2. bölüm / 4
Kırık maskelerBölüm 2: İlk Kurban Aria Bennet
Bölümler 4Şu an: Bölüm 2: İlk Kurban Aria Bennet
- 1 İzabella Voss1.154 kelime
- 2 Bölüm 2: İlk Kurban Aria Bennet893 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Bölüm 3: ikinci kurban" Tyler Green2.692 kelime
- 4 Sıradaki kim?2.860 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
İşte dostlar, ben de herkese yaşattığını yaşamaya geldim anlayacağınız.
Arya'ya ilk mesajı gönderdiğimde ellerim titremedi. "Beni koruduğunu sanıyordum". Bu uzun uzun düşündüğüm bir cümle değildi. Zaten o cümle yıllardır içimdeydi.
Cevap vermedi ama okuldaki bakışları değişti. Beni gördüğünde gözlerini kaçırmaya başladı. Hatırlıyordu.
Günler geçtikçe onu izliyordum. Bazen eski fotoğraflarımızı atıyordum ona. Bazen eski bir anımızı ses kaydı alıp atardım. Çünkü gerçekler hiçbir zaman kaybolmaz.
Ona bir şey yapmadım aslında. Sadece unutmasına izin vermedim.
İnsanlar sanıyor ki birini kırmak için bağırmak gerekir. Hayır, oysa ki en çok sessizlik parçalar insanın içini.
Onu izledim yemekhanede, derslerde, gece odasında ışığı açıkken. Her geçen gün biraz daha içine kapandı.
Bir keresinde Raven yani, yani ruhsuz manyak, ona mutlu olması için kırmızı bir ruj hediye etmişti. Arya'nın ruju sürerken görünce "kırmızı çok yakıştı,. Bir zamanlar beraber yapardık. "diye mesaj attım.
Mesajı gönderdikten sonra ekrana bir süre daha baktım. Cevap gelmedi. Zaten cevap beklemiyordum.
Bir gün aynaya bakarken gördüm onu. Ben değil, kendine bakıyordu. Ama yüzünde kendi yoktu, geçmiş vardı.
Bazı insanlar kendi yaptıklarıyla yüzleştiğinde zaten yeterince yanar.
O gece Blackridge yine sessizdi. Ama bu sessizlik öncekiler gibi değildi.
Sabah olduğunda birçok şey değişmişti.
Sabah uyandığımda Maya yanağımı öperek kaldırmıştı beni.
“Hadi kızım televizyon saati.”
Aslında bu saatte televizyon izlendiğini biliyordum.
“Tamam, sen çık formamı giyip geliyorum.”
Maya odadan çıktıktan sonra ben de giyinip hemen peşinden aşağı inmiştim.
Herkes minderlere kurulmuştu. Maya yanında bana değer ayırmıştı. Bu bana garip geldi. Çünkü ben hep hepsinin arkasına en uzakta tek başıma oturup izlerdim.
Maya'nın yanına kuruldum ve sonunda televizyonu açtılar.
İlk kanal haber kanalıydı.
“Haberleri mi izleyeceğiz?”
Chloe bunu söylerken bir anda tanıdık bir ses duyunca herkes buz kesildi.
“Blackridge Koleji'nde okuyan üçüncü sınıf öğrencisi Arya Bennet dün gece saat 9.30'da bir beri kayıp öğrenciden haber alan veya duyan kişilerin en yakın karakola gelmesi rica edilir.”
Ekranda onun fotoğrafı vardı.
Gülüyordu.
Her zamanki gibi.
Ben de baktım uzun uzun. İçimde bir şey hissetmem gerektiğini biliyordum ama hiçbir şey yoktu.
Sadece bir düşünce, geçmiş.
Geçmiş hep geri gelir.
Başımı kaldırıp sınıfa baktım.
Hepsi oradaydı, hepsi.
Ve bu sefer hiçbiri kaçamayacaktı.
Haberin ardından salonda kısa bir sessizlik oluştu. Kimse ne söyleyeceğini bilmiyordu. Sonunda herkes sınıfa geçti ama haberin ağırlığı bizimle birlikte gelmişti.
Blackridge o sabah normal davranmaya çalışıyordu ama kimse normal değildi. Sınıfta uğultu vardı.
“Gerçekten ne oldu?”
“Ailesi bir şey demiş mi?”
“Bu kayıp normal değil mi?”
Chloe masasına tırnaklarıyla ritmik şekilde tıklatıyordu, sinirliydi.
“Kesin biri bir şey biliyor,” dedi.
Gözlerini kaldırdı direkt bana.
Ben se cam kenarında oturmuş dışarıya bakıyordum. Çünkü konuşulan hiçbir şey beni ilgilendirmiyordu.
Maya gelip yanıma yaslandı.
“İnsanlar konuşuyor,” dedi sakin bir sesle.
Gözümü bile kırpmadım, cevap verdim.
“Konuşsunlar.”
Maya hafifçe gülümsedi.
“Kontrolden çıkarsa…”
Başımı çevirince göz göze geldik.
