Katil kitap kapağı

3. bölüm / 4

Katil

3. Bölüm: Ballı Turtam

Vaveyla Yazarı: Belki Olabilirdik

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 3. Bölüm: Ballı Turtam

Kendime hızlıca bir pizza sipariş ettim. Siparişin gelmesini beklerken ben de tek arkadaşım Ozan'ı aradım. Başta sadece, onu o varoş ailesinden kurtarmak için arkadaş olmuştum. Zararı olmadığı ve benim kadar olmasa da yakışıklı olduğu için popülerliğimi de arttırabilirdi. Gün geçtikçe bağ kurduk. Hayatımda hiç adam akıllı arkadaşım olmamıştı, ta ki sekiz sene önce o gelene kadar.
Şimdi size yalnızlık draması yapmayacağım. O yüzden konuya geçelim. İlk başta çilingir çağırdım. Beş, on dakika sonra kurye ile salına salına geliyorlardı. Kuryeye parayı ödeyip çilingir abi ile kilitle uğraşmaya başladık. Bana alışkındı kendisi, resmen geçimini benden sağlıyordu. Her iki ayda bir, ya kapının kolunu koparıyordum ya da anahtarı kırıp yarısını kilitte bırakıyordum. Öyle ki artık sormayı bile bırakmıştı.
İşime de geliyordu doğrusu, şimdi doğruyu söylesem polis çağırırdı. Beni sorgularken babamın işini de öğrenirlerse, yaşayacağım gün sayısı sınırlı olurdu. Bu düşünce aklıma gelince uzaklaştırmak için saate baktım. Çilingir dayı ile laga luga yaptığımızdan dolayı tam 25 dakika geçmişti.
Bu Ozan sürünerek mi geliyor? Yolda kapkaca uğramamış veya kaçırılmamışsa şu ana kadar evde olmalıydı. Of, bu çocuk beni öldürecek!
Nihayet! Geliyordu bu bonus kafa. Üzerinde siyah bir sweat ve altında kahverengi begi vardı. Botları, siyah kıvırcık saçları ile aynı renkti. Tek sorun boyu olabilirdi. Aslında ortalama bir boyu vardı ama benim omuzlarıma kadar gelmesi ona "kısa" demem için bir sebepti.
Somurtuyordu. Çantasıyla gelmişti, belli ki bugün de bende kalmayı planlıyordu. Annesinin, babasını aldatmasından dolayı doğmuştu ve bu yüzden aile içinde hiç sevilmiyordu kendisi. Annesi genelde sarhoştu ve bazı günlerde Ozan'ı evden kovuyordu. O da bana geliyordu işte.
Eve girmesi için kapıyı açık bırakmıştım. Çantasını kapının yanına adeta fırlatıp yanıma oturdu. Daha doğrusu, bok çuvalı gibi yığıldı. Normalde anında yanımdan uzaklaştırırdım onu, temastan nefret ederim ama o da güvendiklerine karşı çok temas bağımlısıydı. Ne güzel değil mi, biri diğerini tamamlıyor? Keşke tek ortak noktamız bu olsa diyorum ama olur mu? Olmaz. İkimiz de, tamam o kısmen ama, yetimiz. Tabii, benim gibi bir çakal anca çıkarları için evlat edinilir. Neyse, bunlar daha sonranın konuları.
Dakikalar geçti. Belki de saatler, bilmiyorum, kalktığımdan beri saate bakmadım. Ciddiyet bizden umudu kesmişti bile, güle oynaya olayı anlattıktan sonra başka bir şey gelmiyordu aklıma. Belki bir şey bulabiliriz diye de evin içini turluyorduk.
Yatak odasına geldiğimizde aynı anda ağlamanın ve gülmenin verdiği o karın ağrısı ile kendimi yatağa attım. Az önce göt korkusundan ağlarken şimdi bu salak yüzünden gülmekten ağlıyorum! Bizim Cüce de çalışma masasının oradaki sandalyeye attı kendini. Merak etmeyin, bu sefer otururken 7.8'lik deprem oluşmadı.
Az sonra, yere eğildi. Başımı kaldırmaya üşendiğim için bakmadım ne aldığına ama gülerek eğilmişti. "O ne oğlum?" dedim hafiften doğrulmaya çalışırken.
"Kanka, sen makyaj mı yapıyorsun?" Elindeki şeyi kaldırdığında hala mal gibi sırıtıyordu. Yuh ebesinin! O ne lan? Adamın elinde tuttuğu bir rujdu, bordo ve cırt kırmızı arası. Iyy!
Kendimi gırtlaklamam gerek, yoksa bu karı beni vakumlayacak...
"Mal, at onu çöpe!" Tiksiniyorum! Birisi sizi şu bordayla dekore etse siz de aynı tepkiyi verirdiniz, tamam mı!
Güldü ve sallana sallana mutfağa gitti. Yaklaşık on saniye sonra geldiğinde beni sinirden delirtecek o sözleri sarfetti, "Çöp dolmuş, kokuyor."
"Çıkart o zaman." Kimse beni o çöpe götüremez.
"Evin sahibi sensin." İçimden, "gönlümün sahibi kalbimi sökmüyor ama" demek geçti ama yine söylüyorum: şiirlerden nefret ediyorum!
"Evin sahibi camış gibi yiyipte tüm çöpü bir günde doldurmuyor yalnız." Yattığım yerden bir kapak çektim. Kabul ediyorum, sinir bozucu ergenin biriyim.
Oflayıp yeniden mutfağa gittiğinde içime bir tedirginlik geldi. Galiba yalnız kalmaktan korkuyorum ki hemen peşinden geldim.
Montumuzu giyip dışarı çıktık. Birçok aile, karne günü için alışveriş yapıyordu. Evet, onlar aileydi. Aklıma yıllar öncesi geldi bir an...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

52okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18