8. bölüm · Kiltli kapılar arkasındakı sır
Zamanın Döngüsü
Merhaba arkadaşlar biliyorum 2 aydır yoktum! Ama artık geri döndüm. Bu ay da mental'ım iyi değildi, ki hala da iyi değilim! Sadece biraz zaman ihtiyacım vardı. Neyse daha fazla uzatmadan bölüm'e geçelim hem sizi bekletmiyim hemde kendimi canlarım 🥰
Ve son onlarak iki aydır yazmadığım için yazım hatları olabilir sizden ricam yazım hatlarını yorum da yazmanız böylelikle bana küçük yardımlarda buluna bilirsiniz. Şimdiden yazan herkese teşekkürler 🫶🏻🥰
“Zamanın derinliklerinde kaybolmuş bir hüzün, kalbin en gizli köşelerinde yankılanır.”
............
2 gündür başıma gelmeyen kalmamıştı. İkizimin ameliyyat gün babam vurulmuş bide üstüne amleiyyat olmuştu. Miray uyandıktan sonra bir sürü soru sormuştu. Üstelik babam nerde napıyor niye gelmedi, diye. Olayın ertesi gün babamın kimin vurudğunu öğrenmiştim bide babamı vuran samet'in oğlu emirdi. Amcamın konağında yaptığım haraketi gidip korkak gibi oğluna yetiştirmiş, o da intikam için babam'a sıkmıştı abim'i benden aldıkları yetmiyormuş, gibi bide babamı benden alıcaklarıdı akıl sıra. Babam vurulduğu gün yıllar önceki anılarım canlamıştı yasin dedem mesala dedem o gün yavuzoğlu'ların yani dünlerinin konağı da vurulmuştu hepimiz yemekteydik. Dedem'le biz aşağa inmiş söhbet ediyirduk dedem'e sıkmışlardı. Yasin dedem kollarım da can vermişti. Aynı yıl içinde hazar dedemi ve babannemi mihriban kayb etmiştim üstelik onların ölümüne de ben tanıklık etmiştim. Mihriban babaanem bahçe de dedem evde ölü bulmuştum. O zamanlar onlar'da kalıyordum market bir gittim geldim ikisinde evde kanlar içinde bulmuştum. Benim için en zor zamanlarımdı o yüzüden neden mi? Çünkü ağalık meclisine büyük ninemden sonra tek kadın hanımağa olarak oturcaktım. Ne ailem arkam da durmuştu. Ne de ağalar destek vermişti, hiç kimse dedemlerin ve babaanemin ölümden 1,5 ay sonra kendimi toparlayıp o masada oturmamı beklemiyordu ne yalan söyliyim bende beklemiyordum zorda olsa başarmıştım!
Dedemlerin ölümden sonra başıma gelmeyen kalmamıştı. Haşmet ağa beni o masada hor gördüğü için, ve kadın sadece evinde hanımlık yapmasına razı geldiği için beni bir türlü kabullenememiş olucak ki, korkmazlarına konağına saldırı da olmuştu. Hemde dedemlerin ölümden bir buçuk yıl sonra hemde
Dünde emir'i kaçmıştım babam'ın vurmasının bir cezası olması gerekiyordu. Şu an emir'in yanında olmam gerekirken ağalık meclisindeydim. Niçin mi? Tabi ki, dün emir'i kaçırdığım için küçük çocuk gibi samet gelip beni ağalar şikayet etmişti. Ve ağalardan toplantı talep etmişti.
"Hanımağam anladık babanıza bir hata yapmış ama bu törenin çocuğunu kaçırmak'ta ne?"
"Pardon da haşmet ağa sanki senin çocuğunu kaçırmışım gibi konuşuyorsun? Hayırdır. Madem bu toprakların çocuğuydu, babam değil benimle uğraşması gerektiğini bilirdi!"Haşmet ağa iki saat'tir yıllar önce yaptığı gibi yine tüm ağaları bana karşı kışkırtımak istiyordu. Ama bu sefer meydanı ona bırakmıyıcaktım. "Orası öyle hanımım ama bu sefer af eləsəniz olmaz mı?" Bu adam benimle dalga mı? Geçiyordu babamı sıkmıştı üstelik bide babamın ölümüne sebep olucak şahısı affetmemi istiyordu.
