1. bölüm · Kızıl Şafak
Giriş
Bu hikayede Güller ve Günahlar dizisi evrenindir yani en azından ilk bölüm ondan sonrası diziden bağımsız kendi senaryomdur umarım beğenirsiniz keyifli okumalar
İSTANBUL YILLAR ÖNCE
O gün günlerden 6 aylardan Eylül dü küçük Kader elinde minik oyuncağını sıkıca kavramıştı annesi Berrak ona tiksinir gibi baktı
"Geç içeri artık burası senin yeni evin olacak"
"Ama anne..." Dedi Kader,Ne diyecekti yıllar önce daha o doğar doğmaz başka bir aileye veren bu kadına
Beni Bırakma mı diyecekti?
Kader anlamıyordu annesi diğer iki kızına yani Kaderin ablaları İlkim Tecer ve Hayal Tecer'e sevgi gösterirken onun ne farkı vardı ki
Neden beni sevmiyorsun? Diye mi soracaktı
Berrak onun elini tutup çekiştirerek yetimhaneye girmesini sağladı ve Kaderi orada bırakıp gitti
Kader birşey demedi sadece annesinin arkasından son defa baktı
~
Yetimhanede birkaç gün Kader için kabus gibi geçmişti,her gece yalnız kaldığında bataniyesine sarılıp ağlıyordu,bir süre sonra ağlamalar kesildi yerini hiçlik ve yalnızlık hissi aldı
O gün Kader için her zamanki gibi bir yetimhane günüydü ta ki görevli bir kadın odasıba gelene kadar
"Kader, bir kadın ve adam var seni görmek istiyor canım" dedi sevecen bir şekilde
"Kimler?" Diye sordu Kader
"Bilemiyorum gel sen gör" deyip onu müdire hanımın odasına götürdü
Kader içeri girince gözleri parladı "Zeynep abla, Serhat ağbi"
"Güzelim" dedi Zeynep her zamanki sevecen tavrıyla
Kader yanlarına koşup "Beni almaya mı geldiniz"
Serhat ve Zeynep birbirlerine bskış attı,ikiside gülümsedi
Serhat Kadere gülümsedi "Evet Kader,seni almaya geldik"
Kaderin yüzündeki umut çok anlaşılır bir şekilde belli oluyordu
Sadece bir hafta sonra işlrmler tamamlanmıştı,Kader artık onların kızıydı ama sorun şuydu Serhat bey Berrakın eşiydi yani Kader de bir Tecer olacaktı
Ama Kader bunu istemiyordu Kader Zeynepe bakıp "Zeynep abla senin soy ismin olan Candanı kullansam olur mu"
"Olur güzelim de? Neden Tecer soy ismini istemiyorsun?"
"Bilmiyorum"
Serhat ona "Tamam Kader nasıl istersen o zaman artık Kader Candan'sın"
"Teşekkür ederim"
~
Kader artık daha iyiydi,okula gidiyordu tek sorun ablalarıyla aynı okula gidiyordu
Ablaları Lise öğrencisiydi ama o okulda ilkokul kısmıda vardı
Kader her ne kadar rahatsız olsada onlarla aynı okuldaydı,oradan uzak durmaya çalışıyor genelikle ya sınıfta takılıyor yada bahçeye çıkıyordu ablalarını görünce onlardan uzağa gidiyordu
İklimin umurumda değildi,ama Hayal o Kaderi çok seviyordu onu kardeşi olarak görmeye hazır olmasada onunla bir bağı olmasını istiyordu
Hayal daha 15 yaşındaydı ama yaşına göre olgun bir kızdı
Düz saçlı,hafif kumral saçları olan güzel bir kızdı sevecen ve sıcakkanlıydı
İlkim 18 yaşındaydı ama ne yazık ki Kaderi Hayal kadar çok sevmiyordu
Kvırcık saçlı,siyah saçları olan adı bir kızdı
Hayal bir gün Kaderi kantinde tek görünce yanıba gitti
"Kader"
Kader gitmeye niyetlenincd onu tutu "Korkututuysam özür dilerim,sadece konuşmak istemiştim"
"Konuşmak istemiyorum"
"Tamam sorun değil,ama birşeye ihtiyacın olursa beni bul tamam mı"
Hayal giderken yüzü asıldı hayal kırıklığına uğramıştı,Kaderle konuşmayı çok istemişti ama yine olmamıştı
O gün Berrak okula geldi Kader onu görünce ona bakmamak için başka birşeyle ilgilenmeye başladı
Berrak merdivenden çıkarken Zeyneple karşılaştı
Berrak alaycı bir gülümsemeyle "Vay vay vay kimi görüyorum"
"Ne istiyorsun Berrak" dedi Zeynep sert bir şekilde
"Kızlarımı görmeye geldim,sen ne arıyorsun burada"
"Rehber öğretmeni olduğumu unutuyorsun"
"Kızkarıma senin gibi biri baksın istemem doğrusu"
"Yürü git başımdan Berrak"
"Ne o kaldıramadın mı,sen benim kocamı çaldın"
"Ben bjrşey yapmadım kendi aileni sen dağıttın"
Berrakkın gülüşü soldu,Zeynep tam giderken onu bileğinden tutup "Bana bak haddini bil tamam mı kimsin lan sen"
.
