10. bölüm · Kırık Yeminler
10 Bölüm Geçmişin Gölgesi
Gece, Pamukkale'nin üzerine siyah bir örtü gibi çökmüştü. Sokak lambalarının solgun ışıkları, eski çınar ağacının altında duran dört kişinin yüzüne vuruyordu. Sessizlik öylesine ağırdı ki, uzaktan gelen cırcı böceklerinin sesi bile duyuluyordu.
Aleyna'nın elleri titiriyordu. Yere düşen mektubu almak için eğildi. Kağıt, gece çiyiyle hafifçe ıslanmıştı.
Karşısında duran adamı dakikatle süzdü.
"Emre..."diye fısıldadı.
"Gerçekten sen misin?"
Adam yavaşça başını salladı.
"Evet Aleyna...Benim."
Aleyna bir adım geri çekildi.
"Evet Aleyna...Benim."
Aleyna bir adım geri çekildi.
"Ama....Senin öldüğünü söylemişlerdi."
Emre acıyla gülümsedi.
"Çünkü herkes öyle bilsin istedim."
Demir olanları anlamakta zorlanıyordu.
"Birisi bana neler olduğunu anlatabilir mi?"
Kaa derin bir nefes aldı.
"Artık saklamın anlamı kalmadı."
Dört yıl önce....
Lise son sınıf...
Aleyna, Kaan, Emre ve Merve ayrılmaz dört arkadaştı.
Okulun en neşeli grubu olarak tanınıyorlardı.
Her cuma ders çıkışı aynı kafeye gider, hafta sonları birlikte gezer, birbirler_
ine hayallerini anlatırlardı.
Bir gün okulun okulun bahçesindeki yaşlı çınarın altında küçük bir deftere şu cümleyi yazmışlardı.
" Hayat bizi nereye götürürse götürsün, birbirimizi asla yalnız bırakmaya_
cağız."
Altın da dört imza atmışlardı.
O gün buna "Dört Yemin."adını vermişlerdi.
Kimse yıllar sonra o yeminlerin tek tek kırılacağını bilmiyordu.
Birkaç ay sonra her şey değişmeye başladı.
Kaan, Aleyna'ya aşık olduğunu fark etti.
Bunu ilk söyleyen kişi ise Emre olmuştu.
"Kaan...Sen ona gerçekten aşıksın."
Kaan utangaç bir gülümsemeyle başını eğmişti.
"Evet."
"Neden söylemiyorsun?"
"Ya beni reddederse?"
Emre omzuna dokunmuştu.
"En azından denemiş olursun."
Fakat işler hiç beklediği gibi gitmedi.
Kaan duyguların açıkladığında Aleyna gözleri dolarak cevap vermişti.
"Seni çok seviyorum Kaan...Ama sadece arkadaşım olarak."
O cümle Kaan'ın hayatını değiştirmişti.
O günden sonra içine kapanmış, herkesten uzaklaşmıştı.
Aradan birkaç hafta geçmişti.
Dört arkadaş muzuniyet gecesinde yine çınarın altında buluşmuşlardı.
Emre gülerek konuşmuştu.
"O yıl sonra yine burada buluşacağız."
Merve de gülmüştü.
"Kim gelmezse bütün yemekleri o ısmarlayacak."
Hepsi kahkahkah atmıştı.
Sonra ellerini üst üste koyarak son kez yemin etmişlerdi.
Ama kaderin bambaşka planları vardı.
Mezuniyette yalnızca üç gün sonrs Emre'nin içinde bulunduğu otombil uç_
uruma yuvarlandı.
Araç günler sonra bulundu.
Polis, Emre'nin hayatını kaybettiğini açıkladı.
Cenaze bile yapılmıştı.
O günden sonra dört arkadsşın hayatı tamamen değişti.
Merve şehir dışında tanışındı.
Kaan içini kapandı.
Aleyna ise yaşadığı acıya dayanamayıp ailesiyle birlikte Pamukkale 'ye yer_
leşti.
Yıllar boyunca Emre'nin gerçekten öldüğüne inandılar.
Şimdi ise...
Karşılarında dimdik duruyordu.
Demir sessizce Emre'ye baktı.
"Bize neden öldüğünü düşündürdün?"
Emre başını eğdi.
"Çünkü mecburdum."
"Kim karşı?"
Emre cevap vermeden önce etrafını kontrol etti.
Sanki birilerinin onları dinlediğinden korkuyordu.
"Dört yıl önce gördüğümüz kaza...Kaza değildi. "
Aleyna'nın gözleri büyüdü.
"Ne diyorsun sen?"
"Bizi susturmak isteyen insanlar vardı."
Kaan şaşkınlıkla araya girdi.
"Sen bana da hiçbir şey söylemedin."
"Sizi korumaya çalışıyordum."
Demir 'in sesi sertleşti.
"Kimden?"
Emre cebinden küçük, paslanmış bir anahtar çıkardı.
Bu anahtarın üzerinde yalnızca tek bir rakam yazıyordu.
17
"Her şey bu anahtarla başladı."
Aleyna anahtara dikkatlice baktı.
"Bu neyin anahtarı?"
Emre derin bir nefes aldı.
"Babam ölmeden önce bana bunu verdi."
"Ve bana sadece bir cümle söyledi."
"Bu anahtarı kimseye verme. Günün birinde peşine düşecekler."
O anda uzaktan gelen bir motor sesi geceydi böldü.
Dört kişi aynı ands sesin geldiği yön baktı.
Siyah renkli bir araç hızla çınar ağacına doğru yaklaşıyordu.
Farları gözlerini kamaştırıyordu.
Araç aniden durdu.
Kapılar yavaşça açıldı.
İçinden takım elbiseli üç adam indi.
En öndeki adam sakin ama tehditkar bir sesle konuştu.
"Emre..."
"Dört yıldır seni arıyoruz."
Emre'nin yüzündeki renk tamamen kayboldu.
Demir istemsizce Aleyna'nın önünr geçti.
Takım elbiseli adam hafifçe gülümsedi.
"Demek sonunda hepiniz bir aradasınız."
Gece artık sadece eski dostların değil, yıllardır saklanan büyük bir sırrın da tanıdığı olacaktı.
