3. bölüm / 4
KARANLIĞIN ÖFKESİ"YANMIŞ KÜLLER "
Bölümler 4Şu an: "YANMIŞ KÜLLER "
- 1 "AÇIKLAMA"62 kelime
- 2 "YIKILAN DÜZEN"2.591 kelime
- 3 "YANMIŞ KÜLLER "2.706 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 "KÜLLERİN YEMİNİ"2.692 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
30 𝘼𝙧𝙖𝙡ı𝙠 2016 𝘾𝙪𝙢𝙖
Etrafta karlar yağarken MSÜ sonuçları çıkmıştı.
Aylin, hayali olan o şeyi yapmıştı, MSÜye girdi ardından mülakatlara girdi. Ama sonuçlar söylenmemişti. Aylin heyecanla 30 aralığı beklemişti. O gün msü sonuçlarını öğrenicekti. Heyecandan uyyamamıştı resmen. Sabah erkenden uyandı, saate baktı, saat 4'tü ve bilgisayarına uzandı.
Hızlıca sınav sonuçlarına bakmak istiyordu. Bir yandan dua ederken bilgisayardan sonucunun sayfasını açtı. Aylin harika bir dereceyle ve mülakatların kabulü donucu Kara Harp Okuluna girişe hak kazanmıştı. Gökhan amcasının uyanmasını bekliyordu aylin. Ve gökhan amcası uyanmıştı, aylin kahvaltı hazırladı. Heyecanla bu güzel haberi ona yemekte vermek istiyordu.
Sessizce kahvaltı masasına oturdu aylin erkenden ve gökhan amcası her günkü yaptığu gibi "günaydın evlat" dedi. Aylin ayağa kalktı, başıyla selamı verdi ve masaya gökhan amcasının oturmasını bekledi. Çünkü gökhan sylini böyle yetiştirmişti. Aylinin gözleri parlıyordu. Gökhan durumu fark etti, eline çatalarını aldı ve kahvaltısını yemeye başladı.
"Bugün çok mutlusun evlat, her zaman böyle ol" dedi hafifçe tebessüm ederek.
Aylin gülümsedi "Amca, sana önemli bir şey söylemem gerek" dedi ciddileşerek. Aylin gökhan amcasına bakarken gökhan çatalındaki kahvaltılığı ağzına attı.
Gökhan, Aylin'in bakışlarını üzerinde hissetmişti ve gözleri Aylin'e döndü. "Bir sorun mu var evlat?" dedi babacan tavrıyla.
Aylin, Gökhan Amcası'na bakmaya devam etti. Gözlerindeki ışık daha da parladı.
Gökhan, ailesinin şehit olmasından sonra Aylin'i ilk defa bu kadar heyecanlanmış görüyordu...
Aylin derin bir nefes aldı, "Kazandım amca! Kara Harp Okulu'nu kazandım!" dedi gülümseyerek. Mutluluktan gözleri yaşarmıştı. Gökhan şaşırmış ve tebessüm etmişti. Kollarını açtı ve ayağa kalktı. Aylin yaklaştı ve kendisine ikinci baba olan, dev cüsseli adama, yani Gökhan'a sarıldı.
Gökhan, Aylin'in saçlarını okşadı ve ona baktı: "Aile mirasını koru. Bu vatanın senin gibi askerlere ihtiyacı var evlat!" dedi gururlu sesiyle.
Aylin kararlı bir şekilde Gökhan Amcası'na baktı. "Seni ve ailemi asla hayal kırıklığına uğratmayacağım Gökhan Amca," dedi. Gökhan, karşısındaki Ülkü'ye benzeyen, Sevdiği kan Hilal'in gözlerini alan,Hakan'ın huyunu kopyalayan kıza baktı. Gözleri gururla parladı.
Aylin geri çekildi ve konuşmaya devam etti: "Bana antrenman yaptırır mısın? Hazırlıklı gitmek istiyorum Gökhan Amca," diye sordu.
