9. bölüm / 9
Kiltli kapılar arkasındakı sırKaranlığım ve Aydınlığım 🌓
Bölümler 9Şu an: Karanlığım ve Aydınlığım 🌓
- 1 Giriş 🔐🚪😶🌫️1.144 kelime
- 2 Çıkmaz sokak1.633 kelime
- 3 Sevgi 🤍🌹1.428 kelime
- 4 Bir zamanlar 🕑1.437 kelime
- 5 Dünün kırık aynası 🗓️ 🔙 🪞 💔1.177 kelime
- 6 "Karanlıktan Aydınlığa"1.933 kelime
- 7 Dünden Kalan Yarın ⏳1.709 kelime
- 8 Kırık Hanımağa Koltuğu2.882 kelime
- 9 Karanlığım ve Aydınlığım 🌓2.430 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Herkese merhaba minik kuşularım 🕊 nasılsınız bakalım?
Biliyorum sizi çok ihmal ettim. Ama bazı sebeplerden dolayı yazmadım bölümü, kafamdakı bazı yazıcağım olaylarla uyuşmuyordu. O yüzünden yazamadım ve uzun bir aradan sonra burdayım.
Şimdi bölüme geçelim 🥰🤍
Bölümün şarkıları: Cem Adiran - Kül
Duman - Haberin Yok Ölüyorum
🔓🚪😶🌫️
(Ali'nin ölümünden birkaç saat önce)
"Herkes ali'yi öldü bilecek ama herkes!" Herkesin ali'yi öldü bilmesi hem kendisinin iyiliği için hemde ailesi için. "Ama efendim bu çok riskli bir oyun eğer aylin hanım öğrenirse siz ve beni yaşatmaz!"
"Ne diyosam o müfit ayırıca gerçeği öğrendiğinde teşekkür etmesi gerek. Öldürmesi değil!"
°°°°°°°°
(Ali öldü bilindikden bir kaç gün sonra)
Emir ve diğer işlerimi halledikten sonra konağa geçiyordum. Miray'ı da merak ediyordum annem 1 saat önce aramış miray'ın uyuduğunu söylemişti, ama benim içimde abimin öldüğü günkü gibi içim bir huzursuzdu. Bu his dedemler ve babaannem öldüğün de babam vurulduğu günde olmuştu. Hayat sanki beni bu hisle önce uyarıyordu. Önceden aylin dikkatli ol diye bu his her geldiğinde umarım bir şey olmaz diyordum. Ama her seferinde de kötü şeyler oluyordu ve hepsinin de sonu ölümle sonuçlanıyordu. Sanırım bir tek babamdan yana şansım getirmişti hayat bir kez olsun yüzüme gülmüş babamı bana bağışlamıştı. Keşke abim içinde aynısı olsaydı belki bu kadar çok canım yanmazdı abim öldüğü günden beri rüyam da görüyorum. Başı iyi sonu kötü bir kabus... rüyanın başında abim ölmediğini söylüyor ve rüyanın sonu da küçük belki de dünyaya yeni gözünü açmış minik bir bebek görüyorum. İşin tuhaf yani o bebeğin benimle konuşabilmesi ben öldüm ama sen yaşamak zorundasın diyordu, benim inadıma da yaşa sonra sisli karanlık, çığlık bağrış çağırış sonu olmayan dipsiz bir kuyu... o bebek kim bilmiyorum ama babama benziyordu çehre olarak hiç görmediğim bir bebek nasıl babam'a benzeye bilirdi aklım almıyor. Ama bir rüyaya da fazla anlam yüklüyormuşun gibi hiss ediyorum bu da çok tuhaftı, çünkü ben bir rüyaya bu kadar anlam yükleyecek biri değildim. Kafamdakı sorunlara o, kadar odaklanmışım ki konağa vardığımın farkına bile varmamışım, konağın kapısı kapalıydı. Tuhaf çünkü emir'in yanından çıktıkdan hemen sonra konaktakı korumları aramış kapıyı açmalarını söylemiştim... Bir anda aklıma altı yıl önce hazar dedemin öldü günü hatırladım. Arabadan nasıl indiğimi bile hatırlamıyorum o günkü gibi olmamıştır aylin sakin sakin "Hepsi bir kuruntu aylin sakinleş. Allah'ım n'olur bir şey olmamış olsun" Kapıyı açtığımdan içimden o kadar çok dua ediyordum. Ama kapıyı açtığım an şok olmuştum miray bahçe de her yeri dağıtmış abi diye bağıryordu, aklıma dedemlerin öldüğü günü benim de böyle sinir krizi geçirdiğim geldi... Koşarak miray yanına gittim
