11. bölüm · KÖPRÜ
KÖPRÜ
Yazarın anlatımından:
10yıl önce…
Küçük Noir daha 7 yaşındaydı arkadaşlarıyla dışarıda oynamak onun için her zaman bir keyifti
Yine her zaman ki gibi arkadaşlarıyla bisiklet sürüyordu mutluydu annesi vs babasıyla birlikte yaşıyordu ama bançbasını hiç sevmezdi yaşı küçüktü ama çok akıllıydı babasının annesine her zaman kötü davrandığını biliyordu annesine her zaman sevecen yaklaşırdı
Hava karamaya başlamıştı bile annesi her zaman ona tembihler güneş batmadan evde ol diye
“Arkadaşlar ben artık gideyim geç oluyor”dedi
“Tamam Noir! Yarın yine aynı saatte”
“Tamam”
“Bay bay!”
Bisikletiyle yola koyuldu ve yolu kısaltmak için ıssız bir sokağa daldı bir yerden çok güçlü bir ışık geldiğini hissetti ve küçük Noir kafasını o tarafa döndürdü sonu gelmeyen ışıklarla süslü bir sokak bisikletiyle yavaşlatarak durdu bir güç onu bu kapıya doğru çekiyordu ayakları istemsizce yürümeye başladı minik adımlarıyla o sokağa daldı yürüdükçe daha tuhaf hissediyordu sanki uzuyordu .. büyüyordu çok geçmeden ayakları yerden kesilidi ve bir karanlığa gömüldü
Karanlık sona erdiğinde kendini yıkılmaya yüz tutmuş bir yerde buldu sanki şehirdi teredütle yürümeye başladı etrafta çatlamaya başlamış köprüler gördü ve bir sürü kedi yorgun muydular? Yoksa üzgün mi? O çocuk aklıyla bunları düşünüyordu.Yürümeye devam etti bir düre sonra önüne bir kedi çıktı
Büyük uzun iri
Minik Noir’in korkudan bacakları titremeye başladı
“Sen ne hakla buraya gelirsin”dedi büyük kedi
Noir sustu
“Çocuklardan nefret ederim!”
Noir yine sustu
“Defol!” Dedi kükreyerek minik Noir’in aklında artık kedi değil bir aslandı. Aklına babasını geldi ve korkmasına rağmen o kediye karşı geldi küçük yeşil gözlerini ona dikti
“Benimle böyle konuşma!”
“Kimsin de bana had bildiriyorsun!” Büyük kedi şaşkınlık ve öfkeyle baktı
“Sen kime karşı geliyordun ha ben ne istersem alırım ne istersem yaparım”
“Götürün şunu!”diye bağırdı.Küçük Noir kaşlarını çattı yürümeye çalışırken bir kedinin patisini dokunuşunu hissetti koluna bir bileklik taktı
“Napıyorsun!” Bilekliği çıkarmaya çakıştı ama çıkaramadı bunun için upraşırken ayaklarının yerden kesildiğini hissetti ve yeniden bir karanlığa gömüldü geri gitmeden duyduğu son şey
“Hak ettiğin cezayı çekeceksin…”
Karanlık sona erdi ve kendini o yere girmeden önce durduğu yerde gördü yeniden duvar olmuştu her şeyini orda bırakıp koşmaya başladı gözünden ister istemez yaşlar dökülmeye başladı ama rüzgarla kendiyle beraber alıp götürdü eve vardığında annesinin kızacağını biliyordu ama annesi yoktu duvardaki saate bakıp hala saatin erken olduğunu gördü anlamamıştı
Annesi geldiğinde bileğindeki şeyi gördü
“Noir bileğindeki ne”
“Arkadaşım verdi anne,ama çıkaramıyorum “dedi
“Getir bakalım bileğini”dedi
Noir bileğini uzattı anne çok basit bir şekilde çıkardı
“E oğlum ne var bunda neyse yat bakalım artık”
“Tamam annecim”dedi ve annesine sarıldı yatağa yartı
Tam o an yağmur çiselemeye
Başladı
Gece yarısı gözlerini büyük bir gürültü eşliğinde açtı odasından çıktığında evin yarısından fazlasının yıkıldığını gördü ama odasına gram bişey olmamaştı annesini göremeyince istemsizce göz yaşları yanaklarına doğru akmaya başladı annesinin elini büyük bir yıkımın içinde gördü elinde ise o kedinin koluna bağladığı bileklik vardı bileklik bir anda toza dönüşüp gökyüzüne karıştı annesine baktığın hiç bir şey göremedi
“Anne hayır !”
“Nolur beni bırakma!”
“Anne!” Ama yine hiç bir şey yok dışarı çıktığında bazı insanların telefonların ışığıyla evi aydınlatıyordu ağlıyordu kafasını yana çevirince bir kedi gördü siyah sanki olacakları biliyordu Noir’in ona baktığını görünce arkasını dönüp yavaş yavaş yürüme başladı
Noir anlamıştı biliyordu kediyi takip ettiğinde yine kendini o geçitte buldu o iri kedinin yanına götürüldü
“Ben sana ne dedim benim istediğim olur “Noir ise yalnızca duygusuz ifadelerle kediye bakıyordu
“Hm seni aslında sevdim “dedi
Annesini yeni kaybetmişti ve şoktaydı .
“Artık en yakın yardımcımdır NOX”dedi o andan sonra gözleri hiç bir zaman eskisi gibi olmadı
