Karanlığın Mirası kitap kapağı

5. bölüm / 6

5. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 5. Bölüm

Saat 23.47

Kartal çalışma odasında, masasının arkasında oturuyordu. Önünde birkaç dosya, elinde ise yarısı içilmiş bir kahve vardı.

Kapı iki kez tıklandı.

“Gir.”

Sancar içeri girdi. Elindeki siyah dosyayı masanın üzerine bıraktı.

“İstediğin araştırmayı başlattım abi. Ama bir şey var.”

Kartal gözlerini dosyadan kaldırdı.

“Nedir?”

“Levent Koral sandığımızdan daha büyük oynuyor.”

Kartal dosyayı açtı.

“Anlat.”

Sancar karşısındaki koltuğa oturdu.

“Adam son sekiz ayda üç farklı şirket üzerinden Hazar’ın ortaklarının hisselerini toplamış. Üstelik bu şirketlerin ikisi aynı yatırım grubuna bağlı. Kayıtlarda farklı isimler var ama para akışı aynı yere gidiyor.”

Kartal sayfaları çevirdi.

“Kim finanse ediyor?”

“Henüz kesinleştiremedik. Ama bir bağlantı yakaladık.”

Sancar önündeki kâğıtlardan birini işaret etti.

“Bu şirketin İstanbul'da kullandığı hukuk bürosu var. Son birkaç aydır Karahan Holding'in bazı eski dosyalarını da incelemişler.”

Kartal’ın bakışları sertleşti.

“Karahan Holding mi?”

“Evet abi.”

“Ne işi var bu adamın bizim dosyalarımızla?”

“Onu henüz bilmiyoruz.”

Kartal arkasına yaslandı.

“Başka?”

Sancar bir an durdu.

“Bir de Hazar'ın şirketindeki yönetim kurulu toplantısından iki gün önce Nevzat Bey'in eski ortaklarından biriyle görüşmüş.”

Kartal’ın parmakları masanın üzerinde durdu.

“Kimmiş?”

“Cemil Aydın.”

Kartal’ın yüzündeki ifade değişmedi ama gözlerindeki soğukluk belirginleşti.

“Eks Babamın eski ortağı.”

“Evet abi.”

“Bu adam yıllardır ortalarda yok. Şimdi ne diye ortaya çıkmış?”

Sancar omuzlarını hafifçe kaldırdı.

“İşte onu araştırıyorum.”

Kartal dosyayı kapattı.

“Bu bilgileri Hazar'a verdin mi?”

“Hayır. Önce sana getirmek istedim.”

“İyi yapmışsın.”

Tam o sırada Kartal’ın telefonu çaldı.

Ekranda Hazar’ın adı belirdi.

Kartal çağrıyı açtı.

“Dinliyorum.”

Karşı taraftan Hazar’ın ciddi sesi duyuldu.

“Uyumadın mı?”

“Ne istiyorsun Hazar?”

“Seninle konuşmam gerekiyor. Şimdi.”

Kartal saatine baktı.

“Yarın konuşuruz.”

“Yarın geç olabilir.”

Kartal’ın bakışları Sancar’a kaydı.

“Neredesin?”

“Bahçedeyim. Çalışma odasının önündeki terasta.”

Kartal telefonu kapattı.

“Sancar.”

“Abi?”

“Yarın sabah olmadan Levent Koral hakkında ne bulabiliyorsan bul. Bir de Cemil Aydın'ın nerede yaşadığını öğren.”

“Tamam abi.”

Kartal ayağa kalkıp ceketini aldı.

Gece serinliği bahçenin üzerine çökmüştü. Havuzun çevresindeki ışıklar suyun üzerinde titreşiyor, uzaktan hafif bir rüzgârın sesi duyuluyordu.

Hazar, terasın kenarında durmuş, telefonuyla ilgileniyordu.
Kartal yanına geldiğinde başını kaldırdı.