"Miray... n'olur güzelim yapma bak kalbinden daha yeni ameliyat oldun." Miray delirmiş gibi davranıyordu, bu bile benim canım yakmak için yeterli oldu. Çünkü 6 yıl önce kimse beni durduramamış üstüne bide arabaya binmiş konaktan çıkmıştım o halde sonrası yoktu gözümü bir hastane odasında açmıştım... "Abimi getir bana ölmedi o biliyorum ben rüyaydı hepsi ABİ ÖLMEDİN BİLİYORUM." Bu da çok tandıkdı mesala "Miray yapma böyle abimiz yok yapma bak kalbin güzelim dur-dura bilir. Biliyorum çok zor ama yok" Boynu sağ tarafa düşmüştü aylinin ikizini bu halde görmeyi oda beklemiyordu. Yıllar önce kendi geçirdiği sinir krizini hatırlamıştı, içinde bir yerlerde sanki bir şeyler kopmuştu.
"Gördüm ben aylin abimi yaşıyordu... yaşıyordu bana ben yaşıyorum dedi yanında kundak bir be-bebek vardı." Yüzünü bana doğru çevirdi ağlamaklı gözlerle öyle bir bakıyordu ki, kaç dakikadır kriz geçiyordu yada kaç saat'tir böyledi. "O küçük kundakdakı bebek bana ne dedi biliyor musun? Ben öldüm ama siz benim için yaşamak zorundasınız diyordu. Bana abimi getirin! Ölmedi biliyorum hiss ediyorum" Rüyanın bir aynısını bir haftadır bende gördüm. Bazen sinir krizin eşiğinde olduğum zamanlarda olurdu ama ikizim için annem ve babam için dayanıyordum. "Gitti miray bizi bırakıp gitti! Yok abim kendine böyle zarar veriyorsun. Görmüyor musun? Bende özlüyorum benimde rüyam'a giriyor ama hepsi beynimizin bir oyunu bize anla artık abim yok!" Şu an miray'ın ne yaşadığını en iyi ben anlarım kendi içinde bir şeyleri kabulenemiyor hala ama abim yoktu... Her ne kadar bu gerçek canımız acıtsa öyledi."Hayır hayır yaşıyor abim gördüm ben"
"Kendimizi kandırmamıza gerek yok kızım ali yok gitti sana yalvarıyorum kızım n'olur dur yarım saat'tir kriz geçiyorsun.Beni anneni düşünmüyorsan ikizini düşün!..."
Babam miray'a yaklaşmaya çalışıyordu ama miray izin vermiyordu yaklaşmasına.
"Yaklaşma baba uzak dur benden istemiyorum kimseyi ben abimi istiyorum" Babam'ın önüne geçmiştim. Miray biraz daha böyle devam ederse kalbine zarar verecekti, ben bir kardeşimi kayb edemem daha fazla gücüm kalmadı birini daha kayb etmeye. "Beni de mi istemiyorsun miray ikizini de mi? Yanına yaklaştırmayacaksın"
Tam bir şey söylecekti ki, miray ayağa sendelenecek gibi olduğunda ben yakalamıştım. "Miray" İkizim kollarım arasında bayılmıştı. "Kızım"
"Yaklaşmayın! Onu şu an en iyi anlayacak olan kişi benim ben bakarım ikizime kız yarım saat'tir kriz geçiyor belki yarım saatten de fazla kimse durduramıyor mu?"
