6. bölüm · Kimsesiz

Acı Gerçeklerb-6

Cemre Ş.

Yankı'nın ikinci evinin önünde durdum ve kapıyı çaldım.Birkaç saniye sonra kapı açıldı.Yankı tüm silahlarını kuşanmış bir şekilde "Hazır mısın Pişmaniye Surat?"dedi.Onaylayan bir mırıltı çıkardım.Yankı ayakkabılarını giydi ve arabaya gittik.Arabaya bindiğimizde Yankı bana bir kulaklık uzattı ve "Buradan haberleşeceğiz.Birkaç arkadaşım bana yardımcı olacak.Pencereden tirnanabilir misin?"dedi."Tirnanabilirim sorun yok.Beni gören herkesi öldürebilir miyim?Eğer izin verirsen bayağı eylenceli olacak."dedim ve sırıttım."Serbestsin.Ama senden bir ricam var.Hepsine 'Yankı'nın selamı var'de ki anlasınlar."dedi.Oldukça uzun ve büyük olan bir apartmanın 3 katına çıkacaktım.Fakat biraz farklı bir şekilde pencereden girecektim.Barbarosa olan sinirimi en iyi atma yolu Binanın bir sokak ötesinde durduk.Arabadan inerken "Ölmemeye çalış olurmu?"dedi Yankı.Afalladım fakat belli etmedim."Söz veremem ama sende dikkatli ol."dedim ve içten bir şekilde gülümsedim.Yankı iyi bir insandı.Nazikti.Arabanın kapısını kapattım ve Binanın kenarına kadar yürüdüm.Yankı bir süre sonra ilk iki katı temizleyecekti.Bende görevimin nedeni olan evrakları 4.kattan calacak ve 3. katı temizleyecektim.Çevik hareketler ile pencere kenarlarından yukarıya doğru tırmandım.Üçüncü kata geldim.İçeride iki görevli vardı.Bir tanesi telefonla konuşuyor,diyeri ise neredeyse uyuyacaktı.Telefonla konuşan adam telefona "Hadi ama!O kadın buraya gelemez!Eğer gelirsede işini kolayca bitiririm.O kimsesiz şey bana hiçbir şey yapamaz."Beden bahsediyordu.Birkaç ay içinde sayısız göreve gitmiştim.Şu anda çoğu haber kanalında Yankı ile aranıyordum.Derin bir nefes verdim ve dirseğim ile camı kırdım.Görevliler ne olduğunu anlamadan belindeki iki silahı çektim ve onlara doğrulttum."O Kimsesiz sanırım ben oluyorum görevli."dedim ve kahkaha attım.Görevlilerde silahlarını çıkartmış ve bana doğrultmuştu.Kahakaham son bulurken"Eğer 4. Katın şifresini söylerseniz canınızı yakmam."dedim.Uyumak üzere olan görevli toparlanıp "Gerçekten mi?Ah sen sadece küçük b-"derken sol elimdeki silahı belime takıp,silahını tuttuğu eli çevirdim ve kırdım.Görevli acı ile haykırdı.Fırsat vermeden sağ elimdeki silah ile telefonla konuşan adamı bacağından vurdum.Adam inlerken ben bileğini kırdığım görevlinin arkasına geçtim ve bacak arasına tekme atarak yere çöktürdüm.Cebimden bıçağımı çıkarıp boynuna dayadım ve bacağına sıktığım adama doğru dönüp "Ya şifreyi söylersin,yada ilk arkadaşını sonra seni öldürürüm."dedim.Adam "889533 şifre.Lütfen beni öldürme."dedi ve ağlamaya başladı.Kahkaha attım ve boynuna bıçak dayadığım adamın boynunu kestim.Adam yere düşerken acı ile haykırdı."Bu arada Yankı'nın selamı var."dedim.Diyer adamından kafasına sıktım ve hızlıca merdivenlerden yukarıya çıktım.Karşıma büyük bir kapı ve ekran çıktı.Ekrana şifreyi girdim ve açtım.Asıl katliam şimdi başlıyordu.Kendi kendime "Bu çok eğlenceli olacak."dedim ve kıkırdadım.Kulaklığıma doğru"3.Kat temiz.Ne durumdasın?"dedim."1.Kat temiz 2.kata gidiyorum."dedi Yankı.Derin bir nefes verdim,silahlarımı ellerime aldım ve şifreyi girdiğim kapıya sert bir tekme attım.Kapı sertçe açıldığında içeri girip, silahlarımı güvenlik görevlilerine doğrulttum.