“Geldin.”

“Ne var?”

Hazar telefonu cebine koydu.

“Bugün sana her şeyi anlatmadım.”

Kartal’ın yüzü ifadesizdi.

“Fark ettim.”

Hazar kısa bir nefes verdi.

“Levent Koral'ın şirketimdeki hamleleri yalnızca hisselerle ilgili değil. Adamın elinde benim ailemle ilgili bazı belgeler var.”

Kartal’ın gözleri daraldı.

“Ne tür belgeler?”

“Babamın yıllar önce yaptığı bir anlaşmayla ilgili. Şirketin kuruluş döneminde imzalanmış. Bazı hisselerin devriyle alakalı.”

“Bunu neden şimdi söylüyorsun?”

“Çünkü o anlaşmanın içinde Karahan ailesinin de adı geçiyor.”

Kartal bir süre sessiz kaldı.

“Herkes mi?”

“Hayır. Onlarla ilgisi yok.”

“Emin misin?”

“Eminim.”

Kartal bir adım yaklaştı.

“Bak Hazar. Sana bir kez daha soracağım. Bu adamın Karahan ailesiyle nasıl bir bağlantısı var?”

Hazar gözlerini kaçırmadan cevap verdi.

“Bilmiyorum. Ama babamın yıllar önce yaptığı anlaşmada Nevzat amcanın da imzası var.”

Kartal’ın çenesi kasıldı.

“Eks Babamın?”

“Evet.. Neyin?"

Hazar aniden sordu ve kıkırdadı.

"Eks babam..Bunu daha önce neden söylemedin?”

“Çünkü belgeyi bugün elime geçirdim. Ben de ne anlama geldiğini çözmeye çalışıyorum.”

Kartal bakışlarını bahçenin karanlık köşesine çevirdi.

Yıllardır kapalı kalmış bir dosya, şimdi hiç beklemediği bir yerden karşısına çıkıyordu.

“Belge nerede?”

Hazar ceketinin iç cebinden katlanmış bir zarf çıkardı.

“Yanımda.”

Kartal zarfı aldı ancak açmadı.

“Bundan sonra benden hiçbir şey saklamayacaksın.”

“Saklamayacağım ama inan saklamadım kartal.."

“Bana güven vermek istiyorsan önce kendin güvenilir olacaksın.”

Hazar başını salladı.

“Tetikte olduğunu biliyorum Kartal ama inan amacım sana kötülük getirmek değil.”

Kartal zarfı eline alıp birkaç saniye inceledi.

“Yarın sabah çalışma odama gel. Bütün belgeleri getireceksin. Sancar da bizimle olacak.”

Hazar hafifçe başını salladı.

“Kartal..Teşekkür ederim.”

Kartal ona sertçe baktı.

“Bana teşekkür etme. Henüz sana yardım etmeye karar vermedim.”

Arkasını dönüp yürümeye başladı.
Tam terasın kapısına ulaşmıştı ki Hazar’ın sesi yeniden duyuldu.

“Kartal!”

Durdu.

“Bir şey daha var.”

Kartal başını çevirdi.
Hazar’ın yüzündeki ifade değişmişti.

“Levent Koral, İstanbul'a geldiğimi biliyor.”

“Nasıl?”

“Çünkü bugün beni aradı.”

Kartal’ın gözleri buz kesti.

“Ne söyledi?”

Hazar birkaç saniye sustu.

“Karahan Malikânesi’ne hoş
geldin, Hazar, dedi.”

Kartal’ın eli kapının kolunda durdu.

“Başka?”

Hazar yutkundu.

“Sonra da şunu söyledi…”

Bir anlık sessizlik oldu.

“Eski hesaplarımız kapanmadan yeni bir aile kurulmaz.”

Kartal’ın yüzündeki bütün yumuşaklık silindi.

“Telefonu kapattıktan sonra numarayı araştırdın mı?”

