3. bölüm · Kayıp soyadım
2. Fırçalar ve Akorlar
Fırçalar, boyalar, tuvaller ve hatta şövaleler. Bunlar benim hayatım gibiydi. Hepsini çok seviyordum. Ama yanında kulaklığım ve müzik olursa. Şarkısız yapamayan biriydim.
Rüya ile kafeteryadan çıktık. Sohbet ederek yürüyorduk. Yeni olduğumuz için herkesin gözü bizdeydi. ben bundan rahatsız değildim ama Rüya komik ,cıvıl cıvıl olduğu kadar sinirli ve sabırsız biriydi ve şuan herkese sataşabilecek durumdaydı insanların ona bakmasından pek hoşlanmazdı. Ama ben konuyu başka yerlere çekmeye çalıştım sırf sinirlenmesin diye.
Ama sınıfa girdiğimizde o sinir bozucu sarışın kız ordaydı.
Yanlış değilsem ismi Selin di yani bilmiyorum arkadaşları öyle sesleniyordu. Sınıfa girdiğimizde bize donüp alaycı bir ifade ile ;
"Ooo bakın kızlar ilkokul çocukları geldi. Hoş geldiniz küçükler süt içtinizmi bakalım?" Dedi kahkaha atarak.
Göz devirdim ve Rüyaya "sakın laf atıyım filan deme şunlarla uğraşma. Ne yaparlarsa yapsınlar cevap verme sakın!." dedim
Sonrasında yerimize geçtik ve resimlere devam ettik.
Sarışın kız intikamlı bir tavırla bize yaklaştı.
Rüya dayanamayıp "Ya kızım sen hayırdır sabahtan beri bir bizimle uğraşmalar falan filan noluyor." Dedi.
"Hiç biraz oyun oynamak istiyorum sadece" diyip Rüyanın eşyalarını birer birer devirmeye başladı.
Rüya sinirle güldü "sen kaşınıyorsun galiba" dedi.
"Aynen gelip kaşısana. Hem şu arkadaşın neydi ismi... Hıh beren ,yada korkak tavuk mu demeliyim?." Diyerek dalga geçti.
Rüya bu sefer ayağa kalktı ve yumruk yaptığı elini açtığı gibi kızın enseden saçını tuttu ,çekmeye başladı.
Normalde sakin biriydim ama bu kız benimde sinirimi bozmuştu. Selin'in arkadaşları onu kurtarmaya çalışmak isterken;
"Sakın... sakın karışmayın! bunu kendisi istedi ve başka kaşınmak isteyen varsa onuda ben kaşıyım ne dersiniz" dedim güçlü bir şekilde.
Aynı zamanda Rüya selin'in saçını çekerken "Noldu canım yanlış yerimi kaşıyorum başka kaşımamı istediğin bir yer varsa söyle de kaşıyayım" dedi onun demesiyle bende gülümsedim.
"Rüya yeter bırak saçımı" dedi Selin. Rüya bana bakarak kızın saçını bıraktı.
"Burayı topla eğer geldiğimde burayı böyle görürsem başka yerlerinde kaşırım" dedi. Rüya ve sınıftan çıktı.
Bende bir yere birde kızlara baktım ve dışarı çıktım.
Rüya ile güldük.
"Nereye gidiyorsun Rüya" dedim.
"Caner'e ,gelicekmisin?" Dedi gülümseyerek.
Durdum, benim durmamala oda durdu "saçmalama bu doğru değil ,değil mi?" dedim
"Saçmalama tabiki hayır lavaboya gidiyorum ders başlamak üzere ve elimi yıkasam iyi olucak onun o iğrenç saçlarına elledim miğdem bulaniyo" dedi gülerek.