Hatırladıklarımla buz kesmişti. Ben yarı baygıken miray da buna benzer bir şeyler dediğini hatırladım. Buz gibi zeminde dizilerimin üstüne düşmüştüm kucağımda miray'la beraber "Ayhan abi yardım et arabayı hazırlayın! Hastaneye gidiyoruz çabuk çabuk" Kalbini çok fazla zorladı yanında olmam gerekirken yanında olmadım Allah karhetsin hepsi benim yüzümden oldu. "Noluyor burda?"
Ayhan abi miray'ı arabaya yerleşmişti. Bende tam binecektim ki, arkamdan yengem'in endişeli seni duyunca durup arkama bakmak zorunda kaldım. "Sonra yenge sonra anlatıcam şimdi değil" Yengem tam bir söylecekti ki, acaleyle arabaya bindim "Sür ayhan abi bas gaza hadi"
°°°°°°°°
Miray hastaneye yetiştirmiştik. Fliz hoca kalbini çok fazla yorduğunu söylemişti. Bayılmasının nedenin bu olduğunu korkulacak bir şey olmadığını söylemişti ama dikkat etmesi gerektiğin söylemişti ve bir gece hastane de kalması gerektiğini yarın taburucu olabileceğini belirtmişti. İçim o, kadar çok rahatlamıştı ki anlatmam miray'ın yanına sadece bir kişinin kalması gerekiyormuş ben şu an miray'ın yanındaydım. Annem ve babamsa dışarda bekliyorlardı. Ciddi birşey olmadığını ev gitmelerini söylesem de gitmek istemeyip odanın önünde beklemek istemişlerdi. Amcamlarda hastaneye gelmişti muhtemelen yengem haber vermişti miray'ın iyi olduğunu duyunca konağa geçmişlerdi, ne lazım olursa ara demeyi ihmal etmemişti amcam mantıksız bir sebep yüzünden araya soğukluk girmişti, düşman gibi davranıyorduk! Biri-birimize
"Nerdeyim ben noldu bana" Ayağa kalkıp miray'a doğru bir adım atıp yatağın kenarında oturmuştu.
"Hastanedesin sen bayılınca hastaneye getirdik." Hala gözümün önünden gitmiyordu,bağrış çağrışı benim abim yaşıyor diyişi aklıma altı yıl önceki beni getirmişti. "Evet şimdi hatırladım, özür dilerim hepinizi korkuttum ama abimi öyle rüyam da görünce sende yanımda değildin! Bide rüya o, kadar gerçek görünüyordu. Evde kriz geçirdim devamı yok!" Kriz anında beynimiz bazı yerleri siler sadece krize nasıl girdiğimiz hatırlarız devamı olmaz.
"Özür dilemene gerek yok bitanem, asıl ben özür dilerim yanında olmam gerekiyordu. Bundan sonra söz yanında olucam ama sende bana bir söz ver bir daha biz böyle korkutmayacaksın, anlaştık mı? Küçük hanım" Abim öldükden sonra çok fazla şey olmaya başlamıştı ki, miray'ı kaybedicem diye kafayı sıyırıyordum az kalsın. "Anlaştık aylin ama sadece benim yanımda olman yetmez sende bana bir söz verecen. Bundan sonra öyle habersiz gitmiyeceksin abimiz zaten kayb ettik dağıldık, seni kaybedenem karanlık yanım" Biri-birimize lakaplar takmayı seviyorduk. Ama gerçekten ben onun karanlık yanıdıydım o, da benim aydınlık yanımdı. "Oo yine karanlık yanım demeye başlamışız. Ve yine şikayetciyiz anlaşılan, söz aydınlık yanım oldu mu?" Kafasını salayıp bana aniden sarılması beni biraz şaşrıtmıştı. Ama sadece iki saniye sürmüştü şaşırmam bende aynı şekilde karşılık vermiştim, saçlarından öpmüştüm. "Oldu ben senin yıllar önce ne yaşadığını şimdi daha iyi anlıyorum özür dilerim o dönemler seni içten içe yargılandığım için" Bunları söylerken bende yavaş- yavaş benden uzaklaşmıştı. "Nasıl yani ayrıca özür dilemene gerek yok güzelim biliyorsun!"