"Sen benimle dalga geçiyorsun haşmet ağa bu adamın oğlu babamın ölümesine sebep olucak. Bide üstelik bu adamın oğlu daha önce abimi öldürdü. Affediyim öyle mi? Haşmet ağa" Sinir krizi geçiyordum bu adamın rahatlığında. "Estağfurullah hanımım sonuçta bende ağayım size yardımcı olmaya çalışıyorum." Yıllar önce aylin'e göz dağı olsun diye yaptığı haraket'ten sonra aylin o masada haşmet ağaya iyi bir göz dağı vermişti. Kısacası misileme yapmıştı, tek fark bunu haşmet'in kendisine yapmasıydı. Haşmet kaleşce bir haraket yaparak tüm aileye saldırmıştı. Aylin hariç o gün aylin yaralıydı, ve üstüne haşmet'in adamları tarafından kaçırılmıştı, feryat figan o evden çıkarmışlardı aylin'i anne ve baba diye tüm aşireti inletmiş kendisi zorda olsa kurtulmuş babası ve tüm korkmaz ailesini amleiyyat hanede bulmuştu. "Yıllar önceki gibi mi? Haşmet ağa bence sen hiç konuşma çünkü konuştukca batıyorsun! Derdi olan burda sen ne diye konuşuyorsun."
"Konuşurken senden izin mi alıcaz? Aylin" bir anda tüm bakışlar eren taşkesen kilitlenmişti. Peki eren kimiydi. Emir biricik arkadaşı eski ağa olan mahmut ağanın oğluydu. Geçen sene babası olmuştu. Ve elimde olsa onu da haşmet'i de bir dakika bile bu masada barındırmazdım. Bu masada olmalarının sebebi toprakları olmasaydı, yoksa bu masada olmazlardı. Başımı eren tarafa çevrip cevabını vermiştim "Birincisi aylin değil hanımağam diyiceksin anladın ikincisi evet konuşurken benden izin alıcaksın! Sen daha bu masada yokken ben vardım. O, yüzünden laflarına ve haraketlerine dikkat et!" Tam eren ağızının bir şey diyicekti ki, bir anda içeriye ilhan girmişti. Her ne söylecektiyse söylememişti bana bulaşmayı durdurup şimdi de ilhan'a bulaşıyordu. "Ooo kimleri görüyoruz 6 aydır bu masaya uğramayan ilhan ağayı görüyoruz yoksa? İlhan mı demeliydim." İlhan altı aydır bu masada yoktu ve bu bazı ağaların gözünden kaçmamıştı, ama hiç biri cesaret etip soramıyorlardı anlaşılan tek ağaların değil erenin de gözünden kaçmamış olucaktı ki, ilhan'a sataşıyordu.
"Oğlum sen ölüm mü? İstiyorsun"
Bir hışımla masadan kalktım ve ilhan'ın kolundan tuttum. "Dur ilhan sende bir kes ağalık meclisinde ya doğru düzgün davranırsın ya da eren bu masadan defolup gidersin! Sende otur yerine." İlhan kendi masasına bende kendi masam'a geçtim. "Şimdi geçelim asıl konumuz'a buyurun samet bey sizi dinliyorum. Eğer oğlunuzu istiyorsanız malesef vermen ha başka bir şey istiyorsan onu da vermem!"
"Samet bey demişken bende buraya hazır tüm ağalar ve samet güven burdayken söylemiş oliyim artık babamla bir ortaklığınız yok! Samet bey" Benim zaten bildiğim bir şeyi olduğu için hiç şaşırmamıştım."Güzel haber ağam başka söylecek bir şeyiniz yoksa samet bey çıkabilirsiniz"
Samet'i bu masada olmasının sebebi buydu. Ağalar istedi diye değil bu haber'i tüm midyat ağaları duysun diye kabul etmiştim. İlhanın buraya gelip bu haberi vermesini ben istemiştim.
"Bende zaten çıkıcaktım hanımağam ama şunu da unutmayın! Oğlum'u elinde sonunda bulucam."
"Elinde geleni ardına koyma samet bul da görelim."
Tam samet kapıdan çıkıcaktı ki, ilhan bir lafıy'la onu durdurmuştu.
"Yalnız bulmanı hiç tavsiye etmem malum baba oğlu cenazesi olsun istemeyiz, kurunun yanında yaşta yanmasın diye söylüyorum yoksa sen bilirsin. Tabi"
İlhan bu derken bana göz kırpmıştı.Ve bu son sözlerden sonra samet dışarı çıkmıştı oğlu yetmiyormuş gibi bide babası çıkmıştı. Artık o bizi bizde onu düşman ilan etmiştik.
