3. bölüm · Kiltli kapılar arkasındakı sır

Sevgi 🤍🌹

Yazar Sevda

Hello benim uğur böceklerimm 🐞🥰
Nasılsınız? Bakalım iyisinizdir. İnşallah

Bu bölüm hem ağlıcanız hemde bol kahkaha atıcağınız bir bölüm olacak aşklarımm. 🫶🏻
Yorum yapmayı, yıldız koymayı unutmayın!

Hadi bölüme başlayalım!

Şarkı: Model- Dünya tek biz ikimiz

☆☆☆☆

Dün gece o düşüncelerle uyuyamamıştım. Gerçekten abimi, amcamı öldürmüştü,ya da samet'e o mu? demişti. Kim öldürmek istedi abimi kim bizden kopardı. İhan'a söylemiştim evet ama lafın gelişi demiştim. Ama bir yanımda şüpheleniyorum da. "Günaydın aylin"
"Günaydın miray" Sabah karşı miray yanıma ağlarak gelmişti. 8 yaşında çocuk gibi üstelik neyin var? Dediyim de deyse rüyam da öldüğünü gördüm. Dedi ağlayarak abim gibi sende beni bırakma dedi. Kim yaptı bilmiyorum ama kardeşimizi bizden alanlar cezanlarını verecem, miray'ı annemi böyle ağlatlanlar. Mahv edicem!
Babamını böyle acı çekmesine sebep olanlar, amcam dahi olsa ezip geçicem.
"Aylin iyi misin? Rahat uyumadın dimi. Özür dilerim gerçi-"
" Saçmalama miray rahatsız falan olmadım. Zaten uyuyamıyordum,sen geldin daha rahat uyudum."
"Gerçekten mi?"
"Evet ayırıca da hiç bir yere gitmiyorum yanındayım her zaman güzel kardeşim." 🫂
"Tamam ya bu kadar duygusalık yeter bence aşağa inelim ve yemek yiyelim malum yarın bu kızın ameliyyat'a girecek."
"Sırf senin hatırına yemek yiyorum"
"Yiceksin tabi miray'ın ikizi miray'ın yanında kötü duruyor deditirmem"
Miray'la konuşmak bana o, kadar çok iyi gelmişti ki.
"Tamam miray dedirtme hadi sen elini yüzünü yıka aşağa gel"
"Sen yüzünü yıkadın mı?"
"Ne sandın her halde ben senin gibi tembel değilim."
"Tamam canım kardeşim bende yıkayıp geliyorum"
Hem söhbet ediyorduk, hemde yatağı topluyorduk.
"Tamam ama çabuk ol!"
Miray lavboya ben de hazırlanıp aşağaya inmiştim.
Kavhaltımı yapdıkdan sonra mezarlığa gidicem
"Günaydın babacım"
"Günaydın kızım eee ikizin nerde kızım, odasına baktım yoktu. Tam da sana sormaya gelmiştim ki,"
"Sabah'a karşı ağlayarak odama geldi. Kötü bir rüya görmüş benle uydu, şimdi uyandı birazdan gelir."
"Çocukken de böyleydi ne zaman bir şeyden etkilense ya alim'in ya da senin yanına gelirdi."
"Evet şimdi de öyle"
Babam söylerken hatırladım evet öyleydi ne zaman bir şeyden etikelense annem ve babam'ın yanına gitmek yerine ya abimin ya da benim yanıma gelirdi. Sabah babam odalarımıza baktığı gibi zamanın da bakıyordu, ilk abimin odasına sonra da miray ve benim odama bakardı. Bir sabah babam ilk miray'ın odasına bakmış bu günkü gibi miray'ı bulmamış ve edişenlenmişti. Sonra aklına abim ve benim odama bakmak aklına gelmiş, ilk abimkin'e bakmış bulamamış, sonra abimle birlikte benim odama girmişlerdi. Miray'ı orda bulunca ikisinde rahatlamışdı o zaman geri döne bilmek için her şeyimi verdim. Keşke döne bileseydim
"Günaydın herkese yine aylin dalmış,
kim sıktı benim kardeşimin canını bakıyım hıı baba sen bir şey mi? Dedin az önce böyle değildi."
"Yok kızım ben ne diyicem maşallah kızım ikizini dalgın gördün babanı unuttun."
"Oyy babam ikimizi de kıskanırmış"
" Kızılarım aşağa da inermiş, neyi var aylinin böyle"
Annemin sesini duyar duymaz kendime geldim.
"İyiyim annem'cim endişlenme"
"Peki kızım"
Her şey normalmiş gibi davranıyorlardı ama değildi miray için sesssizim ama üzülmemesi için yarın ameliyat'a girecek.
Üzülmemesi gerek annem'in hüzünü yüzünden belli babam sessiz karısı ve çocukları için güçlü durmaya çalışıyor. Ama ben babamın gözlerinden anlıyorum ne kadar acı çektiğini.

