6. bölüm · KIZIL KRALLIK:Kızıl Kurt Efsanesi

6. Bölüm

Medine Gül

6. BÖLÜM

"Bedirhan? Neden beni buraya çağırdın?"
Dedim ona dönerek. O ağaçların hemen önündeyken ben uçurumun hemen dibindeydim. "Herşeyi öğrenmek istemiyormusun? Evinde olanları , seni takip eden adamı dış görünüşünün neden böyle olduğunu ve Mida nın senden ne sakladığını . Ben sana herşeyi anlatabilirim tabi istersen istersen şimdi gidebilirsin zorlamam.?" Dedi. Nasıl yani herşeyi biliyor muydu? Gerçekten bunları merak ediyordum ama ona güvenebilirmiydim ? Bana doğrularımı anlatır yoksa yalan mı söyler? "Şüpheni anlıyorum . Bana güvenmiyor olabilirsin ama merak etme sana yalan söylemicem tüm sorularını cevaplayacam . " dedi bu seferde. İç sesimimi okuyor yoksa fazla mı ona şüpheli bakıyorum. "Beni takip edip o evi o hale getiren adam kimdi?" Dedim ilk önce. Yavaş adımlarla bana yaklaşı beni korkutmak istemiyordu belli. Tam uçurumda yanımda durdu önce aşağı baktı ve " O bir siyah vampirdi ." Dedi . Ne ? Dalgamı geçiyor benimle? "Benimle dalga geçme Bedirhan hani doğruları söyleyecektin bana ?" Dedim. Bana dönüp "Doğruyu söylüyorum zaten. Sen inanmıyor olabilirsin ama kitaptaki vamlirler kurt adamlar cadılar büyücüler efsaneler hepsi gerçek . Yaşanmış ve yaşayan şeyler . " dedi . Gerçekten dalga geçiyor olmalı benimle. Delirmiş olmalı. Kanıtsız asla ona inanmam hatta kanıt olsa bile inanmam buna . "Delirmiş olmalısın. Bunlar gerçek olamaz . Kanıtsız sana neden inanayımki hem." Dediğimde bir adım geriye gidip
" Kanıt gösterirsem inanırmısın bana?"
" Kanıtın gerçekciliğe bağlı."
Dediğimde tekrar uçuruma baktı ardından "Peki şimdiden özür dilerim Zoi yapıcağım bu şey seni anca ikna eder benden nefret etme olur mu?" Dedi. Ne diyor bu şimdi? "Ne diyorsun Bedirhan anlaşılabilir konuş" dedim. Ona doğru bir adım atıcakken beni uçurumdan aşağı itti. Çığlık atmaya başladığımda korkudan gözlerimde kapattım. Neden şimdi yaptı bunu!? Bir kaç saniye sonra beni belimden ve bacaklarının altından tutan bir el hissettim gözlerimi açtığımda Bedirhan vardı karşımda. Kucağında beni tutmuş uçurum tekrar yukarısında duruyorduk. Ne ara düştüm ara tuttuda geri uçurumun başına geldik. Kalbim çok hızlı atıyordu. Ancak asıl sorun şuydu Bezdirhan'ın kanatları vardı!! Nasıl yani vampirmiydi? kızıl mıydı siyah mı? Galiba artık inanıyorum vampirlere. Şoku atlattıktan sonra Bedirhanın kafasına omzuna ve göğsüne burmaya başlayıp bir yandanda "İndir beni!" Diye bağırmaya başladım. Bedirhan darbelerime dayanamayıp en sonunda beni indirdi ardından kanatları sanki hiç yokmuş gibi arkaya doğru kapanıp yok oldu."Delirdin mi sen !! " diye bağırdım bu seferde.
