Kayıp ruhlar kitap kapağı

2. bölüm / 7

Kayıp ruhlar

-2

Vaveyla Yazarı: Sessiz Gece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 7Şu an: -2

Can için hayat hiçbir zaman düz bir çizgide ilerlememişti. Henüz 15 yaşındayken açtığı o ufak kafe, dışarıdan bakıldığında bir sığınaktı ama arkasında devasa bir hayatta kalma mücadelesinin finansını barındırıyordu. Can, o yaşa gelene kadar kardeşlerini doyurabilmek için hırsızlık yapmış, her kuruşu tırnaklarıyla kazımıştı. Kimseye muhtaç olmamak için her karanlık yolu denemişti ama bu sırrı kardeşlerinden hep sakladı. Onların temiz kalmasını, o kirli paranın kokusunu almamalarını istiyordu. Aslında her şey, Can henüz 13 yaşındayken çöpleri karıştırıp kardeşleri için ders kitapları ararken bulduğu eski bir gazete parçasıyla başlamıştı. Yaklaşık sekiz yıllık, sararmış bir gazeteydi bu. Üzerinde yan yana duran altı tane kayıp çocuk ilanı vardı. İlanlardaki fotoğraflar, yanındaki kardeşlerinin çocukluk hallerine, bebeklik çizgilerine o kadar çok benziyordu ki Can’ın kalbi yerinden fırlayacak gibi olmuştu. Ailelerinin fotoğrafları da oradaydı; hepsi asil, zengin ve güçlü görünüyorlardı. Can o gün anlamıştı: Onlar sıradan çocuklar değildi. Ama o yaşta, elinde ne bir kimlik ne de bir para varken gidip o aileleri bulmasının imkanı yoktu. İşte o gazete parçası, Can’ın içindeki canavarı uyandırdı. Çok çalışacaktı. Gerekirse yeraltını ateşe verecek, bir gün kendi ülkelerine döndüklerinde herkesi yenebilecek kadar güçlü olacaktı. O güne kadar bu sırrı kalbine gömdü; kardeşlerine asla umut verip onları hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. Sadece peşinden gidemeyecekleri bir umut, bir zincirden daha ağırdı.

Zaman acımasızca aktı. Can 16 yaşına geldiğinde, bir yandan kafeyi işletiyor gibi görünürken, diğer yandan Myanmar’ın kanunsuz yeraltı dünyasına ilk adımını attı. Silah kaçakçılığı, gizli sevkiyatlar ve yeraltı arenalarında dönen paralar... Kazandığı her kuruşu bir kumarhane açmak için biriktiriyordu. Çünkü vahşi topraklarda ayakta kalmak istiyorsan, sözünün geçmesi gerekiyordu. Can 18 yaşına bastığında artık yeraltında adı fısıldanan, saygı duyulan bir lider haline gelmişti. Güçlendikçe ilk iş olarak rüşvetin ve paranın konuştuğu o topraklarda altı kardeşin hepsine yasal kimlikler çıkarttı. Onların bu dünyadaki ilk resmi varlıkları, Can'ın döktüğü kanlar ve kazandığı paralarla satın alınmıştı. O sıralarda Rus mafyasıyla büyük bir ortaklığa girişti. Myanmar'da kanun yoktu, onlar zaten kanunsuz büyümüştü; bu yüzden polisler bile Can’ın kurduğu düzene ses çıkaramıyordu. Takip eden dört yıl içinde barlar, gece kulüpleri ve paravan şirketler peş peşe açıldı. Can, Myanmar’ın en büyük yeraltı baronlarından biri haline geldi. Ancak bu yolda yürürken acı bir gerçeği daha öğrendi: Bu yolda kan dökülmeden asla yürünmüyordu. Kendi ellerini kirletiyor ama kardeşlerini o bataklıktan uzak tutmak için etraflarına çelikten bir duvar örüyordu. Can, tüm bu koşturmacanın arasında içindeki doktor olma hayalini de öldürmemişti; geceleri gizlice tıp kitapları okuyor, bir gün o beyaz önlüğü giyeceği anın hayalini kuruyordu. Sonunda, Can 24 yaşına geldiğinde büyük hamle zamanı gelmişti. Kardeşlerinin hepsini topladı ve köklerinin uzandığı topraklara, Güney Kore’ye geri döndü. Gitmeden önce Seul’e kendi adamlarını yollamış, orada çoktan devasa yatırımlar yaptırmıştı. Kısa sürede Güney Kore’nin en büyük 5 holdingi'de tamamen Can’ın kontrolüne geçti. Dünyanın dört bir yanında şirketleri vardı, iyi para kazanıyordu. İş dünyasında yüzünü kimsenin görmediği, acımasız, sert ve kural tanımaz bir gölge patron olarak tanınıyordu. Kimse onun gerçekte kim olduğunu bilmiyordu. Ancak o büyük imparatorluğun arkasında, birbirleri için canını verecek altı çocuk hala tek bir çatı altındaydı. Can dökülen kanların arasında büyümüştü ama en küçükleri Umut’a karşı öyle bir şefkatle yaklaşırdı ki, iş dünyasındaki rakipleri görseler onu tanıyamazdı. Bir keresinde, Seul'deki bir iş adamı Umut’un kim olduğunu bilmeden ona zorluk çıkartıp ağlatmıştı. Can, o adamı kendi elleriyle yakalamış ve ceza olarak kolunu oracıkta kesmişti. O günden sonra yeraltı dünyası ona "Acımasız" dedi. Can ise sadece kardeşini koruyordu. Tabii diğerleri de bu süreçte boş durmamış, abilerinin sağladığı imkanlarla kendi güçlerini inşa etmişlerdi. Artık her biri bu büyük çarkın hayati birer parçasıydı.