“Evet. Kayıtsız bir hat.”

Kartal ağır adımlarla yeniden Hazar’a yaklaştı.

“Bunu bana neden şimdi söylüyorsun?”

“Çünkü artık bunun yalnızca benim meselem olmadığını düşünüyorum. Güzel bir ailen var Kartal size zarar gelsin istemiyorum."

Kartal birkaç saniye boyunca kuzeninin gözlerinin içine baktı.

Sonra sakin ama son derece tehlikeli bir sesle konuştu.

“Yanılıyorsun Hazar.”

“Nasıl?”

“Bu mesele artık benim de meselem.”

____

Aradan birkaç gün geçmişti.

Kartal, akşam saatlerinde çalışma odasında Neva’yı bekliyordu. Masasının üzerinde Hazar’ın şirketine ait kalın dosyalar bulunuyordu.

Neva içeri girdiğinde merakla masaya baktı.

“Beni mi çağırdın?”

Kartal başını salladı.

“Gel Avukat, konuşmamız gerekiyor.”

Neva karşısındaki koltuğa oturdu.

“Hazar’ın meselesi mi?”

“Evet. Şirketindeki olaylar düşündüğümüzden daha karmaşık. Bazı sözleşmelerde ve hisse devirlerinde hukuki açıdan ciddi şüpheler var. Bunları senin incelemeni istiyorum.”

Neva dosyalara göz gezdirdi.

“Benden yardım mı istiyorsun?”

Kartal hafifçe gülümsedi.

“Evet, senden.”

Neva hiç düşünmeden dosyayı eline aldı.

“Bu mesele artık yalnızca Hazar’ın meselesi değil Kartal. Ailelerimiz söz konusu. Elbette yardım edeceğim.”

Kartal eşinin elini tuttu.

“Bu yüzden sana güveniyorum.”

“Merak etme. Dosyaları inceleyeceğim. Ama Hazar da benden hiçbir şey saklamayacak.”

“Bunu kendisine söyleriz.”

Neva ayağa kalkarken dosyaları da yanına aldı.

“Öyleyse yarın başlıyoruz.”

Kartal gülümseyerek arkasından baktı.

“Benim Avukatım iş başında.”

Birkaç Gün Sonra

Karahan Holding’in özel toplantı odası artık onların ikinci adresi olmuştu.

Her sabah Kartal, Neva, Hazar ve Sancar birlikte ofise geliyor; akşam saatlerine kadar şirket dosyaları üzerinde çalışıyorlardı.

Neva belgeleri inceliyor, Hazar şirketle ilgili bilmediği ayrıntıları anlatıyor, Sancar ise araştırmalarını masaya getiriyordu.

Kartal bütün süreci yakından takip ediyordu.

O gün de akşamüstü toplantılarını bitirmiş, eve dönmek üzere binadan çıkmışlardı.

Neva, Kartal’ın yanında yürüyordu. Hazar birkaç adım gerilerinde, Sancar ise aracı hazırlamak için önden ilerlemişti.

Tam otoparka yaklaştıkları sırada…

Silah sesleri duyuldu.

“Yere yat!”

Kartal refleksle Neva’yı kendisine çekerek aracın arkasına aldı.

Camlar peş peşe patlarken Hazar da yakındaki beton kolonun arkasına sığındı.

Sancar silahını çoktan çekmişti.

“Abi! Pusu!”

Kartal, Neva’nın başını koruyarak ona baktı.

“Buradan çıkma. Ne olursa olsun sakın kalkma!”

Neva korkuyla kolunu tuttu.

“Kartal!”

“İyiyim Avukat. Sana bir şey olmayacak.”

Kartal silahını çekerek karşılık verdi. Hazar da bulunduğu yerden saldırganlara ateş açtı.

Sancar’ın yardımıyla kısa sürede saldırganların ilerlemesi engellendi. Kartal ve Hazar iki saldırganı etkisiz hâle getirirken diğerleri araçlarına binerek kaçmayı başardı.