"Ah rüya senin şu hallarin yok mu" dedim, lavaboya doğru ilerledik. Ardından sınıfa tekrar girdiğimizde Rüya alaycı bir ifade ile selin'e güldü Selin sınıfı gerçekten toplamıştı ama yüzünde intikam almak isteyen bir ifade vardı. Yerimize geçtik ve şövaleye dayalı olan tuvale telefondan açtığım resmi devam ettirdim. Aynen Rüyada benimle birlikte devam etti. Ressam Cengiz hoca sınıfa girdi. Resimlere devam ettik. Son dersti yarım saat kalmıştı çıkışa. Tuvalleri kuruması için başka sınıfa götürdük. Orda düzen içinde yerleştirdik ve geri lavaboya gidip ellerimizi yıkadık sınıfa dönüp Rüya ile toparlanmaya başladık. Saçımı tekrar açtım. Yeni dolaplara eşyalarımızı yerleştirdik ve evdede lazım olcakları yanımıza aldık. Fakülte çıkışı Caner ve ulaşı gördük Rüyanın yüzünde güller açıyordu yine bu sefer emindim aşık olmuştu. onu gören canerde'de pek bir fark yoktu.
Caner durdu, sevecenbir ifade ile "merhaba Rüya nasılsın ?" Duraksadı ve bana baktı "sanada merhaba,şey..." Anladığım kadarıyla adımı unutmuştu.
Gülümsedim "Beren... Beren duru" dedim.
"Sanada merhaba Beren kusura bakma adını unutmuşum "
"Yok önemli değil " dedim ve göz ucuyla ulaş'a baktım "sanada merhaba ulaş" dedim. Sakince yada sakin olmaya çalışarak.
"Merhaba Beren ,merhaba Rüya"dedi o da
Caner bize dönüp "Eve geçicekseniz bırakalım isterseniz"
"Şey... Aslında" deneme kalmadan
"Olur iyi olur aslında" dedi Rüya.
Dedi ve arabaya doğru yürüdük .
"Bundan sonra daha sık görüşüceğiz galiba" dedi ulaş
" Öyle gözüküyor" dedim.
Rüya koluna takılmış bir tel saç gördü saç sarıydı. Muhtemelen selin'in saçını çekerken olmuş olmalıydı.
Bana bakıp "Görüyormusun Beren ,nasıl yolduysam kızı saçı koluma takılmış" dedi kahkaha atarak bende onunla birlikte güldüm.
Caner ve ulaş birbirine şaşırmış bir ifade ile baktı ,Caner dayanamayıp "N'oluyo kimi yoldunuz" dedi.
"Selin diye bir kız var aynı sınıftayız bize bulaştılar bizde gerekenleri yaptık " dedim caner'e cevap vererek.
Caner duraksadı "şu sarı saçlı sizden biraz uzun olan Selin mi?" Dedi.
"Evet... bir sorun mu var" dedi Rüya şaşırdı
"Ne!.. lan ulaş gitti seninkinin saçları" dedi büyük bir kahkaha ile ulaşın canı sıkılmıştı hemde çok
"Caner canımı sıkma "dedi ulaş
Rüya dayanamayıp sordu "siz selinle sevgili misiniz?"
" Yok ,7 aydır Selin ulaşın peşinden koşuyor tabi bizimkide yüz vermeyince..." Dedi Caner kahkahalar savurarak.
"Yaa öylemi? Neden bakmadı peki kıza " dedim merakla
Arabanın önünde durduk ve ulaş bana bakarak "neden sordun?" Dedi.
"Merak etmiştir neden olcak" dedi Rüya
"Yok... Yok meraktan değil sadece..."
Arabanın ön koltuk kapısını açarak " tipim değildi" diye cevap verdi.
Kaşlarım kalkmış bir şekilde şaşırdım ve bende arka koltuğa geçerek "siz erkekler tipe mi bakarsınız yani?"
Caner ve Rüya dışarda birbirlerine bakakaldılar. Rüya alt dudağını ısırdı "Bunlar olay olucak galiba " diyerek güldü.