Gökhan, her zaman bu teklifi beklemişti Aylin'den. Başıyla onayladı. "Tabii ki evlat, yardımcı olurum. Yarın sabah 5'te hazır ol!" dedi. Aylin tebessüm etti; gözlerinde kararlılık vardı. Kara Harp Okulu'na gitmesine son iki ay vardı ve bu tatili çalışarak geçirecekti.
Aylin hızla odasına gitti ve yarın giyeceği kıyafetleri hazırladı. Ailesinin fotoraflarına baktı ve ardından cama baktığında etrafın kara büründüğünü ve bembeyaz oldupunu gördü. Ailesinin mezarlatının ve diğer şehitlerin üşüdüğünü düşündü. İçi hüzünlendi ardından akşam oldu. Akşam yemeği yedikten sonra ise aylin odasına gökhan oturma odadına haberleri izlemek için gitti. Saat heç olunca aylin yatağına uzandı ve kendine fısıldadı :
"Başardın Aylin, ailen seninle gurur duyacak." Aylin kendini sessizce uykuya bıraktı.
31 𝘼𝙧𝙖𝙡ı𝙠 2016 𝙘𝙪𝙢𝙖𝙧𝙩𝙚𝙨𝙞
Sabah saat 4'te uyandı ve duşa girdi. Üzerini giyindi, odasını toplayıp dışarı çıktı. Mutfağa gitti, Gökhan Amcası için kahvaltı hazırladı ve kendine kahve yaptı. Tezgahın kenarına elini koydu ve boş kalan eliyle kahvesindrn bir yudum aldı. Acı kahve yapmıştı ayılmak için, yüzünü buruşturdu kahvenin tadıyla.
Gökhan, mutfaktan gelen seslere sessizce yaklaştı. Elinde silahı vardı. 'Sabahın bu saatinde kim olabilir ki?' dedi içinden. Silahı nişan alarak sessizce mutfağa girdi. Mutfağa girdiğinde tezgâha arkası dönük olan Aylin'i gördü ve derin bir nefes verdi. "Evlat, sabahın bu saatinde ne işin var?" dedi. Aylin, Gökhan Amcası'na döndü.
Silahı görünce gözleri açıldı. "GÖKHAN AMCA, SİLAH NE ALAKA!?" dedi. Gökhan, silahına baktı. "Sabahın bu saatinde ses gelince hırsız zannettim ya da başka bir şey..." dedi sessizce. Aylin, Gökhan Amcası'na baktı.
"Kahvaltı yapmak istersin diye düşünmüştüm," dedi, elindeki bardağı kenara koydu ve kahvaltıya baktı. Gökhan'ın gözleri kahvaltıya kaydı. "Seni bu saatte uyandıran ne evlat?" dedi babacan tavrıyla.
Aylin konuşmaya başladı: "Yarın sabah saat 5'te hazır ol evlat diyen ben değildim Gökhan Amca," dedi tebessüm ederek. Gökhan kaşlarını kaldırdı ve hatırlamış bir şekilde, "Haklısın evlat," dedi.
Yavaşça lavaboya gitti, ellerini yüzünü yıkadı ve silahı yatak odasına, komodinin üzerine koydu. Aynadan kendine baktı. Yaşı geçiyordu; evlenme, çocuk büyütme duygusu vardı içinde. Aylin onun evladı gibiydi, arkadaşlarının emanetiydi. Ama kendi evladını da istiyordu. Aylin, onlara ablalık yapardı. Aylin'in hayallerinden biri de kardeşi olmasıydı fakat ailesini kaybetmesi nedeniyle bu mümkün değildi.
Gökhan'ın içinde kalan bir duyguydu aşk. Kadını görünce içi gitse de elinden gelen bir şey yoktu. O kadın, Ülkü'nün kız kardeşiydi; adı Hilal YILDIZ'dı. Kadın, özel savaş uçağı pilotuydu. Gökhan kadını görünce içindeki gurur duygusu resmen kabarıyordu. Gökhan, aynadan kendine bakarken düşüncelerini toparladı ve üzerini giyindi. İçindeki aşk duygusunu her zaman yaptığı gibi bastırmıştı.