" Başka türlü inanmazdın" dediğinde "Kanatlarını gösterseydin ya o zaman salak herif!! Aşağı atmana gerek yoktu!" Dediğimde kollarını göğüs hizasında bağlayıp "Çıkmıyorlar işte sorun o. Sinirliler biraz bana yani trip atıyorlar diyebiliriz. Sadece yüksekten düşersem açılıyorlar bu yüzden seni buraya getirdim ya." Dediğinde azım açık ona baktım. Daha bir kanata söz geçiremiyor! Hem kanatları canlımı bunların? "Kanatların nasıl tripli lan! İnsanmı bunlar daha kanatlarına bile söz geçiremiyon mu sen!?" Derken sinirden Türkce ingilizce karısık konustum. "Bilmediğin şey hakkında konuşma sen olsan sende söz geçiremeyecektin bu kadar kolay." Dedi benim sinirimi hiç umursamıyordu ve aşırı sakin konuşyordu. "Ya kanatların açılmasaydıda ikimizde ölseydik!?" Dediğimde uçuruma bakıp "Ben ölmezdimde sen ölürdun kesin hem kanadımın yüksekten düşünce açılmama ihtimali yok." Dedi rahat bir tavırla .

"Ha ben ölseydim umrunda olmazdı yani öyle mi!" Dedim bağırarak.
"Ben öyle birşey demedimki! "
" Ama ima ettin."
" Etmedim"
" Ettin"
" Etmedim"
"Ettin dediysem ettin işe. "

Dediğimde bu sefer derin bir nefes verip
"Tamam tamam sen haklısın Zoi. Lütfen kavga edeceksek bile şurda kavga etmeyelimde eve gidelim orda edersin kavganı lütfen" dedi. Şuna bak konuyu değiştirmeye çalışıyor. Neyse haklı daha fazla bu uçurumun başında konuşmak istemiyorum heran yine itebilir . "İyi gidelim." Dedim. Sinirden Türkçe ingilizceyi karıştırıyorum ya. İki dakikada ayarlarımı bozdu adam. "Tek bir dil mi konuşsan acaba" dedi Bedirhan ormana doğru ilerlerken "Tamam" dedim Türkçe peşinden ilerlerken.
Bir süre ilerledikten sonra karşımıza bir ev çıktı daha çok kulubeye benziyordu ama bir kulubeye göre büyüktü. Bahçesi büyük ve ağaçsızdı . Ağaçlar kulubenin etrafını daire şeklinde kapatmıştı. Acaba burda tekmi yaşıyor yoksa o arkadaşlarıylamı ama fazla kişiler nasıl bu eve sığsınlarki evin en fazla 4 odası filan vardır bide mutfak tuvalet deyince anca sığarlar bu eve. Yani hepsinin buraya sığması zor . Bedirhan eve ilerlerken ben durup etrafı inceledim. Eğer birşey olursa ve kaçmam gerekirse diye yol arıyordum. Daha önce ormanın bu taraflarına gelmemiştim korkudan. Kaçmam gerekirse nasıl kaçıcam heryer birbirine benziyor.
"Burda tek mi yaşıyorsun yoksa diğerleriyle birliktemi?" Dedim bir yandan etrafı incelerken geri eve döndüğümde onun çoktan eve girdiğini gördüm . Ne ara gitti ya? Doğruya vampir. Alışmam zor olucak gibi duruyor. Neyse. Hızlıca ilerleyip bende ve girdim . Dışardan kulubeye köy evine benzeyen ev içeri girince normal şehir evlerine döndü resmen. Nasıl ya? Gizlenmek için mi? Ama neden gizlensinlerki? Fazla şüphecisin Zoi belkide canları böyle istedi boş ver umursama. "Bir şey içermisin?" Diyen Bedirhan'ın sesi dışkapıya yakın soldaki ilk kapıdan geliyordu . Oraya ilerleyip "Ben buraya birşey içmeye gelmedim anlat artık herşeyi. Hem birşey sordum az önce sana" dedim kapı önünde durup. Bana dönmeden