5. bölüm · KIRIK ZİHİNLER

Sırlar ve Kıskançlıklar

Efsa Gülce

Okulun üzerinden birkaç gün geçmişti.
Mira artık yalnız yürümüyor, Kaan’la sık sık yan yana görülüyordu.
Koridorlarda birlikte yürürken herkesin bakışlarını hissediyordu ama umursamıyordu.
Uzun zamandır ilk kez birinin yanında “rahat” hissediyordu.

Ama herkes bu durumu Mira kadar sakin karşılamadı.
Efe, içten içe yanıyordu.
Mira’nın gülümsemesi artık ona değil, Kaan’a dönüktü.
Kendi kendine, “O sadece arkadaşım,” dese de kalbi her defasında yalanını yüzüne vuruyordu.

Bir gün, teneffüste Efe, Kaan’ın yanına yaklaştı.
Sesi sakin görünüyordu ama içinde fırtınalar vardı.
“Kaan,” dedi, “Mira’yla aranda tam olarak ne var?”
Kaan kısa bir duraklamadan sonra başını kaldırdı, gözlerini kısmadan cevap verdi:
“Bilmiyorum… ama bir şey var. Hissetmiyor musun?”

Efe’nin içi buz gibi oldu.
Bir süre sessiz kaldı, sonra sadece, “Anlıyorum,” diyebildi.
Ama anlamamıştı. Sadece kabullenememişti.

Selin ise Mira’ya karşı garip bir şekilde uzaklaşmaya başlamıştı.
Eskiden her sırrını paylaştığı kız, şimdi başka birine güveniyordu.
Selin’in içini kıskançlık kemiriyordu ama bunu asla kabul etmiyordu.

> “Ben sadece onu korumaya çalışıyorum,” diyordu kendi kendine.
Ama gerçekte korumaya değil, geri almaya çalışıyordu.

O gün, Mira günlüğüne şu satırları yazdı:

> “Kıskançlık, sevginin gölgesidir.
Bazen birini gerçekten sevdiğinde, kaybetme korkusu seni boğar.”

Kaan, Mira’nın yazdıklarını bilmiyordu ama hissediyordu.
Onun sessizliğinin arkasında neler döndüğünü anlamaya çalışıyordu.
Bir akşam okul çıkışı Mira’ya yaklaştı:
“Benden uzak durmaya mı çalışıyorsun?”
Mira şaşırdı, “Hayır… sadece herkes bir şey söylüyor.”
Kaan gözlerini kısmadan fısıldadı:

> “Boş ver onları. Beni dinle. Çünkü ben seni duymak istiyorum.”

O cümle Mira’nın zihninde yankılandı.
Kalbinde bir şey kıpırdadı.
Ama aynı anda bir korku da doğdu:

> “Ya bu da bir oyun çıkarsa?”

O gece ikisi de uyuyamadı.
Mira’nın aklında sorular, Kaan’ın kalbinde geçmişin izleri vardı.
Ve ikisi de farkında olmadan aynı cümleyi düşündü:

> “Birine güvenmek, en tehlikeli cesarettir.”