Mutfağa geldiğinde, Aylin'le birlikte kahvaltı yaptılar, sohbet ettiler. Ardından spor yapmak için hazırlanan Aylin ve Gökhan, askeriye antrenman sahasına gitmişlerdi.
Etraftaki askerlerin bakışları Aylin'in üzerindeydi. Aylin saçlarını at kuyruğu yapmış, üzerindeki siyah hırka ve eşofmanla, kızıl saçları parlayarak, Gökhan Amcası'nın peşinden dik ve kararlı yürüyerek ilerledi. Antrenman salonuna geldiklerinde Aylin, Kopuz Amcası'na baktı. Askeriyede Gökhan, gerçek ismini kullanmaz, Kopuz kod adını kullanırdı.
Aylin hızla dolaptan eldiven aldı ve eline geçirdi. Kopuz Amcası'na baktı. Kopuz da Aylin'e baktı. Aylin'in dik duruşunu ve bakışlarını fark etti. Görünüşü Ülkü'ye, bakışları ise Hilal'e benziyordu. İçindeki aşkı bastırabilmesini sağlayan etki, Aylin'in gözleriydi: Sevdiği kadının gözleri, manevi babalık yaptığı arkadaşlarının emaneti olan kızın bakışlarıydı.
Aylin'e bakarak, "Evlat, ilk olarak şınav ve mekik çekmeyi biliyor musun?" dedi.
Aylin, "Biliyorum Kopuz Amca," dedi kararlı sesiyle.
Kopuz "Burada amca yok, ben senin artık komutanınım, anlaştık mı?" dedi, komutan olmanın verdiği ciddiyet ve otoriter sesiyle. Aylin başıyla onayladı.
Kopuz "Şınavdan başla asker!" dedi ve Aylin şınav pozisyonu alıp şınav çekmeye başladı. Kopuz, Aylin'i inceledi. Aylin'in kararlı ve hırslı bir kişiliği vardı.
Aylin şınav çekerken 100'e yaklaştı. Alnından ter damlaları yere düşerken Gökhan içinden saymaya devam etti: "95... 96... 97... 98... 99... 100." diye fısıldadı. "Yeterli asker, ayağa kalk!" dedi otoriter sesiyle. Aylin ayağa kalktı, dik durdu ve nefesini düzenledi. Kopuz bir askere baktı. "Havlu ve su getir!" dedi otoriter sesiyle. Asker koştu ve havluyla suyu getirdi. Kopuz, havlu ve suyu Aylin'e uzattı. Ama Kopuz'un bilmediği bir şey vardı: Arkadan Hilal onları izliyordu. Yeğeninin ablasına benzeyip eniştesinin huylarını taşımasını görünce tebessüm etti.
Hilal, Aylin'i izlemeye devam etti. Kopuz onun başındaydı, eğitim veriyordu. Hilal, Kopuz'un dev cüssesine baktı. İçindeki kelebekler resmen uçuşmuştu.
"Saçmalama Hilal," dedi içinden ve Aylin'i izledi.
Aylin mekik pozisyonu aldı ve mekik çekmeye başladı. Hilal, elleri göğsünde bağlı bir şekilde onları arkadan izledi.
Aylin çok hırslı ve istikrarlı devam ederken Hilal onları izledi. Kopuz, Aylin'e harp okulu hakkında bilgi veriyordu. Hilal sessizce onları izledi. Aylin tekrar terlemeye başladığında Kopuz onu biraz zorladı. Hilal izlemeye devam etti. "Yeterli değil mi Kopuz Komutanım?" dedi otoriter kadınsı ses tonuyla.
Kopuz, arkadan tanıdık bir ses geldiğini tüyleri diken diken oldu. Bu, sevdiği kadının sesiydi; nerede duysa tanırdı. Arkasını dönmedi, içinde hareketlilik hissetti, yüreği ağzında atıyordu sanki.
"Aylin için önemli bu Hilal," dedi Kopuz, içindeki heyecanı bastırarak ve Aylin'e mola vermesi gerektiğini söyledi. Aylin ayağa kalktı, hilal ayline yaklaştı ve sarılmak için kollarını açtı "Terliyim teyze," dedi. Hilal umursamadı ve sarıldı ayline sıkı sıkı.