bardağa kendine kırmızı birşey koyup içmeye başladı. Benim ona azım açık dehşetle baktığımı görünce bir bana bir içeceğe bakıp hemen bana dönüp " Sakın yanlış anlama merak etme insan kanı değil bu. " dedi. Vay canına çok rahatladım ya! İnsan kanı değil ama yine de kan bu ! "Ne kanı o zaman?" Dedim hala elindeki içeceğe ters ters bakıp . "Hayvan kanı . İnsan kanı içmiyoruz biz genelde siyah vampirler içer. " dedi . Hala rahatlamadım. Her türlü kan içiyor . Ne bileyim ben belki canı insan kanı çekersede benimkini içmeye çalışırsa. O zaman napıcam ben? Buda ne? Iyyy kan kokuyor bura! Midem bulanmaya başladı. "Benim yanımda içme şunu iğrenç kokuyor! Midem kalktı resmen. Eğer kusarsam sen temizlersin umrumda değil" Diyerek çıktım mutfaktan. Mutfağın tam karşısında salon vardı . Hiç oralara girmeyip temiz hava almak için balkona çıktım. Balkon büyüktü . Balkon direklerinin yanında durduğumda Bedirhan da çıktı. O çıkınca kenardan uzaklasıp tekli koltuğa oturdum. Aman Allah sonra bir daha atmaya kalkar beni ben önlemimi alayımda birşey olmasın yine . Galiba ne yaptığımı anlayıp bıkkın bir nefes verip hemen yanımdaki ikili koltuğa oturdu. "Anlat hadi herşeyi dinliyorum. " dedim ona dönerek. "Önce senin merak ettiklerinden başlayalım." Dediğinde bir düşündüm. Ardından. "Madem o adam siyah vampirdi neden benim peşimdeydi ısrarla? Hadi kanımı içmek istiyor du desek o zaman bir kere elinden kaçirdımı daha peşime düşmez başkasını bulurdu . Ama peşime düştü resmen. Neden?" Dedim direk. Saçmaydı. Kanımı içecekse yakaladımı durmaz içerdi ve bu kadar peşimde dolanmaz bide üstüne gidip fotoğrafımı olduğu çerçeveyi kırıp benim olduğum tarafı özellikle yırtıp almazdı. Neden ben ? Ne özelliğim var? Vampirmi yapmak istiyordu beni? Tamamda neden illa ben ? Ben bunu merak ediyorum neden ben? "Tam olarak bende bilmiyorum belkide vampir yapmak istiyordu seni ama bu kadar ısrarcı olması banada tuhaf geldi. Hem seni o kadar kolayda siyah vampir de yapamaz zaten." Dedi Bedirhan. "Neden yapamasınki beni siyah vampir?" Dedim.
"Çünkü biz insanları vampir ya da kurt yapabilmemiz için o insanın yüzde 10 dan daha az kurt ya da vampir geni taşıması gerek yoksa hiç gen taşımıyorsa ya da taşıyor ama yüzden 10 ve 50 arasıysa o insan ısırıldımı ölür. Zaten yüzde 50 ve 70 arasıysa geni , doğuştan vampir ya da kurt sayılıyor." Dedi. Peki yüzde 70 den fazlası? Neden ayrıki bunlar çok karışık bunlar şimdi. Yani ben vampir yapması için yüzde 10 dan az genim olması lazım yoksa ölürüm . Yüzde 50 ve 70 arası gen yoktur bende ailem insan sonuçta. Ama bir dakika bizde nasıl vampir ya da kurt geni olsunki?
"Peki bizde nasıl sizden az da olsa gen olabiliyorki?"
"Çünkü siz kızıl kurt un soyundan geliyorsunuz ama zamanla genleriniz kaybolmaya başladı bundan bir 10 yıl sonra artık hiç kurt ve vampir geni taşımayacaksınız . "
"Peki yüzde 70 den sonrasında ne var ve neden özellikle yüzde 50 ve 70 arası ısırılınca ölüyor?"