"Başka söyliceniz bir şey yoksa ağalar bence artık kalk'alım"
Bu gün tüm ağaların cevabın vermiş hepsini sustumuştum. En son darbeyi ilhan'a bırakmıştım.
"Peki hanımım nasıl uygun görürseniz" hepsi masadan kalkmış sadece ilhan'la ben kalmıştık.
"Bu samet seninle daha fazla uğraşıcak biliyorsun dimi? Boşuna ağaları toplamadı o"
"Bende biliyorum ilhan ama geliceği varsa göreceği de var bunu da sen unutma ayırca şirket'ten ortaklığı abimin hissesi sayesinde bozduk ve son olarak şunu da söyiliyim onun planı varsa benim de onunla ilgili çok güzel planlarım var."
Bunu söyleyip masadan kalktım o masada sadece ilhan kalmıştı sırada emir vardı. Bakalım o depo da rahat mı?
•••••
Ellerini ve kollarını bağlamıştım. Ben gelene kadar uslu bir çocuk olsun diye de sakinleştirici verip çıkmıştım. "Kalk artık uyukucu çok fazla uyudun sanki sen he ne dersin."
"Ne var be iki saat'tir kulağımın dibinde vır vır konuşuyorsun. Ne diye kaçırdın beni maynak!"
"Sence ne diye kaçırmış olabilirim seni acaba he keyfimden kaçırmadım herhalde seni babamı vurdun bunu bir cezası okmayacak mı? Sandın"
"Ne bileyim belki bana olan aşkından kaçırmışsındır diye düşündüm yanılmışım tüh ya bak görüyor musun?" Gene başladı salak saçma konuşmaya liseden beri benimle uğraşmayı ve zorbalamayı seven birisiydi. "He aynen aşkımdan kaçırdım seni oğlum bak salak saçma konuşup benim asabımı bozma valla bir çakarım görürsün aşkı" Dün kaçırmıştım sözde ama yüzünü gözünü mosmor etmiştim. Dünden beri sinirlerimle oyunuyordu, ve iyi bir dayağı hak etmişti. "Ayırca şu yüzümün gözümün haline bak sırf diye kızlar bana bakmasın diye yüzümü ne hale getirdin maynak!"
"Bana bak bir kere daha cırlayıp durursan seni mahv ederim. Duydun mu? Beni" Bunu söyleyip sopayı da kafasına geçirmiştim. Masanın üstündeki koli bandını alıp ağızını kapatmıştım. "Asıl manyak olan sensin be serseri" Kulağmın dibinde cırlayıp duruyordu. Bu günlük bu kadar yeter biraz bu depo da yalnız kalsında akılı başına gelsin.
9 Yıl önce
"Yavuzoğlu konağı"
Yusuf hepimizi aile yemeyine davet etmişti. Niye mi? Artık kavga gürültü istemiyormuş, sözde bir yanım inanmak istiyordu. Ama bir yanımda çok huzursuzdu sanki her bir şey olucakmiş gibi geliyor. Bana bu çok garip umarım bu akşam sağ-salim bitmesin istiyordum."Dede sence yusuf bizi niye hepimizi davet etti?" Dedem de bu sorunun cevabını bilemiyor olmamlı ki bir, iki saniye düşünmek zorunda kalmıştı. "Bilmiyorum ki, ayyüzlüm"
Dedem hep bana ayyüzlüm diyordu ismim aylin olduğu için bana ayyüzlüm diye seslendiyordu. Zamanla bende alışmıştım, ayyüzlüm demesine. "Çok garip değil mi? Dede mart ayındayız ama hava normalden soğuk havalar iyi gider dedik havaya bak bide"
"Evet minik kelebeğim öyle bazı insanlar gibi bir tuhaf" Dedem aslında yusuf'a altan altan laf sokuyordu. Bir yandan da niray iltifat ediyordu
"Yarın istanbul' mı? Dönüyorsunu kızım."
"Evet anneanne'cim niye sordun?"
"Ee bir günlük geldiniz zar zor izin aldığınız ya kızım o yüzden sordum bide size hiç bir şey vermeden yollamam burdan çıktıktan sonra bize geçelim size vereceklerim var."
