20. bölüm · KAYIP KÖKLER
18. Bölüm
Odanın içinde kapana kısılmış bir aslan gibi dönüp duruyordum. Duvarlar üzerime geliyordu. Dışarıdan gelen o korna sesini duyduğumda kalbim tekledi. Pencereye koştum. Siyah, heybetli bir araba bahçe kapısında durmuştu. Eleni’nin annesi kapıya koştu, ardından Eleni...
Gördüğüm manzara içimi parçaladı. Eleni’nin gerçek babası arabadan indi. Adamın yüzünde yılların biriktirdiği bir sertlik ama Eleni’ye bakarken gözlerinde tarif edilemez bir şefkat vardı. Eleni’yi kollarının arasına aldı. O an Eleni’nin bana doğru, odamın penceresine baktığını gördüm. Gözlerinde o korkak kızdan eser yoktu; bakışları bir intikam yemini gibi keskinleşmişti. Arabaya bindiler ve uzaklaştılar.
Ben o geceyi karanlıkta, kilitli kapının ardında geçirdim. Babamın dışarıdaki ayak seslerini, gardiyan gibi kapımda bekleyen adamların fısıltılarını dinledim. Ama bilmediğim bir şey vardı: Eleni gitmemişti, Eleni ordu topluyordu.
20. BÖLÜM - ŞAFAK OPERASYONU
Ertesi sabah, güneş henüz doğarken malikanenin bahçesinde siren sesleri yankılanmaya başladı. Yataktan fırladım. Pencereden baktığımda gözlerime inanamadım. Bahçe kapısını koçbaşıyla kıran polis arabaları, arkada ise Eleni ve o adam...
Babam pijamalarıyla bahçeye fırladı. "Neler oluyor burada? Bu ne cüret!" diye bağırıyordu ama sesi bu sefer titriyordu.
Eleni’nin babası öne çıktı, sesi gök gürültüsü gibiydi: "Kızımı buradan kurtardım ama oğlunu burada zorla tuttuğunu biliyorum! Kağan nerede?"
Polis şefi babamın suratına bir kağıt uzattı. "Zorla alıkoyma ve hürriyeti tahdit suçlamasıyla hakkınızda şikayet var. Evi arayacağız."
O sırada kapımın kilidinin büyük bir gürültüyle kırıldığını duydum. Polisler ve arkalarında Eleni... Eleni içeri daldığında ona doğru koştum. Ama o sadece bana sarılmakla yetinmedi; kulağıma eğilip o buz gibi, zafer dolu sesiyle fısıldadı:
— "Planımız hala tıkır tıkır işliyor Kağan. Babam senin babanı bitirecek. Bu sefer sadece biz değil, adalet de yanımızda."
Aşağı indiğimizde babamın ellerine kelepçe takılıyordu. Hayatını stratejiler üzerine kuran adam, kendi evinde diz çökmüştü. Eleni'nin annesi köşede hıçkıra hıçkıra ağlıyor, her şeyin nasıl bu noktaya geldiğini anlamaya çalışıyordu.
Eleni’nin babası yanıma geldi, elini omzuma koydu. "Kızım senin için çok şey anlattı evlat," dedi. "Burada kalmana izin vermeyeceğim. Artık bizimle geliyorsun."
Babamın gözlerinin içine baktım. O gururlu, kibirli bakışları sönmüştü. Kendi kalesini bize dar etmeye çalışırken, kalenin duvarlarını üzerine yıkmıştık. Eleni ile el ele, polislerin arasından geçerek o siyah arabaya doğru yürüdük.
Truva Atı görevini tamamlamıştı. Kale düşmüştü ama şimdi asıl soru şuydu: Bu enkazın altından sağ çıkıp kendi hayatımızı kurabilecek miydik?
Sence Eleni’nin babası, Kağan ve Eleni’nin arasındaki bu "yasak" bağı öğrendiğinde ne yapacak? Yoksa o da bu savaşta yeni bir cephe mi açacak?
Eleni’nin babasının koruması altındaydık. Adam, babamın aksine gücünü bizi ezmek için değil, ayağa kaldırmak için kullanıyordu. Bize sadece evini değil, intikamımız için gerekli tüm imkanları da açmıştı. Ama bizim asıl büyük finalimiz okulda, o meşhur proje sunumunda olacaktı.
