1. bölüm / 4
Kırmızı örümcek zambağı1.
Bölümler 4Şu an: 1.
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yine sabahleyin uyanması gerektiği saatten önce uyanmıştı adam neredeyse iki aydır olduğu gibi yine gül, kırmızı ve pembe karanfil kusmuştu hastane lojmanındaki odasında. Adam hala yaşadığı duruma inanamıyor ve alışamıyordu ona göre efsaneler gerçek değildi olamazdı da onlar sadece insanlar tarafından üretilmiş hayali kurgulardan başka bir şey değildi bu hastalıkta sadece birer efsaneden fazlası olmamıştı olmamalıydı da ama o şu an bu hastalığı yaşıyordu "Hanakaki hastalığı" aslında efsanesini. Adam doktor olmasını da kullanarak araştırma yapma fırsatı bulmuştu ama bu hastalık efsanelerin ötesine geçmiyordu geçmemeliydi de karşılıksız aşktan veya öyle sanılan bir durumdan doğan bir hastalıktı efsaneye göre hastanın akciğerlerinde çiçekler açar hava yolunun merkezi kısımlarını tıkayarak yavaş yavaş hastayı öldürürdü hasta bu süre zarfında çoğu zaman kanla birlikte çiçek kusardı ve bu çiçeklerin anlamları vardı mesela şu an adamın kustuğu çiçekler gül aşkı kırmızı ve pembe karanfil içtenlikle sevgiyi temsil ederdi buda doktorun hastanede ki neşeli hasta olan kıza olan duygularının kanıtıydı. Adamda biliyordu kıza tutulduğunu ama bunu ona söyleyemiyordu çünkü ona söylerse Hanakaki hastalığından kurtulurdu ve o gittikten sonra bile yaşamaya devam ederdi ama doktor bunu istemiyordu çünkü sevdiği neşeli hasta kadın olmadan yaşamak onun için ağır bir yüktü altından kalkamayacağı bir yük. Adam her zaman ki çiçeklerini kustuktan sonra derin derin nefesler almaya çalışmıştı zordu bazen umutsuzluğa kapılıyordu bazense umuda ne yapacağını bilmiyordu ama o ufak umuda da tutunmadan edemiyordu "mavi örümcek zambağı" yaşamı simgesiydi adeta bin bir hastalığa bir çareydi ama o kadar nadirdi ki belki de sadece bir efsaneydi ama adam hastalandığından beri efsanelere inanmayı öğrenmişti öğretmişti o neşeli hasta kadın eğer o bu şekilde hastalandıysa ve her gün daha çok çiçek kusuyorsa bu çiçekte olmalıydı doktor buna tüm kalbiyle inanmıştı ve o çiçeği aratıyordu. Ne kadar zordu aşık olmak çoğu zaman umutsuzluğa kapılmak ama ne kadar güzel şeydi de aşık olmak o kadar umutsuzluk arasında bir umuda tutunmak.
