5. bölüm · Kasırga ve Kaptan Ego

Zamanın akışı

Gözde Erdal

Kalabalık bunu fark etmedi bile.Ama ben fark etmiştim.Ve Damian Walker ilk kez bir maç kazanmış gibi değil…birini seçmiş gibi görünüyordu.Benim için sorun olan şey ise şuydu:Bunu fark etmek hiç hoşuma gitmemişti.Çünkü artık emin değildim…Ben onu izliyordum.Yoksa o mu beni ringe çekiyordu?Salon yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı.Kalabalık dağılmış, ışıklar daha loş bir hâl almıştı.Ben ise hâlâ olduğum yerde duruyordum.Sanki biri beni oraya çivilemiş gibi.Damian birkaç dakika sonra tekrar göründü.Üzerinde artık maç kıyafetleri yoktu.Siyah bir tişört giymişti, saçları ıslaktı ve hâlâ omzunda havlu vardı.
~“Buradasın,” dedi.
~“Gitmem mi gerekiyordu?”
~“Hayır.”
~“İyi.”
Yanıma geldi.Birlikte çıkışa yürüdük.Dışarı çıktığımızda hava serindi.Sokak lambaları yanıyordu, şehir artık tamamen sakinleşmişti.Damian ellerini cebine soktu.
~“Acıktın mı?” dedi.
~“Bunu sorman garip.”
~“Niye?”
~“Beni genelde sinir etmeye çalışıyorsun.”
~“Şu an da çalışıyorum.”
Gözlerimi devirdim.
~“Başarılısın.”
Damian güldü.
~“Gel.”
~“Nereye?”
~“Benim eve.”
Duraksadım.
~“Bu bir davet mi yoksa emir mi?”
~“İkisi de.”
~“Reddedersem?”
~“Gelmiş olursun.”
~“Bu nasıl mantık?”
~“Benim mantığım.”
İç çektim.
~“Sen gerçekten çekilmezsin.”
~“Biliyorum.”
Bir süre sonra kendimi Damian’ın evinin önünde buldum.Burası beklediğimden daha sessizdi.Dışarıdan bile düzenli görünüyordu.İçeri girdiğimizde Damian ayakkabılarını çıkardı.
~“Rahatsız olma.”
~“Sen misin bunu söyleyen?”
~“Evet.”
~“Komik.”
Mutfaktan bir şeyler çıkardı.Ben etrafa bakınırken o dolapları karıştırıyordu.
~“Ne yapıyorsun?” dedim.
~“Yemek.”
~“Sen mi?”
~“Şaşırdın.”
~“Biraz.”
Damian omuz silkti.
~“Maçtan sonra hep acıkırım.”
~“Belli oluyor.”
Bir süre sonra iki tabak hazırladı.Tezgâhın önüne oturduk.Sessizlik vardı ama garip değildi.Bu kez rahatsız edici de değildi.Bir süre sonra Damian konuştu.
~“Bugün…”
~“Evet?”
~“Gelmeseydin kaybedebilirdim.”
Kaşlarımı çattım.
~“Abartıyorsun.”
~“Abartmıyorum.”
~“Ben sadece izliyordum.”
Damian kaşığını bıraktı.Gözleri bana kaydı.
~“Kasırga.”
~“Ne?”
~“Beni izlediğinde farklı dövüşüyorum.”
Bir an sustum.
~“Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi?”
Damian hafifçe güldü.
~“Bilmiyorum.”
Sonra ekledi:
~“Ama senden gözümü alamıyorum.”
Ve o an…Sanki evin içi bir anda sessizleşti.Gerçekten sessizleşti.Ben ise ilk kez ne cevap vereceğimi bilemedim.Sessizlik birkaç saniye daha sürdü.Sonra gözlerimi kısıp Damian’a baktım.
“Beni izleyince daha iyi dövüşüyorsun, öyle mi?”
“Evet.”
“Bu çok egoistçe.”
Damian kaşını kaldırdı.
“Benim adım neydi?”
“Kaptan Ego…”
“İşte.”
Gözlerimi devirdim.
“Bunu kabul etmen çok rahatsız edici.”
“Gerçeği reddedemezsin.”
“İzlediğimi bile bilmiyordun.”
“Biliyordum.”
“Hayır bilmiyordun.”
“Biliyordum.”
“Damian.”
“Jade.”
Bir an birbirimize baktık.Sonra aynı anda güldük.Bu sefer tartışmaya bile devam etmedik.Damian ayağa kalktı
.“Gel.”
“Nereye?”
“Bir şey göstereceğim.”
“Yine emir mi?”
“Evet.”
“Bunu alışkanlık hâline getirdin.”
“Ben zaten alışkanlıkların adamıyım.”
Gözlerimi devirdim ama kalktım.Damian beni evin arka tarafına götürdü.Bahçeye açılan küçük bir alan vardı.Orada eski bir basketbol potası duruyordu
