1. bölüm · Kelebek
1 bölüm: başlangıç
Aslında isimleri yabancı yapacaktım ama kitap okurken hem bazen kafa karıştiriyordu hem okumada daha zor oluyordu ,o yüzden Türkçe yaptım . Lütfen bu konuda görüşlerinizi yazın)
Sabah daha ilk ışıkları yanmadan, sessizce yatağımdan doğruldum ve
odamdan çıktım. Annemin odasına sessizce girdim . Yatağında mışıl mışıl uyuyordu, dikkatli bir şekilde baş ucunda ki sehbanın içini aramaya başladım .En sonunda anahtarı buldum.
Normalde benim girmemi asla izin vermermezdi " neden" diye sorduğumda "daha bunu öğrene bilecek yaşta değilsin " derdi doğrusu bana hep böyle cevaplar verir ona babamın ne olduğunu? ya da neden aslında biz burada olduğumuzu onun ailesinden hiç kimseye kalmış mı? gibi sorduğumda bana hep aynı cevap verir di . Ama bence artık bunu ben kendimi öğrenebilirdim.
Kocaman bir ormanda yaşardık burası her bitki ve hayvanların yetiştiği büyük bir yerdi , annemle buraya sebze meyve çiçekler ne istersek ekerdik.
Annem beraber burada yaşardık acil bir durum olmadığı sürece de şehre asla inmezdik, zaten annemin en büyük kuralı ise benim şehri tek başıma gitmemdi.
Şehirde devreye gezen askerler ve çok sayıda cadı avcıları olurdu.
zaten şehirde yaşayanlar çocuklarını cadı avcısı yapmaya zorlardı aileler, bu hem sütüdü olarak onların en üst seviyeye taşırdı hem de büyük bir gelir elde ederdi .
Aslında savaştan önce hiçbir sorun olmadığını cadılar ile insanların arasında problem olmadığını söylerdi bana cadılar sıkıntı çıkarmazdı ama iblisler yani Kara büyü yapanlar ile savaşınca , artık sadece cadı değil cadı şüphelisi olarak gördükleri kimler varsa onları da idam ederlerdi.
Annem derdi ibliser bir şekilde bu işin içinden kurtuldular ama cadıların kurtulamadığını birçoğunun hayatını kaybettiğini, söylerken yüzünde hep bir nefret, kin duygusu olurdu çok kötü şeyler yaşandığı fark edilebiliyordum ama bana anlatmıyordu.
Heyecanlı bir şekilde kapının önünde duruyordum, cebimden anahtarı çıkarıp anahtarlağa koydum ve çevirdim fakat olmadı tekrardan denedim ama yine olmadı, anahtarlığı iyice baktım. Annemin kullandığının yemin edebilirdim üzerindeki yazılar aynıydı ama neden olmuyordur " off bu neden olmuyor?" dedim. Arkadan annemin sesi geldi " o oranın anahtarı değil ondan "
Endişeli bir şekilde arkama döndüm
annem saçı başı dağınık geceliği üstünde bir şekilde arkamdaydı.
Yavaşça bana yaklaşıp "sence ben anahtarı o kadar kolay bir yere koyar mıyım" dedi.
Yanıma gelip elimdeki anahtara baktı
"sırf bunun için odama girmene gerek yoktu" nefes vererek dedi
"eğer bana anlatsaydın yapmazdım. Burada ne olduğunu bile bilemiyorum"dedim
" daha küçüksün " dedi
sinirli bir şekilde " onyedi yaşındayım anne "dedim bu durum beni artık delirtmisti hiçbir şey bilmeden yaşamak çok kötüydü
" bu büyüdün anlamına geldiğini göstermiyor " dedi
gözlerim dolmuştu üzgün bir şekilde "anne güçlerimi kullanamadığım için mi bana söylemiyorsun ama söyleyeyim sana güçlerimi kullanamasamda söyleyeceğin şeylere katlanabilirim" dedim
şaşırmış bir şekilde bana baktı ardından daha da yaklaşarak bir elini omzuma diger elini yanağıma koydu
" hayır hayır öyle bir şey değil bu " dedi
" ama öyle, doğru düzgün bir cadı bile olamıyorum" dedim üzüntüden yüzümü aşağıya çevirdim.