İçeridekiler silahlarını çıkarmadan "Silahlarınızı yere koyun,ellerinizi havaya kaldırın yoksa hepinizin filetosunu çıkarıp hayvanlarıma yediririm!"dedim.Bir görevli dışında herkes silahlarını yere bırakmış ve korku ile bana bakıyordu.Silahını indirmeyen görevli"Sen kimsin?Ya cevap ver yada beynini dağıtayım ucube!"dedi.Kocaman bir kahkaha attım ve "Telefonunu çıkar ve Eylül Aydın adını arat.Sonra zaten öleceksin."dedim ve silahımı indirdim.Adam silahını daha sıkı tuttu,telefonunu çıkardı.Birkaç şey arttı ve birkaç saniye sonra gözündeki korkuyu gördüm.Herkes bana kilitlenmişken alayla kulaklığa doğru "Hangisinden başlayayım?Hepsi çok zayıf."dedim.Yankı "Kaç kişiler?"dedi.Ben sanki orada katliam yapmayacak gibi "7 kişiler.Daha fazla dayanamam başlıyorum."dedim.Aniden soldan başlayarak hepsinin işini tek tek bitirdim.Sadece bir tanesi kaldı,oda silahını ilk başta indirmeyendi.Onunla farklı bir şekilde ilgilenecektim.Silahlarımı belime taktım ve topladığım kızıl saçlarımı iyice sıktım.Güvenlik birkaç kez yurkundu ardından hızla üzerime atıldı ve iki eli ile bileğimi kavradı.O tek bileğimi kavramışken sertçe bacağımı bacak arasına geçirdim.İnledi ve bileğimi bıraktı fakat vazgeçmedi.Hiç beklimediğim bir anda arkama geçip kolunu boynuma doladı.Nefesim tükeniyordu.İki elim ile ensesini kavradım ve sertçe aşağı çekip eğildim.Bu sayede sırt üstü yere düşmüştü.Bir anda tavandan üç delik açıldı ve Yankı'nın arkadaşları olduğunu tahmin ettiğim üç kişi aynı anda silahlarını yerde yatan adama doğrulttu.Uzun ve sesli bir kahkaha attım ve adamın üzerine eğildim.Cebimden bıçağımı çıkardım "Yankı'nın selamı var."dedim ve boynunu ikiye yardım.Yüzümün her bir zerresine kan gelmişti.Umursamadım ve ayağa kalktım.Üç kişiden ortadaki maskesini çıkardı ve onun Yankı olduğunu fark ettim.Bana doğru geldi ve "Çok iyiydin Eylül.Ben gerekli evrakları aldım senin bir şey yapmana gerek yok."dedi.Ah hadi ama!Bunca şeyi neden yaptım o zaman? Her neyse en azından keyif vericiydi.Tam bir şey söyleyecekken bir silah patladı.Sırtımdaki keskin acı nedeniyle inledim.İstemsiz bir şekilde dizlerimin üzerine sertçe düştüm.Vurulmuştum.Yankı korku ile bana bakıyordu.Vurulmuştum.Yankı'nın gözleri dolmuştu.Vurulmuştum ve Yankı ağlıyordu.
Ben Eylül.
Eylül Aydın.
Ve ben ölüyordum.
Yankı ise bana doğru çökmüş, ağlıyordu.
Dizlerimin üzerinden yere düşerken Yankı beni tuttu ve başımı kaldırıp, kucağına koydu.Yankı kulağıma doğru eğildi ve "Beni bırakma.Hayatımda ilk kez birini sevdim, lütfen beni bırakma Eylül."diyerek fısıldadı.Zorlukla da olsa olduğum yerden beni vuran kişiye baktım.
O an hayatımın dönüm noktasıydı.
O an sırtımdaki acıyı bile yok etti.
Karşımdaki kişi beni terk eden annemden başkası değildi.Ben ölüyordum,hemde annem tarafından vurularak.Ben ölüyordum, hemde hayatımın en büyük acısını yaşayarak.
Ben ölüyordum ve hayatımda ilk kez biri bana beni sevdiğini söylemişti.Acı gerçeklerin yanında bu itiraf hiç bir şeydi fakat benim içimde deprem etkisi yaratmıştı.Yankı"nın diğer 2 arkadaşı da başıma toplanmıştı.Gözlerim kapandı ve sonsuzluk olduğunu düşündüğüm karanlıkta yanlız kaldım.