Caner ona duygularını açıklamak istermiş gibi "belki önce biz olay oluruz ne dersin" dedi ve göz kırparak arabanın sürücü koltuğuna bindi Rüya utanmıştı. Ve bende anladım ki ikisi birbirine gerçekten aşıktı. Araba çalıştı.
"Az önceki soruna cevap veriyim, hayır ,ben tipe bakmıyorum kalbe bakıyorum ve İnan bana o kızın kalbi hiç tipim değildi "dedi ve devam etti "ben tipim değil derken kalbinden bahsetmiştim insanlarla durduk yere dalga geçip giden insanlarla işim yok benim" dedi.
Sustu,sustum, hepimiz sustuk araba çalıştı. Caner ev adreslerimizi sordu cevap verdik. Kulaklığımı takıp müzik dinledim ve yine aynı şarkı;
Sanırdım ki aşklar ancak filmlerde böyle...
Ben hâlâ dolaşıyorum avare,
Hani görsen enikonu divane.
Ne yaptıysam olmadı,ne çare
Unutamadım gitti...
Bir anda arabanın durduğunu hisettim. Kulaklığımı çıkardım "geldik mi?" Diye sordum.
"Rüyayı getirdim senin evine birazdan gidicez" dedi Caner
o an bir sigara kokusu aldım. Koku algım yanlış değildi ulaş sigara içiyordu. Ve kokusu arabaya sinmişti o an boğulcak gibi hissettim nefesim daraldı pencereyi açtım öksürmeye başladım.Rüya tedirginleşti ve ulaş'a bakıp "naptın sen! Onun astımı var geri zekalı"
"Ne...! Neden demedim daha önce " dedi ulaş
"Caner... Caner çabuk hastaneye sür şu arabayı acele et" dedi Rüya ağlamaklı bir sesle.
"Ta... Tamam" dedi Caner. baygındım ama sesleri çok net duyuyodum
Araba hızla ilerliyordu. Ulaş bana baktı. "Beren , Beren aç gözlerini Beren özür dilerim Beren , Caner çanuk ol nefesi git gide kötüleşiyor Beren Beren bizimle kal beren".
"Dua et ona bişey olmasın yoksa kimse seni elimden alamaz anladın mı beni!" Dedi Rüya sinirlenmişti.
Gözüm kapandı artık tamamen bayılıyordum.
Gözümü açtığımda bir yataktaydım başımda serumumu konturol eden bir kadın vardı hemşire olmalıydı. Yinede ister istemez "nerdeyim ben" diye sordum.
"Demek uyandın güzel kız geçmiş olsun hastanedesin astım hastalığın yüzünden geldin. Arkadaşların çok tedirgin özellikle kahverengi gözlü çocuk her dakika senin halini sordu uyanıp uyanmadığını" dedi hemşire.
Yanılmıyorsam kahverengi gözlü çocuk derken ulaşı kastetmişti. Biraz yüzüm güldü . Ve hemşire odadan çıktığı gibi rüya içeri atladı.
"Ah güzelim çok şükür ki iyisin" dedi gözleri dolu bir şekilde.
"İyiyim daha ölmadim merak etme " dedim gülerek.
Ulaş içeri girdi Rüya ona ters bir ifade ile baktı.
"Beren ben... Özür dilerim gerçekten kusura bakma ben astımının olduğunu bilmiyordum." Dedi sesi pişmanlık hissettiriyordu.
"Önemli değil , anlımda bu kızın astımı var diye bir yazı yok sonuçta " dedim. Onuda mutlu etmeye çalıştım. Çünkü gerçekten bilmiyordu ve pişmanlığı herkese yansıyordu.
"Beren geçmiş olsun" dedi caner de
"Sağol Caner teşekkür ederim. " dedim onada. "Ee, ben ne zaman çıkıyorum burdan?" Dedim
"Serumun bitince çıkarsın " dedi Rüya.
"Kahve isteyen varmı yada atıştırmalık bişeyler?" Dedi Caner oturduğu yerden kalkarak.
