11. bölüm · KİM2ESİZ

Kurtulanlar

𝐁𝐢𝐫 𝐯𝐚𝐭𝐚𝐧𝐝𝐚ş

Leo onu dikkatlice yere yatırdı. Elleri titriyordu. Bir eliyle Zeus’un yüzüne dokundu, öbür eliyle omzundan sarstı.
"Şimdi sırası mıydı?"
Leo nefes verdi, telefonunu çıkardı ve Sophie'yi aradı,
"Leo?"
"Zeus'un bir hastalığı mı var?"
"Neden? Ne oldu?"
"Bayıldı."
Sophie’nin sesi belirgin şekilde değişti. Daha dikkatli, daha çekingendi.
"Aslında..."
"Varsa söyle."
"Yok."
"Emin misin?"
"Evet evet. Sadece, stres yapınca bayılıyor o kadar. Bir iki tokat at o kendine gelir zaten, uyanmazsa sana atacağım numarayı ararsın."
Leo telefonu kapatmadan önce Zeus'un yüzüne baktı sonra telefonu kapattı.
***
Sophie telefonu indirdi.
Sophie:
"Yüzüme kapattı."
Laila:
"Napsın çocuk? Zeus bayılmış sonuçta aklı başından gitmiştir."
Dora:
"Bebeğim, o şerefsizin sevgilisi var zaten ne bekliyordun?"
Sophie:
"Öyle demesene."
Dora:
"Yalan mı? Şerefsizin teki."
Laila:
"Çok ayıp Dora."
İkisi güldü, ama Sophie'nin içi rahat değildi.
***
Yolun ucundan bir çift göründü.
"O Zeus değil mi?"
Kadın eşinin baktığı yere döndü.
"Aaa evet. Yine bayılmış yavrucak."
Adam vakit kaybetmeden Zeus'un olduğu yere gitti.
"Ne oldu Zeus'a?"
Leo adama baktı:
"Zeus'u nereden tanıyorsunuz?"
"Ben onun doktoruyum."
"Nasıl inanabilirim?"
Adam Leo'ya bir kart verdi,
Leo yazanları okudu. Adamın yüzüne baktı ve kartı adama geri verdi.
"İnandın mı şimdi?"
"Evet, siz geçin."
Doktor Zeus'un yanına çömeldi ve çantasından çıkardığı spreyi burnuna doğru sıktı.
"Birazsonra uyanır, neden bayıldığını sorabilir miyim acaba?"
"Bilmiyorum."
"Olay öncesinde stres yapacak birşey mi yaşadı?"
"Sayılır."
"Tamam o zaman korkulacak bir şey yok."
"Korkulacak bir şey mi olacaktı?"
"Bak çocuk, Zeus'un üzerinde yıllardır ilik kanseri şüpheleri var, bundan kaynaklı genelde stres yapınca bayılıyor. Ama eğer stres yaptığı için değilde durduk yere bayılırsa normal olmaz."
Leo Zeus'un yüzüne baktı.
"Anladım..."
"İyi günler."
Doktor uzaklaşırken Zeus'un gözleri yavaşça açıldı.
Zeus:
"N'oldu bana?"
Leo elini uzattı:
"Bayıldın."
Zeus Leo'nun elini tuttu ve kalktı:
"Yine mi ya?"
Leo:
"Daha önce de mi oluyordu?"
Zeus:
"Oluyor öyle şeyler bazen."
***
Yuna:
"Eee ne zaman çıkacağız?"
Gizli şahıs:
"Keyfim ne zaman isterse."
Lennart:
"Senin keyfini mi bekleyeceğiz şimdi?"
Gizli şahıs:
"Bir dakika bekleticem."
Nickolas Yuna ve Lennart'a döndü:
"En delisi de bizi bulur."
Yuna:
"Her zamanki gibi."
Bu sırada kapı açıldı. Nickolas biraz önce gizli şahısın sesinin geldiği yöne baktı kimse yoktu.
Lennart fısıltıyla:
"Çıkalım hadi."
Üçü birden dışarıya çıktı.
Nickolas:
"Şimdi buradan hemen uzaklaşıyoruz."
