1. bölüm / 3
Karmik aşkımızBir rüya?
Bölümler 3Şu an: Bir rüya?
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
'Benim ateşim ile beni yakabileceğinizi mi sandınız?' Kararmış kollarımda ki kuru odunlar ile ormanin içinde yürüyordum. Otlar çıplak ayaklarımı çiziyor, zaten sızlayan tabanlarımı daha da acıtıyordu. Üstümde dizlerimin hemen altına gelen, yarı tüllü siyah bir elbise vardı, saçlarım esen rüzgaın etkisi ile sağa sola doğru sallanıyor ve havayı adını bilmediğim ama çok tanıdık gelen iğrenç bir koku ile dolduruyordu. Hava kararmıştı ama gece değildi, bir güneş tutulması yüzündendi, baykuşlar ağaçların tepesinde çıldırmış gibi kanat çırpıyor ve birbirlerine vuruyorlardı.
Ileride bir insan topluluğu görmem ile oraya doğru yöneldim. Yüzlerce insanları arasında yanan, neredeyse iki metrelik bir çarmıh gördum, hepsi odaklanmış şekilde yanan çarmıha bakıyorlardı. Kalabalığa doğru attığım her adımda, çarmıhtan gelen yanmış et kokusu ciğerlerimi dolduruyor, ögürmek istememe neden oluyordu.
Kalabalığa doğru attığım her adımımda insanlar bana bakmaya başladılar, bazıları yanan çarmıha doğru gitmem için yolumdan çekilirken, bazılarını ise çamrıha doğru gitmek için itmek zorunda kalıyordum. Bu sırada bazıları bana saygı ile gülümserken, bazıları ise tiksinir ve nefret eder şekilde bana bakıyorlardı.
Sonunda çarmıhın önüne geldiğimde insanlarin gözlerinin üstümde olduğunu bilerek, asilce dizlerimin üstüne doğru eğilip elimdeki odunları yanan çarmıha doğru yuvarladım. Ateş harlanmaya başlarken yavaşça ayağa kalkıp geri çekildim. Ateş hızla göğe doğru yükselirken, bir anda sanki yer yüzüne yağan yağmur damlaları gibi üstümüze yağmaya ve insanların üstüne taşlar gibi inmeye başladılar. Insanlar çığlık atarak kaçmaya ve yanan uvuzlarını deliler gibi ağaçlara vurmaya başlamışlardı. Bu ağaçların yanmasına ve esen rüzgar ile ateşin diğer ağaçlara sıçraması ile devam ediyordu.
Yanan insanların ve yanan agacların ateşleri bi anda sanki yaydan çıkmış ok gibi bana doğru fırladılar ve beni tanımaya çalışırlar gibi etrafımda bir iki tur döndükten sonra beni ortalarında alıp etrafımı sanki bir kafes gibi sardılar. Ateşin sıcaklığını cildimde hissediyor ve neredeyse derimin döküleceğini hissediyordum. Bir çıkış yolu bulmak için etrafıma bakarken, ateşin içinde kapı boyutu kadar bir genişliğin açıldığını görmem ile o tarafa doğru yöneldim. Fakat o sirada ateşlerin içinden, ateşten biçimlenen bir kadın bana doğru yürümeye başladı. Kadın bana doğru yaklaştıkça ateş etrafımızdan uzaklaştmaya başladı. Bu uzaklaşma ile eş zamanlı olarak insanların çığlık sesleri artmaya ve yardım feryatlarına dönüşmeye başlamışlardı.
Kadın tam önümde duruncaya kadar, ateş neredeyse bizim dışımızdaki her şeyi, her canlıyı yakmış ve kül etmiş, bizi sanki cehennemin ortasında bir kıyıya getirmişti. Kadın yavaşça elimi tuttu ve kafasını eğip alnını benim alnıma dayadı. Bu sırada rüzgar sanki bizi ayırmak istercesine etrafımızda bir hortum oluşturmaya başlamıştı. Rüzgar o kadar hızlı ve sertti ki cildimi bir kağıt gibi kesiyor ve kesikler kemiğime kadar işliyordu.
Kadın elini yavaşça bana doğru kaldırdı, konuşmadan işaret parmağını iki kaşımın arasına koyup bastırdı. 'Uyanma zamanın geldi, Vera.'
Bölüm etkileşimi