"Yüzde 50 ve 70 arası zaten fazlasıyla bizim genimizi taşıyor ve doğuşan vampir veya kurtlar ısırılamazlar yoksa gelen daha fazla gen den dolayı ölebilirler. 70 üstü ise imkansız gibi birşey bu zamana kadar hiçbir insanda görülmedi . Bu gene sahip olman için kızıl kurt un ailesinden gelmen lazım . Yani şöyle kızıl kurtun çocuklarının cocuklarının cocukların cocklarınin cocukları olman lazım yani böyle gidiyor nesilden nesile. Ve çocukları varmı bilmiyoruz. Ama kaynaklara göre en sonki çocukları ya da cocuğu ingilterede yaşıyor bizde onu arıyoruz . Yani yeni kızıl kurt u arıyoruz." Dediğinde öylece kalıp ona baktım. Açıkcası hiçbirşey anlamadım. Bu nasıl bir gen nasıl bir miteoloji . Çocuklarının çocuklarının çocukları ne be!? Kafayı yicem. Bedirhan anlamadığımı anlayıp
" İlk başta anlamaman normal banada ilk anlattıklarından bende anlamadım . Kızıl krallık yani insanların dilinde tarih dersinde pek iyi değildim." Dedi. Kafam iyice karışıyor eğer başka şeylerde öğrenirsem kafam daha çok karışacak ve hiçbirşey anlamayacağım. Eyilip iki elimin arasına başımı alıp gözlerimi kapattım bir yandanda "Böyle miteolojiye başlayayım ben. Beynim durdu resmen." Diye mırıldanıyordum . Ardından kalkıp "Peki 623 yıl yaşayıp krallığı yöneten kızıl kurt nasıl sadece küçük bir isyanda hemen öldü?" Dedim bak bunu çok merak ediyordum. Tamam konudan biraz saptım ama bunu öğrenmem lazım. "Senin okuduğun kızıl krallık kitabına bunu eklememişler çünkü kimse bilmiyordu. Kızıl kurt isyandan önce hastalanmıştı . Bunu öğrenen siyah vampirler cadılarla iş birliği kurup önce isyanı başlatım ardından gizlice cadılar büyülerini kullanıp kızıl kurt u öldürdüler. Normalde kızıl kurt 'un kızınıda öldüreceklermiş ama son anda askerler gelince öldürememişler. Daha sonra krallık bölününce siyah vampirlerde cadılara ihanet etmişler ve cadıları kendi bölgelerinden kovmuşlar... " "Ve cadılarda siyah vampirleri lanetledi. Bu yüzden siyah vampirlerin yönetimi devralan herkes 5-8 yıl içinde ölüyor dimi?" Dedim sözünü bölerek . Kafasıyla onayladı beni "Kitabı bitirdin mi?" Dedi ardından. "Hayır hala bitirmeme var baya." Dedim . Bir süre aramıza sessizlik çöktü. Ben bu sessizlikte Bedirhan 'ın anlattıklarını düşünürken oda beni izliyordu. Acaba benim hakkımda ne düşünüyordu ? Ve bana neden herşeyi anlattıki ? Ya ben şimdi gitsem herkese onları anlatsam napıcak? Tabi anlatsamda zaten kimse inanmazki buna güveniyor olmalı ya da bana. Ama beni tanımıyor bile neden bana bu kadar çabuk güvensinki? Off işler iyice saçmalaşıyor artık. Ya şuan bana kamera şakası yapıyorlarsa . Eğer öyle birşeyse çok kötü olur. Yapmıyorlarsa eğer gerçekten gerçeksede gördüm mü bayılabilirim galiba. Yok be o kadarda değil ya. Acaba bende yüzden kaç vampir ya da kurt geni var? Bunu öğrenebiliyormuyuz acaba ? Umarım hiç yoktur o zaman beni vampir yapamazlar ama bu seferde ısırırlarsa kanımı içerler ve ölürüm. Her iki ihtimal de çok kötü. Vampir olmak istemem ya da kurt ama ölmekte istemem. Ne istiyorum onuda bilmiyorumki ben.