"Şey bana bir su alsanız olurmu? Boğazımı kuru hissediyorum" Dedim
"Tabiki, başka bişey isteyen ?"
" Sorun olmazsa bende bir kahve istiyorum" dedi Rüya
Caner " seve seve " diye ifade cevap vermişti. Rüya gülümsedi. Ulaş da yardım için canerle gitti.
"Bana bak aşıkmı oldun sen yoksa?" dedim Rüya'ya
"Bilmiyorum Beren bilmiyorum o kadar iyi kalpli ki daha ilk günden aşık oldum galiba kalbinin temizliği yüzüne yansımış , arabaya binmeden bana söylediği sözü hatırlıyomusun ? Ne kadar içten söyledi bir görsen " dedi
"Görmedim ama duydum benim hakkımda söylediklerinizide duymadım sanma sakın! Hepsini duydum ulaş benim arkadaşım sadece hepsi o kadar " dedim yalan söylüyordum bende en az Rüya kadar aşık olmuştum galiba ,yada bilemiyordum.
" Hı hı aynen canım ,o yüzden mi Selin ile ulaş sevgilimi diye merak edip sonra neden kıza bakmadığını öğrenmek istedin?" Dedi alaycı bir tonla
"Rüya! Lütfen... " Dedim uzatmak istemedim
"Tamam canım sustum bak geldi senin arkadaşın "dedi bastıra bastıra söyledi .
"Buyrun kahveniz Rüya hanım" dedi Caner
"Te... Teşekkürler" diyerek kekeledi Rüya .
" Pardon bölüyorum sohbetinizi ama benim suyum nerde" dedim . Bana bir su uzandı ulaş uzatıyordu.
"Teşekkürler"
"Rica ederim" dedi normal bir ifade ile .
Suyu yavaş yudumlarla içtim seruma baktım ve bitmek üzere olduğunu gördüm .
"Rüya, hemşireye haber versene serum bitiyor" dedim
"Tamam geliyorum şimdi" dedi ve çıktı canerde peşinden gitti.
Ulaşla beraber kaldık odada. Hemşirenin söyledikleri doğru muydu bilmiyorum ama merakta ediyoriyordum ulaş pişman olabilirdi ama hemşire öyle bir anlattı ki farklı şeyler düşünmeye başladım. Ama hayır, böyle düşünmezdim. Çünkü biz yeni tanışan iki arkadaştık böyle bişey olmamaz dı.
Rüya içeri girdi ardından hemşire ve ardından Caner. Serumumu kontrol ettikten sonra çıkardı. "Geçmiş olsun, hastaneden çıkmadan önce doktora görünüp ilaçlarını istesen iyi yaparsın astım çok tehlikeli birşey çünkü, dikkatli olmakta fayda var."dedi hemşire
"Tamam biz ulaş ile ilaçları almaya gidelim sizde toparlanınca arabanın yanında bizi bekleyin olurmu?" Dedi Caner gerçekten çok iyi biriydi bu iyiliği yüzüne yansıyordu.
Rüya kafasıyla tamam işareti verdi ve ulaş canerle birlikte dışarı çıktı bende ayağa kalkarak ayakkabımın bağcıklarımı bağladım. Telefonumu elime aldığımda ekranda babamın ismini gördüm defalarca aramıştı annem ise hiç aramamıştı. Zaten beni pek sevmezdi sanki onun evladı değilmişim gibi. Melek öldüğünden beri bana olan nefreti fazlalaşmış ben yokmuşum gibi davranmaya başlamıştı.
Bunları düşünmeyi bırakıp babamı aradım telefon açıldı.
"Alo kızım nerdesin sen kaç defa aradım seni" dedi merak etmişti beni, yani sanırım.
" Eve geliyorum şimdi " dedim yanıt olarak
"Tamam geç kalma" dedi. Telefonu kapattım.
"Çıkalım mı artık?" dedi Rüya.
