Vaveyla Kitaplığı
KARANLIK KAM : MÜHÜR VE KAN
- Bölüm
- 1
- Kelime
- 1.869
- Okunma
- 0
- Beğeni
- 1
- Kütüphane
- 0
- Yorum
- 0
Bölümler 1Okumak istediğin bölümü seç.
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hikâyeye ilk bakış
Kitap Hakkında
Tarih sadece geçmişi anlatmaz; bazen gelecekteki cinayetlerin kanlı alfabesidir.”
Astraea Üniversite Kütüphanecilik ve Eski Çağ Dilleri Enstitüsü’nün prestijli koridorlarının altında, yüzyıllardır uyuyan karanlık bir labirent yatmaktadır. Sıradan ve sessiz bir hayat süren, ancak üstün bir analitik zekâya sahip paleografi öğrencisi Elin, enstitünün yeraltı sarnıçlarında işlenen vahşi bir cinayetin kanıtlarıyla karşılaştığında, polisin göremediği bir detayı fark eder: Kurbanın derisine kazınan Göktürkçe semboller rastgele değildir. Bu, yer altı tanrısı Erlik'in uyanışını müjdeleyen karanlık bir şamanik ritüelin, kusursuz bir gramerle yazılmış ölümcül manifestosudur.
Elin, bu kanlı alfabenin sırrını çözmeye çalışırken kendini akademinin en tehlikeli, en tekinsiz ismiyle karşı karşıya bulur: Barlas.
Boynunu süsleyen siyah antik damgaları, karanlık geçmişi ve yırtıcı aurasıyla Barlas, bu cinayetlerin baş şüphelisidir. Ancak gölgelerin içindeki tehlike büyüdükçe Elin, Barlas'ın bir katil mi yoksa onu yeraltının uyanan iblislerinden koruyacak tek kalkan mı olduğunu sorgulamaya başlar.
Mitoloji kitaplarında uyuduğu sanılan efsaneler, Yada Taşı ve unutulmuş ritüeller bir bir gün yüzüne çıkarken; Elin ve Barlas zihinleri uyuşturan bir ölüm kalım savaşının içine çekilir. İkisi arasındaki karşı konulmaz, yakıcı çekim ise etraflarındaki cinayetlerden çok daha tehlikelidir.
“Eğer katil ben olsaydım Elin,” diye fısıldadı Barlas, sesi karanlıkta saf bir tehdit gibi yankılanırken. “Senin kanınla bu sarnıcın taşlarına çok daha kusursuz bir alfabe yazardım.”
Karanlık kütüphaneler, unutulmuş diller, Piranesi'nin hapishanelerini andıran sarnıçlar ve kanla mühürlenmiş kaderler... Eski Türkçe'nin en tehlikeli sırrını çözmeye hazır mısınız?
