3. bölüm · Karanlığın mirası

3. Bölüm

Zeynep Kılıç

3. BÖLÜM — ESKİ DEFTER
Lina, babasının karşısında öylece duruyordu.
Kemal’in yüzündeki korku, Lina’nın içindeki bütün soruları daha da büyütmüştü.
“Baba… O fotoğraftaki adam kim?”
Kemal cevap vermedi.
Sadece masanın üzerindeki fotoğrafa baktı.
Sonra fotoğrafı eline alıp çekmecesine koydu.
“Bu konuyu bir daha açma.”
Lina kaşlarını çattı.
“Ben çocuk değilim.”
“Lina.”
Kemal’in sesi bu kez daha sertti.
“Bazı şeyleri bilmemek, seni hayatta tutar.”
Lina bir an sustu.
“Benden ne saklıyorsun?”
Kemal cevap vermeden odadan çıktı.
Lina ise olduğu yerde kaldı.
Ama bu kez babasının sözünü dinlemeye hiç niyeti yoktu.
Gece olduğunda ev sessizliğe gömüldü.
Lina, babasının odasının önünden geçerken içeriden bir ses duydu.
“Hayır… O kız hiçbir şey bilmiyor.”
Lina olduğu yerde dondu.
Kız mı?
Kimden bahsediyordu?
Kapıya biraz daha yaklaştı.
“Onu bu işin içine sokmayacağım.”
Lina’nın kalbi hızlandı.
Tam o sırada kapı açıldı.
Kemal karşısında belirdi.
İkisi birkaç saniye boyunca birbirlerine baktı.
“Sen burada ne yapıyorsun?”
Lina cevap vermedi.
Kemal’in elindeki eski siyah defter dikkatini çekmişti.
Defterin kapağında tek bir harf vardı:
K.
Kemal defteri hemen arkasına sakladı.
Lina gözlerini kıstı.
“O ne?”
“Hiçbir şey.”
“Baba, bana sürekli ‘hiçbir şey’ diyorsun.”
Kemal derin bir nefes aldı.
“Odana git.”
Lina bu kez geri adım attı.
Ama giderken gözleri defterden ayrılmadı.
Saatler sonra ev tamamen sessizleşti.
Lina yatağında oturuyordu.
Aklında tek bir şey vardı:
Siyah defter.
Sessizce odasından çıktı.
Babası uyuyordu.
Kapıyı yavaşça açtı.
Masasının üzerindeki defteri gördüğünde nefesini tuttu.
Defteri eline aldı.
İlk sayfayı çevirdi.
İçinde isimler vardı.
Tarihler…
Adresler…
Ve bazı isimlerin üzeri kalın siyah çizgilerle kapatılmıştı.
Lina sayfaları çevirmeye devam etti.
Bir anda tanıdığı bir isim gördü.
Aras.
Lina’nın eli titredi.
“Aras’ın burada ne işi var?”
Bir sonraki sayfada ise kendi adı yazıyordu.
Lina.
Altında yalnızca bir cümle vardı:
“Gerçeği öğrenirse, her şey yeniden başlayacak.”
Lina’nın gözleri büyüdü.
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
“Defteri yerine koy.”
Lina yavaşça arkasını döndü.
Kemal kapının önünde duruyordu.
Ama bu kez yüzündeki ifade korkudan çok daha farklıydı.
Endişe.
“Baba…”
Kemal birkaç saniye sustu.
Sonra sadece şunu söyledi:
“Artık seni koruyamayacağım.”
Lina’nın kalbi sıkıştı.
“Neden?”
Kemal pencereye baktı.
Dışarıda siyah bir araba durmuştu.
Ve arabanın içinde biri onları izliyordu.
Kemal’in yüzü bembeyaz oldu.
“Çünkü seni buldular.”