"Hayır aylin var aslında biliyordum ne yaşadığını ama içten içe yargılıyordum, senin sorumluklarını unuttum yasin dedemin senin kollarının arasında can vermesini unuttum, herşeyi unuttum ben bana seni kaybettirme aylin sende gitme…"
"Şşş nerden çıktı bu ha,söyle bakıyım bana ayrıca insanız miray unuta biliriz bazen yargılaya da biliriz, o acıyı birtek ben yaşamadım sizde yaşadığınız. Gitmek yok"
"Gitmek yok, gidersende ne olucağını. Biliyorsun zaten"
"Evet biliyorum midyat'ta taş üstüne taş bırakmazsın." Yasin dedem öldüğün kaybetme korkusuyla o zaman söylemişti. Abim ve bana bu gün olan krizden sonrası muhtemelen 6 yıl önce verdiği yemin olucaktı sonu ben gelmeseydim miray'ın şu hayat'ta korkutuğu şey abimi kaybetmesi değildi. Evet abimi seviyordu ama kaybetmekten korkutuğu şey bendim,aslında keşke sabah o işlerle uğraşmak yerine miray'ın yanında olsaydım. Uyandığında yanında olsaydın bunların hiç birini yaşanmamış olucaktı acı ama gerçek buydu."Aylin" o kadar dalmışım ki, miray'ı unutmuştum. "Hıh canım efendim"
"Ben delirdim mi? Senin yıllar önce verdiğin soru gibi oldu. Ama ben deliyor muyum?"
"Saçmalama miray deliyormiyorsun nerden çıktı bu abuk sabuk cümleler Allah aşkına ya bedenin bu acıya dayanamadı o, kadar"
"Peki aylin bu acı ne zaman geçicek böyle sanki bir el beni sanki boğazımdan tutuyor boğuyor gibi hiss ediyorum. Sende de öyle miyidi?" O acı hiç bir zaman geçmiyicek zamanla alışcaksın söylemek istedim. Ama söyleyemedim o el beni de yıllar sonra tekrar sıkıyor demek istedim diyemedim…"Geçicek ne zaman geçer bilmiyorum ama geçicek ben bir dışarı çıkıyım annemler'e haber veriyim. Sohbete dalmışız unuttum onları gelicem tamam mı?" Miray'ın bir şey konuşmasına izin vermeden odadan kendimi attım Nefes alamıyordum sanki yine…
"Miray gözlerini açtı isterseniz içeri girin bende geliyorum" annem arkamca seslendiğini duydum ama cevap veremeden asansöre çoktan binmiştim bile.
°°°°°°°°
Hastanenin bahçesine inmiş öyle boş - boş bahçeye bakıyordum. Abim ölümü babamın ikizimin ameliyat günü vurulaması, ağalar meclisi emir'i kaçırmam miray'ın amliyattan sonra kriz geçirmesi her şey o, kadar hızlı oluryor ki hangisine yetişeceğimi şaşırdım.
"Aylin napıyorsun sen burda" Arkamı çevirdiğim de ilhan'la karşılamıştın gittiğini sanıyordum. Gitmemişti
"Hiç öyle hava alıyordum asıl ne arıyorsun burda gitmemişmiydin? Sen"
"Yok bir şey ihtiyaç olur diye burda bekliyordum."
"Anladım ama bir şey ihtiyaç yok zaten yarın miray taburcu olucak sağol yine burdan olduğun için."
"Ne demek miray senin ikizinse benim kuzenim, benimde kardeşim ama sende bir tuhaflık var."
