2. bölüm / 3
Kırık YeminYalnızlık ve Mor Gözler
Bölümler 3Şu an: Yalnızlık ve Mor Gözler
- 1 Tanıtım172 kelime
- 2 Yalnızlık ve Mor Gözler714 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Gölge ve Fısıltı665 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
“Mor gözler bir sır taşır
Görünenin ötesinde bir gerçek saklıdır”
Soğuk rüzgâr taş duvarlı yetimhanenin avlusunda usulca dolaşıyordu
Akşam çökerken diğer çocuklar içeride sıcak yemeklerini yerken Thaliera yalnızca bahçedeydi Kaldırım taşlarının kenarında minik bedeniyle çömelmiş gözlerini hareketsiz bir kuşa dikmişti Kanatları titreyen kuş, kaçmakla kalmak arasında sıkışmış gibiydi
Thaliera usulca elini uzattı
“Yaralısın” dedi fısıltıyla “Ama korkmana gerek yok”
Kuş bir anlık tereddütten sonra kanat çırptı ve uzaklaştı
Thaliera, sessizce ardından baktı bir kez daha elinden hiçbir şey gelmemişti
Ama kuşun bıraktığı tek şey o kalktığı yerde kalan tüy parçasıydı
İncecik neredeyse morumsu parlayan bir tüy...
Thaliera fark etmedi ama rüzgar onu avucuna doğru itmeye çalıştı.
İçinde kımıldayan o tanıdık ses yine yükseldi
“Kimse beni istemedi... en başından beri”
Koridor karanlıktı zemin taşlarının üzerine yumuşak adımlarla ilerledi
Odaya yaklaşırken kapının aralığından içeriden gelen fısıltılar kulağına çarptı
“Gözlerine baksana sihirliymiş o…”
“Geçen gün bir şey fısıldamış sonra o kuş ölmüş…”
Bir diğeri hafifçe güldü ama sesi korkuya karışmıştı
“Bence bir gün hepimizi lanetleyecek”
Thaliera durdu elleri yanlarında sıkıldı
Gözleri bir an kapandı derin bir nefes aldı
Sonra kapıyı itip içeri girdi
Duvarlar daha da daralmış gibi hissettirdi taştan örülmüş bu küçük oda yıllardır ona sığınak olmuştu ama hiçbir zaman yuva gibi hissettirmemişti
Kısa sessiz ama unutulmaz
Sesler aniden kesildi
Odada bir sessizlik yayıldı
Bakışlar yere çevrildi biri saçını düzeltti diğeri battaniyesine sarındı herkes susmuştu
Sanki onun varlığı bile fazlaydı
Yavaşça aynanın karşısına geçt
Gecenin karanlığı pencereden süzülürken aynadaki siluetine baktı uzun uzun
Beyaz teni kıvrımlı siyah saçları ve en çok da… o gözler
Mor
Kimilerine göre uğursuz kimilerine göre "lanetli"
Ama ona göre sadece... yabancı
İçinden geçirdi
“Neden herkes beni lanetli sanıyor?”
“Sadece gözlerim farklı diye…”
Yoksa bu fark onları mı korkutuyor?
Benim bile anlamadığım bir şey var içimde
Belki de sadece ben değilim bilmeyen…
Boynuna asılı duran mor kalpli kolyeye uzandı küçükken hiç çıkarmazdı
Hala da çıkartmıyordu onu bulduklarında bile üzerinde bu kolye vardı
Kimsenin açıklayamadığı ama sanki içinden bir şey fısıldayan onun bir parçası gibi...
Kolyeyi avucunun içinde sıktı
Parlamadı...
Ama Thaliera bir şey hissetti
Derinlerde bir kıpırtı sanki çok uzaklardan gelen bir çağrı kalbinin arkasında yankılanıyordu ona ait tek şey...
Thaliera hiçbir şey olmamış gibi yatağına yürüdü
Yatarken sırtı herkese dönüktü ama içinde duyduğu şey çok daha keskindi
Kırılmışlık
“Benimle konuşmalarına gerek yok” diye düşündü
“Zaten seslerinden daha çok şey söylüyor bu sessizlik”
Sabahın ilk ışıkları daha doğmadan Thaliera’nın kapısı sertçe açıldı
Yetimhane müdürü uzun boylu soluk tenli ve asık suratlı kadının silueti eşiği doldurdu
Yüzünde alışıldık öfke ifadesiyle bağırmadı ama sesi soğuk ve keskin geldi
“Yine gece yataktan kalkmışsın koridorda konuşuyormuşsun.”
Thaliera gözlerini ovuşturdu sesi çatallaştı:
“Ben konuşmadım... Yemin ederim”
Kadının kaşları çatıldı masanın üstüne bir defter vurdu
“Kiminle konuşuyordun o hâlde
Yalnızdın Yoksa hayal gücün mü fazla yine
Bıktım senin bu tuhaflıklarından”
Thaliera başını eğdi sessiz kaldı
Müdür biraz daha yaklaştı sesini alçalttı ama daha tehlikeli bir tonda fısıldadı
“İnsan gibi davranmayı öğren yoksa bu yetimhane bile sana fazla gelecek... Anladın mı”
Thaliera'nın içi buz gibi oldu
Ne deseydi
Yutkundu sadece başını salladı
Kadın kapıyı hızla kapatıp uzaklaştığında odanın içinde bir gölge kıpırdadı
Pencerenin perdesi hafifçe oynadı
Sanki içeride biri vardı… ama değildi
Gölge geldiği gibi sessizce kayboldu
Sadece gölgeler görüyordu onu ve yalnızca bir amaçları vardı
Thaliera’yı korumak
.
.
.
Gece tamamen şehri örtmüş sokak lambalarının solgun ışıkları yetimhanenin bahçesine ulaşamamıştı
Binalar sessiz rüyalar ağır ve zaman sanki durmuş gibiydi
Thaliera usulca odasından çıktı kimseye görünmeden bahçeye indi
Çıplak ayakları taş zemine bastığında rüzgarın soğukluğu tenine değdi ama üşümedi
Gökyüzüne baktı
Yıldızlar sayılmayacak kadar çoktu
Ama o bir tanesine takıldı diğerlerinden daha soluk ama sabit yanan bir taneye
Onu tanıyormuş gibi hissetti
Sanki o yıldız onu çağırıyordu
Belki çocukken rüyasında gördüğü aynı ışıktı bu…
Belki de o yıldız onun gerçek eviydi
“Beni burada istemiyorlar” diye düşündü
“Ama ben de kendimi burada hissetmiyorum”
Elleriyle mor kalpli kolyesini tuttu gözlerini kapadı
O an...
hiçbir şey olmadı
Ama bir sessizlik onun içine aktı
Derin derin bir sessizlik
Sanki bütün dünya bir anlığına nefesini tuttu
Sonra gözlerini yeniden açtı ve fısıldadı
“Belki de ben gerçekten bu dünyadan değilimdir”
Ve uzakta yetimhanenin taş duvarlarının hemen dışında karanlık bir sokak köşesinde…
bir gölge kıpırdadı
O Thaliera'nın gözlerini göremedi
Ama o gözlerin parladığını hissetti
Koruyucular artık uyanıyordu
Ve hiçbir kehanet bu sessizliğin sonsuza dek sürmesine izin vermezdi
İlk bölüm nasıl olmuş umarım beğenmişsinizdir
Yorumlarda buluşalımm
Bölüm etkileşimi
