3. bölüm · Karanlıkta atılan imza
2.BÖLÜM🖤🖤🖤🖤🖤
Evdeki hava, dışarıdaki fırtınadan daha soğuk, daha keskin bir bıçak gibiydi. Adil, salonun ortasında, ellerini arkasında birleştirmiş, duvardaki eski saate bakıyordu. Her saniye, fadime'nin içini çöken bir karanlık gibiydi. İsonun ismi, evin içinde havayı oksijensiz bırakan bir zehir gibi dolanıyordu.
Fadime, babasının o buz gibi ifadesine bakarken içindeki dünyanın yıkıldığını hissediyordu. Gözleri dolmuş, dudakları titriyordu. O, hayatı boyunca babasının gözüne girmeye çalışmış, onun onayını beklemişti; şimdi ise babası onu bir meta gibi, borcuna karşı bir takas aracı olarak kullanıyordu."baba,"dedi sesi çatallanarak,"lütfen bunu bana yapma. İso...o adamı tanıyorsun, o bir insan değil. O, buzdan Bir heykel, ruhsuz bir adam. Onun yanında ben yaşayamam, sadece nefes alırım ama ölürüm."
Adil, kızına dönmedi bile. Omuzları dik, bakışları donuktu."borç, borçtur Fadime. İsonun parası olmasa, senin o güzel hayatın çoktan kül olmuştu. Şimdi ödeme vakti geldi. Kabul edeceksin."
Fadime olduğu yere yığılacakmış gibi hissetti. O alımlı, bakımlı yüzünde akan yaşlar,hayatın tüm acımasızlığını hissettiriyordu. Tam o sırada kapı hışımla açıldı. Aleyna, öfkesi gözlerinden okunan tıpkı ablası gibi alımlı ama daha dik başlı bir şekilde içeri girdi.
"Yeter!"diye bağırdı Aleyna.
Sesi salonum soğuk duvarlarında yankılandı. Fadime'nin yanına koşup ablasının omuzlarından tuttu, ona destek oldu. Adil'in önüne doğru bir adım attı, korkusuzca."Baba, sen ne yaptığını sanıyorsun? Biz senin malın değiliz! İnsanları birer eşya gibi, elindeki borç kağıtları gibi dağıtamazsın. Fadime'nin rızası yok, benim rızam yok! Bu iğrenç bir ticaret ve biz buna alet olmayacağız!"
Adil yavaşça döndü. Bakışları, kızlarının üzerindeki merhamet kırıntısını bile barındırmıyordu.
Yüzündeki o soğukluk, odadaki tüm sıcaklığı emiyordu."kes sesini,"dedi kısık ama tehditkar bir sesle."hepiniz benim malımsınız. Bu evin çatısı altındaysanız, benim kurallarımla yaşarsınız. İso'nun teklifi sadece bir seçenek değil, bir zorunluluk. Eğer ki bu borcu kapatmazsak, hepimiz sokakta kalırız. Anladınız mı? Hepiniz benim malımsınız ve ben ne dersem o olur!"
Odada derin Bir sessizlik oldu. Bu sessizlik, biri vedanın habercisi gibiydi. Adil, arkasına bakmadan odadan çıktı, geride iki paramparça kız bıraktı.
Aleyna, fadime'yi kolumdan tuttuğu gibi odalarına sürükledi. Kapıyı kilitlediklerinde, Fadime bir köşeye çöktü ve hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı. Aleyna ise onun yanına oturdu, saçlarını okşadı. Kendi gözlerinden akan yaşları saklamaya çalışarak"ağlama,"diye fısıldadı. Biz birbirimize sahibiz, o adamın bizi esir almasına izin vermeyeceğiz."
O gece, evin içinde sadece korku ve umutsuzluk vardı. Aleyna, gece boyunca ablasını teselli etti, onun o kırılgan ruhunu toparlamaya çalıştı. Fadime ise sadece iso'nun o soğuk, gaddar ve bencil yüzünü hayal ediyordu. Bir mafya babasının kollarında geçecek olan hayatın, bir tabutun içinden farkı yoktu. Ertesi sabah, Güneş tüm soğukluğuyla doğduğunda, iso'nun abisi Oruç kapıda belirdi. Oruç, kardeşi iso'nun o Keskin, acımasız soğukluğunu taşısa da, onun için de bir yerlerde hala insan olmaya dair bir kırıntı vardı. Kapıy çaldı, Adil'in karşısına geçti. İso'nun o bencil ve karaktersiz tavırları, orucun duruşunda biraz daha farklı, daha mesafeli bir biçimde yankılanıyordu. Adil, sanki kızını satmamış gibi, yüzünde sahte bir nezaketle onları karşıladı. Oruç ise sadece başıyla selam verdi. Evin içindeki o gergin atmosfer, Orucun gelişi ile daha da yoğunlaştı. Ali, iso'nun sadık gölgesi gibi hemen arkasındaydı. Ali'nin bakışları, iso'nun her yanlışını onaylayan, onun için canını vermeye bile hazır olan bir sadakatle doluydu. Fadime ve aleyna, odalarının aralığından dışarı baktılar. İso'nun gelmemiş olması, sanki bir anlık bir rahatlama gibiydi ama aslında yaklaşan bir fırtınanın sessizliğiydi. Oruç, Adile"İso her şeyi hazırladı, hazırlıklarınızı yapın,"dediğinde, fadime'nin kalbi duracak gibi oldu.
Oruç gittikten sonra, eve tekrar O ağır sessizlik çöktü. Aleyna, fadime'nin elini sıktı."ne olursa olsun, yanındayım," dedi. Fadime ise sadece boşluğa bakıyordu. Hayat, onlar için sadece bir imza uzaklıktaydı; ama bu imza, aslında bir hayatın sonuydu. İso, bencilce sadece kendi çıkarlarını düşünürken, fadime'nin kırılan camlar gibi parçalanan ruhunu Aleyna dışında kimse görmüyordu.
Evet arkadaşlar saat 3.30 biliyorum çok geç attım ama bugün çok evde olamadım bir arkadaşımla parka falan gittik bir hastaneye gittim yani biraz yoğundum bugün ama söz artık hiç aksatmayacağım ne olursa olsun o bölümler her zaman zamanında gelecek çok özür dilerim elimden geldiğince uzun yazmaya çalıştım ama uykusuzluktan hiçbir şey yazamıyorum saat şu anda üç buçuk ve ben daha yeni uyuyacağım yani istediğim gibi olmadı bu bölüm sanki kötü oldu gibi geldi bana neyse sizi çok seviyorum görüşürüz kendinize iyi bakın 💖💖💖💖💓💓💗💗💝💝💝💝💝🤍🤍🤔🤔💞💞💞💞💖💖💖💖💓💓💗💗💗💗💘💘💝💝💝🌈🌈♥️♥️♥️♥️♥️💞💞💞💞
