1. bölüm / 3
Kehanet:Işığın Karanlığa Boyun EğişiGiriş//Kehanet Fısıldar Gerçeği
Bölümler 3Şu an: Giriş//Kehanet Fısıldar Gerçeği
- 1 Giriş//Kehanet Fısıldar Gerçeği1.615 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 1.Bölüm/Gümüş Hançer Ve Duman Nefesi2.317 kelime
- 3 tamamlanmadii1.562 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hikayeye başlamadan önce şunu söylemek isterim ki uzun bir yolculuk olacak ve bizlere farklı hayatların kapılarını aralayacak.
İyi okumalar dilerim,elimden geldiğince akıcı olması için çabalıyorum fakat sık sık yazmıyorum.Ara ara taslaklar oluşturuyorum ve başladığımda birkaç saat kalkmıyorum.
Bölümler hemen gelmeyebilir ama geldiğinde hayal kırıklığına uğratmayacağını düşünüyorum.
☁︎🤍
Bulutlu geceler!
Desteklersiniz sevinirim...
__
“Büyü,bazen bir mucize kadar benzersizdir,bazense bir yıkımın eşiğidir...Lakin her zaman bir seçim olmuştur,seçimlerse bedel doğurur.Ve kefaret,er ya da geç sahibini bulur.Yakmak da onun elindedir,ateşi ona bahşetmek de.”
...
I.Kısım // Kehanet
O sabah,gökyüzüne ulaşan tek bir ışık dahi kalmamıştı.Gökyüzü sisin ağır örtüsüyle çevrelemişti dünyayı.Bedenler tüf kadar hafif,bir ölüm kadar sessizdi.Kuzeyin en eski kehaneti uyanmış,lanetini yağan yağmura saçıyordu.Kehanetler dilden dile dolaşan yalanlar,ortaya atılmış aldatmacalar değildi.Zaman terfi ettiğinde hayat bulacak çağrıların henüz suskun tanıklarıydı.Fakat kimi sessizlikler,yüzyılların ağırlığından daha ötesine değinir ve derin düşüncelere boğardı tıpkı tozlanmaya yüz tutmuş sayfaların arasına saklanan o eski sözler gibi.
O sözler,okunmaktan yana gerçekleşmek için varlardı.
Anlatmaktan çoksa bir uyarı niteliği taşırlardı.
Ardını düşünmek yerine geçmişi anlatırlardı.
“Gece;doğru anı bulduğunda ne siyahı hakim kılacaktı ne de beyaza bürünebilecekti.Saniyeler o dakikaya aktığında ne karanlık bir anlam ifade edecekti ne de beyaz ışığın sembolü olmaya devam edecekti...”Der,kimi eskimiş sayfalar.
Bu satırlar en çok da sır taşırdı,her okuyan farklı tanımlardı ve hiçbiri algısını gerçeğe bükemezdi.
İnsanlar beyazı iyi,siyahı kötü sanırdı;Oysa asıl iyilik ve kötülük renklerde değil,seçimlerde saklıydı.Bu sebepten olsa gerek,çoğu hatalarının yükünü bir renge bağlı tutup kendilerinden kaçarlardı.
Onlara kalsa,karanlığın içinde nasıl ışığa yer yoksa ışıkta da karanlık yer edemezdi.Ama her iyi içinde kötüyü saklamaz,her kötü de içinde iyiyi beslemez miydi?
Bunu kimse tam anlamıyla bilemezdi.
Ve büyücüler her anlatıların sonuna şunu eklerdi;
“Kehanet yazılmaz,o kazınır.Kana,taşa ya da zamana.Ve kazınan her şey bir gün geri çağrılır.Kehanet ise elbet onun olanı geri alacaktır.İster nefret olsun ucunda ateşi alevlendiren,ister anlayış olsun yanan kibriti söndüren.”
Geçmişi ifade eden tüm anlatıların gelecekte göreceği bir değer vardı.Bu değer ya toprağı kana bulayacaktı ya da orada bir cennet oluşturacaktı.
Kasaba halkının tamamına yakın bir kısmı,kulaktan kulağa geçen bir takım “efsane” diye adlandırdıkları hikayelerin aslında gelecekte resmi anlamda meydana geleceğini biliyordu.Nedense,tüm öne atılanlar onların hafızalarına kilitlenmişçesine hep hatırlatıyordu;bu irade işi değildi,sihir dokunuşuydu.Düşüncelere bile işleyebilecek cinstendi.Ama halk diğer tüm olanaklardan da habersizdi.Nereden bilebilirdi?
Beklenen an ise hiç olmadığı kadar yaklaştığını iliklere kadar hissettiriyor olmalıydı ama bunu hisseden anlardı.
Kehanet,bunları da fısıldardı.
Kasaba ölmüyordu ama yaşama da dayanıyor demek biraz abartı kaçardı.Kış orada yalnızca bir mevsim olmaktan çok hükümdardı.Kar,gökten düşüp zemine dokunmakla kalmaz da taş duvarların arasına sızar ve kemiklerin içine tutunurdu.Ruhu iyice uyuştururdu ve bazılarına son nefesini aldırırdı.Buzsa sadece betonda ve çeşmelerin ağzında değil,insanların gözbebeklerinde de büyürdü.Kör ederdi ve alınan her bir solukta ciğerleri adeta ateşmişçesine yakardı ama ateş gibi de yok etmezdi…
__
ll.KISIM:MÜHÜRLÜ VADİ
Bölüm etkileşimi