Kafamla yanıtladım ve odadan çıktık. Hastaneden çıktığımızda derin bir nefes aldım hastaneden nefret ederdim. Arabanın yanına gittiğimizde arabanın dört kapısıda açıktı sanırım sigara kokusu çıksın diyeydi. Arabanın önünde beklerken Caner ve ulaşın bize doğru geldiğini gördüm. Arabaya bindik ve eve doğru gittik. Benim evimin önünde durdu araba.
"İyi günler kusura bakmayın. Benim yüzümden işinizden oldunuz." Dedim onlara bakarak
"Saçmalama lütfen Beren, hadi onlara demeni anladım kaç yıllık arkadaşız bir zahmet yanında olayım "dedi Rüya
"Kızlar yarın okula giderken bırakmamızı isterseniz arayın yada biz yarın direk gelelim" dedi Caner
"Şey rahatsızlık vermeyelim" dedim
"Benim için sıkıntı yok ulaşı bilemem" dedi ardından ulaşa baktı.
Ulaş bize saşkın bir ifade ile baktı "ne bakıyorsunuz ,gelmeyin diyecek halim yok ya" dedi
Gülümseyerek "tamam o zaman iyi günler size" dedim ve arabadan çıktım.
Anahtarla kapıyı açtıktan sonra içeri girdim. bağrışmalar duydum annem ve babam kavga ediyordu. Annem "artık bıktım" gibi şeyler söylüyordu. Babam ise " parayı alırken böyle demiyordun ama" diyordu neyi tartıştıklarını anlamadım içeri girdim ve ikisine bakıp;
"N'oluyo bir sorunum var" dedim
"Yok bişey kızım sen odana çık" dedi babam
Arkamı dönerek odama çıktım babam arkamdan anneme birşeyler söylüyordu. Ama anlamıyordum.
Elimdeki ilaçları gördülermi bilmiyorum ama neden geciktiğimi dahil sormadılar. Bazen evden çıkıp gitmek istiyordum.
Akşam olmuştu 20 yaşındaydım ama hâlâ küçük bir çocuk gibi azarlanıyordum. Yemek kokusu geldi. Çorba kokuyordu masaya oturdum. Bir anneme bir babama baktım ikiside birbirine kızgın bir şekilde oturuyordu.
Ben aralarına girmek istemedim ve yemeğimi yemeye başladım.
Ben yedim onlar yedimi bilmiyorum onlara bulaşmak istemedim ve hemen odama çıktım. Biraz telefonla oyalandım bu günki olanlar aklıma takıldı. Özellikle ulaş,
Sonra caner ve Rüya ardından Selin . Hepsi bir soru işaretiydi. Onları düşünerek uyuma kaldım.
🎸🎨
Gözüme çarpan güneşle uyandım. Yarı açık gözümle telefonu elime aldım saate baktım. Telefonu bıraktım,olduğum yerden kalkarak giyinmeye başladım. Çantamı hazırladım ve bir koluma takarak odadan çıktım. Babam işe gitmiş annemde bira içiyordu kahvaltı yoktu.
Dolabı açtım ve bir elma alıp çıktım. Elmayı kemirerek bahçe kapısının önünde Rüya Caner ve ulaşı bekledim.
Öyle anlaşmıştık bizi almaya Caner ve ulaş gelicekti.
Telefonla oyalanırken önümde bir araba durdu siyah bir arabaydı. İçinde canerin arabası olamaz dı çünkü caner'in arabası beyaz dı. İçindeki adam bana bakıp
"Güzellik buyur bırakalıp gideceğin yere" dedi sinirlendim
"Yok sağolun" dedim hemen sataşmak istemedim.
"Noldu güzellik sana zarar vereceğimizden mi korkuyosun yoksa?" Dedi arkadaki hafif sakallı adam.
Duraksadım "Rahat bırakın beni polis çağırırım yoksa" dedim.