Yaman 15 yaşına girdiğinde, Can’ın yeraltındaki en büyük infazcısı ve sağ kolu olmuştu. Myanmar’daki kumarhanelerin güvenliği ondan soruluyordu. Kore’ye döndüklerinde ise Can’ın kurduğu istihbarat ve güvenlik ağının başına geçti. 21 yaşına gelmiş olan Yaman, iri cüssesi ve kamptan kalma öldürme refleksleriyle tam bir ölüm makinesiydi. Bir gece, Güney Kore’deki şirketlerine sızmaya çalışan rakip bir çetenin dört ajanını, şirketin bodrum katında tek başına kıstırdı. Elindeki bıçağı sallarken gözlerinde zerre korku yoktu. Adamlardan biri korkuyla yalvarırken, Yaman soğuk bir sesle fısıldadı: "Abimin kurduğu bu gökdelenin her bir harcında bizim kanımız var. Buraya izinsiz girenlerin payına ise sadece ölüm düşer." Yaman, abisi Can’ın arkasındaki en aşılmaz kalkandı.

Mert 14 yaşındayken abisinin kumarhanelerindeki matematiksel hesapları çözmeye başlamıştı. Lüks villalardan kaçırılan o çocuk, zengin geçmişinin getirdiği o asil ve keskin zekayı kumar masalarında bir silaha dönüştürdü. 20 yaşına geldiğinde, holdingin tüm finansal manipülasyonlarını ve yeraltı bütçesini o yönetiyordu. Seul’ün en lüks yeraltı kumarhanesinde, holdingi batırmak isteyen yaşlı bir mafya liderinin karşısına oturdu. Mert, önündeki milyon dolarlık fişleri umursamazca masanın ortasına sürerken yüzünde kibirli bir gülümseme vardı. Son kartı açtı ve rakibinin tüm servetini tek bir hamlede elinden aldı. Adam silahına davranacakken Mert arkasına yaslandı: "Siz parayı sonradan gördünüz, ben ise paranın içinde doğdum. Benimle kumar oynayamazsın ihtiyar," diyerek masayı tek bir sözüyle dağıttı. Geçmişini az çok hatırlıyordu evinin lüks bir villa olduğunu biliyordu.

