5. bölüm · Kimsesiz
Hastane koridorub-5
Hastane koridorunda bir ileri bir geri yürürken aynı zamanda da tırnaklarımı kemiriyordum.Evdeki olayın üzerinden 4 saat geçmişti.En sonunda dayanamayıp Yankı'nın oturduğu sandalyenin yanındaki sandalyeye oturdum.Tülay, Selim, Yiğit ve Karza bizden biraz ötedeki sandalyelerde oturuyorlardı.Dirseklerimi dizlerime,ellerimi de öne eğdiğim başıma koydum.Ona doğru döndüm ve
"Neden burada oturuyorsun?"dedim
"Burada oturmak istedim."dedi.
"Ama arkadaşların orada."dedim
"𝗔𝗺𝗮 𝘀𝗲𝗻 𝗯𝘂𝗿𝗱𝗮𝘀ı𝗻."dedi.Gözlerim fal taşı gibi açılırken bir anda Barbaros'un kaldığı odanın kapısı açıldı ve içinden bir hemşire çıktı.Bize doğru geldi ve "Arkadaşınızın burnu maalesef çatlamış ve bacak arasının fena halde yandığını söylüyor.Onu burnu için küçük bir operasyona alacağız.Operasyon 3 saat kadar sürecek ve bu arda sizden şikayetçi değil yani şanslısınız çocuklar.Geçmiş olsun."dedi ve gitti.Tülay,Selim, Yiğit ve Karza bana hortlakmışım gibi bakıyorlardı.Bunun nedeni evde olan olayda herkesi dışarı çıkarıp Barbaros'un ağzına sıçarken bir anda içeri daldıp Barbarosu elimden alıp beni zor zapt etmiş olmaları ve az önce hemşirenin söyledikleriydi.Yankı ve ben aynı anda gülmeye başladık.Yankı benim sinrli halime daha önce şahit olmuştu.Gülüşümüz kahkahaya dönüştü ve bir süre güldük.Gülmem bittiğinde Tülay bana doğru geldi ve "Bana yumruk at Eylü.Sanırım bunu hissetmeden rüyada olmadığına inanmayacağım."dedi.1 ay içerisinde Yankı beni fena eğitimişti.Ona borçluydum.Tülayın söylediğine karşı "Emin misin?Sert mi vurayım yumuşak mı? Ölürsen benden değil."dedim."Sert vur."dedi ve bana sağ yanağını döndü.Oturduğum yerden ayağa kalktım ve derin bir nefes verdim.Yumruğumu sıktım.Tülay gözlerini sıkıca yummuştu.Birkaç saniye sonra gözlerini açtı ve "Neden vu-"derken sıktığım yumruğumu sözünü bitirmeden Tülay'ın sağ yanağına -duvar yumrukluyomuş gibi-sert bir yumruk attım.Tülay yere düşerken erkek arkadaşı Yiğit onu son anda tuttu.Hastanedeki bütün gözler bana döndü.Dudağımın bir kenarı kıvrılırken Yankı ile tekrar aynı anda kahkaha attık.Yankı gülerken ona baktım ve oluşan gamzesini gördüm.Yiğit Tülayı sandalyeye oturtmuştu ve banada canavarmışım gibi bakmayı ihmal etmiyordu.Yankı'nın telefonu çaldığı için konuşmaya gitti.Yankı telefon konuşmasını bitirirken adeta bana doğru koşuyordu.O telefon ile konuşurken Tülay birazda olsa kendine gelmişti.Yankı yanıma ulaştığında "Eve gidip hazırlan yeni görev var.Üzerine bıçak,silah,kesici ve delici ne varsa al.Bugün katliam yapacaksın.Ben kenardaki yedek eve gidip hazırlanacağım."dedi.Bizim kaldığımız ev yaklaşık 2 dakika yürüme mesafesindeydi.Onaylayan bir mırıltı çıkardım.Hızla hastaneden çıktım.Çıkmadan önce Yankı'nın "Yolda belaya bulaşma."dediğini duydum.Eve geldiğimde odama gidip direk dolabımın önüne İçinden vücuduma oturan siyah bir tişört ve kargo pantolon alıp giydim.Dolabımın yanındaki raftan beyaz eldivenlerimi aldım.Belime iki silah,ceplerimein ikisine bıçak,ikisinede neşter koydum.Ayakkabımın içinde koymak için iki neşter daha alırken Yankı'nın görevlere giderken yanına aldığı ipide cebime attım.Olurda birini boğmak gerekirse ip kullanırdık.Evden çıkarken ayakkabılarımın içine de neşter yerleştirdim.Hazırdım.Okul hayatımda nerdeyse hiç arkadaşım olmazdı.Bir keresinde okulda bir yarışma düzenlenmişti ve bende katılmak istemiştim.Yarışmaya katılacak olan öğrencilerin isimlerini yazan kıza bende katılmak istiyorum demiştim.Oda bana "Kaybedeceğini bile bile neden katılıyorsun?"demişti.Ben ise ona "Peki sen öleceğini bile bile neden yaşıyorsun?"demiştim.Bu sorunun cevabını seve seve veririm.Ben zaten her an ölmek için yaşıyorum.En azından onurlu bir şekilde ölmek için...