Bir tanesi arabadan çıktı araba kapısını açık bırakarak beni kolumdan tutarak "bin arabaya " dedi sert bir ses tonuyla. Kolumu kurtarmaya çalıştım ama başaramadım
"İmdat!" Diye haykırdım duyan olmadı hatta kapının önünde olmama rağmen annem bile. "Bırak canım yanıyor bırak!" Dedim dinlemedi arabaya binmek istemedim diğeride arabadan çıktı oda diğer kolumdan tuttu ve çekmeye başladı ikisi beni çekerken kulaklığım düştü ve kırıldı. Karşıdan gelen arabayı gördüğüm gibi bağırmaya başladım. "İmdat! Yardım edin" araba durduğu gibi Caner , Ulaş ve Rüya arabadan çıktı ve bana doğru koşmaya başladılar.
Ben çırpınırken Ulaş adamların birini alıp yumruk olan elini adamın yüzüne geçirdi. Bende diğer adama doğrulup dizimi karnına geçirdim. Caner de o adamı benden alıp oda bir yumruk geçirdi. Bende korkuyla Rüya'nın yanına gittim. Caner ve Ulaş adamları dövmeye devam ettiler. adamlar korkuyla arabaya bindi ve kaçtılar.
Korkudan nefes nefese kalmıştım. Ulaş bana baktıktan sonra arabaya doğru gitti bir şişe su getirip kapağı açıp bana uzattı.
Bende bişey demeden içmeye başladım. "iyi misin?" Diye sordu ulaş.
"İyiyim teşekkür ederim hepinize " dedim.
"Önemli değil hadi gidelim" dedi ve arabaya doğru ilerledik.
Arabaya bindik okula vardığımızda çoktan kapı kapanmıştı dört kişi dışarda kalmış içeri girememiştik.
"Kahretsin... Hepsi benim yüzümden" dedim.
Güvenliğe ne kadar ısrar etsekte bizi içeri almadı vaktin geçtiğini ve içeri alamıyacağını söyledi.
"Maalesef derse giremiyoruz, giriş saati çoktan geçmiş" dedi ulaş.
"Ee napıyoruz şimdi eşyalar yanımızda burda böyle kaldık" dedi Rüya.
"Benim bir fikrim var tabii kabul ederseniz" hepimiz caner'e döndük. "İlerde bir park var orda oturup çalışabiliriz aslında, siz resim yaparken bizde müzik çalarız gerçi piano yanımda değil, onun yerine gitarım var ne dersiniz ?" Dedi.
Bu fikri hepimizin hoşuna gitmişti. Hepimiz onayladık. Parka doğru gittik Park çok dolu değildi. Caner arabanın bagajını açtı ve bişey aramaya başladı hepimiz duraksadık. En sonda bir örtü çıkardı.
"Biraz küçük bir örtü ama idare ederiz " dedi sevecen bir şekilde.
Rüya kahkaha attı "sen hep bu günümü bekledin" dedi.
Caner de güldü "evet senin gelip beni bulmanı bekledim" dedi göz kırparak.
Rüya gülümsedi ikisi gerçekten enerjileri ve şakalarıyla birlikte muhteşemlerdi parkta müsait bir yer bulduk ve oturduk. Herkes kendi materyallerini çıkardı. Karşımızda muazzam bir manzara vardı.
"Rüya, şurayı çizmeye ne dersin" dedim gülümseyerek.
" Olur kim daha iyi çizecek acaba?" Dedi.
Gülümsedim . Gülümsemem hepimizi güldürdü. Gülmek bulaşıcıdır derlerdi inanmazdım şimdi bu dörtlüyle daha iyi anlıyordum. Bana onlarca aile kavgasından sonra çok iyi geliyordu.
Herkes yerini almıştı biz resim için hazırdık. Ulaş ve canerde akorlarını düzeltiyorlardı. Biz çoktan başlamıştık.
"Ee ne çalalım istek parçası olan varmı?" Diye sordu ulaş.