"Yok bir şey demicem çünkü…çünkü her şey çok fazla üst-üste gelmeye başladı. Miray öyle kriz geçirince aklıma kendim geldim, abimden sonra miray'ı kaybedicem zannettim. Miray'ı öyle görseydin ne demek istediğimi anlardın." Sanırım burda bir tek deliren vardı o da bendim…
"Sende onu öyle görünce haliyle aklına altı yıl önce geçirdiğin kriz geldi dimi? Ve haklısın her şey fazla üst-üste geldi."
"Evet altı önce geçirdiğim kriz aklıma geldi." O krizi yasin dedem öldüğünde değilde hazar dedemi ve babaanemi kaybettiğimde geçirmiştim. İyi değildim o dönem iyimiş gibi yapıyordum ama bir gün, delirmeni eşiğinde bulmuştum kendimi. Her şey yine şimdi ki, gibi üst-üste gelmişti, ve masaya geçmem gerekiyordu ama benim psikolojim o halde değildi dağılmıştım. Dağılmıştık ailecek…
°°°°°°°°
(Hazar'ın ölümden sonra)
Hazar dedem ve mihirban babaanemi kaybettim… Biri kollarım da can verdi. Diğeri bana kendi sağken bile beni kabullemeyen masaya ölmeden mahküm etti, hazar dedemin ölmünden sonra her şey sarpa sarmaya başlamıştı üstelik amcam o masayı neden bana bıraktı diye şimdiden, babamla kavga etmeye başlamıştılar. Ama benim derdim bu bile değildi beni böyle bir yükle bıraktıkları için iki dedem'e de kızgınım, kırgınım. Herkes iyi olduğumu sanıyor ama ben değilim bazen aklım kaçıyor gibi oluyor aniden yasin dedem beliriyordu mesala karşımda her şeyi kırıp döküyordum, zor sakinleştiriyorlardı.
"Annem yapma böyle bakma öyle bomboş hadi kızım bir iki lokma bir şey ye n'olur. İki gündür iyi değilsin hadi annem" Annem bana dokunacak gibi olduğunda "Dokunma bana dokunma bana dokunan herkes ölüyor, dokunma bana"
"Aylin yapma yavrum böyle"
Aylin aslında orda ne annesini duyuyordu ne de görüyordu annesinin durduğu yerde yasin vardı. Aylin o bomboş annesine değil dedesini bakıyordu. İriklerek iki addın uzaklaşmasının sebebi de buydu. "Sen gerçek değilsin! Sen öldün…öldün sen benim kollarımda can verdi." Aylin o zaman gerçek bir krizin içinden geçiyordu. "Sen öldün hayır gerçek değilsin…" Ellerine bak dedmişti yasinin sesi "Kan çıkmıyor anneee kan çıkmıyor ben seni öldürmedim." Koşarak evden çıkmıştı aşağıdakı herkes aylin bağrışlarına arkalarını çevirmiştiler ama aylini ayakları çıplak saçları, dağınık, kan çanağına dönmüş gözlerle beklemiyordu kimse. "Aylin abicim noldu sana böyle anne noluyor"
"Yine kriz geçiyor durdurmadım."
"Yaklaşma uzak dur benden sen yoksun… sen gittin."
"Anne ne diyor ne gitmesi"
"Karşısındakı sen değilsin…"
"Ne demek ben değilim kim o, zaman"
"Yasin deden!..." Bahçede kendi etrafımda dönüyordum. Ama sanki kaybolmuştum ne annem vardı ne de babam, kimse yoktu her şey siyah beyaz karşımda yasin dedem vardı. Sadece kapıya doğru koşmaya başladım. "Aylin nereye kapılar kapatın. AYLİNN DUR." Kapıdan çıkmayı başarmamış arabalar doğru koşmaya başlamıştım. Arabanın kapısının açıp içeri, girdim ama aniden sağ koltukta hazar dedim belirdi. Öyle boş-boş bana bakıyordu sanki, bana bir şey anlatmaya çalışıyordu. Sonra sesi kulaklarıma dolmaya başlamıştı."Güzel kızım güzel torunum hiç bir senin suçun değildi. Bu bil tamam mı?" Aniden geldiği gibi aniden kaybolmuştu.