Ortamdan uzaklaşmaya başladılar, en son bir marketin önünde durdular. Nickolas telefonunu çıkardı ve Leo'yu aradı.
***
Zeus yere oturmuş elinde su şişesi vardı, Leo ayakta onu bekliyordu.
Leo:
"Daha iyi misin?"
Zeus:
"Evet..."
Leo'nun telefonu çaldı arayan Nickolas'tı.
Leo:
"Çıktınız mı?"
Nickolas:
"Çıktık siz neredesiniz?"
Leo:
"Okuldayız da nasıl çıktınız siz?"
Nickolas:
"Orasını boşver birşey oldu mu size?"
Leo:
"Zeus bayıldı ama uyandırdık. Siz iyi misiniz peki?"
Nickolas:
"İyiyiz. Biz okula doğru gelelim o zaman."
Bir an Leo'dan cevap gelmedi, Zeus'a bakıyordu.
Nickolas:
"Leo? Orada mısın?"
Leo başını kaldırdı:
"Ha evet. İnternet gitti sanırım. Biz sizi bekliyoruz okulda."
Nickolas:
"Başka bir şey mi oldu?"
Leo:
"Yok."
Nickolas:
"Bir şeyi geçiştirdiğin zaman böyle davranıyorsun da o yüzden dedim. Bir şey yoksa iyi. Biz yoldayız zaten."
Leo:
"İyi görüşürüz."
Telefonu kapattı. Aklına Zeus'un (Alex'in) küçüklüğü geldi, arkasındaki duvara yaslandı. Gözleri dolmuştu, gözünü kapattı. Zeus arkasına döndü, Leo'yu öyle görünce kötü hissetti.
Zeus:
"Leo?"
Leo gözünü açmadan cevap verdi:
"Efendim..."
Zeus ayağa kalktı ve Leo'nun yanına yaklaştı:
"İyi misin?"
Leo başıyla onayladı. Ama yalan söylediği her halinden belliydi. Zeus önüne döndü. Göğsüne bir baskı yerleşti bu sırada Yuna'nın sesi duyuldu:
"Leo!"
Leo gözünü açtı ve yüzünü sesin geldi yere çevirdi. Yuna Leo'nun yanına geldi kolunu tutup kenara çekti.
Yuna:
"N'oldu sana böyle?"
Leo:
"Birşey olmadı."
Yuna:
"Emin misin?"
Leo:
"Birşey yok."
Lennart geldi ve Yuna'nın kolunu tutup Leo'dan uzaklaştırdı.
Yuna:
"Ne var yani?"
Lennart:
"Yuna, çok üstüne gidiyorsun."
Yuna:
"Ama ihtiyacı vardı."
Lennart:
"Neye ihtiyacı vardı?"
Yuna:
"Belki de konuşmaya."
Lennart:
"Yuna, Leo'yu tanıyorsun bu onu daha da kapatır. Biraz yalnız kalsın."
Yuna Leo'ya baktı.
Yuna:
"Bir fikrim var."
Lennart:
"Ne?"
Yuna:
"Belki de Zeus ile ilgilidir."
Lennart:
"Mantıklı."
Yuna Zeus'un yanına gitti. Omzunu dürttü.
Yuna:
"Zeus baksana bi'."
Zeus arkasına döndü.
Zeus:
"Vayy Yuna hanım kavga etmeden konuşabiliyor muymuş?"
Yuna:
"Kes sesini-"
Yuna Leo'nun bakışlarını üzerinde hissetti, başını Leo'nun olduğu yere çevirdi.
"Tamam yani en değerli kardeş senin." Diye mırıldandı Yuna.
Yuna:
"Yani şey demek istedim," Zeus'un yanına oturdu ve devam etti. "Sana bir şey mi oldu?"
Zeus:
"Sadece bayılmışım. Yine. Neden sordun?"
Yuna:
"Beynin açılsın diye. Bayılmışsın ya hani konuşunca beynin açılır belki o yüzden sordum."
Zeus:
"Peki."
Yuna gözdevirdi Leo'nun yanına gitti.
Yuna:
"Bana bak dayanamıyorum artık elimde kalacak bu çocuk."