Ah o altın kadeh çiçeğini ne zaman kussa umut doluyordu adam veya umut dolduğu için o çiçeği kusuyordu sonuçta anlamı buydu ama onu iyi hissettiriyor muydu kesinlikle evet ama ardından gelen ağlayan gelin yani isyan çiçeği bir haylide kötü hissetti yordu sanki gerçekleri hatırlatıyordu. Adam derin nefesler alarak ayağa kalkmıştı daha vardiyasına çok vardı ama onun uykusu yoktu her zaman ki gibi gerçi uyumakta zordu nefes almak gün geçtikçe zorlaşıyordu. Adam yürüyerek duvara yaslanmış süpürgeyi alıp yerdeki yaprakları toplamaya başlamıştı yani klasik gün rutinine başlamıştı etrafı toplamak, yüzünü yıkamak ve her neyse ama daha çok vakti vardı bu yüzden çalışma masasına oturup bazı raporları tamamlarken eli yine sevdiği kadının dosyasına gitmişti ve tekrar ve tekrar ne olduğunu ve başka çözümün olup olamayacağına bakıyordu kadının hastalığı " Ebola" denilen bir hastalıktı bu hastalık ebola nehri yüzünden oluşan bir virüsün hastalığıydı o kadar yaygın değildi ama bu hastalıktan da kurtulan yoktu. Ama adam elinde sonunda bulacaktı değil mi? bin bir hastalığa deva bir çiçek ve ondan yapılan bir ilaç tabi ki bulacaktı adam kendisine söylenmeye başlamıştı umutsuzluğa kapılamazdı ve hüzünlenemezdi ama ağzından yine birkaç yaprak düşmüştü sarı karanfil güzel kokarlardı ama hüznü temsil ederlerdi adamda sırf bu yüzden hiç sevmezdi hızla sayfasına sarı karanfil düşmüş dosyayı kapatıp aldığı yere fırlatmıştı zaten hasta kadının dosyası tam bir hare be gibiydi buda ona verilen değeri gösterirdi. Adam sıkıntılı bir iç çekmişti ne kadının hastalığını iyileştirebiliyordu nede kendi hastalığının ilerlemesini yavaşlatabiliyordu adamda kadında gün geçtikçe daha fazla ölüyordu. Adam biraz derin nefes alabilmek için belki de daha fazla düşünmek istemediği için dışarı çıkma kararı almıştı ve ayaklanmıştı odadan çıkmak için kapıya yönelirken çıkmadan önce aklına sevdiği kadının sürekli okuduğu şiir kitabı gelmişti kadın sayesinde adam artık bilim kitapları dışında da kitap okumaya başlamıştı. Aslında güzeldi sanat kitapları da insana çok şey katardı aslında hayat insana çok şey katardı her şey bir öğreti değil miydi? sadece doğru yere doğru şekilde bakmak gerekirdi çoğu insanın yaptığının aksine.
Doktor odadan çıkmadan önce odasında ki kitaplığına yönelmişti şiir kitaplarına ayrı bir raf yapmıştı aynı sevdiği kadına kalbinde bir yer ayırması gibi içlerinden en çok sevdiğini almıştı eline adam ve hastane lojmanında ki odasından çıkmıştı daha sabah erken olduğu için hastanenin hastanenin arka bahçesinde kimse yoktu tabi bir kişi dışında. Adam sevdiği
Kadını gördüğüne üzülmeli miydi yoksa sevinmeli miydi emin değildi ama sevdiği kadının hastalığı yüzünden acı çektiğine emindi belki de acı yüzünden bu kadar erken uyanmıştı oda. Kadın ağaca yaslanmış bir şekilde karnını tutarken bilmem kaçıncı kez okuduğu kitabı tekrardan okuyordu cidden o kitabı ne kadar da çok seviyordu belki de acısını unutmak için yapıyordu bunu ama bu pek mümkün değildi ve o yine de sanki o kitabı daha önce hiç okumamış gibi aynı neşe ve hevesle okuyordu yeşil parlak gözleri yine aynı parlaklıkla parlıyordu hiç umudunu kaybetmemiş gibi kadın belki de hiç kaybetmemişti ama oda farkındaydı yavaş yavaş öldüğünün gün geçtikçe daha çok cesede benzediğinin. Beyaz teni sararmış, gonca gibi dudakları morarmaya başlamıştı kadın artık aynaya bakmaya korkuyordu çirkinleştiğinden değil çoktandır cesede benzediğinden, unutulduğundan. Ama yine de umudunu kaybetmemeye kararlıydı veya yaşananları kabul etmişti bu yüzden sadece güzel bir ölüm istiyordu kim bilir ama adam ikilimdeydi çoğu kez umutsuzluğa kapılıp kendi mezarlarını kazıyordu o bir doktordu hayata ne kadar güzel tarafından bakmaya çalışsa da gerçekler duvar gibi çarpıyordu yine de deniyordu ve azda olsa yapıyordu.
Bu hikayeyi okul için yazmıştım öyle yayınlayayım dedim çerezlik kısa bir şey o kadarda güzel değil ama okursanız teşekkürler devam bölümleride yakında gelir
Bölüm etkileşimi