"Peki bir insanda sizin ne kadar geninizi taşıdığını nereden anlıyorsunuz ?" Diye sordum geri ona dönüp. Elini çenesine koyup " Ya dış görünüşünden ya da elimizde olan gen belirleyiciyle ama geçen makine bozuldu bu yüzden yeniden çalışana kadar insanları vampir ya da kurt yapmamaya çalışıyoruz." Dedi "Sence bende varmıdır sizin geninizden?" Diye sorduğum da ilk önce beni süzüp ardından "Bunu tam bilemem ama şunu söyliyebilirimki bence sende vampir geni var bu gözlerinden teninin beyazlığından belli belki birazda kurt genide olabilir ağır şeyleri kolay taşıyabiliyorsun sonuçta buda kurtlar gibi güçlü olduğunu gösterir ama dediğim gibi bunu bilemem belkide dış görünüşün yanıltmadır belkide hiç gen taşımıyorsundur . Senin gibi vampire benzeyen ama hiç vampir geni taşımayan bir çok kişi gördüm." Dedi.
"Peki neden bir vampir başka bir vampiri ısıramıyorki? " dedim . "Neden birbirimizi ısıralımki zaten vampiriz biz. Ama birbirimizi ısırmak için bir istisnamız var hatta iki istisna var. "
"Peki bu istisnalar ne?"
"Çok soru soruyorsun herşeyi biranda öğrenirsen kafan çok karışır. Geri kalan şeyleride sonra öğrenirsin . Kafan daha fazla karışmasın." Deyip ayağa kalktı . Hadi ama ya ben bekliyememki . Pek sabırlı biri değilimdir . O ayağa kalkıp arkasına dönünce hemen bende ardından kalkıp önüne geçtim ve "Nereye gidiyorsun?" Dedim iki elimi belime koyup. "Merak etme seni bırakıp gitmiyorum. Telefonum içerde . Diğerleri ne zaman gelicek onu sorucam." Deyip tam yanımdan geçip gidicekken yine önüne geçtim "Çok meraklıyım sanki sana. Hala sana tam güvenmiyorum. Hem siz telefon mu kullanıyorsunuz başka iletişim aletiniz yokmu sizin?" Dediğimde benim gibi ellerini beline koyup "Ne var kullanamazmıyız biz telefon. Bizde az da olsa insan geni taşıyoruz. Biz aynı kişilerden geliyoruz sadece biraz genlerimiz farklı o kadar. Madem bana güvenmiyorsun o zaman bana çok bulaşma neler yapabileceğimi bilmiyorsun sonuçta." Dedi hafif bana eyilip. Sırıtıyormuydu o? "Bana hiçbirşey yapamazsın. Madem aynı kişilerden geliyoruz o zaman zarar veremezsin bana. Senden korkmuyorum bu arada . Beni korkutamazsın." Dediğimde gülüp eve ilerlerken "Vampirler hakkında hiçbirşey bilmiyorsun Zoi bence bu kadar emin konuşma." Dedi ve içeri girdi.
Peşinden gitmedim bilerek. Balkondaki tekli koltuğa geri oturup düşünmeye başladım. Eğer Bedirhan gerçekten doğruyu söylüyorsa ve vampir kurt cadı ve büyücüler varsa neden daha önce hiç insanlar onları görmedi hadi görmesekte elbet bir iz bulurduk. Demekki vampirler gerçek diyen onlara inanan kişiler onları daha önce gördü . Kurt adam lar vampirler cadılar büyücüler gerçekse o zaman zombilerde gerçekmidirki? Yok be zombiler beyin yemiyorlarmı? O zaman insanlardan uzak duramazlardı . Hem kitapta zombiler hiç geçmiyordu buda demekki zombiler yok. Of neyin içine düştüm ben böyle. Acaba hafıza silebiliyormuyuz? Şuan hafızamı silip bunları unutmayı çok isterim. Çok fazla sorum var ama Bedirhan cevaplamıyor. Başka kimi bulsam cevaplarki? Bir dakika Bedirhan vampirse o zaman diğer arkadaşlarıda vampir ya da kurt. Onlar cevaplayabilir sorularımı . Ama ya Bedirhan cevaplamasınlar diye onları tembihlerse .
-Tek sorun sence bumu Zoi
-Başka ne varki?
-Daniel hala ormanda belki seni arıyor olabilir en önemliside ailen kayıp olabilir en son büyükanneni arayacaktın hadi arayıp ailenin nasıl olduğunu öğren.