Teyzesi Aylin'e şaşkınlıkla baktı. Karşısında Ülkü duruyor gibiydi; ablası şehit olmuştu. Biliyordu, mezarına ara sıra gidiyordu ama Aylin'in bu kadar benzeyeceğini düşünmemişti. İçindeki sevgiyle sardı Aylin'i ve sıkıca sarıldı ona.
"Aylin? Sensin değil mi teyzeciğim?" dedi şaşkınlıkla. Aylin, Hilal Teyzesi'ne baktı. "Benim teyze, unuttun mu beni yoksa?" dedi dudaklarını büzerek.
Teyzesi Aylin'e baktı. "Seni unutmak mümkün mü güzeller güzeli?" dedi. Aylin'i biliyordu ama ablası özel asker olduğu için gizlilik gerekiyordu.
Bu yüzden Aylin'in bebekliğini görmek nasip olmamıştı. Aylinle hep telefon görüşmesi yapmışlardı.
Hilal'in gözlerinde hüzün belirdi, elleri Aylin'in saçlarını okşadı. Kopuz onları izliyordu. Hilal, kızın yanaklarını öptü.
Aylin şaşkınca baktı teyzesine. "T-teyze, ne oluyor? Bir şey mi yaptım bilmeden?" dedi. Hilal burukça tebessüm etti. "Sana teyzelik yapamadığım, zor zamanlarında yanında olamadığım için özür dilerim
Aylin, affet beni," dedi Aylin'e bakarken.
Aylin, teyzesine baktı. Siyah saçları topuz, gözleri masmaviydi, tıpkı kendisi gibiydi. Kopuz amcasının defiği gibiydi gözleri "Teyze, hiç sorun değil, üzme kendini. Kopuz Komutanım yanımdaydı, bana hem anne hem baba oldu," dedi gülümseyerek. Hilal, yıllar sonra Aylin'in gülümsediğini görmüştü.
Aylin'in cenazedeki feryatlarını ve çığlıklarını unutamıyordu. Yanında durmak, ona teyzelik vazifesini yapmak istedi ama olmadı. O zamanlar Aylin devlet koruması altında olduğu için yanına sadece Kopuz, Hakan ve ablası Ülkü yaklaşabiliyordu.
Hilal, Aylin'e daha sıkı sarıldı. İçindeki özlem ve hasret duygusu gitmiş, artık resmen nefes alabiliyordu. Aylin, teyzesine sarıldı ve geri çekildi. Hilal, geri çekildiğini görünce gözlerini bir hayal kırıklığı sarar gibi oldu ama hemen eski haline döndü. Aylin dabah öğrendiği güzel haberi hilal teyzesine vermek için hazırladı kendini ve boğazını temizledi.
Aylin'in gözleri parladı: "Teyze, ben de asker olacağım! Mülakatları ve sınavı geçtim, Kara Harp Okulu'na kabul edildim!" dedi. Hilal bu haberi beklemiyordu. Şaşkınlıkla baktı ve gülümsedi. "Aferin benim Aylin'ime. Annen ve babasının mirasını devam ettirip onlara gurur yaşatan evlat olduğun için sana çok teşekkür ederim güzelim," dedi ve gülümsedi.
Gözleri Kopuz'a baktı. Kopuz ona bakıyordu. Hilal hızla gözlerini kaçırdı ve Aylin'e döndü. "Sonra konuşalım tamam mı? " dedi Hilal. Aylin Hilal'e baktı
"Benim antrenmanım var. Onu yapayım, sonra bol bol konuşalım, olur mu teyze?" dedi Aylin.
Hilal seve seve kabul etti. Kopuz'a baktı. Dev cüssesi ve maskesiyle bütün kadın askerlerin dikkatini çekiyordu. Hilal'in içinde bir hareketlenme hissetti; sanki çiçek açmış, nefes verebilmişti. Kopuz'un kahverengi gözlerine takıldı gözleri. Kopuz ona bakınca bu sefer bakışlarını kaçırmadı, uzun uzun baktı. Yıllardır seviyordu onu ama ne o adım atmış ne de kendisi adım atacak gücü hissetmişti. En sonunda gözlerini Kopuz'un üstünden çekti.
