5. bölüm / 5
kırıklardan Doğmak5. Bölüm
Bölümler 5Şu an: 5. Bölüm
- 1 Kırkıklardan doğmak2.056 kelime
- 2 2. Bölüm1.148 kelime
- 3 3. bölüm1.269 kelime
- 4 4. Bölüm925 kelime
- 5 5. Bölüm1.288 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yeni Başlangıçlar
Uçaktaydık ve ben her şey'i Asel 'e anlatmıştım. Olanlara çok şaşırmış ve üzülmüştü sürekli bana Kaan ile ilgili şeyler soruyordu bense sürekli geçiştiriyordum. Yolculuğun 10 saatini tanamlamıştık.
4 saat kalmıştı ve biz 1-2 saat kestirmek için uzandık ve birden Asel elimden tutmuştu ve şunları söyledi
“Gece'm seni değiştireceğim emin ol sana ıßık olacağım ve asla yapmam dediğine doğru kaşacağız senle sana neşe ve ışık olacağıma söz veriyorum..." Dedi ılımlı ve uykulu sesiyle ve bende sadece elimi okşamıştım ve ona inandım zaten Asel artık herşeyimi biliyordu aslında insanlara güvenmezdim ama Asel çok başkaydı güven veriyordu ve benim neşe kaynagımdı Aselle olan sevgimi kafamda konuşurken uykunun Kara kolları sarmıştï bedenimi...
Almanya...
Almanya'ya gelmiştik ve evime gelmiştik tüm eşyalar vardı içinde tüm mobilyalar içindeydi bardağında çatalına çatalından kürdanına kadar vardı hep dua ettim dayıma onun sayesinde bu evdeydim sevdiğim insanla beraberdim .
Bir hafta sonra Almanya Frankfurt'ta resmen Asel ile Fink atıyorduk öğrenmediğimiz sokak kalmamıştı ama çok mutluydum ve ben dün elbise giymiştim. Çok değişik demi bir adam gelir değiştirir sesi değilde bir kadın gelir değiştirir seni sözü daha doğru olurdu ve şimdi Aniis cafe de oturuyorduk.
Çok hoş bir ortamdı sizce biz bu harika Almanya'nın Frankfurt bölgesindeki en meşhur kahve dükkanında oturup türk kahvesi içmişmiyizdir evet tamda onu yapıyorduk...
Eve yorgun argın gelmiştik çünkü Asel hanım sayesinde gezmediğimiz almadığımız kıyafet kalmamıştı. Ben yeşil koltuğuna kendimi yorgunca atarken Asel aşçım hemen bize çorba yapmaya başlamıştı kurban olurum ya hep yemekleri o yapıyordu ama bende ona 7 tane elbise almıştım yani diye kafamdan geçirdim ve kıkırdadım.
“Noldu gene sen gene niye kıkır kıkır sın"
"Yok bişey de sen Ege ile hayırdır" dedim ve hemen bana döndü onu. O al al yanaklarını gördüğümde iş bitmişti
“Ne hayırdır" dedi Asel
“Egedenmi hoşlanıyorsun?!" Dedim
"Eve-hayır"dedi Asel
“EVETT" dedim
“ÖFF TAMAM BİRAZCIK OLABİLİR " dedi Asel
“ne zamandır hoşlanıyorsun"dedim
“3 ay'dır"dedi Asel
"oha Asel"dedim
“ayy bağırma biri duyacak"Asel dedi
"Kim duyacak Allah'ın Frankfurt'unda" dedim
“haklısın"dedi Asel
“He Gece yarınmı yabancï dil derdini almaya yarınmı başlıyacağız?" Dedi Asel
“Evet" dedim
“Neyse hadi yatalım benim hâla uykum var"dedi Asel
“Tamam"dedim
Dedim ve yatağa gidip uyuduk...
Sabah kaltık ve hemen ellerimizi yüzümüzü yıkadık. Ve hemen üstümüzü giyindik ben siyah bir pantolon içine yarım kahverengi badi ve kürk yakalı Krem rengi kısa bir Kaban giydim. Ayakkabı olarak kahverengi poli taban kısa bir not giydim
Asel ise krem rengi kısa bir kot etek giymiş üstüne mavi ve beyaz çizgili bir gömlek giymişti altına kırmızı kısa topuklu bir ayakkabı giymişti.