Ben bir anda "sezen aksu unuttun mu beni şarkısını söyleyin, en sevdiğim şarkı o" dedim Rüya ile Caner gülüştüler. Bize gülüyorlardı bir anda temiz fırçayı alıp rüyaya fırlattım. Gülmeye devam etti.
"Rüya biraz daha gülecek olursan bu sefer fırça yerine direkt tuvali fırlatırım anladın mı?" Dedim. Hepsi birlikte kahkahalar savurdu. Ulaşta dahil. "Ne gülüyorsunuz? istek parça istediniz bende söyledim" dedim . "Tamam istemiyorum çalmayın."
Gülüşmeler sustu, ulaş bana bakıyordu çünkü birinin bana baktığını hissettim ve bu ulaştı. Sessiz durduk, hepimiz bir anda o şarkı çalmaya başladı.
Sanırdım ki aşklar ancak filmlerde böyle...
Ben hâlâ dolaşıyorum avare
Hani görsen enikonu divane
Ne yaptıysam olmadı ne çare
Unutamadım gitti...
Şarkı bu defa daha anlamalı geliyordu çünkü o söylüyordu, ulaş söylüyordu büyülenmiş gibi dinledim. Şarkıyı söylerken gözlerimin içine bakıyor gözlerini gözlerimden hiç ayırmıyordu. Bende ona bakıyordum aynı şekilde bu sefer emindim aşık olmuştum.
Şarkı sustu, gitar sustu, müzik sustu sadece bakışma vardı. Ben ona bakıyordum kahve gözlerine, o bana bakıyordu ela gözlerime. Sadece bakışıyorduk kalbim yerinden fırlıyacak gibi oldu ama izin vermedim kalbim olmassa onu sevemezdim ki o yüzden izin vermedim yada vermek istemedim bilemiyordum. Alkış sesleri duydum etraftaki insanlar ulaşı alkışlıyorlardı. Alkışlarla irkildim ve resme devam ettim ulaş ise insanlara bakıp sağ elini kalbine götürerek 'eyvallah' işareti yaptı.
Alkışlar durdu. Caner ve ulaş çalışmalarına devam ettiler. Ben ve Rüya da öyle saatler birbirini kovaladı. Ve akşam olmak üzereyken "artık gitsek mi soğuk olmaya başladı" dedi Rüya kollarını tutarak. Caner centilmen bir hareketle ceketini çıkarıp Rüyanın omuzlarının üzerine bıraktı. Rüya gülümsedi, Caner gülümsedi bizde güldük eşyaları toparlayıp arabaya doğru ilerledik. Arabaya bindik
Bizim eve vardık. Ulaş bana dönüp "sakın yarın biz seni aramadan evden çıkma "dedi sesi sakindi bu gün olanlarda sonra böyle demek onu rahatlatıyordu.
Rüya kıkırdadı Caner de öyle bende hiç birşey demeden arabadan indim eve doğru yürüdüm arkama bakmak geliyor du içimden ama bakarsam ulaşı görürdüm. O yüzden hayır bakamazdım. Bahçe kapısını açtım ve sonra evin kapısını dayanamayıp döndüm arkama baktım. "Aaaa! "Diye bağırdım tam arkamda ulaş vardı ve elinde not defterim niye elindeydi bilmiyorum ama arkamda durması beni korkutmuştu.
"Şıştt sakin ol sadece not defterini unuttun ve onu getirdim" dedi.
"Yok bir an öyle görünce... Neyse teşekkürler " dedim.
"İyi akşamlar o zaman" dedi
"İyi akşamlar" dedim
Kekelemiştim resmen karşısında onunla konuşurken kekelemiştim utanmıştım, ona karşı konuşurken utanmıştım.
Bu muydu aşık olmak
Gerçi Aşk'tı bu tanımı yoktu
Kimisine göre sevgi,
Kimisine göre heyecandı,
Ama bana göre sadece o'ydu...