" canım kızım, benim güzel kelebeğim çok kötü bir savaş yaşandı ve ben senin için bazı şeylerden vazgeçtim biliyorum bunları bilmeye hakkın var ama bunları sana şimdi söyleyemem" dedi " lütfen yüzüme bak "
hafifçe kaldırdım gözlerine baktım, yüzünde kırık bir duygu vardı
" bak bir tanem sen daha kozadasın bir gün sağlam bir kelebek olduğunda kozandan çıkıp fırtınayla yüzleşeceksin ve asıl yuvanı yurdunu bulacaksın " dedi " peki ne zaman güçlerimi kullanacağım ne zaman senin gibi yeşil yani doğa cadısı olacağım" dedim
derin bir nefes aldı ve " cadı olmak illa ailesi gibi güç kullanmak değil " dedi
anlamamış bir ifadeyle" nasıl yani ben senin gibi olmayacak mıyım" dedim
" doğa dışında su ve eşyaları yerinden oynatan, insanların yaralarını iyleştiren cadılar var ya onlardan da olabilirsin" dedi " yani senden farklı olabilir miyim?" dedim
" evet olabilir, hatta belki bu yüzden şimdiye kadar güçlerini kullanamadın " dedi sakince.
annemin dediklerini düşünmeye başladım, belki de dedikleri gerçek olabilirdi bu yüzden güçlerimi kullanamıyordum
" anne peki babamın hangi cadı türünden olduğunu öğrensem bari" dedim
annem gözleriyle uzaklara baktı aklından çok farklı şeyler geçiyordu belliydi" zamanı gelince kızım " dedi " zaman gelince "
( 2 hafta sonra)
annemle beraber , mutfak masasında kahvaltımızı yapıyorduk annem bir yandan yemek yiyerek " kelebeğim" dedi " benim iki üç saatlik şehirde bir işim var o zamana kadar burada kal ve bahçeyle ilgilen" şaşkınlıkla annemin yüzüne baktım " anne bu ay başı zaten şehre inmemiş miydim gerekli olan her şeyi almıştın " dedim
"birisine mektup göndermem lazım"
"dur dur bir dakika kime, anne biliyorsun mektuplara kadar her şeyi tek tek ayrıntılı bakıyorlar nasıl yapacaksın"dedim şaşkınlıkla, çünkü annemin bildiğim kadarıyla kimseyle bir iletişimi yoktu.
Annem önündeki tabağından yüzünü kaldırarak ciddiyetle yüzüme baktı.
" zaman gelince" dedim kendi soruma cevaplayarak
merakla " tamam da nasıl yapacaksın bu tehlikeli" dedim
" 3 hafta boyunca dış şehirlerden gelen tüccarlarla ilgilenecekler çoğu Kaçak mal satıyor yani eski cadı ürünlerini ,buradaki zenginler seviyor zaten onlarla uğraşacağı için diğerleri ile çok ilgilenmezler" dedi
heyecanlı bir şekilde "cadı ürünlerimi?yani sizin kullandığınız şeyler mi bu ürünler nasıllar acaba? "dedim
"evet eskiden kullandığımız şeyler istersen, sana bir, iki, tane alayım" dedi
gülümseyerek "olur" dedim.
annemi uğurlamak için ormanın sondaki otların oraya kadar gittik.
annem buraya kimse girmesin diye zehirli bitkilerle kaplayıp diğer tarafını ise bütünü kapatmıştı yani iç kısım gözükmüyordu.
annem bana sıkıca sarıldıktan sonra "3 saat içerisinde geri döneceğim" dedi