Aylin, Kopuz Komutan'ın teyzesine bakan bakışlarını gördü. Adamın içi resmen erimişti. 'Cidden teyzemi mi seviyor?' dedi kendi içinden. Teyzesine döndü. Teyzesi soğuk kanlılıkla bakıyordu. Teyzesi gözlerini kopuzun üstünden çekti ve hızlıca antrenman alanından çıktı.
Aylin, teyzesine gülümsedi. Elindeki eldivenleri sıkılaştırdı ve Kopuz Komutanı'na yürüdü. Usulca yaklaştı yanına. "Çok güzel değil mi?" dedi.
Kopuz hâlâ kendine gelememişti. "Hem de nası-" diyordu ki kendine geldi ve Aylin'e döndü.
Otoriter tavrını takındı ve Aylin'e baktı: "Asker! Dalga mı geçiyorsun benimle!" dedi, gözündeki soğuk bakışlarla.
Aylin, ellerini teslim olmuş gibi iki yana açtı. "Gerçekleri söylemek suç mu komutanım!" dedi sırıtarak.
Kopuz, Aylin'e baktı. "Aylin!" dedi. Aylin bu sefer kahkaha attı.
"Tamam, bir şey yok, unuttum bile!" dedi ve hızlıca boks torbasının karşısına geçti. Kopuz kendini hızlıca toparladı ve tekrar ciddileşti. Aylin'e nasıl tekme ve yumruk atması gerektiğini söyledi. Aylin, istediği şekilde yaptı ve yumruk atmayı öğrendi.
Antrenman yapmaya başladı.
Kopuz Komutan kenarda beni izliyordu. Hızlıca boks torbasına tekme savurmuştum. Aklıma teyzeme olan bakışları geldi. Kendimi tutmaya çalıştım; o düşünce başımdan gitmiyordu. 'Çok tatlılardı ve yakışıyorlardı da.'
Hızlıca devam ederken kendimi zorladığımı fark etmemiştim ve sersemlemiştim. Kopuz Komutan hemen bağırdı: "Güçlü olacağım derken iradeni elinden kaybetme asker!" dedi.
'Haklıydı, irade her şeydi...' dedim içimden. Hızlıca toparladım kendimi ve devam ettim. Yorulduğumu verdiğimde nefes nefese kaldığım an geri çekildim. Ellerimi dizime koydum, eğildim, gözlerimi kapattım ve nefes aldım.
Aylin dinlenmeye başlarken teyzesi tekrar antrenman kapısına geldi ve Aylin'i izledi. Aylin'i dikkatlice izlerken Kopuz hilali tekrardan fark etti. Aylin kafayı kaldırdığında teyzesiyle Kopuz'u gördü, içten içe tebessüm etti ve doğruldu. Teyzesinin üzerinde hava piyade üniforması vardı.
Aylin, teyzesini süzdü. Adı Hilal YILDIZ'dı. Hava Piyade Üsteğmeni rütbesine sahipti. Kod adı Fırtına'ydı. Savaşın kaderini değiştiren önemli bir askerdi. Savaş uçağıyla yaptığı harika manevraları ve Kader Meleği olarak anılan o kadın, Aylin'in teyzesiydi. Siyah uzun saçları topuz halinde, beyaz tenli, mavi gözlü, tam bir akyazın vücut bulmuş haliydi. 173 boyunda bir hava piyade askeriydi. Hava Piyade'nin gözdesi olan o kadın, Kopuz'un da gözdesiydi.....
Kopuz ona açılamamış olsa da, Hilal Kopuz'u uzun yıllardır tanıyordu. Tabi ki bu olaya Aylin el atacaktı; mutlulukları onun için önemliydi.
Kopuz Amcası'na baktı. Kopuz Amcası'nın bakışları ona döndü ama komutan tavrı olan değil, resmen çocuksu bir bakıştı bu. Gözlerinde aşk ateşi vardı. Bunu tek söndürebilecek kişi Hilal Teyzesi'ydi. Hilal Teyzesi'ne baktı. 'Yakışıyorlar aslında,' dedi içten içe.
