizce
“Nyra sen giyinme odasına git ben sana kıyafet getiririm”dedi
İşte onlar hep birebirlerini desteklerlerdi