KIRIK PALET kitap kapağı

1. bölüm / 2

KIRIK PALET

1.BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Mel Srk

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: 1.BÖLÜM

Kendini bir gün kaybettiğini sanan herkese. Belki de ihtiyacınız olan tek şey, yeniden başlayacak cesaretti.
🪷

“Çiçekler olmasaydı, insan ruhu ne yapardı?”
- Claude Monet

Annem çiçekleri severdi.Bir çiçeğin ne zaman su istediğini, hangisinin gölgeyi tercih ettiğini, hangisinin biraz ilgi görünce yeniden canlandığını bilirdi. Dükkânına gelen herkes onun çiçeklerle konuşabildiğine inanırdı. Ama kendi bedeninin yardım istediğini fark ettiğinde çok geçti. Doktorun dudaklarından dökülen iki kelime, hayatımızı sonsuza dek değiştirmişti:Pankreas kanseri.
O gün annemin yüzündeki ifadeyi hâlâ unutamıyordum. Ne ağlamıştı ne bağırmıştı. Sadece pencerenin dışındaki çiçeklere bakmıştı. Sanki ilk kez onların da bir gün solacağını hatırlamış gibi…Halk arasında “sessiz katil” olarak bilinen bir kanser türüydü.Belirtilerini uzun süre saklıyor, fark edildiğinde ise çoğu zaman çok geç kalınmış oluyordu.Biz de geç kalmıştık.Yine de umudumuzu kaybetmedik.
Annem kemoterapi gördü, ilaçlarını düzenli kullandı. Bazen yorgunluktan ayakta durmakta zorlandığı günler olurdu ama buna rağmen çiçeklerinden vazgeçmezdi. Gücünü toplayabildiği her an dükkâna gider, saksıların toprağını kontrol eder, kuruyan yaprakları temizler, çiçekleriyle tek tek ilgilenirdi. Sanki onları yaşatabildiği sürece kendisi de yaşayabilecekmiş gibi…
Biz de buna inanıyorduk.Bir gün iyileşeceğine, yeniden eskisi gibi güleceğine, dükkânın önünde rengârenk çiçeklerin arasında durup müşterilerini karşılayacağına inanıyorduk.Ama hastalık bizden daha hızlı ilerliyordu.Kanser çoktan ileri evreye ulaşmıştı. Ne ilaçlar ne de kemoterapi beklediğimiz sonucu veriyordu. Zaman geçtikçe annemin bedeni biraz daha yoruluyor, biraz daha güçsüz düşüyordu. Hastalık akciğerlerine de yayılmıştı.
Bazen gecenin bir yarısı nefes almakta zorlandığını duyuyor, odasından gelen boğuk öksürük sesleriyle uyanıyordum. O anlarda korkunun nasıl bir şey olduğunu iliklerime kadar hissediyordum. Çünkü annemi kaybetme ihtimalinin gerçek olduğunu ilk kez o zaman anlamaya başlamıştım.
Onca umut, onca çabaya rağmen annemi kaybetmiştik. O günü hâlâ dün gibi hatırlıyorum.Annemin ölümünün üzerinden yalnızca birkaç gün geçmişti. Kendimi nasıl oraya attığımı bile hatırlamadan dükkânın önünde bulmuştum.Titreyen ellerimle kapıyı açmıştım.Normalde içeri her girdiğimde annem beni gülen yüzüyle karşılardı. Bazen elinde yeni açmış bir zambak olurdu, bazen rengârenk bir buket. Her seferinde farklı bir çiçek uzatır, sanki dünyadaki en değerli şeyi veriyormuş gibi gülümserdi.Ama o gün…O gün beni karşılayan tek şey sessizlikti. Öyle derin, öyle ağır bir sessizlikti ki nefes almak bile zor geliyordu.Dükkânın içinde birkaç adım atmıştım. Gözlerim annemi arıyordu. Tezgâhın arkasında, saksıların arasında, her zamanki yerinde…Ama yoktu.Ve o an gerçeği bir kez daha yüzüme çarptı. Annem gerçekten gitmişti.Geride ise ondan kalan solmaya yüz tutmuş çiçekler vardı.Sanki onlar da sahibinin gidişine dayanamamıştı.Bir zamanlar canlı renklerle dolu olan dükkân şimdi yorgun ve renksiz görünüyordu. Çiçekler başlarını eğmişti. Tıpkı benim gibi.