Hızlıca evden çıktık Almanca dersine girdik ve arkadaş edinmiştin adı Ans. Tı sarı saçlı mavi gözlü beyaz tenli bir kızdı üstünde çok tatlı çiçekli bir elbise vardı altında ise uzun topuklu botlar vardı sarı saçlarını iki yandan örmesi ona ayrı bir hava katıyordu üzerine attığı Krem rengi kazağı ona büyük bir Aura katıyordu ve ben bize kahve içmeye çağırmıştık ve oda zaten yanlız biri olduğu için hemen kabul etmişti.
“Çok teşekkürler beni davet ettiğiniz için" dedi Ans.
“"Ne demek Aşkom bizde sıkılıyorduk zaten" dedi Asel
Kahvelerimizi içmiştik ve şomdi sohbet ediyorduk.
1 yıl sonra... Ez
Kaan Alvara..
Şu anda yatağımda oturmuş geceyi düşünüyordum bu kız aklımdan neden çıkmıyordu defolusun istedim hayatıma bir daha girsin istemedim o en koyu kahverengi gözlerini bir daha görmek istemedim bana baktığında sanki dünya duruyordu bu lanet ister kafama vurdum su içti çıkartmam lazımdı o beni bırakıp gitmiş o bana bir daha bana yüzünü gösterme bana bir daha dokunma demiştim. Ve ben de son anda günlerden beri içimde sıkıntı bırakan sözleri söylemiştim.
Gece o zaman sen de bana bir daha yüzünü gösterme bana dokunma korktuğunda elimi tutma uyuyamadığında bana mesaj atma!
Bu sözler her gün aklıma geldiğinde daha çok canım yanıyordu Of kafam çok ağrıyordu şimdi çok yakıştı ben de onun canını yakmak istediğim için bugün gece o sözleri sayan eski sevgilime gece o kadar çok canımı yakmış tı ki neden sesler barışmış ama barışmakta benmezdim her gün odaya getiriyorum sonra camla birlikte geri aşağı indiriyorum ve odamın kapısını kitleyip sadece oturuyordum Ayça ile anlaşmamız buydu o beni sadece her gün 5 dakika görecekti ve ben de onunla takılıyormuş gibi yapıp odadan çıkmama bahanesi yine dahi görmek istemiyorum çok sinirli göz göze geldiğimizde kalbimdeki tüm buz erimiş ona arkadaşlık edip uzatmak istemiştim ama o bir saniyelik bakışmadan sonra hemen bana ters cevap atıp geri kafasını çevirmiş. Almanya'da Asel ile birlikte yaşıyorlardı tabii ki daha sen bunları bana söylemiş tim bense
“gece umurumda değil nereye gidiyorsa gitsin! " Demiştim tabii ki de çok umrumdaydı ama umursamamaya çalıştım o içine kapanık soluk kız nasıl da bağlamıştı kendini bana ettim...
Ve şu anda Ege konusuyla uğraşıyordum Ege Asel gittiği için çok üzgündü çünkü asel'den o kadar fazla hoşlanıyordu ki artık içimizi boğmuştu ve ben en sonunda bağırıp şunu söyledim
"Unutamadım gitti bir senedir yeter artık ben şimdi asel'i arıyorum gelsinler Türkiye'ye bir haftalığına konuşun lütfen artık yeter!"
"Utanı-"
“Kes." Diye bagırdı Berzah
“Aşkım sen kızları çagır sonra bize MSJ at sonra biz gelelim" dedi Berzah Ela' ya ela hemen onaylamıştı
geceYılmaz...