Leo:
"Ee küçük o daha olacak böyle şeyler."
Yuna:
"Lan küçük dediğin çocuk 17 yaşında."
Leo:
"Ben ne yapayım?"
Yuna:
"Terbiye et şu kardeşini."
Leo gözdevirdi
Yuna:
"Ben ederim o zaman."
Leo:
"Saçmalama."
Yuna:
"Neden Bay Anderson? Bunu neden yapıyorsun?"
Leo:
"Ne yapıyorum?"
Yuna:
"Neden hâlâ Zeus'a söylemiyorsun?"
Leo:
"Söylesem inanacak sanki de."
Zeus yaklaştı.
Yuna'nın nefesi kesildi, Zeus'un duyduğunu düşündü.
Zeus:
"Siz nasıl kaçtınız Yuna?"
Yuna panikli bir sesle:
"Biz mi? Hangi biz? Biz derken kim?"
Zeus:
"Lennart, Nickolas ve sen?"
Yuna:
"Kaçtık bir şekilde. Hem siz nasıl kaçtınız?"
Zeus:
"Abiciğimin aklı sağolsun."
Yuna yan gözlerle Leo'ya baktı, Leo göz devirdi.
Zeus:
"Eee?"
Yuna Leo'ya baktı, Leo başka yöne bakıyordu. Yuna Zeus'a döndü:
"Gelsene."
Zeus'un kolunu tutup uzaklaştırdı.
Bu sırada arkadan Nickolas geldi. O gelirken Yuna Zeus'un kolundan tutmuş başka bir yere çekiyordu, Nickolas ile karşılaşınca Yuna Nickolas'a işaret yaptı. Nickolas işareti anladı gözü Leo'ya takıldı.
Nickolas:
"Leo?"
Leo başını çevirdi:
"Efendim."
Nickolas:
"Telefonda iyi değildin, bir şey yok değil mi?"
Leo:
"Var."
Nickolas Leo'nun bu sefer geçiştirmemesine şaşırmıştı:
"Ne oldu?"
Leo:
"Şu çocuğu ya alın uzaklaştırın ya da verin bana artık yeter."
Nickolas:
"Nasıl yani?"
Leo başını boşluğa çevirdi sadece kendisinin duyacağı bir ses tonuyla:
"Dayanamıyorum..."
Nickolas bunu duymuştu, ve Leo'nun geçirdiği karanlık dönemi hatırladı, içi ürperdi:
"Leo, bana bak."
Leo başını Nickolas'a çevirdi.
Nickolas:
"Her şey geçer tamam mı? Her zaman olduğu gibi."
Nickolas Leo'ya sarıldı, Leo bir an tepki veremedi ama yavaşça karşılık verdi.
Nickolas:
"Hah işte bu."
Nickolas geri çekildi:
"Dayanamıyorum diye birşey yok. Sen neleri atlattın bunu mu atlatamayacaksın?"
Lennart yaklaştı:
"Ne oluyor? "
***
Gizli şahıs telefonda konuştuktan sonra geri döndü ama çocuklar yoktu.
Gizli şahıs:
"Lanet olsun!"
Gizli şahıs telefonunu çıkardı ve birini aradı.
"Kaçmışlar, arayayım mı?"
Karşı taraf:
"Hayır arama, benden haber gelene kadar hiç bir şey yapma."
Gizli şahıs:
"Emriniz olur, Bay Alexander."
***
Nickolas Leo'ya onay beklercesine baktı.
Nickolas:
"Bir şey olduğu yok."
Lennart:
"Yuna nereye gitti peki?"
Nickolas:
"Bilmem."
***
Yuna:
"Bana bak! Sen Leo'ya dua et. O olmasa kemiklerini kırmıştım."
Zeus:
"Leo ne alaka?"
Yuna:
"Leo mu?"
Zeus:
"Sen Leo'ya dua et.' Dedin ya."
Yuna:
"Ben Leo mu demişim?"
Zeus:
"Evet?"
Yuna:
"Leo'yu düşünüyordum da o yüzden herhalde."
Zeus:
"Tabii canım biz kimiz ki zaten?"