"Ne zahmet ediyorsun anneanne ya"
"Ne zahmeti kızım torunlarıma bir şeyler hazırlarken ne yorulcam. Ayrıca kızım o yorgunluk olmaz olsa olsa tatlı telaş olur." İşte şimdi yandım burdan çıktıktan sonra babaanne'min yanına geçiceğime söz vermiştim. "Tabi ki, anneanne'cim burdan çıkıca geliriz."
Bilmedikleri birşey vardı ki, burdan çıkamıyacaklar yavuzoğluların konağı kana bulanacaktı. Hemde yusuf'un aylin'i öldürme hırsı yüzünden.
"Hoş geldiniz hepiniz"
"Hoş bulduk" Bu işte kesinlikle bir şey vardı? Hadi bizi davet etmişti. Ne diye hazar dedemi çağırmıştı. Onu anlamadım tüm aile hepimizi davet etmişti. Tuhaftı ya da ben kafayı yemiştim.
°°°°°
Yemeklerimiz, yiyip çay sofrasına geçmiştik. Yasin dedem'le. Biz aşağıya imiştik, ayşe ninemin tansiyon ilacın almaya inmiştim bende. Yasin dedem de dışarı da sıgara içiyordu. "İyi misin? Dede"
"İyiyim ayyüzlü kızım benim iyiyim merak etme! Sen" Doğrusu içimdeki huzursuzluk hala geçmemişti.
"Ded...." lafımın yarım kalmasının sebebi dedemin bir anda önüme geçmesi oldumuştu ve ben daha ne olduğunu anlamadan bir silah patlaması olması ve dedemin bir anda üstüme devirilmesidi.
"DEDE! Dede bana bak" hayır hayır şu an bu yaşanmış olamazdı. "Dede'cim beni duyuyor musun?"
"Ay-ayyüzülüm sa-sakinn ol kızım"
Ellerim kan içindeydi, çünkü kalbine yakın bir yerden vurulmuştu. "Kapatma kapatma gözlerini dede kapatma gözünü n'olur yapma bunu bana ya-yardım ed-din!" Hepsi kötü bir kabustu ben gözümü açıcaktım ve her şey normal'e dönecekti. "DEDEEE HAYIR ÖLEMEZSİN BANA BAK DEDE N'OLURSUN BANA BAK YARDIM EDİN! BABAAA"Sesi'mi duyan herkes inmişti. Ama benim kulağım uğulduyordu, sadece
"Dede hayır kapatma gözünü aç sen ayyüzlünü üzmezsiniz ki, n'olur aç gözünü ambulas arayınn! Böyle gidemezsin.... Aç gözünün dedeee"
"Aylin.... aylin kızım kalk hadi"
"BIRAK BIRAK BENİ DOKUNMAYIN!.. AÇICAK GÖZÜNÜ"
O gecenin sabah'ı olmayacaktı. Artık aylin için dedesi gözün önünde vurulmuş kollarının arasında can vermiş, bide üstüne onu korumak için vurulmuş ve ölümüş olucaktı ve kabus gibi çökücekti üstüne herşey,
İşin en tuhafıysa dedesiyle söhbet ederken hava güneşliydi. Ama dedesi vurulduktan sonra yağmur yağmıştı. O günden sonra aylin yağmurlu havayı sevecek ve sadece yağmurlu havada ağlacaktı.
"Ben bir şey yapmadım anneanne ben bir şey yapmadım.. annee"
Kimse bilmeyecekti aylin her gece gizlice dedelerinin mezarların başına gidicek. Önce isyan edicek sonra soğuk mezar'a kendisi hapsedecekti.
İlk kızıcak sonra özür dilecekti. Ama hiç bir zaman dedeleri onu duymayacak güzel kızım diye sevmeyeceklerdi. O masaya hem ailesini feda edecekti, hem çocukluğunu, hemde hayalindeki mesleği hepsi toprak olucaktı.... O masada ailesi de dahil kimse desteklemiyicekti, amcası ve amca çocuklarıyla ters düşücek ama gene üzüntüsün belli etmeyecekti. Ve bir gün gelicek içine attıklarıyla boğulcak en sonda bağrıp çağrıcaktı...
▪︎◇▪︎◇▪︎◇▪︎
Bölüm hakkında küçük bir dip not bu kurgu şu an 2024 yıllında yani 2 yıl geri de
2024'den 9 yıl geri gideceksiniz!
Bölüm hakkındakı düşünceleriniz o, kadar çok merak ediyorum ki, aşklarım satır aralarına yorum yapmayı, ve oy vermeyi unutmayın seviliyorsunuz! 🫶🏻🥰