"Aylin aç şu kapıyı hadi kızım hadi babacım" Bir anda babam ve sevdiklerim belirdi, siyah beyaz gördüğüm her şey renklenmişti. Ama herkesin gözünde hüzün, kaybetme, bazıları da ağlıyordu… "Gidin burdan gidin yalvarım n'olur gidin size dokunrsam sizde gidersiniz, ben artık birini daha kaybedemem ben size zarar veriyorum!"
"Hayır kızım sen kimseye hadi in arabadan ha, güzel gözlüm"
Arabayı çalıştırmaya başladım. Onlarda zarar vermem ben dedemon bana verdiği koltuğu kabul etmesedeydim. Bunların hiç biri olmayacaktı, belki de doğmasaydım daha iyidi bu kadar acıyı çekmezdim,çekmezlerdi."Aylin sakın yapma aç şu kapıyı in konuşalım abicim hadi"
"Hayır açmıyıcam siz o kapıyı açın. Ben gideyim ben" Ben çok yoruldum her şeyden elimi kime atsam bur avuç toprak olmasından daha kaç can vermem gerek… "Açın o kapıyı, size açın dedim kimseyi dinlemeyin açın kapıyı yoksa bu arabayı üstünüze sürerim"
"Geçin ben konuşucam ben geliyim mi? İkizini de terslemezsin dimi? Sen kıyamasın." En çokta sana kıyamadığım için gidiyorum. Diyemedim sana da zarar vermekten korkuyorum diyemedim…
"Üzgünüm ama benimle miray n'olur bırakın beni kırarım bu kapıyı"
Oyalıyorlardı beni aslında arabayı kapıya sürdüm. "Açmazlarsa yemin ederinm bu kapıyı kırarım açın açsanıza"
"Açın kapıyı!"
"Ama baba kız kardeşimi bu halde mi? Araba kulanacak saçmalma"
"Takip ediceksiniz aylin çıkar çıkmaz" Kapı açılmış son sürat konaktan çıkmıştım nereye gidicemi bilmeden tek bildiğim o, konaktan uzak durmamıdı…
Arkadan ali ve ilhan takip ediyordu. Tüm korkmazlar aylin ilk kez o halde delirmiş, aklını yirtmiş bir halde görmüştü. Endişeliyorlardı aylini takip ettiğin anneannesinin feryat figan bağrıp, çağrıp her yeri dağıtmış bir halde bulucaklardı. Aylin'in o dediği sözse bir ömür boyunca ne ayşe unutucaktı ne de diğeri "Beni böyle bir yükle bıraktınız için hiç biriniz affetmiyicem duydunuz beni! Duydun mu? Yasin Hanoğlu seni asla affetmiyicem" Bu sözleri dedikten hemen sonra bayılacaktı bu dediği sözlerin hiç birini hatırlamayacak hatta bu konağa geldiğini bile unutacaktı. Aylini hastaneye yarı baygın bir halde ellerini kan içinde götüreceklerdi. O masa da alinin aylini desteklememe sebebi bu olucaktı kız kardeşini kaybetme korkusuyla yalnış bir karar vericek ilhan da aylini o masa desteklememesini söylecekti. İlhansa aylini o masa da desteklemese bile hep aylinin bir adım arkasında kendi göglesinde daha fazla korucaktı… Aylinin hastaneye götüreceklerdi uyandığın da ilk sorduğu kişi miray sorduğu soruysa "Ben delirdim mi? Miray"
olucaktı. Yaşadığı krizin yarısı bulanık bir şekilde hatırlacaktı!…
🔓🚪😶🌫️
Evet canlarım bölümün sonuna geldik! 🥰
Bölümü nasıl buldunuz canlarım?
Sizce aliyi ölü gösteren kişi kim? Ve niye korkmazlar bu kadar büyük bir acı bırakıyor?
Aşağı tahminleriniz alırım 😊
Öpülüdünüz bebişlerim kendinize dikkat edin! Bir sonraki bölüm de görüşmek üzere 😘🤗
Bölüm etkileşimi
