1. bölüm / 2
Kızıl börkBÖLÜM I: DALKILIÇ
Bölümler 2Şu an: BÖLÜM I: DALKILIÇ
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
BÖLÜM I: DALKILIÇ
Geri dönüşü olmayan yolun başlangıcı
Tuna'nın suları kan kırmızısı akıyordu. Akşam üzeri güneşi nehre vurduğunda, ışık kızıl börklü adamların zırhlarında parlıyordu. Malkoçoğlu Bali Bey, atının üzerinde nehrin kıyısında durmuş, karşı kıyıdaki Macaristan topraklarını seyrediyordu.
"Üç gün önce geçtik bu noktayı," dedi yanındaki Hasan Beyoğlu İsa Bey.
"Şimdi geri dönüyoruz. Ganimet dolu, ama asker yorgun."
Bali Bey cevap vermedi. Gözleri uzakta, ormanlık alanda bir hareket arıyordu.
Çok sessiz, diye düşündü. Bu kadar sessiz olmamalı.
"İsa Bey," dedi sonunda, sesi alçak ama keskin.
"Savaş meydanında atından düşeceksin."
İsa Bey kaşlarını çattı. "Ne demek istiyorsun?"
"Demek istediğim," Bali Bey dönüp dostunun gözlerine baktı,
"Macarlar bizi bekliyor. On bin kişi olduklarını biliyorum. Ama nerede olduklarını bilmiyorum. Bu yüzden sen atından düşeceksin – ölü gibi. Benim adımı bağıracaksın. 'Hay Bali! Hay Bali!' diye."
İsa Bey'in yüzü önce kızardı, sonra soldu.
"Pusuya mı çekileceksin?"
"Pusuya değil," Bali Bey gülümsedi, ama gözleri gülmüyordu.
"Gölgeye. Sen onları oyalarken, ben onların arasına gireceğim."
"Deli misin? Macar kılığına girmek..."
"Macar değil," Bali Bey ceketinin altından çıkardığı gri bir pelerini salladı.
"Alman tüccar. Lüneburg'dan gelen kumaş tüccarı Hans Schmidt. Tuna'yı geçtim, mallarımı kaybettim, şimdi Macar ordusuna katılıp intikam almak istiyorum."
İsa Bey şaşkınlıkla baktı. "Konuşabiliyor musun... o dili?"
Bali Bey Almanca bir şeyler mırıldandı, sonra Latince ekledi. Sonra Macarcaya geçti:
"Fáradt vagyok. Éhes vagyok. Segítség kell."
(Yorgunum. Açım. Yardım lazım.)
"Divan-ı Hümayun'un casuslarından öğrendim," dedi ciddiyetle.
"Bir akıncı, düşmanın dilini ana dili gibi konuşmalıdır. Yıllarca Macar esirlerle konuştum. Şimdi sınav zamanı."
Bölüm etkileşimi