Okula girdiğimizde herkes fısıldaşıyordu. Malikanedeki polis baskını, babamın gözaltına alınışı kulaktan kulağa yayılmıştı. Ama kimse asıl hikayeyi bilmiyordu. Eleni ile sınıfa girdik, tahtanın önüne geçtik. Elimizde bir slayt ya da kağıt yoktu; sadece birbirimize olan güvenimiz ve cebimizde sakladığımız gerçekler vardı.
21. BÖLÜM - BAŞKASININ HAYATI
Öğretmenimiz merakla bize bakarken sınıfa derin bir sessizlik çöktü. Eleni ile göz göze geldik. O yavaşça başını salladı. Anlatmaya başladım.
"Bugün size bir 'hayat hikayesi' anlatacağız," dedim sınıfa dönerek. "Ama bu bizim değil, hayali bir kızın ve bir erkeğin hikayesi. Adları... Su ve Toprak olsun."
Eleni devam etti, sesi kristal gibi netti:
"Su, annesinin hırsları ve bir adamın güç tutkusu arasında piyon yapılmış bir kızdı. Hiç bilmediği bir eve, hiç tanımadığı bir 'ağabey' ile aynı odaya, aynı hayata hapsedildi. Onu oraya koyanlar, 'Siz artık kardeşsiniz' dediler ama aslında amaçları sadece kendi kirli geçmişlerini örtbas etmekti."
Ben devraldım, gözlerimi en arka sırada oturan ve olan biteni dehşetle izleyen Mete ile Can'a dikerek:
"Toprak ise bu oyunu bozmaya yeminliydi. O kızın, yani Su'yun hayatının karartılmasına izin veremezdi. Onlar bir plan kurdular. Adına 'Truva Atı' dediler. O evin içine sızdılar, onlara istedikleri o 'sahte cenneti' verdiler. Ta ki o evin temelleri çatlayana kadar..."
Sınıftakiler nefeslerini tutmuştu. Eleni’nin sesi artık titriyordu ama bu sefer güçten dolayı:
"Bu iki gencin üzerine öyle bir yük bindirdiler ki, onları birbirlerine aşık olmakla, 'yasak' olanı istemekle suçladılar. Oysa asıl günahı işleyenler, çocuklarının hayatını birer oyun hamuru gibi şekillendirmeye çalışan anne ve babalarıydı. Su'yu başka birine, Toprak'ı dört duvar arasına hapsettiler. Ama unuttukları bir şey vardı: Su'yun gerçek kökleri hala hayattaydı."
Finali ben yaptım:
"Ve o kökler bir gün toprağı yarıp çıktı. Adalet, polis sirenleriyle o malikanenin kapısına dayandı. O evde kurulan tüm yalanlar, o iki gencin cesaretiyle yerle bir oldu. Bugün bu hikayeyi bitiriyoruz. Su ve Toprak artık özgür. Ve o malikanenin sahipleri artık kendi yalanlarının hapishanesinde."
Perde Kapanırken
Konuşmam bittiğinde sınıfta çıt çıkmıyordu. Bazı arkadaşlarımızın gözleri dolmuştu, öğretmenimiz ise kalemini masaya bırakmış, bizi hayranlıkla izliyordu. Kimse "Bu siz misiniz?" diye sormadı; çünkü herkes cevabı biliyordu.
Eleni ile yerimize otururken Eleni’nin babasının sınıfın kapısında durup bizi izlediğini gördüm. Bize gururla gülümsedi. Artık saklanacak bir sırrımız, oynayacak bir oyunumuz kalmamıştı.
Okul çıkışında bahçeye çıktığımızda hava her zamankinden daha temiz geliyordu. Eleni durdu, elimi tuttu ve gökyüzüne baktı.
"Bitti mi Kağan?" diye sordu.
"Bitti Eleni," dedim. "Artık başkasının hikayesini anlatmamıza gerek yok. Kendi hikayemizi yazmaya başlayabiliriz."
Mete, Can ve Duru yanımıza geldiğinde hepimiz biliyorduk; bu sadece bir son değil, aslında her şeyin başlangıcıydı.
Sence bu zaferden sonra Kağan ve Eleni'yi nasıl bir gelecek bekliyor? Yoksa geçmişin gölgeleri bir gün tekrar karşılarına çıkacak mı?
SON….
“HER SON YENİ BİR BAŞLANGICA İŞARETTİR. KORKMA HİKAYEMİZ BÖYLE BITMIYCEK….”
DEVAM EDİCEK… ❤️🩹
