Giriş

Vaveyla Yazarı: Elanur Yılmaz

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 2Şu an: Giriş

“İlk kez o zaman tattım ihanetin o acı tadını. Ardından başladı yas oyunu.”
O Sıradan bir gündü Alara için. Yüzlerce hasta bakmış, çok fazla yorulmuştu. Şimdi arabasındaydı; sakin bir müzik eşliğinde eve dönüyordu. Manzarası ise ölü insanlardı.Belki kalpleri atıyordu, fakat ruhları ölmüştü.Ruhu ölü bir insan yaşar mı ki?Bu düşünceleri, telefonunun çalmasıyla bölündü. Arayan bilinmeyen bir numaraydı. Açıp açmamakta tereddüt etti, fakat sonunda telefonu açtı.Metalik bir ses kulaklarında yankılandı:“Uyan, yoksa sonsuza kadar uyanamayacaksın, doktor.”Daha cevap bile veremeden telefon kapandı.Tekrar tekrar aramasına rağmen kimse telefonu açmadı. Bu bir tehdit miydi, yoksa bir çağrı mıydı? Perdenin arkasını görmek için henüz çok erkendi.Eve gitmek yerine polise gitmek en iyisiydi.Arabayı yol ayrımına doğru kırdı. Ancak içindeki ses, gitmemesi konusunda ısrarcıydı. Gelen arabayı fark etmemişti bile. Son anda frene basmasıyla ölümden kıl payı kurtuldu.Ama ölümden kaçamayacaktı.Er ya da geç onu yakalayacaktı.Son bir iç çekişle eve dönmeye karar verdi. Hem sevgili eşi de onu merak ederdi.Eve giden yola girerken kendini tuhaf hissetti. Sanki oraya ait değildi. Her şey gözüne yabancı ve soğuk görünüyordu.Kapıda onu, belki de ona ihanet etmeyecek tek canlı karşıladı: Şanslı.Annesini kaybettikten sonra onu tek başına yaşam mücadelesi verirken bulmuştu. O günden beri birbirlerinden ayrılmamışlardı.Şanslı, biraz kendini sevdirdikten sonra evin arka tarafına koştu. Kısa süre sonra ağzında bir mektupla geri döndü.Alara şaşkınlıkla ona bakarken kapıda Kerem belirdi.“Hoş geldin canım. Neden geciktin?”Mektubu görünce Alara hızla sakladı. Normalde olsa böyle bir şeyi Kerem’e anlatmadan duramazdı. Ancak bu kez farklıydı. Sanki beyni onu korumaya çalışıyordu.Panikle cevap verdi:“Şey… Son dakika bir hasta geldi. Bir kadındı. Onunla ilgilendim, o yüzden geç kaldım.”Kerem gülümsemesini hiç bozmadı. Karısına yaklaşıp onu kollarına aldı.Alara’nın kokusunu içine çekti.Huzuru buldu.Ama aynı huzuru Alara hissedemedi.Sanki boğuluyordu.Yıllardır aynı yastığa baş koyduğu adam bir anda yabancılaşmıştı. Kokusu zehir gibi geliyordu. Sarılışı ise bir katilin kurbanına son kez dokunuşu gibiydi.Kerem yavaşça onu bıraktı.“Canım, bir şeyin mi var? Biraz durgun görünüyorsun.”Alara zoraki bir gülümsemeyle başını salladı.“Yok sevgilim. Sadece yorgunum. Bana bir kahve yapar mısın?”Kerem onaylarcasına başını salladı ve gülümsediAlara merdivenleri koşarcasına çıkarken, Kerem karısındaki bu gariplikten huzursuz olmuştu. İçini kemiren bir his vardı ama nedenini bilmiyordu.Bu sırada Alara çoktan odasına çıkmıştı.Artık geri dönüş yoktu.Çünkü şüphe tohumları çoktan zihnine ekilmişti.Titreyen elleriyle mektubu açtı. Satırları okudukça o küçük şüphe tohumu büyüdü, kök saldı ve bir fidana dönüştü.Mektupta şöyle yazıyordu:“Bu dünya acımasız, doktor.Bu dünyanın insanları ölüyor.Kaderleri kanla yazılıyor.Bize yardım et, doktor.Yoksa hiçbirimiz bir daha uyanamayacağız.”Alara satırların üzerinden defalarca geçti. Kalbi göğsüne sığmıyordu. Bu yalnızca bir yardım çağrısı mıydı, yoksa çok daha büyük bir şeyin başlangıcı mı?O an bunun cevabını bilmiyordu.Ama bir şeyden emindi.İşte böyle başladı bir devrim.Ve bu, yalnızca başlangıçtı.