Doğru ya ben tamamen unuttum bunları. Ne yapayım herşey üstüste gelince unuttum tamamen. En iyisi büyükannemi arayayım sonra Daniel i arayıp yerimi söylerim. Ama yok Daniel i aramadan öne Bedirhan'a haber versem daha iyi olur sonuçta burası onun evi.
Telefonumu açar açmaz telefonuma birçok bildirim gelmeye başladı. Ve hepside Danielden. Siktir ya. Telefonun neden sesi kapalıki. Tam 20 kez aramış 100+ mesaj var. Fazla meraklandırdım çocuğu ya. Kızsa bağırsa yeridir. Neyse önce büyükannemi arayayım. Büyükannemi aradığımda ilk aramamla açılmadı. Bu normaldi yaşlı olduğundan telefonun ya sesini duymuyordu ya da telefon uzakta olunca yanına gitmesi zor oluyordu. İkinci kez aradığımda üçüncü çalışta açıldı.
"Alo büyükanne?" Dedim fransızca. Büyükannem yarı fransızdı ingilizce çok iyi bilmediği için genelde fransızca konuşurum onunla.
"Efendim Zoi. Birşey mi oldu?"dedi . Kadın o kadar alışmışki onu olay varken aramama artık birşey mi oldu diyerek açıyor telefonu.
"Yok olmadı. Birşey sorucaktım ben sana. Annemle babam ordamı ? "
Dedim direk . Umarım ordalardır. Umarım ordalardır. Lütfen orda olsunlar lütfen.
"Yoo değiller. Orda değiller mi?" Dediğinde tüm dünyam başıma yıkıldı. Hayır yoksa onlardamı kayboldu haberlerdeki insanlar gibi. Ama neden bunu yapan kişi neden yapıyor? Yoksa kurtlar ve vampirlermi yapıyor bunu? Bedirhanın bana anlatma nedeni acaba benide kaçırıcak olmasımı ?
"Tamam büyükanne ben seni sonra ararım." Deyip direk kapatıp annemi aradım. Açmadı. Yine aradım. Açana kadar aradım ama açmadı. Bu seferde babamı aradım. Onuda açana kadar aradım ama açmadı. Tam bir daha babamı arayacakken Daniel aradı. Açtığımda "Zoi nerdesin? İyi misin?" Diyen telaşlı sesi geldi. "İyiyim Daniel. Merak etme." Dedim. "Nerdesin ?Söyle yanına geleyim." Dediğinde yanımdan kısık bir ses "İstersen söyle gelip alabilir seni." Dediğini duydum. Sağıma döndügümde Bedirhan'ı gördüm. Yanında biri daha vardı . Ne ara geldiki bu adam? Tabi bana fark ettirmeden gelebilirler bunlar vampir ve kurtlar . Alışmam zor olucak gibi duruyor. "Konum atayım gel." Dedim ve telefonu kapatıp konumu attım direk. "Noldu? Yüzün düştü hemen sevgilin geliyor işte ."
Diyen Bedirhan tekrar karşıma oturdu. Evet geliyor ama asıl sorun ailemin kayıp olması. "Annemler telefonumu açmıyor . Büyükanneme gidiceklerini söylemişlerdi ama gitmemişler. Haberleri görmüşsündür belki." Dediğimde kaşlarını çatıp "Hangi haberler." Deyip diğer adama döndü. Sonra kalkıp "Ben bir bakayım şu habere." Deyip içeri girdi . O içeri girince adam onun arkasından baktı bir süre bende onu inceledim. Vampir tipi yok kesin kurt. Bedirhan dış görünüşten anlayabilirsin demişti. Siyahsaçlı mavi gözlüydü yaşı büyük duruyordu 27 29 arasıdır heralde. Kesin kurt fazla uzun ve yapılı . Bedirhandanda uzundu hatta az önce fark etmiştim. Adam bana dönüp gülümsedi ve "Merhaba Zoi ben Berat kurt askerlerdenim." Dedi. Tamam karar verdim kurtlar vampirlerden daha iyi. Sesi biraz fazlamı kalın bana mı öyle geldi? Türk olduğu isminden belli.