“Zaten çıktı.”
Hayır, Maya'ya soğuk davrandım falan yoktu. Onu seviyordum ama onu da Arya gibi kaybetmek istemiyordum.
Sınıfın diğer tarafındaki fısıldaşmalar dikkatimi çekti. Arka kısımda fısıldaşmalar fark ettim. Jaden Noah'a kilitlenmişti.
“Sen bir şey biliyorsun,” dedi direkt.
Noah ise gözünü bile kırpmadı.
“Yanlış kişiye bakıyorsun.”
Jaden sırıttı.
“Hayır doğru kişiye bakıyorum.”
Tam o sıradaki kapı açıldı.
Bay Carter içeri girdi.
Sınıf anında sustu.
“Bugün ders işlemeyeceğiz,” dedi.
Yavaşça sınıfın ortasına yürüdü. Raven'ın yanına gelip saçlarını okşarken konuşmaya başladı.
“Bazen olaylar derslerden daha önemlidir.”
Bu herif neyden ya da kimden bahsediyordu asla anlamadım. Ama bildiğim bir şey varsa bu da bu adamla Raven arasında kesinlikle bir şeyler olduğuydu ve ben bunu bulacaktım.
Hepimize tekrar göz gezdirdi.
“Biriniz bir şey saklıyor.”
Sessizlik.
Chloe gözlerini devirdi.
“Bu okulda herkes bir şey saklıyor.”
Bay Carter hafifçe gülümsedi.
“Doğru.”
Gözleri ben ve Noah'ın arasına gelip gidiyordu.
Carter'ın suçlamaları bittikten sonra sonunda Maya ile sınıftan çıktık.
Koridora adımımızı atmıştık ki Sophie koşarak koridora geldi. Yüzündeki ifadeden yeni bir şey bulduğu belliydi.
“Elimde yeni bir şey var.”
Telefonu kaldırdı.
“Dün gece birisi Arya'nın odasına girmiş.”
Herkes döndü.
“Ne?” dedi Jaden.
Sophie heyecanla devam etti.
“Kapı kaydında var. Saat 2:13.”
Sessizlik.
Çünkü haber kanallarına göre Arya saat 9.30'da kaybolmuştu.
Chloe kaşlarını çattı.
“Kim?”
Sophie dudaklarını ısırdı.
“Görüntü net değil ama kız gibi.”
Maya bana bakıp anlam veremediğim şekilde gülümsemeye başlamıştı.
Benim hikayemde herkes suçlu. Ama bazıları diğerlerinden daha fazla suçsuzdu.
Saatler ilerledikçe okulun havası daha da ağırlaştı. Kimsenin aklından Arya çıkmıyordu.
Okulda gerginlik devam ediyordu. Arya'nın kayboluşu geçmişti. Polis hâlâ soruşturma yapıyordu.
Koridorda iki polis memuru öğretmenle konuşuyordu.
“Son görüldüğü saat, arkadaş ilişkileri, son zamanlarda davranışlık değişikliği var mı?”
Bunu asla öğrenemeyecektiniz.
Çünkü bazı cevaplar okulun koridorlarında değil, gecenin içinde saklıydı.
O gece yani Sophie'nin kayıtları bulduğu gece bilerek şüpheyi kızların üstüne çekmek için kamerayı köpükle kapatıp içeri girdikten sonra istediğim görüntüyü elde edip kamerayı geri sildim.
Arya benim düşmanım değildi.
En yakınımdı.
Yani bir zamanlar.
Ama ben onu affetmeye gelmemiştim.
Arya'nın telefonunda son mesajı gördüğünden emin olduktan sonra telefonu bir daha bulunamayacak şekilde yok etmiştim.
Günlüğünü ise tuvalette tutuşturmuştum.
Yani Arya Bennet'ten geriye sadece anılar ve fotoğraflar kalmıştı.
Fakat okulda herkes kendi şüpheleriyle uğraşırken benim için başka bir şey daha vardı.
Spor salonuna geçeceğim sırada Ethan kapıda beni yakaladı.
“Bir dakika.”
Durmadım.
“Ne?” dedim.
“Bugün tuhaftın, Isabel.”
Isabel?
Sadece sevdiğim kişiler bana böyle hitap ederdi.
Unutmamış demek ki.
“Bugün herkes tuhaftı,” dedim.
“Hayır, sen farklıydın.”
O an durdum.
Yavaşça döndüm.
“Ne demek istiyorsun?”
Ethan gözlerime baktı.
Bakma bana öyle, yine düşerim yoksa.
"Arya hakkında konuşurken kaçıyorsun."
“Kaçmıyorum,” dedim.
“Öyle görünüyorsun ama.”
Bir an sustum. Ethan'ın bakışlarını üzerimde hissediyordum.
“Sen de çok şey görüyorsun zaten.”
Ve o an, Ethan'ın gerçekten ne kadarını gördüğünü ilk kez merak ettim.
Bölüm etkileşimi