.“Burası mı?” dedim.
“Evet.”
“Beni buraya niye getirdin?”
Damian topu yere bıraktı.
“Yarışacağız.”
“Ne?”
“Basket.”
Kaşlarımı kaldırdım.“
Sen boksörsün.”
“Ve kazanmayı severim.”
“Ben hiç oynamadım.”
“Daha eğlenceli.”
Topu bana doğru attı.Neredeyse düşürüyordum.
“Beni rezil edeceksin.”
“Hayır.”
“Evet.”
“Hayır.”
Damian ilk atışı yaptı.Iskaladı.Bir an durdum.Sonra güldüm.
“Şampiyon,” dedim.“
Şanssızlık.”
“Tabii.”Sıra bana geldi.Topu potaya attım.Ve…Top çemberin kenarına çarpıp düştü.Damian güldü.“
Kasırga…”
“Ne?”
“Fırtına var ama isabet yok.”
“Kes sesini.”
İkinci denemede yine kaçırdım.Üçüncüde de.Damian artık kahkahasını tutamıyordu.“
Tam bir felaketsin.”
“Bu haksızlık!”
“Boks ringinde iyi misin?”
“Bu başka bir şey!”
Damian topu aldı.“
Bak.”
Bir adım geri gitti.Topu attı.Ve bu sefer sayı yaptı.Ardından bana baktı
.“Böyle yapılır.”
Gözlerimi kıstım.“
Gösteriş yapıyorsun.”
“Evet.”
“Sinir bozucusun.”
“Evet.”
Bir an sustuk.Sonra Damian topu tekrar yere bıraktı.“Son bir atış.”
“Eğer girmezse?”
“Ben kazanırım.”
“Girerse?”
“Berabere.”
“Ne kadar adil.”
“Ben adilim.”
Güldüm.
Topu aldım.Derin nefes verdim.Attım.Top havada döndü.Ve…Bu kez potadan geçti.Bir an sessizlik oldu.Sonra Damian baktı.
“Şans.”
“Hayır.”
“Kesin şans.”
“Damian…”
Bir adım ona yaklaştım.
“Girdi.”
Gözlerimi kısıp gülümsedim.
“Berabereyiz.”
Damian birkaç saniye bana baktı.Sonra omuz silkti.
İlk kez kazanmadım.”
“Şok oldum.”
“Alışırsın.”
“Buna alışmam.”
Damian güldü.Ve o an fark ettim…Bu gece, ringden çok daha fazla şey kazanmıştı.Basketbol maçının ardından Jade yorgun bir gülümsemeyle topu Damian'a uzattı.
"Sanırım bugünlük bu kadar."
Damian omuz silkti.
"Yenilgiyi kabul ettiğin için teşekkür ederim."
Jade gözlerini devirdi
“Rüyanda görürsün."
İkisi de gülmeye başladı.Jade, Damian'ın dairesinden çıkıp koridora yöneldi. Asansöre binmesine bile gerek yoktu. Karşı binadaki dairesi yalnızca birkaç metre ötedeydi. İki bina o kadar yakındı ki balkonlarından uzansalar neredeyse birbirlerine dokunabileceklerdi.Dışarı çıktığında akşam güneşi binaların arasına turuncu bir renk bırakıyordu. Jade karşı binaya geçip kendi dairesine girdi. Çantasını koltuğa bıraktıktan sonra balkona çıktı.Tam karşısında Damian da kendi balkonuna çıkmıştı.
"Bu kadar çabuk özledin mi?"
diye seslendi Jade.Damian korkuluklara yaslandı.
"Hayır. Sadece basketbol topumu çalmadığından emin oluyorum."
"Ne kadar komiksin."
"Teşekkür ederim."
Jade istemeden güldü.İkisi birkaç dakika boyunca balkonlarından sohbet etti. Sokak lambaları birer birer yanmaya başlarken gökyüzü turuncudan mora dönüyordu.
"Bu evleri kim tasarladı acaba?"
dedi Jade.Damian iki balkon arasındaki kısa mesafeye baktı.
"Bilmem. Ama istersem senin balkona atlayabilirim."
"Deneme sakın."
"Belki."
"Damian!"
Damian kahkaha attı.Jade başını sallayıp içeri girmeye hazırlanırken Damian seslendi
."Yarın sabah koşuya çıkıyor musun?"
"Çıkıyorum."
"O zaman saat yedide balkonda ol."
"Emir veriyormuş gibi konuşuyorsun."
"Çünkü işe yarıyor."
Jade ona ters ters baktı ama gülümsemesini gizleyemedi.
"İyi geceler, Damian."
"İyi geceler, Jade."

[Bölüm sonu🤍]