Kopuz Komutan'a baktım: "Komutanım, ara verebilir miyiz? Teyzemle vakit geçirmek istiyorum da, olur mu?" dedim.
Kopuz başıyla onayladı ve teyzemle dışarı yürüdük. Teyzeme baktım. "Teyzem..." dedim, merak duygusu barındıran ses tonumla. Sessizce dışarıda boş alanlara yürüdük.
Hilal, Aylin'e baktı. "Efendim Aylin?" dedi. Aylin teyzesine baktı: "Gökhan Amcam'la aranda ne var?" dedi merakla.
Hilal'in gözleri yerinden fırlayacak gibiydi. "Bir şey yok!" dedi soğuk ve öfkeli ses tonuyla.
Aylin anlamamıştı. "Yalan söylüyorsun teyze, seviyorsunuz birbirinizi işte, neyin nazı bu?" dedi.
Hilal, Aylin'e baktı. "Kıza bak, benden küçük aşk doktoru kesiliyor başıma ya! Sen nasıl yeğensin yavrum!" dedi sitem ederek.
Aylin teyzesini en yakın banka oturttu ve konuşmasına devam etti: "Teyzeciğim, görmüyor musun? Gökhan Amca seni görünce içi eriyor!" dedi.
Hilal, Aylin'e baktı. "Aylin saçmalama kopuz öyle bir adam değil" dedi.
Aylin teyzesine 'side eye' bakışı attı: "Teyze, iyi ki arkadaşım değilsin. Sana etmediğim hakaret kalmazdı be kadın!" dedi.
Hilal, yeğenine baktı. Kopuz'un ona olan hislerini biliyordu ama başkasından öğrenince içi kıpır kıpır oldu. Konuşmaya başladı: "Sus kız! Teyzenim ben senin!" dedi Hilal.
Aylin devam etti: "Teyze, iki ayım var. O iki ay içerisinde sizi yapıp öyle gideceğim. 'Yok, olmaz' deme. Yemin ederim, geçiremediğiniz o kadar giden zamana yazık." dedi.
Hilal, yeğenine şaşkınca baktı: "Kız zilli, sen ne zamandan beri başıma aşk doktoru kesildin!" dedi tebessüm ederek.
Aylin, saç tutamını kulağının arkasına sıkıştırarak, "Sizi gördüğümden beri," dedi sırıtarak.
"Allah Allah, paşama bak!" dedi Hilal, yeğenine.
Aylin başıyla onayladı ve konuya girdi: "Ne zamandır böylesiniz siz?" dedi.
Hilal düşündü. "Uzun yıllardır, çok uzun," dedi.
Aylin baktı. "Rakam belirt teyze. Üç mü, beş mi?" dedi.
Hilal düşündü. "Dokuz yıl sanırım ama hiçbirimiz birbirimize bir şey demedik, sadece bakmadan ibaret bitti her şey," dedi sessizce.
Aylin teyzesine kınayıcı bakışlarla baktı, dilini damağına vurarak 'cık cık cık' yaptı. "İnsan yanıma uğrar, iki tavsiye alır teyze," dedi.
Teyzesi baktı. "Aylin, adamla aynı evde kalıyorsun. Ne yapmamı bekliyorsun ?" dedi.
Aylin'in kafasında ampuller yandı: "Bu akşam Gökhan Amcam'ın evine gel," dedi.
Hilal, "Hayır, gelemem, olmaz öyle," dedi.
Aylin itiraz etti: "Yeğenini de mi sevmeye gelmeyeceksin teyze?" dedi dudaklarını büzerek.
Hilal, Aylin'e baktı. "Sevilecek gibi kalmamış ki, küçük olsaydın şöyle öpseydim keşke seni," dedi hüzünle.
Aylin dramatik tavrıyla elini kalbine koydu: "Ne yani, ben artık güzel ve tatlı değil miyim?" dedi dramatik tavrıyla.
Hilal, "Zilliye bak, tatlısın kız, tabii! Senin annen benim ablam yani. Taş gibi çocuk doğurmuş, tatlı olmaz mı benim bir tanem?" dedi.