Annemin yokluğu yalnızca bizi değil, dokunduğu her şeyi de beraberinde götürmüş gibiydi.O günden sonra beni tamamen paramparça eden şey babamdı.Belki de hayatımın en büyük darbesini ondan almıştım.Babam anneme çok âşık bir insandı. Onun gülüşünü izlemeyi severdi. Çiçekleriyle ilgilenirken yüzünde oluşan o huzuru, yemek yaparken mutfağı dağıtmasını, sonra da hiçbir şey olmamış gibi gülümsemesini…Her şeyini severdi.Mutlulardı. Mutlu bir aileydik.Ama insan, canından çok sevdiği birisini kaybedince yüreği buna ne kadar dayanabilirdi ki?
Babam dayanamadı. Annemin ölümünü kabul edemedi. Onun yokluğunda yaşamayı öğrenemedi.
Dükkândan çıktıktan sonra eve gitmiştim. Kapıyı açtığımda ev her zamankinden daha sessizdi. Önce bunun normal olduğunu düşündüm. Ama bu farklıydı.İçimi sebepsiz bir korku kaplamıştı.
Babama seslendim.
Cevap vermedi.
Bir daha seslendim.
Yine cevap alamadım.
Kalbim hızlanmaya başlamıştı.
Sonra onu gördüm.
İlk başta donup kaldım.
Yapmaz, dedim.Yapamaz…Babam bunu yapamazdı.
Ama yapmıştı.
O anı hâlâ hatırlıyorum.Aradan yıllar geçmesine rağmen gözümün önünden bir kez bile gitmedi. Sanki zaman o anda durmuştu.
Nefes alamıyordum.
Ağlayamıyordum.
Bağıramıyordum.
Sadece bakıyordum.
Birkaç gün önce annemi kaybetmiştim. Şimdi ise babamı.
O gün anladım ki bazı insanlar öldüğünde sadece kendileri gitmiyordu.Beraberlerinde bir ailenin son kalan parçalarını da götürüyorlardı. Kendimi güvende hissettiğim son yeri, ailemi ve çocukluğumu da kaybetmiştim.
Bugün onların dördüncü ölüm yıl dönümüydü. Koca dört yıl geçmişti. İnsan dört yılın bazı şeyleri hafifleteceğini sanıyordu. Oysa acı hafiflemiyordu, sadece şekil değiştiriyordu.
Ama zaman acımasızdı.Yavaş yavaş bazı şeyleri benden alıp götürüyordu. Seslerini, kahkahalarını, kokularını…
Onları unutmak istemiyordum. Onları hatırlayamamaktan korkuyordum. Bu yüzden her ayrıntıya sıkı sıkıya tutunuyordum.Çünkü aradan yıllar geçmesine rağmen o günler zihnimden hiç silinmemişti.
Bazı anılar vardır; ne kadar unutmak istersen iste, seninle yaşamaya devam eder.
Mezarlarının başında dururken yanağımdan süzülen gözyaşlarımı sessizce sildim.Elimde tuttuğum beyaz zambakları mezarlarının yanına bıraktım.Zambakları çok severdim.Bu yüzden her gelişimde onlara bir demet zambak getirirdim.Sanki geldiğimi anlasınlar diye.Sanki hâlâ beni duyabiliyorlarmış gibi.
Derin bir nefes aldım ve gözlerimde kalan son yaşları da sildim.
Güçlü görünmeye çalışarak omuzlarımı dikleştirdim.Hayat bana güçlü olmaktan başka bir seçenek bırakmamıştı.
Onlara son bir kez daha baktım.Sonra arkamı dönüp yavaş adımlarla mezarlıktan ayrıldım.Rotam her zamanki gibi eski çiçekçi dükkânımızdı. Annemin emek verdiği, çocukluğumun geçtiği o küçük dükkân…Onu ayakta tutarak ailemden geriye kalan son şeyi koruduğuma inanıyordum.Belki de onları yaşatmanın tek yolu buydu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

19okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18