Silah sesleri kesildiğinde otoparkta ağır bir sessizlik kaldı.

Kartal hemen Neva’nın yanına döndü.

“İyi misin?”

Neva’nın yüzü bembeyazdı.

“İyiyim… Sen?”

Kartal elleriyle yüzünü kontrol etti.

“Bana bak, bir yerin acıyor mu?”

“Hayır Kartal.”

Kartal onu kendisine çekip sıkıca sarıldı.

Hazar yanlarına geldi.

“İkiniz de iyi misiniz?”

Kartal başını kaldırdı.

“İyiyiz.”

Sancar hızla yanlarına ulaştı.

“Abi, burası güvenli değil. Neva Hanım’ı hemen eve götürüyorum. Siz burada kalın.”

Kartal eşinin elini bırakmak istemese de Neva’ya baktı.

“Sen Sancar’la git. Eve varınca beni ara.”

Neva başını salladı.

“Dikkatli ol.”

Kartal alnından öptü.

“Merak etme.”

Sancar, Neva’yı araca bindirerek hızla malikâneye doğru yola çıktı.

___ Otopark

Birkaç Dakika Sonra

Kartal ve Hazar, saldırganların bıraktığı boş kovanların yakınında duruyordu.

Üstlerinde olan telefonlardan birini delil ve bağlantı olarak almıştılar.

Kartal’ın yüzündeki ifade tamamen değişmişti.

Hazar sessizliği bozdu.

“Bunun Levent Koral’la ilgisi olabilir.”

Kartal soğuk bir sesle karşılık verdi.

“Olabilir değil. Kesin o bence.”

“Beni hedef almış olabilirler.”

Kartal aniden ona döndü.

“Beni dinle Hazar. Senin şirketindeki hisseler, ortakların, Levent Koral… Bunların hepsi ayrı mesele. Ama bugün burada karımın yanında pusuya düşürüldük.”

Hazar sustu.

Kartal devam etti.

“Neva’nın bulunduğu bir yerde silah sıkılması artık benim için ticari bir mesele değil. Bu doğrudan bana düşmanlıktır.”

“Ben de bunun farkındayım.”

“Öyleyse sen de artık dikkatli olacaksın. Bundan sonra hiçbir görüşmeye, hiçbir toplantıya tek başına gitmeyeceksin.”

Hazar başını salladı.

“Anlaşıldı Kartal.”

Kartal telefonunu çıkarıp Sancar’ı aradı.

“Eve vardınız mı?”

“Evet abi. Neva Hanım iyi. Şu an odasında.”

“Güvenliği iki katına çıkar. Malikânenin giriş çıkışlarını kontrol et. Kimseyi sorgulamadan içeri almayacaksınız.”

“Merak etme abi.”

Kartal telefonu kapattı.

Ardından Hazar’a döndü.

“Yarın sabah ilk iş bu saldırının kim tarafından planlandığını öğreneceğiz.”

Hazar derin bir nefes aldı.

“Bu iş düşündüğümüzden büyük.”

Kartal’ın gözleri karanlıkta sertleşti.

“Artık ne kadar büyük olduğuyla ilgilenmiyorum.”

Bir an durdu.

“Benim aileme dokunmaya cesaret eden herkes bunun bedelini ödeyecek.”

Hazar kuzeninin yüzüne baktı. Kartal’ı yıllardır tanıyordu ama bu kez karşısındaki adamın öfkesi çok daha farklıydı.

Çünkü Kartal Karahan için artık mesele yalnızca ailesinin soyadını korumak değildi.

Birileri onun huzuruna, karısına ve kızına uzanmaya başlamıştı.

Ve Kartal, bunun hesabını sormadan hiçbir şeyin eskisi gibi devam etmesine izin vermeyecekti.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

2okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…