12. bölüm · Kırık kanatlar
Gökyüzü karanlık
Sabah gene erkenden iş için uyandım kendime sandviç yapıp yedim . Aklım Aylin'deydi saçlarıma çok önem vermedim üstüme beyaz bir tşört altımada sarı uzun bir etek giyip evden ayrıldım .çok fazla uykumu alamadığım için kendimi hala yorgun hissediyodum ama yapabileceğim hiçbirşey yoktu direk odama yöneldim Maral herzamanki gibi yerini almıştı önündeki sandalyeye oturdum ve bu gün gelecek hastaların raporlarını incelemeye başladım aramızdaki sessizliği bozan Maral olmuştu " nöbetin nasıl geçti gözlerine bakılırsa hala yorgunsun " dedi sadece başımı sallayarak cevap verdim Maral konuşmayacağımı anlayınca koltuğundan kalkıp önümdeki sandalyeye oturdu " hadi amaa çok sıkıcısın şurada iki laf edicez sadece o kadar " dedi gözlerimi dosyadan kaldırmadan " Ne istiyosun Maral gördüğün gibi yorgunum " dedim Maral elimdeki dosyayı alıp masaya bıraktı " üzüldüm senin adına bizde Emir' le film izledik çok güzeldi " dedi şimdi anlamıştım ben onun bu karın ağrısını güldüm ve gözgöze gelmemizi sağlayıp " ne kadar güzel ama sana bir tavsiyem olsun Emir' le olan ilişkinizi iş yerinize taşımayın " dedim ayağa kalkıp kapıya yönetirken " zira ikinizin ne halt yediği umurumda değil Ben işime bakıyorum sizde öyle yapın " dedim ve ordan ayrıldım Aylinin odasına geldim çoktan uyanmış kahvaltı yapıyodu güler yüzle " Günaydın ve afiyet olsun " dedim yanındaki koltuğa oturup o da aynı şekilde gülümseyip " Günaydın teşşekür ederim " dedi yüzünü incelerken " nasıl hissediyorsun kendini iyimisin " dedim elindeki kaşığı bırakıp bana baktı " iyi gibiyim sadece biraz ağrım var o kadar " dedi gitmem gerektiği için ayağa kalktım " güzel ağrılarının olması normal onlar da geçer ifaden dün alındı bak bu yolda birlikteyiz sakın kendini yalnız hissetme " dedim Aylin önüne gelen saçları kulağının arkasına doğru tarayıp " neden doktor hanım " dediğine anlam vermemiştim kaşlarımı çatıp " ne neden " dedim tabanından bir çatal alıp " neden bana yardım ediyorsunuz " dedi alt dudağımı ısınırken " herhangi bir sebebi yok sadece bir kadını göz göre göre o halde bırakacak kişiliğe sahip değilim " dedim ve ordan ayrıldım tekrardan odama geçtiğimde Maral gitmişti muhtemelen hastayla ilgileniyorlardı kendimi koltuklardan birine attım bu kadında beni çeken ne vardı niye sürekli aklımda yada niye merak ediyorum tamam hastalarımı elbette merak ederdim ama bu fazlaydı benim için parmaklarımı saçlarımın arasına daldırdım bir süre öyle durdum kapı açılma sesiyle yerimden irkildim gelen Emirdi bana bakıp " sen iyimisin bak bakıyım bana " dedi gözyaşlarımı sildim ve burnumu çekerek " gördüğün gibi iyiyim noldu sen niye geldin " dedim Emir yaklaşıp " Ağlamışsın nasıl iyi olabiliyorsun " dedi umursamaz adam omuz silktim " boşver beni sen söyle niye geldin " dedi söylemeyeceğimi anlayınca kolumdan tutup beni kaldırdı " hadi gel Demir kalbini dinletmek istemiyo illa sen dinliycekmişsin " dedi burnumdan güldüm odasına geçerken " tabi dinletmek istemez kim bilir nasıl yaklaştınız çocuğa " dedim odaya girdik görüş alanıma ilk demir girdi neşeyle yanına koşup " Ablacımmm n,ye dinlemedin kalbini " dedim saçlarını okşarken " çünkü sen daha iyi davranıyorsun bana " dedi güldüm ve kalbini dinledim annesine dönüp " herşey gayet iyi annesi " dedim ve Emir yaptırılması gereken tahlilleri verdiler ve çıktılar hemen ardından polisler girdi " Ayla vurgun siz misiniz " dedi noluyodu soğukkanlılığımı koruyup " evet benim " dedim polis elime kelepçeyi takarken Emir atılıp " memur bey napıyosunuz " dedi polis sert bir sesle" Ayla vurgun hakkınızda darp ihbarı var bizimle karakola geliyorsunuz " dedi en son gördüğüm Maralın sırıtan yüzüydü kim yapmıştı bunu kime darp uygulanmıştım ben niye bunları yaşıyorum şuan .