•••••

Not: şarkı derinlerde

Kavhaltımı yapıp evden çıkmıştım. Abimin mezarının önündeydim hala inanmıyordum nasıl oldu olay bir saat önce, daha laf söylemeden. Gitmişti neyden kaçıyordu, ya da benden ne saklıyordu?
"Abi ben geldim seni çok özledim abi sanki ölmemişsin de bir işi için bir yerler'e gitmişsin gibi, sanki çıkıp gelincen de ne çok ağladınız be, diyecekmişsin. Öldüğüne inanmıyorum abi belki de delirdim bilmiyorum bildğim tek şey seni çok özlediğim. Dün burağ'a bağırdım abi biliyor musun? Gögüsüne o, kadar sert bir yumruk attım. Ki kendi canım acıdı abi çok konuştum dimi abi yine"
Burukca gülümsedim.
Bazen çok konuşunca abim hep bunu derdi, çok konuştun aylin derdi şakasına, sonra bana sarılır sen konuş ben seni sabah kadar dinlerim derdi. Şimdi abim yoktu sabah'a kadar beni dinleyecek biri kalmamıştı, burak vardı ama ondan uzak durmak zorundaydım....
Bir anda telefonumu çaldı arayan buraktı. Açamadım keşke burda olsaydı.
"Abi yusuf beni tehit etti. Hani olaydan bir gün önce akşam sordun sabah'ta sordun tersledim ya sonra fazla ısrar etmedin, ya anlatacaktım ama anlatmadım abi canımı çok yanıyor sevdiğim halde uzak durmak benim canımı çok yakıyor be abi nasıl dayanıcam ben. Eğer burak'tan uzak durmazsan torunumun en özel günü demem sıkarım demişti. Bana ve annem'e nefreti o, kadar büyük ki kendi torunun canıyla beni tehit ediyor. Abi ben çok seviyorum onu, başka anlatacak kimsem de yok napıcam ben abi."