Burak 14 yaşındayken sokaklardaki çocukları ve muhbirleri örgütlemeye başlamıştı. Bebek arabasından kaçırılan o çocuk, sokağın her çamurunu, her deliğini ezbere biliyordu. Kore’ye geldiklerinde, Seul sokaklarındaki tüm çeteleri, evsizleri ve muhbirleri Can’ın emrine bağlayan kişi o oldu. 20 yaşındaki Burak, yağmurlu bir Seul gecesinde arka sokaklardan birinde, abisi Can hakkında bilgi toplamaya çalışan bir polis şefinin önünü kesti. Arkasında beliren onlarca sokak çocuğuyla birlikte gölgelerin içinden çıktı. Polisin göğsüne hafifçe vurarak, "Bu şehirde rüzgar esse benim haberim olur memur bey. Eğer o gizemli patronun adını bir daha ağzına alırsan, seni bu sokakların altına gömerim ve kimse kemiklerini bile bulamaz," dedi.

Aras 13 yaşındayken, çöplerden bulunan bilgisayar parçalarını birleştirerek kendi dünyasını kurmuştu. Ailesini hiç hatırlamayan o çocuk, kamptaki yalnızlığını kodların arasında unutuyordu. 19 yaşına geldiğinde holdingin ve yeraltı ağının "Siber Hücre" lideri olmuştu. Dünyanın en korunaklı bankalarını hackleyebilecek bir dehaya sahipti. Holdinge karşı bir suikast planı hazırlayan uluslararası bir çetenin tüm bilgisayar sistemini tek bir gecede çökertti. Çete liderinin bilgisayar ekranında altı çocuğun gölgesini yansıtan bir logo belirdi. Aras, kulaklığını çıkartıp ekrana bakarak mırıldandı: "Bizi fiziksel olarak göremezsiniz ama dijital dünyada nefes aldığınız her an benim parmaklarımın ucundasınız. Sisteminiz imha edildi." Tek bir tuşla çetenin tüm hesaplarındaki milyonlarca doları Can’ın hesabına aktardı.

Umut 12 yaşına bastığında hala konuşmuyordu ama abilerinin göz bebeğiydi. Can onun üzerine titrer, onun bir damla gözyaşı için dünyayı yakardı. Kore’ye döndüklerinde, Can’ın açtığı en lüks restoran ve kafelerin tasarımını ve sakin yönetimini o üstlendi. Konuşmayan o küçük çocuk, 18 yaşına geldiğinde abilerinin o karanlık ruhlarını dinlendiren tek sığınak olmuştu. Bir gün restorana gelen sarhoş bir müşteri, Umut’un konuşmadığını fark edip onunla dalga geçmeye çalıştı ve masadaki bardağı yere fırlattı. Umut sakince bardağın kırıklarına baktı, gözlerinde korkudan eser yoktu; çünkü arkasındaki gücü biliyordu. O sırada restoranın kapısında Yaman belirdi, Mert ve Burak adamın etrafını sardı. Can ise en arkadan yavaş adımlarla yürüyerek adamın tam karşısına dikildi. Can, adamın ceketinin yakasından tutup kulağına fısıldadı: "Bu çocuk bu dünyada tek bir kelime bile etmedi. Ama onun tek bir sessiz bakışı, senin tüm soyunu bu yeryüzünden silmeme yeter." Adam korkudan dizlerinin üzerine çökerken, Umut Can’ın elini tuttu ve "Yapma" der gibi başını salladı. Can, sadece Umut'un o sessiz ricasıyla adamı sağ bıraktı. Altı kardeş artık Güney Kore’nin zirvesindeydi. Zengin, güçlü ve acımasızdılar. Ancak Can’ın odasındaki o gizli kasada hala o 13 yaşındayken bulduğu gazete parçası duruyordu. Can, onları kaçıran o asıl büyük şebekeyi, çocukluklarını çalan o canavarları bulup intikamlarını alana kadar durmayacaktı. Gücü artık her şeye yetiyordu ve o intikam saati yaklaşmaktaydı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18