" Sende bir kurtsun yani öylemi? Bedirhan vampir sen kurt . Aşırı farklısınız birbirinizden " dediğimde gülümseyip "Farklı olmamız normal . Kurtlar ve vampirler birbirini benzemez. Bide ben kurt asker olduğum için diğerlerinden biraz daha farklıyım. " dediğinde kafamı hafif sallayıp "Belli oluyor." Dedim. Sonra aklıma Bedirhanın cevaplamadığı sorularım geldi. Ona sorsam cevaplarmı acaba . Bence cevaplar ya tatlı ve sıcakkanlı birine benziyor. "Sana bir kaç soru sorabilirmiyim?" Dediğimde karşıma oturup "Tabi." dedi. Umarım cevaplarsın . "Öncelikle kaç yaşındasın öğrenebilirmiyim?" Dedim önce yaşını öğreneyimki ona göre hitap edeyim. "28 ama yakında yirmi dokuzuma gircem." Dediğim çıktı işte. Dokuz yaş var aramızda . "Peki şey az önce Bedirhana sordum cevaplamadı umarım sen cevaplarsın Berat abi." Dediğimde yüzünü buruşturup "Abi deme arkadaşınmışım gibi konuşabilirsin." Dedi "Peki Berat. Bir vampirin başka bir vampiri ısırması için gereken iki istisna ne ?" Dedim direk. En çok bunu merak ediyorum işte. Beratın gülümsemesi silinip bana baktı öylece ardından "Bedirhan'ın neden cevaplamadığı belli oldu. Aaa şey bunu eğer ilerde vampir olursan öğrensen bence daha iyi olabilir yoksa psikolejin bozulabilir. Çünkü ben ilk ögrendiğimde bunu düşünmekten geceleri uyuyamamıstım." Dedi. Psikolojim mi kaldıki daha fazla bozulsun benim. Ne var bunda ya ? Söyleyin işte . Bozulacaksa benimki bozulacak sizene arkadaşım ya. "Bozulacaksa benimki bozulacak umursama söyle işe ya. İnsanı meraktan çatlatıcaksınız ha. " dedim sinirle ve kollarımı birbirine bağlayıp geriye yaslandım. "Üzgünüm Zoi elbet birgün öğrenirsin merak etme. Başka sorun varsa sor ama." Dediğinde düşündüm sorsam mı diye. Sorayım en iyisi "Kurtları ve vampirleri en kolay nasıl öldürebilir bir insan ? Yani yanlış anlama ilerde birşey yaşarsam diye soruyorum. Kendimi korumak için." Dedim. "Yanlış anlamadım zaten. Korkunu anlıyorum Zoi . Her bizi öğrenen insan ilk başta bu soruyu kesinlikle soruyor. " dedi ardından bana doğru eyilip "Sakın Bedirhan'a bunu sana söylediğimi deme yoksa Kağanla birlikte kafamı kırarlar. Sana diyecem çünkü eğer biz yanında olmazsak kendini siyah vampirlerden cadılardan veya büyücülerden koruman gerek merak etme kızıl vampirler ve kurtlar insanlara zarar vermez. Kendini korumak için sivri birine derince batırabileceğin bir eşya alıp bunu sana saldıran siyah vampire cadıya ya da büyücüye batır ancak batırdığın o sivri eşyanın çok sıcak olması gerek sıcak birşey batırmazsan bu sadece onları kısa süreliğine zayıflatır. Batırdıktan sonra çıkarıp tekrar saplıyacaksın ondan sonra o yarayı isteselerde hemen kapatamayacakları için kan kaybından ölüceklerdir ama sıcak bjr eşya batırmasaydın derin bir şekilde o yarayı hemen geri kapatıp kan kaybetmeyeceklerdi. Bide sadece bir kere değil birden fazla batır bazıları daha dirençli oluyorlar tek ya da iki batırmayla ölmüyorlar hemen." Dedi bende aynı şekilde ona doğru eyilip "Peki bunu Bedirhan la kağan bana söylediğini öğrense nolucakki?" Dedim. "Çünkü bu taktiği kızıl vampirlerde ve kurtlarda da kullanabilirsin ve eğer ilerde insanlar bizim varlığımızı öğrenirse ve bu taktiğide öğrenip bizim üstümüzde kullanırlarsa bu bizim sonumuzu getirebilir. Bu yüzden bu bilgiyi insanlara söylememiz yasak hatta tüm türlerin ortaklaşa bir yasağı." Deyip geri arkasına yaslandı. Tamam anladım , galiba.