“İlk kez o zaman tattım ihanetin o acı tadını. Ardından başladı yas oyunu.”
Sıradan bir gündü Alara için. Yüzlerce hasta bakmış, çok fazla yorulmuştu. Şimdi arabasındaydı; sakin bir müzik eşliğinde eve dönüyordu. Manzarası ise ölü insanlardı.Belki kalpleri atıyordu, fakat ruhları ölmüştü.Ruhu ölü bir insan yaşar mı ki?Bu düşünceleri, telefonunun çalmasıyla bölündü. Arayan bilinmeyen bir numaraydı. Açıp açmamakta tereddüt etti, fakat sonunda telefonu açtı.Metalik bir ses kulaklarında yankılandı:“Uyan, yoksa sonsuza kadar uyanamayacaksın, doktor.”Daha cevap bile veremeden telefon kapandı.Tekrar tekrar aramasına rağmen kimse telefonu açmadı. Bu bir tehdit miydi, yoksa bir çağrı mıydı? Perdenin arkasını görmek için henüz çok erkendi.Eve gitmek yerine polise gitmek en iyisiydi.Arabayı yol ayrımına doğru kırdı. Ancak içindeki ses, gitmemesi konusunda ısrarcıydı. Gelen arabayı fark etmemişti bile. Son anda frene basmasıyla ölümden kıl payı kurtuldu.Ama ölümden kaçamayacaktı.Er ya da geç onu yakalayacaktı.Son bir iç çekişle eve dönmeye karar verdi. Hem sevgili eşi de onu merak ederdi.Eve giden yola girerken kendini tuhaf hissetti. Sanki oraya ait değildi. Her şey gözüne yabancı ve soğuk görünüyordu.Kapıda onu, belki de ona ihanet etmeyecek tek canlı karşıladı: Şanslı.Annesini kaybettikten sonra onu tek başına yaşam mücadelesi verirken bulmuştu. O günden beri birbirlerinden ayrılmamışlardı.Şanslı, biraz kendini sevdirdikten sonra evin arka tarafına koştu. Kısa süre sonra ağzında bir mektupla geri döndü.Alara şaşkınlıkla ona bakarken kapıda Kerem belirdi.“Hoş geldin canım. Neden geciktin?”Mektubu görünce Alara hızla sakladı. Normalde olsa böyle bir şeyi Kerem’e anlatmadan duramazdı. Ancak bu kez farklıydı. Sanki beyni onu korumaya çalışıyordu.Panikle cevap verdi:“Şey… Son dakika bir hasta geldi. Bir kadındı. Onunla ilgilendim, o yüzden geç kaldım.”Kerem gülümsemesini hiç bozmadı. Karısına yaklaşıp onu kollarına aldı.Alara’nın kokusunu içine çekti.Huzuru buldu.Ama aynı huzuru Alara hissedemedi.Sanki boğuluyordu.Yıllardır aynı yastığa baş koyduğu adam bir anda yabancılaşmıştı. Kokusu zehir gibi geliyordu. Sarılışı ise bir katilin kurbanına son kez dokunuşu gibiydi.Kerem yavaşça onu bıraktı.“Canım, bir şeyin mi var? Biraz durgun görünüyorsun.”Alara zoraki bir gülümsemeyle başını salladı.“Yok sevgilim. Sadece yorgunum. Bana bir kahve yapar mısın?”Kerem onaylarcasına başını salladı ve gülümsediAlara merdivenleri koşarcasına çıkarken, Kerem karısındaki bu gariplikten huzursuz olmuştu. İçini kemiren bir his vardı ama nedenini bilmiyordu.Bu sırada Alara çoktan odasına çıkmıştı.Artık geri dönüş yoktu.Çünkü şüphe tohumları çoktan zihnine ekilmişti.Titreyen elleriyle mektubu açtı. Satırları okudukça o küçük şüphe tohumu büyüdü, kök saldı ve bir fidana dönüştü.Mektupta şöyle yazıyordu:“Bu dünya acımasız, doktor.Bu dünyanın insanları ölüyor.Kaderleri kanla yazılıyor.Bize yardım et, doktor.Yoksa hiçbirimiz bir daha uyanamayacağız.”Alara satırların üzerinden defalarca geçti. Kalbi göğsüne sığmıyordu. Bu yalnızca bir yardım çağrısı mıydı, yoksa çok daha büyük bir şeyin başlangıcı mı?O an bunun cevabını bilmiyordu.Ama bir şeyden emindi.İşte böyle başladı bir devrim.Ve bu, yalnızca başlangıçtı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 2beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18