Aylin, aldığı iltifatlardan sonra göğsü kabardı. "Tabii ya, daha ne olacaktı? Teyze, hadi Gökhan Amcam'la olun," dedi, konuyu aniden değiştirip onu kabul ettirmek için.
Hilal, Aylin'e baktı. "Hayır" dedi net sesiyle ve ayağa kalktı. Aylin şaşkınlıkla baktı teyzesine "Teyze sen şaka mısın?" dedi ciddi tavırla. Hilal sıcak bakıiları soğumuş buz gibi olmuştu "Hayır aylin böyle olmak zorunda içimde his olup olmadığından emin değilim" dedi. Aylin şaşkınlıkla baktı.
"Kadın! Bak teyze! Adama nasıl baktığını gördüm anla şunu seviyorsun işte?" dedi. Hilal soğuk bakışlarla baktı yeğenine "Herşey o kadar kolay değil ufaklık belkide içimdeki his boş yada ne biliyim sadece sevgi boşluğu yüzünden böyleyim ne biliyorsun?" dedi ciddi tavırla ve devam etti .
"Boş duygular yüzünden insanların duygularıyla oynayamam, onlarında işleri var his varsa biter içimde ama onlara bırakılan izler ve acı kalır kuzum tamam mı? O yüzden karışma işime" dedi ve hızlıca uzaklaştı.
Aylin şaşkınca baktı ve Aylin hızlıca Kopuz Komutanı'nın yanına gitti.
Kopuz onu görünce hemen önden yürüdü. Aylin peşinden gitti. Aylin birandan teyzesinin söylediği sözleri düşündü. Kopuz onu atış odasına götürdü ve tabanca uzattı. Aylin sessizce aldı tabancayı. Kopuz, "Tetiği çekmeyi biliyor musun?" dedi.
Aylin silahı inceledi ve tetiği çekti. "Böyle mi?" dedi. Kopuz başıyla onayladı.
"Nişan al, dik dur, bacağını hafifçe aç ve sola doğru dön. Elin kabzada ve tetikte olsun," dedi. Aylin dediklerini uyguladı. "Aferin. Şimdi sol gözünü kapat ve nişan al. Ardından kendinden emin olunca ateş et," dedi emir verici tonla.
Aylin nefes aldı, sol gözünü kapattı. Ardından nefes verdi, kendinden emin oldu ve ateş etti. Kopuz atış tahtasına baktı, fena değildi.
"İlk atışa göre güzel. Daha iyisini yapabilirsin asker," dedi. Aylin tekrar nişan aldı ve tekrar ateş etti. Tekrar ve tekrar hedef tahtasına baktı; bu sefer kalpten ve kafadan vurmuştu.
"Aferin evlat," dedi gururla. Ardından sessizce düşündü aylin ne yapabilirim kopuz amcam ve teyzem hakkında diye düşündü aylin. İçindrki merak duygusunu bastıramıyordu. Neyse şuan kendimle ilgileniyim onları daha sonra halledicrm dedi.
Aylin eve girdiği gibi duşa girmişti. Kopuz ise klasik haberleri izliyordu. Aylin üzerini giyindi ve yemek hazırladı. Islak saçları tişörtünü ıslatmıştı. Kopuz Aylin'e baktı.
"Evlat, saçlarını kurula, hasta olursun," dedi babacan tavrıyla. Aylin'i gözünden sakınıyordu gökhan ona annesinin ve babasının eksikliğini yansıtmamak için elinden geleni yaptı. Aylin başıyla onayladı. Yemek bittikten sonra Aylin'le masayı topladılar ve Aylin odasına geçti. Saçlarını kuruladı ve uzandı.
"Başardın Aylin, ailen seninle gurur duyacaklar," diye fısıldadı kendi kendine ve yavaşça uykuya teslim etti kendini. Ama rüyasında görüceği şeylerden haberi yoktu......
Aylin ARSLAN
Hilal YILDIZ (FIRTINA)
Gökhan KARATUĞ (KOPUZ)
Bölüm sonu......
Bölüm etkileşimi