"Peki digerleri hangi türden geliyorlar?" Dedim bende geriye yaslanarak. "Diyerleri?" Dedi tek kaşını kaldırarak. "Kağanlar filan işte şu ekipçe dolaşıyorlar ya onlar." Dedim . "Onlarlada tanıştın yani. Kağan kurt ekibin ilk lideri bedirhanda ikinci lider zaten. Dirleri ise..."
Dedi ama devamını getiremeden başka sesler "Ben kurdum" diyerek yanımdaki üçlü koltuğa oturdu Nisa ardından onun yanına da "Bende kurdum" diyerek stella oturdu. Stellanın yanınada ismini bilmediğim bir kız oturup "Bende kurdum ve adım lisa tanışmamıştık seninle memnun oldum Zoi." Dedi kafamla onaylayıp hemen Beratın arkasında duran Egemene,ateş e travis e ve Ayberk e döndüm. "Egemen hariç bizde kurduz o kızıl vampir" dedi Ayberk . Hepsi bana bakıyordu şuan. Şuan hiç hoşuma gitmedi bu. Ne dicemki şimdi. Berat galiba şuan herkesin bana bakmasından hoşlanmadığımı anlayıp ellerini birbirine vurup ayağa kalktı ve Ayberke döndü .
"Kağan Mina ve Alex nerede?" Dedi.
"Onların işi bitmedi hala. Akşama anca gelirler. " diye cevapladı Ayberk. "Hadi ama beni çağırıyorlar ama kendileri ortada yoklar bir dahada gelmeyecem" diyen Berat ın arkasın "Siz kaç kişisiniz acaba ? Giderek artıyor sayınız." Dedim. Travis önce etrafa bakıp ardından bana döndü ve "Urazı , Cereni ve Beratı saymazsak 10 kişiyiz sayarsak 13 ama onlar genelde çok önemli birşey olursa geliyorlar. " dedi. Oha ama . Kesin saymadıkları daha çok fazla kişi vardır . Sormak istediğim çok fazla soru var ama en iyisi herşeyi biranda değil tek tek öğrensem gerçekten daha iyi olucak . Önce bu öğrendiklerimi sindirmeliyim. Tam birşey dicekken içerden Bedirhan çıkıp "Bir sorunumuz var." Dedi. "Noldu?" Diyen lisa ayağa kalktı. Bedirhan tekrar konuşacakken bu seferde "Zoi !" Diyen Daniel in sesi geldi. Hadi ama Daniel zamanlaman çok kötü. Daniel dışarda tam balkonun önünde bir bana birde diğerlerine bakıyordu. En sonunda bana bakıp beni süzdükten sonra balkona yanıma gelip "İyi misin?" Dedi. Kafamı sallayıp "Merak etme iyiyim. " dedim elimi tuttu ve "Sonra konuşucaz seninle şimdi gidelim burdan ." Diyerek ilerlemeye başladı bende peşinden ilerlerken arkama dönüp diğerlerine el sallayıp geri önüme döndüm. Hepsi bizi izliyordu. İlerlerken balkon merdivenlerine gelince kağan ve galiba mina ve alex dedikleri kişilerle karşılaştık. Alex erkekmiydi ya? Ben kız zannetmiştim. Daniel ve kağan ilk başta bakıştılar sonra hiçbirşey demeden Daniel yanından geçti kağan 'ın bende Daniel beni tuttuğu için peşinden gittim . Kağan ' ın yanından geçerken kağan ilk başta bana kısa ca bakıp geri önüne döndü. Neler oluyor bunlara ya ?
Daniel 'le hiç durmadan ormana ilerledik

6.BÖLÜM SONU