Şarkı: Al Ömürümü/ yıldız tilbe

Burak

Duyduklarımla sanki dünya'm başıma yıkıldı. Dedem bunu bana sevdiğim kadına nasıl derdi, inanmıyorum demek bu yüzünden bunca zaman benden uzakmış.
Yavaşca yanına yaklaştım seslendim
"Aylin demek bu yüzünden benden uzaktın!"
"Burak"
Arkasını bana dönmüş gözleri de fal taşı gibi açılmıştı.
"Senin burda ne işin var?"
Yarı şaşkınlıkla yarı da soru dolu gözlerle bakıyordu.
"Sana bir soru sordum aylin doğru mu? Bu"
"Burdan çıkalım konuşuruz burak abimin mezarının önünde yeri değil"
"Peki öyle olsun."
Aylin elindeki çicek buketini mezar'a bıraktı ve mezarlığın çıkışına doğru yürüdük ne o konuşuyordu. Ne de ben konuşuyordum, arabaların olduğu taraf geldimizde ikimizde durduk.
"Hadi anlat bakalım şimdi aylin dedem seni benim canımla mı? Tehit etti. Ha"
"Yanlış duymuşsun sen yok öyle bir şey"
"Sakın aylin beni bu yalan'a inandırmaya kalkma sakın"
"YOK ÖYLE BİR ŞEY DİYORUM"
Nedense gözleri hiçte öyle demiyordum. Var diyordu
"Yalan söyleme aylin var gözlerin hiçte öyle söylemiyor. Anlatsana aylin bir şey de sevdiğim evlenemeye hazır olduğum kadının naptı sana anlat bana sen böyle bir değildin. Aylin"
" Evet var öyle bir şey oldu mu? Ne duyduysan o rahatladın mı? Beni senin hayatınla tehit etti"
Sesi ağlamaklıydı daha fazla dayanmadım ve göz yaşlarını sildim sarıldım. O, kadar çok özlemişim ki, kokusunu ona sarılmayı elini tutmayı. Tam ayrılacaken daha sıkı sarıldı bana ve öyle bir soru sordu ki, dondum kaldım.
"Çok canın yakmadım dimi? Dün canını gerçekten o sözleri isteyerek söylemedim burak yemin ederim dün seni gögüsüne vurdum. Sanki benim gögüsüme bırçak saplandı."
Bedenlerimiz biri - birinden ayrıldı ve elimi yüzüne götürdüm.
"Aylin'im güzelim benim canımı hiç yanmadı seninkin de yanmasın tamma mı? Bilirek isteyerek söylemediğinde biliyorum."
"Çok özür dilerimm ama seni korumak için seni kayb edemezdim bir sevdiğimi daha toprağa vermek istemiyorum"
"Özür dileyecek hiç bir şey yapmadın gel benimle"
Eliden tuttum ve arabaya bindirdim
"Nereye?"
"Görüceksin güzelim sen kendini daha fazla yorma tamam mı?"
Alınan öpüp arabanın kapısını kapattım. Ve sürücü koltuğuna oturdum. Mezarlıktan çıkıp eve doğru sürdüm aylin yolu boyu sormuş nereye diye evin yolunu görünce lütfen yapma deyip yolumdan döndürmeye çalışmışt, ama nafileydi
15 dakika sonra bizim konaktaydım.
Sinirle arabadan indim aylin de peşimden koşarak geliyordu, arkamdan bağıryordu ama ben sinirli bir halde konağın bahçesindeydim.
Kimse benim sevdiğim kadını tehit edemezdi bu kendi dedem bile olsa.
"DEDEEE" DİYE BAĞIRDIM
"Noluyor oğlum"
"Sen dur baba dedem nerde?"
"Ne oluyor burak ne bu bağırış çağırış?"
Aylin'e bakıyordu bana değil. Öyle öfkeyle bakıyordu ki, aylinin elinden tuttum.
"Bana bak dede sen kimsin de benim sevdiğim kadın tehit edersin hemde benim canımla hem ancak o benim canımla beni tehit ede bilir bu da böyle bilsin."
Herkes şaşkınlıkla bana bakıyordu. Aylin bile
"Ne diyorsun sen burak delirdin mi? Sen"
"Evet delirdim aylin senin aşkından delirdim!"
"Ben kimsenin canıyla tehit etmedim. Hele de kendi torumun canıyla tehit edecek kadar delirmedim."
"Baba doğru mu? Bu sen nasıl tehit edersin benim oğlumun canıyla ha"
İçeri belinay ve annem girdi.
Belinay da doğrulamıştı.
"Abim doğru diyor baba dedem aylini tehit etti torunum falan dinlemem sıkarım dedi"
"Neee sen benim aylini böyle mi? Tehit ettin yusuf yavuzoğluu ha oğlumun canıyla yarinin canıyla mı?"
"Teyze tamam boş ver."
"Boş ver mi? Boş falan vermem"
"Dede bir daha benim sevdiğim kadını böyle tehit edersen bende dedem falan dinlemem sıkarım üstelik benim ki, tehit değil duydun mu? Beni"
"BU KIZ İÇİN DEDENİ Mİ? TEHİT EDİYORSUN"
"BU KIZ DEDİĞİN SEVDİĞİM KIZ VE EVET NE ANLADIYSAN O EĞER AYLİNİN SAÇININ TELİNE ZARAR GELİRSE SENDE BİLİRİM, DEDEM BENİM CANIMLA TEHİT ETTİĞİ AN BİTTİ!"

Aylin

Burak dedesine son sözlerini söyleyip beni eve bıraktı. Bir daha böyle bir şey olursa anlat deyip, gitmişti.
O, kadar iyi gelmişti ki bana çok özlemiştim. Niye ondan uzak durduğum da anlamıştı, ve bana hem hak verip hemde kızmıştı. Sonra da sarıp sarmalamıştı. Teyze'm ve belinay da arkamda durmuşlardı, teyze'm endişlendiği için annemi ayarıp olayı anlatmış. Annem kızdı niye bize anlatmadın diye babam en çokta kendisine kızdı nasıl anlamadım diye.
Babamı sakineştirip odama çıkmıştım.
Miray da yanımdaydı.
"Niye anlatmadın aylin bana belinay nerden öğrendi orasını da anlamadım?"
"Ne bileyim miray nerden öğrendi belli ki, duymuş biz konuşurken."
"Tamam ya ne kızıyorsun be."
"Miray biraz daha konuşursan odadan çıkarıcam seni"
"Sustum tamam"
Tam miray bir şey diyecektim ki, bahçeden silah sesi duydum!...

▪︎▪︎▪︎▪︎▪︎▪︎▪︎

Heycanlı son hem benden sorulur zaten sjsjsjsj

Umarım bu bölüm de beğenirsiniz canlarımm 🫶🏻