***
Sophie:
"Ben arayayım şunları bir."
Sophie telefonunu çıkardı.
Dora:
"Ders başlayacak ama."
Laila:
"Evet hızlı ol."
Sophie arkadaşlarına baktı, Leo'yu aradı.
***
Leo'nun telefonu çaldı.
Leo:
"Alo?"
Sophie:
"Abim uyandı mı?"
Leo:
"Uyandı, şuan iyi."
Sophie rahat bir nefes verdi:
"Siz neredesiniz peki?"
Leo:
"Okulun oralardayız."
Sophie:
"İyi o zaman görüşürüz."
Leo telefonu kapattı.
***
Sophie gözdevirdi.
Sophie:
"Bu çocuğun yüzüne kapatma hastalığı mı var?"
Dora:
"Boşver onu ders başladı hadi."
Laila Sophie'nin elini tuttu ve binaya yönlendirdi.
***
Lennart:
"Ee ne yapıyoruz şimdi?"
Leo:
"Hiçbir fikrim yok."
Nickolas:
"Yuna'yı alalım okula geçelim."
Lennart:
"Bir ders kaldı zaten gitmenin bir anlamı yok."
Nickolas:
"Ne yapalım o zaman?"
Lennart:
"Yani, bilmiyorum."
***
Yuna:
"Nereye gidiyorsan git şimdi."
Zeus:
"Ne güzel konuşuyorduk."
Yuna:
"Seninle uğraşamam."
Zeus:
"Ben Leo'nun yanına gideyim o zaman."
Bir an Yuna'nın gözleri büyüdü sesi paniklendi.
Yuna:
"Yok gitme."
Zeus:
"Neden?"
Yuna:
"Onlar gitti çoktan o yüzden."
Zeus:
"Yani?"
Yuna:
"Kimse yok orada şuan yani."
Zeus:
"Süper."
Yuna:
"Oraya gitme tamam mı?"
Zeus:
"Tamam anne."
Yuna:
"BAK SENİ GEBERTİRİM!"
Zeus:
"Tamam abla kızma ya."
Yuna Zeus'un ensesine vurdu.
Zeus:
"Ah!"
Yuna:
"Umarım erken akıllanırsın."
Zeus göz devirdi ve telefonunu çıkarıp mesaj yazdı. Yuna Zeus gitmesini beklemeye başladı, birazsonra siyah bir araba Zeus'u alıp gitti.
Yuna Zeus'un gittiğinden emin olunca Leo'nun yanına gitti.
***
Üç arkadaş konuşuyordu, Yuna geldi.
Yuna:
"Zeus'u postaladım."
Leo:
"Bir süre Zeus deme bana."
Yuna:
"İyi, demem."
Lennart:
"Bu gün bana gelin."
Nickolas:
"Bilmem."
Yuna:
"Ben gelemem siz ne yapıyorsanız yapın. Bugün yeterince aksiyon yaşadık."
Leo:
"Katılıyorum."
Lennart:
"Nicko gelir o zaman."
Nickolas:
"Hadi geleyim bari."
Nickolas Lennart'ın yanına gitti.
Leo:
"Görüşürüz."
Yuna:
"Hadi Allah'a emanet."
Lennart:
"Bye"
Nickolas:
"Görüşürüz."
Nickolas ve Lennart aynı yönde yürümeye başladı, Leo ve Yuna ise ayrı yönlere dağılmıştı.
***
Alexander telefonda konuşuyordu,
Alexander:
"Onu öldürmeden buraya gelmeyin!"
Yuri arkasından yaklaştı, Alexander'in kolundan tuttu ve çalışma odasına çekti.
Yuri:
"Yine mi?"
Alexander:
"O çocuk bir canavar Yuri!"
Yuri:
"O bir canavar değil o benim oğlum!"
Alexander:
"O bizim oğlumuz falan değil."
Yuri göz devirdi:
"Kim peki?"
Alexander:
"Sadece bir araç."
Yuri:
"Sen Zeus'u bir araç olarak mi görüyorsun hâlâ!?"
Alexander:
"Zaten öyle."
Yuri:
"Asıl canavar sensin Alexander."

~★~