Biz ans. Gittikten sonra oturma odasında otururken birden Ela aradı Asel hemen telefonu açtı
"Alo Ela "
"Merhaba"
" Asel ben bir şey söyleyecektim Naz ve ben sizi çok özledik bir haftalığına Türkiye'ye tatil gibisinden gelseniz biraz oturup kız kıza takılsak hem çok büyük dedikodular var hadi artık gelin "
Asel hemen bana döndü ve fısıldadı
"ela aradı bizi çok özlemişler bir hafta Türkiye'ye tatil gibisinden gelin de biraz kız kıza vakit geçirelim diyor Ne diyeyim" dedi bense kafamla onayladım zaten Ela ve naz'ı özlemiştim hatta onlara buraya gelmeyi bile teklif edecektim.
"Evet Asel gidelim hem tatil olur dediğim anda hemen telefona bu akşam bir uçak vardı zaten gelirizz
Ne bu akşam mıydı neyse bir şey olmaz diyerek sallamadım.
İlahi bakış açısı
Buluşmada giyilen kıyafetler
Kaan.
Fermuarlı gri triko vücuduna tam oturuyor, altındaki açık renk jean görünümü dengeliyordu. Beyaz spor ayakkabılarla birlikte sade ama düzenli bir hâl alıyordu. Aynaya bakışı kısa, duruşu netti. Bu kombin birilerini etkilemek için değil; kendisiyle uyumlu olduğu için vardı.
Berzah.
Gri triko, üzerine düşünülmeden seçilmiş gibi duruyordu ama tam da bu yüzden kusursuzdu. Altındaki rahat kesim pantolon ve beyaz sneaker’lar, onun hiçbir şeyi kanıtlama ihtiyacı olmadığını gösteriyordu. Boynundaki ince zincir ve sade duruş, sessiz ama güçlü bir karakter çiziyordu.
Ege.
Siyah deri ceket, beyaz tişörtün sadeliğini sert bir çerçeveye alıyordu. Gri kot pantolon ve spor ayakkabılar, görünümü abartıdan uzak tutuyordu. Aynaya bakışı kısa, duruşu netti. Bu biri için hazırlanılmış bir stil değildi; kendiyle barışık bir hâlin sonucu gibiydi.
Naz.
Bordo dantel korse, feminenliği saklamıyor ama bağırmıyordu. Açık renk kot etekle birleştiğinde sertlik ve çekicilik aynı çizgide buluşuyordu. Diz altı bordo topuklu çizmeler görünümü tamamlıyor, altın takılar bu iddiaya asalet katıyordu. Bu, bakılmak için değil; akılda kalmak için seçilmişti.
Ela.
Gri, omuzları açıkta bırakan kazak, sanki bilerek düşürülmüş gibiydi; rahat ama hesaplı. Altında siyah mini etek vardı, koyu çoraplarla birleşince gecenin kendisi gibi duruyordu. Ayağındaki siyah botlar yere sağlam basıyordu; kaçmak için değil, kalmak için. Kolunda küçük siyah bir çanta, saçında siyah bir fiyonk… Boynundaki altın tonlu kolyeler ise sade görünümün içine gizlenmiş bir hikâye
Asel.
Üzerinde omuzlarına hafifçe düşen beyaz, kısa bir bolero vardı; sanki soğuğu değil de bakışları kesmek için giyilmişti. Altına, bedeni saran beyaz bir büstiyer giymişti; sadeydi ama sessiz bir iddiası vardı. Gri tonlarında, cepli mini eteği hareket ettikçe hafifçe kırışıyor, ona umursamaz bir zarafet katıyordu. Boynunda ince bir zincir, küçük ama anlamlı bir detay gibi duruyordu. Ayaklarında ise açık tonlarda spor ayakkabılar vardı; masumiyetle özgürlüğün tam ortasında.
Gece.
Bordo askılı bluzu bedenine yapışmıştı; dantel detayları tenine dokunur gibiydi. Üzerine aldığı siyah deri ceket, onun yumuşak tarafını gizleyen sert bir zırh gibiydi. Koyu renk mini eteği adımlarını daha kararlı gösteriyordu. Dizlerine kadar uzanan siyah çizmeler, yürürken sessiz ama tehditkâr bir ses bırakıyordu geride. Dudakları bordo bir rujla boyalıydı; söylenmeyen cümlelerin rengi. Gözlerinde ise kimsenin kolayca çözemeyeceği bir meydan okuma vardı.
Bölüm etkileşimi