"Ben Zeynep Tecer,Serhat Tecerin eşi"
"Kes sesini!" Deyip bileğini daha sıkı tutu
Zeynep bileğini kurtarmaya çalışırken merdivende ayağı ksydı Berrak tam o anda onun bileğini bıraktı
Herşey çok ani olmuştu,Zeynep merdivenlerden yuvarlandı
En kötüsü ise Kader herşeyi görmüştü Kader Zeynep'in başına gitti onu uyandırmaya çalıştı
"Zeynep abla uyan,Zeynep abla"
Kader ağlayarak onu uyandırmaya çalıştı ama artık onun uyanmayacağını biliyordu
Kader gözyaşlarını silip Berraka baktı,onun Zeynep ablasını öldüren kadına
Kader'in çığlıkları tüm okulda yankılandı. "İmdat! Birisi çağırın! Lütfen!"
Görevliler koştu, ambulans çağrıldı, kalabalık toplandı. Ama Zeynep'in gözleri kapalıydı, solgun yüzünde kan süzülüyordu.
Berrak merdivenlerin başında donup kalmıştı. Yüzünde ne pişmanlık ne de korku vardı — sadece boşluk. Sonra dudakları kıpırdadı: "Ben... onu itmedim. Ayağı kaydı."
Kader ellerini Zeynep'in üzerinden çekmedi. "Yalan söylüyorsun! Sen onu tuttun, sonra bıraktın!"
Berrak'ın gözleri Kader'e kaydı. O bakışta nefret değil, tanıyamama vardı. Sanki kendi kızını ilk kez gerçekten görüyordu.
"Sen... sen orada mıydın?"
"Sen onu öldürdün!" diye haykırdı Kader. "Zeynep ablamı öldürdün!"
~
Serhat hastaneye yetiştiğinde çok geçti. Zeynep'i beyaz bir örtünün altında buldu. Yüzü huzurluydu, sanki uyuyordu.
Serhat yere yığıldı. "Zeynep... yapma... kalk..."
Doktorlar onu dışarı çıkarmak zorunda kaldı. Koridorda hıçkırarak ağlarken küçük bir el omzuna dokundu.
"Serhat ağbi..."
Kader gözleri kıpkırmızı, yanakları ıslak ayakta duruyordu. "Ben gördüm her şeyi. Berrak yaptı."
Serhat'ın gözleri değişti. Acının içinde bir şimşek çaktı. "Ne?"
"Onu bileğinden tuttu. Sonra bıraktı. Ayağı kaymadı Serhat ağbi. Bıraktı."
~
Zeynep öleli neredeyse 1 yıl olacaktı Kader artık eskisi gibi değildi,bakışkarı artık masum değildi sert bakışlı bir kız olmuştu
Serhat ise mahkemelerde yada karakollarda dolaşıyordu Berrakı içeri attırmak istiyordu ama Berrak iyi oyuncuydu "Kazayla oldu" deyip bir şekilde kutulmuştu
Serhat hala uğraşıyordu ama Kaderi de düşünmeliydi
Serhat uzunca düşündükten sonra Kaderi okuması için yurt dışına göndermeye karar verdi
YILLAR SONRA/LONDRA HAVAALANI
Kader uzun süre Londra'da eğitim görmüştü ama artık 19 yaşında bir kızdı ve yurduna geri dönmeye hazırlanıyordu kıvırcık saçları artık beline kadar uzanıyordu,sert ve keskin bakışkarıyla herkesi korkutuyordu
İstanbul uçağına bindiğinde içinde en ufak bir duygu kırıntısı dahi yoktu aslında geri dönmeyi istemezdi ama yeni bir karar vermişti
Askerlik okuyacaktı artık tek hedefi vatanını korumak olacaktı
~
Birkaç saat sonra İstanbul'a dönmüştü,Serhata daha önce haber vermişti ama kendi ayakları üzerinde duracağını yardım istemediğini belirtmişti
~
Kader zor da olsa askerlik sınavlarını tamamlamıştı Harp akademisinde her gün ağır idmanlar yapıyordu bu Kaderi etkilemiyordu
Atış yaparken öfkesini silaha yansıtıyordu,parkurda acısını düşünüp daha hızlı koşuyordu
Acısı ona güç veriyordu
O Kader Candan'dı ve artık tek amacı asker olup vatanını korumaktı
Kızıl Şafak kitabının giriş bölümünün sonuna geldik artık yeni bir serüvene daha başlıyoruz umarım beğenirsiniz♥️😘🌹
